Anahtar kelimeler: Otomotiv Yürüten Bam Sektöründe Başkan Yazim Katip Bursa Rekabetin Üye

T.C. BURSA BAM .....HUKUK DAİRESİ
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ...... HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: .....KARAR NO
: .....T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ..... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ
: █████/2019NUMARASI
:.....Asıl Dava Dosyasında;DAVACI
: ... - ...VEKİLİ
: Av. ... -.....DAVALILAR
:.......- ...VEKİLİ
: Av. ... - .....DAVACI
: ... - ...- - .....VEKİLİ
: Av. ... - .....DAVALI
:.....VEKİLİ
: Av. ...DAVANIN KONUSU
: Haksız Rekabetin ÖnlenmesiDAVA TARİHİ
: █████/2017KARAR TARİHİ
: █████/2024KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024..... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2019 tarih, ..... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesi ile; otomotiv sektöründe faaliyet yürüten müvekkili iş yerinde davalının altı ay boyunca proje yöneticisi olarak █████/2014-█████/2014 tarihleri arasında çalıştığını, davalının müvekkili tarafından geliştirilen ve üretilen parçaları kullandığını ve şirketin bilgi bankasına çalıştığı süre boyunca ulaştığı ve her türlü teknik veri ve müşteri bilgilerine vakıf olduğunu, █████/2015 tarihinde davalı şahıs işletmesini endüstriyel tasarım ve kurulum hizmetleri alanında faaliyete geçtiğini ve müvekkilinin tasarımı olan ve patentli ürünlerine ilişkin bilgileri, çizimleri, hukuka ve iş ahlakına aykırı olarak izinsiz aldığın cüz-i değişiklikler ile faydalı model belgesi haline getirerek müvekkilinin müşterilerine ucuz fiyatla satma taahhüdünde bulunduğunu, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiğini, bu konuda kendisine ihtarname çekildiğini bu nedenle davalının haksız rekabetinin önlenmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili dilekçesi ile; haksız rekabetin koşullarının oluşmadığını, davacının ileri sürdüğü sırların sosyal medyada, ticaret sanayi odalarında ve diğer toplum kuruluşlarının web sitelerinden edinilmesi mümkün olduğunu davacının ..... ..... ait patentler üzerinde hak sahipliğinin bulunmadığını, gerçek kişi yönünden görevli mahkemenin ..... hukuk mahkemesi olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı şirket tarafından kendi datalarının müvekkili tarafından çalındığı, kopyalandığı, ürün ve işlerinin yetersiz ve ayıplı olduğu bu ürünlerin asla üretim hattına bağlanmaması gerektiği aksi halde kendi ürünlerinin garanti kapsamı dışına çıkacağının, ..... firmasına dava açıldığını, firma zor duruma düşeceği için siparişleri yerine getiremeyeceği şeklinde yanlış ve yanıltıcı beyanlarda bulunarak haksız rekabette bulunduğunu belirterek haksız rekabetin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı cevap dilekçesi ile; davacı hakkında haksız rekabetin önlenmesine yönelik dava açıldığını hukuki yollardan hakkının aradığını, kötülemenin olmadığını, müvekkilinin müşterilerine gönderdiğini yazıda firma ismi geçmediğini, haksız rekabette bulunan tarafın davacı olduğunu belirterek davanın müvekkilinin açtığı dava ile birleştirilmesine ve reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:Mahkemece, ana davada davacının, davalı ... ..... davacı şirkette █████/2014 tarihi ile █████/2014 tarihleri arasında işçi işveren ilişkisi kapsamında çalıştığını, proje yöneticisi sıfatıyla çalıştığı için davacı tarafından geliştirilip üretilen otomotiv robot kolları ile üretilen bir takım parçaları kullandığını, çalıştığı süre boyunca şirketin bilgi bankasının sınırsız erişimi olduğunu, bu öğrendiği bilgiler çerçevesinde davalı tarafından kurulan diğer davalı şirket bünyesinde bu tasarımları ufak değişikliklerle faydalı model belgesi almak suretiyle kullandığını, davacı şirketin portföyünde bulunan müşterilerle irtibat kurarak üretilen bu ürünleri daha ucuz fiyatlarla satacağı taahhüdünde bulunduğunu, bu şekilde davalıların eyleminin davacı bakımından haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürmüşlerdir.Birleşen ..... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin .....Esas sayılı dava dosyasında, davacı ... ....., Bursa ilinde faaliyet gösteren müşterilerine davalı tarafından yapılan ziyaret ve telefon görüşmeleri ile ürünlerin davacı tarafından kopyalandığını, ürünlerin ayıplı olduğunun kendi ürünlerinin garanti dışı kalacağını, ..... Firmasına tazminat davası açıldığını, firmanın kapattırılacağını bildirerek davacının şahıs işletmesi yanlış ve yanıltıcı beyanlarda bulunulduğu bu eyleminde haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürmüşlerdir.Ana davada davacı taraf her ne kadar ...a dava açmışsa da bu davaların tüzel kişiliği bulunmayıp şahıs şirketidir. Dolayısıyla davalarda taraf ehliyeti yoktur. Bu yönüyle bu davalı yönünden davanın reddi gerekir.Davalı ... ..... yönünden ise haksız rekabet iddiası iki temel sebebe dayandırılmıştır. Bunlardan birincisi davacı tarafından geliştirilip üretilmekte olan bir takım ürünlerin kopyalanıp çok cüzzi değişikliklerle faydalı model belgesi olmak suretiyle kullanıldığı iddiası, ikincisi ise davacının müşteri portföyüne ulaşmak suretiyle değişiklik yapılan benzer nitelikteki ürünlerin daha düşük fiyatlarla satılmak suretiyle haksız rekabetin oluşturulmasıdır.Dosya kapsamında her ne kadar teknik bilirkişiler üretilen bu ürünlerde keşif icra edilmesi gerektiği ileri sürülmüşse de bu hususta keşfin yapılması, yargılamaya bir katkı sağlamayacaktır. Zira davacının patentini aldığı ürünlerin hukuka aykırı bir şekilde kullanıldığı iddiası halinde görevli mahkeme Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir. Davacı taraf ise marka ve patent hakkına tecavüz iddiasında değildir. Zaten davalı ... ..... işletmesinde kullandığı ürünlerin faydalı model belgesini almıştır. Davacı tarafça açılmış faydalı model belgesinin iptaline ilişkin bir dava da bulunmamaktadır. Bu sebeple üretimi yapılan ürünlerin karşılaştırılması suretiyle keşif yapılması yargılamamızın konusunu teşkil etmemektedir. Davacı taraf açıkça bu ürünlerin kullanımında iltibas yaratıldığını ve marka ve patent hakkına tecavüz edildiğini açıkça belirtmiş olsaydı bu durum düşünülebilirse de böyle bir iddia halinde yargılamada Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi görevli olacaktır.Davacı davalının haksız rekabet eylemini esasında müşteri çevresine ulaşmak suretiyle faydalı model belgesi alınan benzer nitelikteki ürünlerin daha düşük fiyatlarla satılması iddiasına dayandırmıştır. Bu marka patent hakkına tecavüz niteliğinde olmayıp klasik haksız rekabet hukukunu ilgilendiren bir iddiadır. Bu sebeple yargılamada mahkememiz görevlidir.Davacı tarafın davalının müşteri çevresine ulaşarak daha düşük bedellerle benzer nitelikteki ürünleri çok daha düşük bedellerle satmak suretiyle haksız rekabette bulunduğuna yönelik iddiasını dosya kapsamı ile sunulan delillere göre ispatlayamamıştır. Yukarıda belirtildiği üzere her iki tarafın ürettiği ürünlerde keşif yapılması da davalının elinde faydalı model belgesi olduğundan bu hususu ispatlamak için tek başına yeterli değildir. Ana davada davalı ... ..... yönünden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.Birleşen ..... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyası yönünden ise davacı ... ..... kendi müşterilerine davalının müşteri ziyaretleri ve telefonla aramak suretiyle haksız rekabet niteliğindeki iddia edilen eylemleri gerçekleştirdiğini ispatlayamamıştır. Bu kapsamda davalı tarafından gönderilen █████/2016 tarihli yazışma örneği sunulmuşsa da bu yazışma içeriğinin yasal yollara başvurulduğunu açıklama mahiyetinde olduğu, yine ticari ve hukuksal ilişkide bir takım irade beyanını içeren açıklamalar olduğu, bu yazışmanın başlı başına haksız rekabet eylemi olması sonucunu doğuracak bir içeriğe sahip olmadığı kabul edilerek birleşen davada da davacı ... DAYAN'ın davasının reddine karar verilmiştir.Karara karşı, asıl ve birleşen davada davacı taraflar istinaf başvurusunda bulunmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesi ile; davalının şirketin kurucu ve hakim ortağı olan ..... ..... tarafından geliştirilen tasarım ve ürünleri taklit etmek ve cüzi değişiklikler yaparak faydalı model belgesi alıp işletmesine lisans sözleşmesi ile kullandırıp müvekkili müşterilerine taklit ürünleri ucuza sattığını, yerel mahkemenin görevli olup olmadığını değerlendirmeden buna yönelik vakıaları belirlemeden karar verildiğini, davalının müvekkili ürünlerinin diğer firmalarca üretildiğini savunması ile benzer ürün ürettiğini ikrar ettiğini, mahkemece davanın asıl konusu olan fiyat ve ürün incelemesinin yapılmamış olduğu, bilirkişilerin bu yöndeki keşif taleplerinin göz ardı edilerek eksik delil ile karar verildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesi ile; dava dilekçesindeki olguları tekrarla davalının müvekkili hakkında yanlış ve yanıltıcı beyanlarda bulunduğunu, dinlenen tanık beyanları ile imzalı belgede kastedilenin müvekkili olduğunu, belgenin irade açıklaması olarak kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından asıl davada iddiaların ispat edilemediğini belirterek birleşen davaya yönelik kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:Asıl ve birleşen dava; haksız rekabetin tespiti ve meni istemine yöneliktir.İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle verilen hükme karşı asıl ve birleşen davada davacı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.1-Asıl dava yönünden yapılan inceleme de;Somut olayda; davacı, şirket bünyesinde proje yöneticisi olan davalının 6 aylık çalışma süresi içerisinde şirketin tasarım ve ürünlerine ait bilgi, teknik veri ve müşteri bilgilerini temin ederek patentli tasarımlarda ufak değişiklikler ile faydalı model belgesi aldığını ve taklit olarak üretilen ürünlerin müşterilerine daha ucuz fiyata satışa arz edildiğini belirterek haksız rekabet teşkil eden bu fiillerin tespiti ile önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Bu kapsamda, davacı tarafından haksız rekabet iddiasına konu edilen ve davalı şahıs işletmesinde üretimi yapıldığı belirtilen ürünlerin Türk Marka ve Patent Kurumu nezdinde faydalı model belgesi ile korunduğu anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 55/1-c bendinde başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma halleri haksız rekabet hali olarak düzenlenmiş ise de, fikri mülkiyet hakkı bu düzenleme kapsamında yer almadığından somut olayda uygulanması mümkün değildir. Öte yandan, faydalı model belgesi, faydalı model hakkını kanıtlayan kamusal nitelikli bir belge olduğundan koruma kapsamındaki belgenin kullanımı, belge hükümsüz kılınıncaya kadar hukuka aykırı olmayıp, haksız rekabet teşkil etmez.Öte yandan, davacı, davalı tarafından taklit ürünlerin çalışma döneminde temin edilen müşteri çevresine ulaşılarak kendisinden ucuza satılarak haksız rekabet oluşturulduğu ileri sürülmüş ise de; tek başına ürünün ucuz satılması haksız rekabet teşkil etmeyip, ürün fiyatlaması üzerinden haksız rekabet halinin varlığı için TTK 55/1-a/6 maddesindeki koşulların sağlanması gerekir. Davacı tarafından müşteri ayartılması ve davalının satışa sunduğu ürünlerin tedarik fiyatı altında maddede tanımlanan şekilde satışa sunulduğu ispat edilemediğinden, davacının haksız rekabet iddiasının dinlenilemeyeceği, yerel mahkemenin asıl davaya yönelik değerlendirme ve kararının doğru olduğu sonucuna varılmıştır.Ancak bir davanın gerçek kişi veya tüzel kişilere yöneltilmesi gerekmektedir. Davacı gerçek kişi ile bu kişiye ait şahıs firmasını ayrı ayrı davalı olarak göstererek eldeki davayı açmıştır. Şahıs işletmesinin gerçek kişiden ayrı bir hukuki kişiliği bulunmadığından mahkemece karar başlığında işletme unvanı yanında gerçek şahsın ismiyle tek bir davalının gösterilmemesi doğru değil ise de; bu husus mahalde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğundan eleştirilmekle yetinilmiştir.2-Birleşen dava yönünden yapılan inceleme de;Davacı, işletmesinde üretilen ve taraflar arasındaki ihtilaf konusu olan ürünlere yönelik davalının piyasadaki müşterilere ürünlerinin taklit üretim, yetersiz ve ayıplı olduğu, davalar sebebiyle işlettiği firmanın zor duruma düşeceği yönlü beyanlarda bulunduğunu, sonrasında bu yöndeki beyanların firma ismi belirtilmeksizin yazılı metine dönüştürülerek firmalara gönderdiğini, yanlış ve yanıltıcı nitelikli bu beyanların haksız rekabet teşkil etmesi sebebiyle önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.6102 sayılı TTK'nın 55/1-a/1 bendinde "Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek" hali haksız rekabet olarak düzenlenmiştir.Bu kapsamda, davacı tarafından firma ve ürünleri hakkında davalının beyan ve söylemleri ile bunların kötüleme içeren yanlış veya yanıltıcı beyanlar olduğu ispatlanamamıştır. Ayrıca davalının iş ortağı/müşterilerine gönderdiği █████/2016 tarihli belge içeriğinde davacı isim ve işletmesi yer almadığı gibi belge içeriğinin üretilen ürünlere yönelik ifade özgürlüğü çerçevesinde vakıa, bilgilendirme ve öneriyi içerdiği, davalı eyleminin hukuka aykırı, haksız rekabet teşkil eder nitelikte olmadığı belirlenmiştir. Bu nedenlerle birleşen davaya yönelik yerel mahkeme kararının isabetli olduğu değerlendirilmiştir.Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.'nun 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı açıklanan nedenlerle esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;1-Asıl ve birleşen davada davacı istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın asıl davada davacı tarafından alınarak hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın birleşen davada davacı tarafından alınarak hazineye gelir kaydına,4-Davacılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,5-6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, karar tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi....Başkan...e-imza...Üye...e-imza...Üye...e-imza...Katip...e-imza