Anahtar kelimeler: Bozacak Beden Ruh Beraatlerine İşledikleri Kılma İstismarı Kişiyi Süreç Sağlığını

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.SUÇLAR
: Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaHÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, onamaBölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanıklar ..., ..., ... ve ...'in atılı suçtan beraatlerine, sanık ...'ın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİA. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemiÖzetle, sanıklar ..., ... ve ... hakkında beraat kararları verilmesinin ve sanık ... hakkında atılı suçlardan alt sınırdan ve takdiri indirim hükümleri uygulanarak ceza verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ve kararların bozulması talebine ilişkindir.B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemiÖzetle, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında beraat kararları verilmesinin ve sanık ... hakkında atılı suçlardan alt sınırdan ve takdiri indirim hükümleri uygulanarak ceza verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ve kararların bozulması talebine ilişkindir.C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemiÖzetle, katılan mağdurenin rızasının bulunduğuna, sanığın katılan mağdurenin yaşı konusunda hataya düştüğüne, mahkumiyet kararlarının usul ve kanuna aykırı olduğuna ve kararların bozulması talebine ilişkindir.III. GEREKÇEA. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Kararlar Yönünden5271 sayılı Kanun'un 286/2-g maddesinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.B. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı nazara alındığında hükmün temyizinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.C. Sanık ... Hakkında Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden1. Soruşturma aşamasında sanığın olay öncesinde katılan mağdurenin on yedi on sekiz yaşlarında olduğunu tahmin ettiğini, yargılama aşamasında katılan mağdurenin görünüş olarak büyük gösterdiğini ve katılan mağdurenin kendisinin nüfusa küçük yazdırıldığını söylediği yönündeki savunması, İstanbul 6. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 21.11.2014 tarihli raporuna göre; katılan mağdurenin olay tarihi olan 30.09.2011 tarihinde kemik yaşının on dört yaşını bitirmiş olup on beş yaşı içerisinde olduğu ve on beş yaşını bitirmediğinin belirtilmesi ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince olayda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230. maddesine muhalefet edilmesi,2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 20.11.2007 gün ve 2007/5-142 Esas, ████████ Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere sanığın zincirleme biçimde gerçekleşen eylemi nedeniyle uygulamanın 5237 sayılı Kanun'un 61/4-5. maddesi dikkate alınarak, 103/2. maddesine göre belirlenecek ceza üzerinden aynı Kanunun 43. maddesinin tatbikiyle yapılacak artırım sonucunda bulunacak miktarın 103/6. maddesi ile tespit edilecek cezaya ilavesi suretiyle yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması sonucunda fazla ceza tayin edilmesi,Karşısında söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARA. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Kararlar YönündenGerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle, sanık ... müdafii, katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdure vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298/1 maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, REDDİNE,B. Sanık ... Hakkında Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar YönündenGerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafii, katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdure vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,17.02.2026 tarihinde karar verildi.