Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Payın Başkan Yazim Katip Bursa Şirkette Kurul Üye

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:...

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
.... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ...
ÜYE
: ...
ÜYE
: ...
KATİP
:...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI
: ...
KARAR TARİHİ
: █████/2020
DAVACI
: T...
VEKİLİ
: Av....
...
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVANIN KONUSU
: Genel Kurul Kararının İptali
KARAR TARİHİ
: █████/2024
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 268.128 adet payın sahibi olup davalı şirketin █████/2019 tarihinde yapılan 2018 yılı olağan genel kurul toplantısında kar dağıtımına ilişkin alınan 5. maddesi ile "2018 yılı karından yapılması gerekli yasal kanuni kesintilerin yapıldıktan sonra kalan kardan 1.temettü olarak yasal zorunluluk gereği ödenmiş sermayenin % 5’i tutarındaki karın hissedarlara sermaye paylarına göre 31 Aralık 2019 tarihine kadar yönetim kurulumuzun uygun göreceği tarihlerde dağıtılmasına, bundan sonra kalan karın ise olağanüstü yedek akçe olarak ayrılmasına, Türkiye Sınai Kalkınma Bankası Mensupları Munzam Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Vakfı’nın 268.128 adet red oyuna karşılık 13.216.976.200 adet kabul oyu ile Genel Kurula katılan hissedarların oy çokluğu ile kabul edildi” şeklinde karara bağlandığını, müvekkilinin toplantıda hazır bulunup anılan kar dağıtım kararına olumsuz oy vererek söz konusu muhalefet şerhini tutanağa geçirdiğini, ilgili mevzuat ve Yargıtay kararları gereği bir ticaret şirketinin pay sahiplerine kar dağıtımının esas olup kanunda öngörülen mecburi temettü dışında kalan kısım için kar dağıtım kararı alınmayarak yedek akçeye ayrılmasının yasaya, şirket esas sözleşmesine ve bunların yanısıra iyiniyet kurallarına aykırı olmamasının öngörüldüğünü, bu kapsamda şirket ortaklarına kar dağıtımı yapılmamasının geçerli ve açıklanabilir bir nedeni olması gerekmekte olup somut genel kurul kararında buna ilişkin bir açıklama yapılmadığını, yönetim kurulu faaliyet raporunda ise, devam eden yatırımlar nedeniyle 2018 yılı içinde daha kısıtlı bir temettü ödemesi yapılmıştır şeklinde açıklama getirilmişse de şirketin 2018 yılında tamamlanan yatırımları dışında devam eden herhangi bir yatırımından söz edilmediği, şirket ana sözleşmesinin "Net Dönem Karı, Yedek Akçeler ve Karşılıklar" başlıklı 17. maddesi düzenlemesine göre "Yürürlükteki mevzuat çerçevesinde kabul olunan her türlü masraflar gayrisafi hasılattan düşüldükten sonra geriye kalan miktar karı, ortaya çıkan bu kardan vergi mevzuatı gereğince yapılması gereken kesintiler yapıldıktan ve varsa geçmiş yıl zararları indirildikten sonra kalan miktar net dönem karını teşkil eder.Şirketin net dönem karı şu şekilde dağıtılır: 1. TTK.nın 519. maddesi gereğince ödenmiş sermayenin 1/5’ine ulaşıncaya kadar yıllık karın %5’i kanuni yedek akçeye ayrılır. 2. Pay sahiplerine ilgili mevzuatın öngördüğü miktarda birinci temettü ayrılır.Birinci temettü sonrası kalan miktarın % 10’u genel kanuni yedek akçeye eklenir ve ilgili mevzuat hükümlerine göre kullanılabilir. 3. Genel Kurul tarafından karar verilmesi halinde TTK.nın 522. Maddesi hükümleri dahilinde şirket çalışanları için isteğe bağlı yedek akçe ayrılabilir. 