Anahtar kelimeler: Akşehir Gelenin Gününün Olmadı İstemli Bittiği Geldi Başlandı Davetiye Günde
7. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Akşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli, davalı vekili tarafından ise duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ........ geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 2 75... parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, davalının ise 30.06.2022 tarihli 9789 yevmiye numaralı işlemle taşınmazdan hisse aldığını ancak davacının bu satış işleminden Akşehir Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı ortaklığın giderilmesi davası ile haberdar olduğunu, satış işleminde bedelde muvazaa yapılmış olduğunu belirterek davalı adına olan hisse kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz hissesinin davalı tarafından 1.000.000,00 TL bedelle satın aldığını, davacı tarafında taşınmaz değerinin yüksek gösterildiği iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, duruşmada ise dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazda her bir paydaşın kullandığı alanın belli ve muayyen olduğu, davacının ve payını satın aldığı kişinin taşınmazın uzun yıllar bu haliyle kullanılmasına ses çıkarmadığı/hak iddia etmediği, davalının söz konusu hisseyi fiilen taksimin yapıldığı ve taşınmazın kullanıldığı şekli ile önceki paydaştan satın aldığı, zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle ön alım hakkını kullanmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde yer alan dürüst davranma kuralı ile bağdaşmadığı, eldeki davada fiili paylaşmanın var olduğu gerekçesiyle davanın reddine, davacı tarafın bedelde muvazaa iddiası yönünden, dinlenen tanık beyanları ve bilirkişi tarafından sunulan rapor ve davacının delil listesi ekinde bulunan sahibinden.com sitesi üzerinde yer alan ilan evraklarından iddianın ispatladığı gerekçesiyle dava değerinin iddia edilen satış değeri olan 390.000,00 TL olduğu belirtilerek, bu bedel üzerinden vekalet ücretinin hesaplanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine dosyası içeriği, keşif, mahalli bilirkişi beyanları, bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında dava konusu taşınmazda fiili taksimin varlığı, tanıklarının tamamı taşınmaz başında dinlenmeyip, davacının ve davalıya pay satan kişinin kullandığı bölümler bilirkişiye işaretlettirilmediğinden eksik araştırılmış olsa da; davacı, ...'ın 30.06.20 22... yevmiye ile ...'ya devrettiği 1/6 hisseye dava açtığı ancak davalının bu pay dışında 22.08.2022, 10.01.20 23... .01.2023 tarihlerinde başka paylar da satın aldığı, 10.01.20 23... .01.2023 tarihlerinde alınan paylar için ön alım davası açmak için hak düşürücü süre dolmasa da 22.08.2022 tarihinde alınan pay için süre dolduğu, bu durumda dava konusu paya ilişkin dava kabul edilse dâhi davalının taşınmazda paydaş olarak kalmaya devam edeceği, ön alım davasının amacı olan taşınmaza yabancının girmemesi hususunun gerçekleşmeyeceği belirtilerek İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddi kararının değişik gerekçe ile yerinde olduğu açıklanarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince fiili taksim nedeniyle dava reddedilmişse de fiili taksimin bulunmadığını, Bölge Adliye Mahkemesinin farklı gerekçe ile istinaf talebini esastan reddetmesinin hatalı olduğunu, davalı tarafından sonradan devralınan paylara karşı dava açma süresinin dolmadığını, istinaf sebeplerinin kabul edilmesine rağmen esastan red kararı verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmaz hissesinin satış bedeli olarak tapu da 1.000.000,00 TL olduğu, ancak Mahkemece satıştan çok önce bir tarihte sahibinden.com isimli sitede söz konusu taşınmazın 390.000,00 TL'den satışa çıkarılmasının mevcut enflasyon ortamında değerlendirilemeyeceğini, davacı tarafından muvazaa iddiasının ispatlanamadığını, fiili taksimin ise ispatlandığı hâlde ispatlanmadığından bahisle başka gerekçe ile reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 hükmü; istinaf kanun yolu bölümü içerisindeki, duruşma yapılmadan verilecek kararlar başlığı altında;
''HMK madde 353
(1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa; ...
b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak;
2)Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, ... duruşma yapılmadan karar verilir'' şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olaya gelince, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde, davacının ve davalıya pay satan kişinin kullandığı bölümler bilirkişiye işaretlettirilmediğinden eksik araştırılmış olsa da; davacı, ...'ın 30.06.20 22... yevmiye ile ...'ya devrettiği 1/6 hisseye dava açtığı ancak davalının bu pay dışında 22.08.2022, 10.01.20 23... .01.2023 tarihlerinde başka paylar da satın aldığı, 10.01.20 23... .01.2023 tarihlerinde alınan paylar için ön alım davası açmak için hak düşürücü süre dolmasa da 22.08.2022 tarihinde alınan pay için süre dolduğu, bu durumda dava konusu paya ilişkin dava kabul edilse dâhi davalının taşınmazda paydaş olarak kalmaya devam edeceği, ön alım davasının amacı olan taşınmaza yabancının girmemesi hususunun gerçekleşmeyeceği belirtilerek İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddi kararının değişik gerekçe ile yerinde olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 hükmü gereğince Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinin değiştirildiği böyle bir durumda, hükmün düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde başvurunun esastan reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
VI KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,.
40.000,00 TL Yargıtay duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!