Anahtar kelimeler: Berlinde Bam Esaskarar Başkan Yazim Çeşitli Katip Bursa Uzmanlığı Konularda

T.C. BURSA BAM ...HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ...
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ...HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:...KARAR NO
: ...T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
:...ÜYE
:...ÜYE
: ...KATİP
: ...İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI ...KARAR TARİHİ
: █████/2020DAVACI
:...VEKİLİ
: Av......DAVALI
: ... H...VEKİLİ
: Av. ...DAVANIN KONUSU
: AlacakKARAR TARİHİ
: █████/2024KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili, müvekkili şirketin Berlin'de faaliyet gösteren çeşitli konularda uzmanlığı olan bir danışmanlık şirketi olduğunu, davalı şirket ile █████/2015 tarihinde iş geliştirme, danışmanlık ve aracılık sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeyi Hilmi Başak'ın davalı şirket yetkilisi ... ... ... aldığı vekaletname ile imzaladığını, müvekkili şirketin üzerine düşen edimi ifa ettiğini ve Almanya'da kayyuma devredilen ... ... ... şirketini tespit ederek şirketin yetkilisi ile iletişime geçerek şirketin satın alma sürecini başlattığını, müvekkilinin Almanyadaki iş ortağı ... ... ... şirketinin de bu süreçte satın almaya aracılık ettiğini, müvekkilinin üzerine düşen edimi ifa ettiğini ve ... ... ... şirketinin hisselerinin davalı şirketin ortağı ... tarafından █████/216 tarihinde satın alındığını, uçak fabrikasının satın alınmasının basında büyük ilgi gördüğünü, tüm Türkiye'nin ... şirketini davalı B Plasın aldığını bildiğini, bu yöndeki bilgilendirmenin davalı vev tarafından yapıldığını, aracılık edilen şirketin satın alındığını, müvekkilinin sözleşme gereği edimini ifa ettiğini, sözleşmenin 6.maddesi uyarınca verilen hizmetin karşılığı olarak iki aylık 20.000 Euro (Kdv hariç) ve ayrıca işlem tamamlandığı için de 50.000 Euro+Kdv ödenmesi gerektiğini ileri sürerek 70.000 Euronun ticari yasal faiziyle birlikte davalından tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan geçerli bir sözleşmenin bulunmadığını, davacı tarafın varlığını iddia ettiği sözleşme aslını ibraz edemediğini, dosyaya ibraz edilen fotokopi sözleşmedeki imzanın müvekkili tarafından kabul edilmediğini, davacı tarafça sözleşmenin aslı sunulmadığından bu sözleşmedeki imzanın vekalet verilen kişiye ait olduğunun ispatı ve tespitinin mümkün olmadığını, sözleşme içeriği ve imza kabul edilmediği gibi davaya dayanak sözleşmenin vekaleten imzalanmasının da mümkün olmadığını, davacı tarafça ibraz edilen vekaletname ile verilen yetkinin T.C. sınırları içerisindeki kurumlar ve kişiler ile sınırlandırıldığını, vekaletin süreli olup geçersiz sözleşmenin ise herhangi bir tarih içermediğini, davacı şirketin müvekkili şirkete herhangi bir hizmet vermediğini ve müvekkili şirketin ... isimli bir şirkete sahip olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, dava konusu uyuşmazlığın aracılık sözleşmesinden kaynaklanmakta olup aracılık sözleşmesinin yazılı olmasının geçerlilik şartı olmayıp ispat koşulu olduğu, davacı tarafa, taraflar arasında yapıldığı iddia edilen aracılık sözleşmesinin aslının sunulması için kesin süre verilmesine rağmen kesin süre içinde ibraz edilmediği, bu sözleşmenin ıslak imzalı aslı ibraz edilmediği için imza incelemesi yaptırılamadığı, davacı aracılık sözleşmesinin mail yoluyla kendilerine gönderildiğini iddia etmiş ise de, aracılık sözleşmesinin davalı şirkete vekaleten Hilmi Başak tarafından imzalandığı ve mailin ise davalı şirket çalışanı Ali Başak tarafından gönderildiği anlaşılmış olup, Ali Başak'ın şirket yetkilisi olmadığından mail yoluyla sözleşmenin kurulduğunun kabul edilemeyeceği, kaldı ki aracılık sözleşmesindeki imzanın vekaletname uyarınca davalı vekili Hilmi Başak tarafından