4. Kalan net dönem karı konusunda Genel Kurul ilgili mevzuat çerçevesinde ve şirketin mali durumunu dikkate alarak karar verir.” düzenlemesinin yer aldığı, şirket esas sözleşmesine göre kar dağıtımına ilişkin kararın şirketin mali durumu dikkate alınarak verilmesi gerekmekte olup davalı şirketin finansal açıdan iyi durumda olmasına ve kar etmesine rağmen 2015 ve 2017 yıllarında asgari sınırın üzerinde kar dağıtmadığını, davalı şirketin daha önce de bu gerekçesiz kar dağıtmama politikasının uyuşmazlık konusu olup 2015 yılı olağan genel kurul toplantısında şirketin ana ortağ... Holdıngs B.V’ye 4 milyon Amerikan Doları tutarında borç verilmiş olmasına rağmen haksız ve hakkaniyete aykırı olarak aldığı kar dağıtmama kararına karşı açılan genel kurul kararının iptali davasında ... 1 ATM’nin ... Karar sayılı kararı ile 2015 yılı Genel Kurulunda yine %5’in üzerinde kar dağıtmama kararının iptal edildiğini ve kararının önce İstanbul BAM ... HD.nin ... Karar sayılı kararı ile sonra da Yargıtay ilgili Dairesi’nin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiğini, 2018 yılı faaliyet raporunda şirketin mali yıl bilançosuna göre zararda olmayıp önceki yıla göre önceki yılın iki katı civarında kar elde ettiği ve bu karın dağıtılmaması için haklı sebep ve gerekçe bulunmadığını ileri sürerek davalı şirketin █████/2019 tarihinde yapılan 2018 yılına ait Olağan Genel Kurul toplantısında kar dağıtımına ilişkin olarak alınan 5. maddesinin % 5 oran üzerindeki karın dağıtılmamasına ilişkin kısmının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın şerhinin kanunun aradığı şekilde bir muhalefet şerhi olmadığını, öncelikle bu yönden yasal şart gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, genel kurulunda olağanüstü yedek akçe ayrılmasına dair karar alınırken gerekçe gösterme lüzumu bulunmadığını, müvekkili şirketin ortaklara istikrarlı bir şekilde kar dağıtılmasına katkı sağlayacak yatırım projeleri nedeniyle ayrıca genel ekonomik durgunluktan doğan risklerin şirkete zarar verme ihtimalini azaltmak maksadıyla genel kurulda olağanüstü yedek akçe ayrılmasına karar verildiğini, şirketin 2018 yılı içerisinde bünyesinde bir Arge merkezi kurmuş olup yatırım sürecinin 2019 yılında da devam ettiğini, davalı şirketin 2019 yılında Miyamoto İnternational Mühendislik Ltd.Şti. ile bir sözleşme imzalanmış olup sözleşmeye göre yüklenici şirketin davalı şirketin fabrikasında bulunan 31 binanın depreme karşı güçlendirilmesi için uygulanabilir çözümler sunması karşılığında anlaştıklarını, yüklenici şirketin teknik analizleri devam etmekte olup yıl sonu itibariyle tamamlanmasının öngörüldüğünü, proje teknik bedelinin 513.405,00 USD +KDV olup proje tamamlandıktan sonra önerilen çözümlere göre binalarda inşaatların başlayacağı, bunun maliyetinin de kesin olmamakla birlikte 5.000.000 USD olacağının öngörüldüğünü, davalı şirkette sendika ve toplu iş sözleşmesi uygulaması bulunmakta olup 2019 yılı Ekim ayında sendika ile yeni bir toplu iş sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin davalı şirkete 2018 yılına nazaran 2019 yılında % 28,34 ek maliyet getirdiğini, davalı şirketin bunun dışında üretime doğrudan katkıda bulunacak rekabet kapasitesini artıracak yatırımları bulunduğunu, bu yatırım projeleri kapsamında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na müracaatla “Yatırım Teşvik Belgesi” talebinde bulunulduğunu, bu kapsamda tekstil elyafının hazırlanması ve iplik haline getirilmesi bölümünün modernizasyonu yatırımı için öngörülen toplam maliyetin 39.728.094 TL olup bu yatırım