Anahtar kelimeler: Bloktan İnşasından Binaların İnşa Bodrum İstemli Parselde Bina Miktardan Maliki
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma talebinin miktardan reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının .. ili, .. ilçesi, 1 85... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmaz üzerine 2 Bloktan oluşan bina inşa ettiğini, binaların inşasından sonra İmar Kanunu'nun 18. maddesinin uygulaması sonucunda davacının inşa ettiği binaların davalıya ait 3 sayılı parselde kaldığını, davacının 2000 yılından bu yana binaları kullandığını ileri sürerek; davalıya ait 1 85... parselde kayıtlı arsa niteliğindeki taşınmazın tapu kaydının müvekkilinin binalarını içeren kısmının mahkemece takdir edilecek bedel karşılığında iptali ile davacı adına tesciline, bu talep kabul edilmezse binaların değeri kadar tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının inşai faaliyete başlarken kendi arsasını değil başkasına ait yeri kullandığını bilmesi gerektiğini, 11 numaralı parselde ikamet eden davacının belediyenin imar düzenlemesinden haberdar olmamasının düşünülemeyeceğini, davacının işgal ettiği alanın ifrazının imar mevzuatı açısından mümkün olmadığını, yapıların kaçak yapılar olduğunu ve hukuken sadece enkaz olarak değerlendirilebileceğini ileri sürerek haksız ve kötüniyetle açılan davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle; davaya konu yapıların dava tarihi itibarıyla davacının kullanımında olduğu, yapı ruhsatının bulunmadığı, 3194 sayılı Yasa'nın 18. maddesinin 9. fıkrası kapsamında korunması gereken yapı niteliğinde olmadıkları, ifraz yönünden temliken tescil şartlarının oluşmadığı, Mahkemece imar uygulamasını etkisiz bırakacak şekilde temliken tescil kararı verilemeyeceği gerekçesiyle temliken tescil isteminin yerinde olmadığı, yine yapının davacılar tarafından kullanılmasına davalının engel olduğuna ilişkin bir iddia ve beyan bulunmadığı gibi davalı tarafından açılmış herhangi bir el atmanın önlenmesi ve yıkıma yönelik dava da bulunmadığı gerekçesiyle davacının terditli tazminat talebinin de reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesince verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacı tarafından dava konusu binalar yapıldıktan sonra imar uygulaması yapıldığını ve davacıya ait taşınmazların, davalıya ait dava konusu 1 85... parsel içinde kaldığını, Mahkemece imar barışı düzenlemesi dikkate alınmadan karar verildiğini,
b. Dosyada mevcut hava fotoğraflarına göre bina yapılırken davalının arsasına taşma durumu söz konusu olmadığını, bu hususun davacının iyi niyetli olduğunu gösterdiğini,
c. Bölge Adliye Mahkemesi ilâmındaki gerekçelerin somut olaya uygulanma durumunun olmadığını, davalı tarafça el atma davası açılmamasının açılmayacağı anlamına gelmeyeceğini,
d. Mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; Türk Medeni Kanunu'nun 724. maddesine dayalı temliken tescil terditli olarak tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!