imzalandığı kabul edilse bile, vekaletnamede vekile yurtdışında havacılık şirketi satın almak üzere aracı bulması yönünde açık yetki verilmediği gibi vekaletnamenin yurtiçi işlemlerinde kullanılmak üzere verildiği, bu nedenle vekilin davalıyı dava konusu işlemde temsil yetkisinin bulunmadığı, davacının alınmasına aracılık ettiğini iddia ettiği şirketin davalı şirketin büyük ortağı ... ... tarafından satın alındığı, bu şirketi satın alanın davalı şirketin büyük ortağı olmasının şirketin davalı tarafından satın alındığı anlamına gelmeyeceği, basın yayın organlarında ve internette yapılan açıklamalarda davalının dava dışı uçak şirketini satın aldığını ispata yeterli olmadığını, neticeten davacının, davalı ile aralarında aracılık sözleşmesi kurulduğunu ve bu sözleşme uyarınca davalının dava dışı şirketi satın aldığı veya satın alınmasına aracılık ettiğini ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:İstinaf talebinde bulunan davacı vekili, aracılık sözleşmesinin şirket yetkilisi ...arafından verilen vekaletname ile yetkilendirilen şirketin finansal danışmanı olan Hilmi Başak tarafından imzalandığını ve tüm yazışmaların şirketin resmi mail portalından yapıldığını, sözleşmenin gönderildiği e-mail adresinin de şirketin operasyon direktörü olan Ali ... ait olduğunu, dosyaya sunulan yazışmaların, mail ile gönderilen ... ... tarafından imzalanmış sözleşme örneğinin yazılı delil başlangıcı olduğu halde mahkemece tanık dinletme talebinin reddedildiğini, mahkemece sözleşmedeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığına bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verildiğini, davalı yanın sözleşmeyi imzalayan yetkilinin yurtdışında sözleşme imzalayamayacağı yönündeki savunmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, sözleşmenin kuruluş aşamasından ifası sırasında tüm maillerin ...'e de gönderildiğini, tüm süreçten haberdar olduğunu, müvekkilinin bulduğu ve alımına aracılık ettiği şirketin ... namına alındığını, davalı şirketin uçak fabrikası aldığını kendi sitesinde paylaştığını, şirket yetkilisi ...n'in röportajında bunu ifade ettiğini, dosya kapsamı uyarınca dava dışı ... ... ... şirketinin davalının kendisi için ancak davalı şirketin yönetim kurulu başkanı adına müvekkilinin aracılığı ile satın alındığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;Dava, simsarlık sözleşmesinden doğan ücret alacağının tahsili talebine ilişkindir.Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olup davacı vekilince karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı taraf, şirket satın alınması konusunda taraflar arasında simsarlık sözleşmesi imzalandığını, taşınmaz alımına ilişkin olmadığı için sözleşmenin yazılı şekle tabi olmadığını, iki ayrı ülkede olan tarafların dava konusu sözleşmeyi imzaladığını ve sözleşmenin taranarak elektronik ortamda mail yoluyla gönderildiğini, sözleşmeyi davalı adına vekaleten Hilmi Başak'ın imzaladığını, simsarlık sözleşmesi kapsamında ... ... ... şirketinin davalı şirket namına davalı şirketin ortağı adına satın alındığını, bu suretle ücrete hak kazandığını ileri sürmekte olup davalı taraf, simsarlık sözleşmesini ve hizmet alındığını inkar etmektedir.Davacı taraflar arasında simsarlık sözleşmesi kurulduğunu iddia etmektedir. Dosya kapsamı uyarınca, davacı bu iddiasını ispat hususunda ... ... tarafından vekaleten imzalandığı ve taranarak şirket çalışanına ait email adresinden taraflarına gönderildiğini ileri sürdüğü sözleşme fotokopisini ve email yazışmalarının dosyaya sunulduğu, davalı şirketin, sözleşmeyi inkar etmekte olup sözleşmenin ıslak imzasız olduğu gibi sözleşme üzerinde yer alan imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını, kaldı ki Hilmi Başak'a verilen vekaletnamedeki yetkilerin geçerlilik alanının T.C.sınırlarıyla