kapsamında 540.171 USD değerinde makine ve teçhizat ithal edilmesinin öngörüldüğünü, yatırım teşvik belgesi talebinde bulunulan diğer bir yatırımın da iplik ünitesinin kapasitesini artırma projesi olup bu projenin de toplam maliyetinin bina yatırımı hariç 31.220.547 TL olup bu kapsamda da 4.984.489 USD değerinde makine ve teçhizat ithal edilmesinin öngörüldüğü, üçüncü yatırım projesinin ise fermuar üretim ünitesinin kapasitesinin artırılması projesi olup yatırımın öngörülen maliyetinin 6.079.942 TL olup bu yatırım kapsamında 1.037.000 USD tutarlı makine ve teçhizat ithal edilmesinin öngörüldüğünü, tüm bu yatırımların şirkete ait kayıtlarda görülebileceğini, davalı şirketin Coats International Europe şirketine 2015 yılında 4.000.000 USD borç verdiği hususunun ise doğru olup söz konusu şirket borcunun da toplamda 4.091.737,89 USD olarak ödendiğini ve müvekkili şirketin alacağının kalmadığı, anılan sebeplerle yönetim kurulunun davalı işyerinde bulunan binaların güçlendirilmesi, ayrıca üretim tesislerinde bulunan makine ve teçhizatların yenilenerek ve ek makinelere alınarak üretim kapasitesini artırmak bu suretle rakip firmalarla rekabet şansını elde etmek için zaruri gördükleri yatırımların şirket karından ayrılacak yedeklerle sağlanmasının şirket yönünden faydalı olacağı kanaati ile genel kurula ortakların müktesep hakları dışında kalan karın olağanüstü yedeklere alınmasını teklif ettiklerini ve genel kurulda da bu şekilde işlem yapıldığını, alınan kararın nihayetinde şirketin olduğu kadar ortakların da menfaatine olduğu, zira olağanüstü yedeklerle söz konusu yatırımların hayata geçirilmesinin önümüzdeki yıllarda ortakların kardan daha istikrarlı bir şekilde pay almalarını sağlayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davanın, davalı şirketin █████/2019 tarihinde yapılan 2018 yılına ilişkin Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan karın dağıtımına ilişkin 5.no.lu maddesinin "...Ödenmiş sermayenin % 5’i tutarındaki karın ortaklara sermaye paylarına göre dağıtılmasına, bakiye karın olağanüstü yedek akçeye ayrılmasına..” dair karın %5’in üzerindeki kısmının dağıtılmamasına ilişkin kısmının iptaline karar verilmesi talebine ilişkin olduğu, davacı tarafın iptali istenen 2018 yılına ilişkin Olağan Genel Kurul Toplantısına katıldığı, iptali istenen karın dağıtılmasına ilişkin 5. maddeye olumsuz oy verip muhalefet şerhini tutanağa geçirttiği ve davanın yasal 3 aylık süresi içinde açıldığı anlaşılmakla davaya ilişkin şekli koşulların yerine getirildiği, davalı şirketin 2018 yılında kar payı dağıtmamasının gerekçesi olarak 2018 yılında bünyesinde Araştırma ve Geliştirme Ünitesi kurduğunu, davalı şirketin 2019 yılında Miyamoto Internatıonal Mühendislik Ltd.Şti. ile bir anlaşma imzaladığı, sözleşmeye göre yüklenici şirketin davalı şirketin fabrikasında bulunan 31 adet binanın depreme karşı güçlendirilmesi için uygulanabilir çözümlerini sunacağı, davalı şirkette sendika ve toplu iş sözleşmesi uygulaması bulunduğu, 2019 yılı Ekim ayında sendika ile yeni bir toplu iş sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin davalı şirkete 2018 yılına nazaran 2019 yılında % 28,34 oranında ek maliyet getirdiği, davalı şirketin bunların dışında da üretime doğrudan katkıda bulunacak rekabet kapasitesini artıracak neticede şirketin gelişmesini sağlayacak yatırım projeleri bulunduğunu beyanla şirketin yeni dönemde kar payı dağıtmadığını beyan etmiş ise