Anahtar kelimeler: Teyzeleri Açılma Zorlaması Akıl Vasiyetnamenin Baskı Vasiyetnameyi Muris Murisin Sağlığının
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; muris ...'ın tarafların teyzeleri olduğunu, murisin 14.05.2017 tarihinde öldüğünü, vasiyetnamenin düzenlenme tarihinde akıl sağlığının yerinde olmadığını, vasiyetnameyi davalının baskı ve zorlaması ile düzenlediğini belirterek vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının vasiyetnamenin açılma tarihinde mirasçı olmadığını, bu davayı açma bakımından taraf ehliyetinin bulunmadığını, vasiyetnamenin açılma dosyasında tebligatların davacının annesi olan ... adına çıkarıldığını ancak davacı tarafından tebliğ alındığını, davacının vasiyetnameden haberdar olduğunu davanın süresinde açılmadığını, murisin işlem tarihinde akıl sağlığının yerinde olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.10.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 27.12.2022 tarihli kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 27.12.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce; Mahkemece, hem murisin bakıcısı hem de iptali istenilen vasiyetname tanığı olan tanık ...'in (...) dinlenip, beyanlarının değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Dairemiz bozma ilâmına uyularak, dinlenen diğer tanıkların beyanı ile Adli Tıp Kurumundan alınan rapor karşısında tanık ..'nin beyanlarına itibar edilmediği, murisin fiil ehliyetini haiz olduğu, vasiyetnamenin iptali için kanunda tahdidi olarak sayılan diğer sebeplerin varlığının da davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Bozma ilâmı doğrultusunda dinlenen tanık ...'nin mahkeme huzurunda verdiği beyanların davasının haklılığını kanıtladığını,
2. Adli Tıp Kurulu 4. İhtisas Dairesinin yetersiz ve eksik raporu ile yetinilmesinin hatalı olduğunu, esasa etkili resmî işlem tanığının beyanı tamamlandıktan sonra Adli Tıp Kurulu Genel Kurulundan rapor alınması gerektiğini,
3. Hastanelerden 20 15... yıllarında alınan ayrı ayrı raporlarda murisin demans ve alzeımer hastası olduğunu,
4. 2011 yılında muris hakkında alınan raporun uzman olmayan tek hekim tarafından düzenlendiğini, söz konusu rapor konusunda uzman hekimlerden oluşan bir kurul raporu olmadığı gibi yargılamada aslının da teyit edilmediğini,
5. Davalının murise baskı ve zorlama ile vasiyetname düzenlettirdiğini,
6. 2015 tarihli iş dosyasında ve sulh hukuk mahkemesinin dosyasında murisin akıl sağlığının yerinde olmadığının belirtildiğini, murisin kısıtlandığını ve murise vasi atandığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
Fiil ehliyeti yokluğu; yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk gibi salt biyolojik nedenlere değil, aynı zamanda bilinç, idrak, irade gibi psikolojik unsurlara da bağlı olduğundan, akıl hastalığı, akıl zayıflığı gibi biyolojik ve buna bağlı psikolojik nedenlerin belirlenmesi, çoğu zaman hâkimlik mesleğinin dışında özel ve teknik bilgi gerektirmektedir.
Hele fiil ehliyetinin nisbi bir kavram olması, kişiye, eylem ve işleme göre değişmesi, bu yönde en yetkili sağlık kuruluşu olan Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını da zorunlu kılmaktadır. Esasen 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 409/2 hükmünde de akıl hastalığı veya akıl zayıflığının bilirkişi raporu ile belirleneceği hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, Mahkemece, Dairemizin 06.12.2023 tarihli bozma kararına uyularak hem murisin bakıcısı hem de iptali istenilen vasiyetnamede işlem tanığı olan tanık ... (...) dinlenilmiştir. Davacı tarafından dosya içerisine sunulan bütün deliller toplanıldığı hâlde dosyanın mevcut hâliyle yeniden Adli Tıp Kurumuna sevki sağlanarak murisin davaya konu edilen .. Noterliğinin 12.05.2011 tarih ve .. yevmiye No.lu vasiyetnameyi yaptığı tarih itibarıyla hukuki işlem ehliyetine sahip olup olmadığının tespitinin istenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Mahkemece, dosyanın son hâliyle Adli Tıp Kurumuna gönderilerek murisin vasiyetnameyi yaptığı 12.05.2011 tarihinde hukuki işlem ehliyetine sahip olup olmadığı konusunda yeniden rapor alınması gerekirken, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!