Anahtar kelimeler: Tapuyu Şerhlerinin Alabilmek Tapunun Edimini Şerhi Esnasında Getirdiğini Aldığını Bakırköy

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 2. Tüketici MahkemesiSAYISI
: █████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA VE BİRLEŞTİRİLEN DAVA1. Davacı dava dilekçesinde; davalı Şirket ile aralarında düzenlenmiş sözleşmeye göre 10 88... parsel sayılı taşınmazda bulunan 28 numaralı bağımsız bölümü satın aldığını, edimini yerine getirdiğini, tapunun verilmesi esnasında, dava konusu taşınmazın tapu kaydında tedbir şerhi ve haciz şerhlerinin yer aldığını, tapuyu alabilmek için bu şerhlerle birlikte kabul edip 22.04./2019 tarihinde taşınmazı devir aldığını, aynı anda davalının 22.04.2019 tarihli taahhütname ile taşınmazın üzerindeki tedbir ve haciz şerhlerin bulunması sebebi ile sorumluluğun kendilerine ait olduğunu, hacizleri kendilerinin kaldıracağını taahhüt etiklerini, ancak aradan sekiz ay geçmesine rağmen sorunun giderilmediğini beyan ederek maliki bulunduğu 28 numaralı bağımsız bölüm üzerinde bulunan tedbir ve hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.2. Davacı birleştirilen dava dilekçesinde özetle; davalı ... ......’in arsa sahibi olarak, müteahhit ... İnşaat Proje Taahhüt Turizm ve Tic. A.Ş. ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdederek ve bu akit gereği ..... Şehir adlı projenin gerçekleştirildiğini, kendisinin de 13.07.2012 tarihinde gayrimenkul satış sözleşmesi ile 10 88... parsel sayılı taşınmazda bulunan 28 numaralı bağımsız bölümü satın aldığını, dâhili davalı ...’in, satın aldığı taşınmaz üzerine kendi lehine ve kardeşi olan davalı ... ... aleyhine “davalıdır" şerhi koydurduğunu, söz konusu şahıslar arasında miras paylaşımına ilişkin uyuşmazlık bulunduğunu belirterek maliki bulunduğu bağımsız bölüm üzerinde bulunan tedbir niteliğindeki "davalıdır" şerhinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPAsıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkili Şirketten davaya konu ettiği daireyi satın aldığını ve ödemelerini tamamladığını, ödemelerin tamamlanması üzerine, davacının Şirkete davet edilerek ve kendisine bahse konu tapunun verileceğini ancak bahse konu daire üzerinde, bir kısım hacizlerin bulunduğunu, hacizle ilgili davaların hâlen devam ettiğini, ancak bu hacizlerden dolayı bir risk oluşur ise, bu riskin müvekkili Şirkete ait olduğunu, arzu edilir ise bu hâliyle taşınmazın devredebileceğini, ileride hacizlerle ilgili olarak açılan davalar veya takipler sonucunda bir ödeme söz konusu olması hâlinde bu ödemenin müvekkili Şirkete ait olacağını, bu hacizlerden dolayı bir ödeme yapılacak olur ise, bu ödemenin de müvekkili Şirket tarafından karşılanacağının beyan edildiğini, davacının yazılı olarak taahhüt verilmesini istemesi üzerine yazılı olarak da taahhüt verildiğini, bunun üzerine de davacının kendi arzu ve isteği ile taşınmazı hacizli olarak devraldığını, bu aşamaya kadar, davacının işbu hacizlerden dolayı uğramış olduğu bir zararın söz konusu olmadığı, bir kısım hacizlerin kaldırıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dosyasında dava açılış esnasında tapu kaydı üzerinde haciz şerhleri bulunsa da haciz lehtarları davalı olarak gösterilmeden hacizlerin kaldırılmış olduğu, tapu kaydında sadece farklı bir mahkemece verilmiş olan "davalıdır" şerhinin bulunduğu, "davalıdır" şerhinin kaldırılmasının da davacının üstün ayni hakkı olduğunu ileri sürerek ancak kararı veren mahkemeden isteyebileceği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriAsıl ve birleştirilen davada davacı temyiz dilekçesinde; 10 88... parseldeki 2. Blok, 1. Kat, 28 numaralı daireyi satın aldığını, sözleşmeye göre tarafına düşen ödemeleri gerçekleştirerek inşaat yapımı için gerekli finansmanı sağladığını, sözleşme tarafı ... İnşaat A.Ş.’nin dairenin kusursuz, takyidatsız, ayıpsız devrini gerçekleştireceğini taahhüt ettiğini, ancak tapu devir işlemleri sırasında bu yükümlülüklerini yerine getirmediğini, devir anında şerhlerin kalkacağı şeklinde tekrar bir taahhütname imzalayarak kendisine verildiğini, arsa sahiplerinin arasındaki ihtilaf sebebiyle "davalıdır" şerhinin konulduğunu, hukuka aykırı hüküm tesis edildiğini, "davalıdır" şerhi sebebiyle dairenin krediye uygun hâle gelmediğini ve gerçek değerini bulmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; dava konusu taşınmaz üzerindeki "davalıdır" şerhi ile haciz şerhlerinin terkini istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davada davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI.KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Asıl ve birleştirilen davada davacı tüketici harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.