de; yapılan inceleme şirketin aynı konuda dava konusu olan 2015 yılına ilişkin kar payı dağıtmamasına ilişkin genel kurul kararının iptali davasında yapılan incelemede şirketin 2016 yılı öncesinde de 2013-2014-ve 2015 yıllarında 3 yıl üst üste kar payı dağıtmadığı, dava konusu olan 2015 yılından sonraki 2016-2017- ve 2018 yıllarında da kar payı dağıtımı yapmadığı, davalı şirketin uzun yıllar kar payı dağıtmamasının maddi sebepleri konusunda somut ve maddi bir açıklama getirmediği gibi davalı şirketi karlılık oranı ve mevcut giderleri ile yapacağını açıkladığı yatırım maliyetlerine göre toplu sözleşmenin getireceği maliyetler, mevcut inşaat maliyetleri göz önüne alındığında mevcut yedek akçelerin bu yatırımlara fazlasıyla yeteceği ve kar payı dağıtımına engel teşkil etmeyeceği anlaşılmış olup davalı şirketin 2018 yılı karından da kar payı dağıtmasının iyiniyet kuralları ile bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin █████/2019 tarihinde yapılan 2018 yılı Olağan Genel Kurulunda alınan 5. Gündem maddesi ile düzenlenen karın % 5’in üzerindeki kısmının dağıtılmayarak olağanüstü yedek akçeye ayrılmasına dair kısmının iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
İstinaf talebinde bulunan davalı vekili, bilirkişi raporunda davalı şirketin 2013-2018 yıllarında kar dağıtımı yapmadığının belirtildiğini ancak söz konusu yıllarda kar dağıtımı yapıldığını, 2013 yılı olağan genel kurulunda 720.000 TL, 2014 yılı genel kurulunda 720.000 TL, 2015 yılı genel kurulunda 720.000 TL, 2016 yılı genel kurulunda 18.000.000 TL, 2017 yılı olağanüstü genel kurulunda 15.840.000 TL, 2017 yılı olağan genel kurulunda 720.000 TL kar payı dağıtılmasına karar verildiği, müvekkili şirketin 2013-2018 yılları arasında pay sahiplerine toplam 36.720.000 TL kar payı dağıttığını, kar payı dağıtılmadığı yönündeki gerekçenin yerinde olmadığını, bilirkişi raporunun eksik hazırlandığını ve hatalı bilgiler ihtiva ettiğini, davalı şirketin öngördüğü yatırımlarla ilgili belgelerin ve sözleşmelerin dosya kapsamında bulunduğunu, söz konusu yatırımların yapılmasının zaruri olduğu, aksi halde şirketin rekabet gücünü kaybedeceğini, yatırımların finansmanlarının iç kaynaklardan karşılanmasının şirketin ve ortakların menfaatine olduğunu, kararda 2.davacı olarak yazılan ... ... ...... Bankası AŞ'nin davalı şirkette pay sahibi olmadığını sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, kararın usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Dava, davalı şirketin █████/2019 tarihinde yapılan 2018 yılı olağan genel kurul toplantısında kar dağıtıma ilişkin alınan 5.maddesinin %5 oran üzerindeki karın dağıtılmamasına ilişkin kısmın iptali talebine yöneliktir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olup karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Kâr payının dağıtılıp dağıtılmaması hususu genel kurulun yetkisinde olmakla birlikte bu yetkinin Kanundaki sınırlara uygun olarak kullanılması gerekir. Zira ticaret şirketlerinin asıl amacı kar edip, ortaklarına dağıtmaktır. Bu halde, kanuni ve ihtiyari yedek akçeler dağıtıldıktan sonra, kar payı dağıtılmamasına karar verilebilmesi için TTK'nın 523. maddesinde düzenlendiği şekliyle şirket aktiflerinin yeniden sağlanabilmesi için gereklilik bulunması veya bütün pay sahiplerinin menfaatleri dikkate alındığında, şirketin sürekli gelişimi ve olabildiğince kararlı(istikrarlı) kâr payı dağıtımı yönünden haklılık bulunması şarttır.