sınırılandırıldığı gibi vekaletnamenin süreli olduğunu, davacı şirketten herhangi bir hizmet alınmadığını savunmaktadır.Sözleşme ilişkisine girmek isteyen tarafların birbirlerini bulmaları, çeşitli sebeplerden dolayı güçlük arz eder. Bu güçlüğü ortadan kaldırmak, sözleşme yapmak isteyen kişileri bir araya getirmek, sözleşmenin yapılabilmesi için uygun bir ortam hazırlamak üzere simsar (tellal) denilen aracıdan yararlanılır. Kanun koyucu 520. maddede simsarlık sözleşmesini “simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşme” olarak tanımlamış, maddenin ikinci fıkrasında bu sözleşmelere kural olarak vekâlete ilişkin hükümlerin uygulanacağını, üçüncü fıkrada ise taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmelerinin, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmayacağını belirlemiştir.Kanun’un 521 ve devamı düzenlemelerine göre, simsarın ücret alacağının doğumu için şu şartların birlikte gerçekleşmesi aranır:a) Simsarın aracılık ettiği asıl sözleşmenin iş sahibi (vekâlet veren) ile üçüncü kişi arasında kurulması gerekir. Bu şart, iş sahibinin, kendisine teklif olunan üçüncü kişilerle sözleşme yapmayı sebepsiz olarak reddetmesi hâlinde de gerçekleşmiş sayılmalıdır. Bu konu, TBK’nın 175. maddesinin kapsamı çerçevesinde değerlendirilmelidir. Fakat asıl sözleşmenin geçerli olarak kurulması lazım ve yeterli olup ücret alacağının doğumu için, bu sözleşmenin ifa edilmesi gerekmez. Geciktirici şarta bağlı olarak yapılmış sözleşmelerde, şartın gerçekleşmesi beklenmelidir. Bu düzenlemeyi getiren TBK m. 521/1 hükmü, emredici nitelik taşımaz. Taraflar, asıl sözleşme kurulmamış olsa bile, ücret ödenmesini kararlaştırabilecekleri gibi ücretin, sözleşmenin ifa edilmesi hâlinde ödeneceğini de kararlaştırabilirler.b) Asıl sözleşmenin kurulması ile simsarın faaliyeti arasında nedensellik ilişkisi bulunmalıdır. TBK’nın 521/1. maddesi bu şartı, “yaptığı faaliyet sonucunda” sözleriyle ifade etmiştir. Bu şartın aksi de kararlaştırılabilir.c) Kanun’un 523. maddesinde düzenlenen ve simsarın ücret ve giderlere ilişkin alacağının kaybı sonucunu doğuracak durumlardan birinin gerçekleşmemesi gerekir.Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olayda davacı tarafça taraflar arasında kurulduğu iddia edilen simsarlık sözleşmesinde şekil serbestisi söz konusu olup sözleşme davalı tarafça inkar edildiğinden miktar itibariyle davacı tarafça sözleşmenin kesin deliller ile ispat edilmesi gerekmektedir. Davacı tarafça imzalandığı iddia edilen sözleşmenin ıslak imzalı aslı ibraz edilemediği, sözleşmeyi vekaleten imzaladığı ileri sürülen kişinin yetkisinin sınırlı ve süreli olduğu gibi aracılık faaliyeti sonucu alındığı ileri sürülen şirketin hisselerinin davalı şirket adına alınmadığı bu itibarla davacının iddiasını ispat edemediğine dair verilen ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı tarafça sunulan yazışmaların davalı şirket yetkilisinden sadır olmadığından yazılı delil başlangıcı kabul edilemeyeceği gibi dava dışı şirketin davacının faaliyeti sonucu davalı şirket namına alındığını ispata elverişli olmadığı kanaatine varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, Dairemizce yapılan değerlendirmede; ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddî olay ve hukukî değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-) Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilâm harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,3-) İstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,5-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olmaması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 361/1 hükmü uyarınca Dairemiz kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. █████/2024...Başkan...e-imza...Üye...e-imza...Üye...e-imza...Katip...e-imza