Yargılama aşamasında davalı şirkete ait ticari defter ve dayanağı kayıtların incelenmesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda, davalı şirketin 2018 yılında kar elde etmiş olduğu, 2018 yılı net karının 44.220.734,94 TL olduğu, şirketin geçmiş yıllarda da karlılığının bulunduğu, 2016 yılında 4.003.777,81 TL kar elde ettiği ve bu karın dağıtılmayıp olağanüstü yedeklerde tutulduğunun bilançolarda tespit edildiği, 2017 yılında 23.144.627,32 TL kar elde ettiği, bu karın da dağıtılmayıp olağanüstü yedek akçelerde tutulduğunun bilançolardan tespit ediliği, şirketin yasal yedek akçeleri içerisinde 3.006.603,02 TL, olağanüstü yedekleri içerisinde 78.271.308,58 TL (2017 yılında elde edilen ve dağıtılmayan 23.144.627,32 TL kar dahil) bulunduğunun bilançolardan ve ticari defter kayıtlarından anlaşıldığı, şirketin olağanüstü yedek akçelerine ayrılan miktarların bilançolarda halen göründüğü ve şirket yatırımlarında 2018 yılı bilançosu hazırlanana kadar kullanılmadığı, şirketin 2018 yılı bilançosuna göre satıcılara olan borçlarının 59.353.253,40 TL, ortaklara ve personele olan borçlarının 3.518.336,48 TL, ödenecek vergi ve diğer yasal yükümlülüklerin 4.973.913,86 TL olduğu, davalı şirketin uzun yıllar kar payı dağıtmadığı, kar payı dağıtmamasının maddi sebepleri konusunda somut bir açıklama, planlanan ve hayata geçirilen bir yatırım bulunmadığı, daha önceki yıllarda da dağıtılmayan payın yedek akçelerde tutulduğu, davalı şirketçe ileri sürülen toplu iş sözleşmesinin getireceği maliyetlerin, ürünlerin bedellerine yansıyacak olduğu, yapılacağı belirtilen yatırımlara ilişkin ise dosyaya belge sunulmadığı, inşaat güçlendirilmesinden bahisle sunulan sözleşme ve tutabilecek tahmini maliyet beyanı incelendiğinde de yedek akçelerde bulunan tutarın bu yatırıma fazlasıyla yeteceği ve kar payı dağıtımına engel teşkil etmeyeceği kanaatine varıldığı, %5 oran üzerindeki karın dağıtılmayarak yedek akçelere ayrılmasının sözleşmeye aykırı olmasa da iyi niyet kurallarına uygun olmadığı belirtilmiştir.
Somut olayda, şirketin kar ettiği, olağanüstü yedek akçenin 78.271.308,58 TL, yasal yedeklerin 3.006.603,02 TL olup şirketin finansal yapısının kar dağıtımına elverişli olduğu, kar payı dağıtılmamasını gerektirir somut gerekçelerin delilleri ile birlikte sunulması gerekmekte olup davalı tarafça bu hususların ispat edilemediği, cüzi kâr dağıtım kararı alınarak kalan kârın yedek akçeye ayrılmasının yasaya, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu, bu itibarla mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Gerekçeli karar başlığında davacı olarak ... Bankası AŞ'nin de gösterilmesi ise mahallinde düzeltilebilir yazım hatasıdır.
Açıklanan nedenlerle, Dairemizce yapılan değerlendirmede; ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddî olay ve hukukî değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilâm harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
3-) İstinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olmaması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 361/1 hükmü uyarınca Dairemiz kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. █████/2024
...
Başkan
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Katip
...
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!