Anahtar kelimeler: Tekirdağ Gününün Gelenlerin Geldiler İstemli Bittiği Başlandı Davetiye Günde Dinlenerek
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacılar vekili Avukat ...... ile karşı taraftan davalı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...'un, izaleyi şuyu davasının ihalesi ile satılan 102 parsel sayılı tarlanın ihale bedelini ödediğini ancak tescilin davalı babası adına yapıldığını, kızı olan diğer davacı ...'nın 18 yaşına geldiğinde taşınmazın .... devredileceği konusunda davalı babası ile anlaştıklarını ancak davalının devre yanaşmadığını, aradaki inanç ilişkisine ilişkin davalının soruşturma aşamasında ikrara yönelik beyanları olduğunu ayrıca muvafakatname başlıklı belge ile de durumun ispatlandığını belirterek davalı adına kayıtlı taşınmaz tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tescili istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ihale bedelinin davacı ... tarafından değil, kendisi ve eşinin birikimi olan parayla ödendiğini, aralarında bedelsiz devre ilişkin bir anlaşma olmadığını, parasını öderse devredeceğini söylediğini, soruşturma aşamasındaki ifadesinin de buna yönelik olduğunu, muvafakatname isimli belgede imzası olmadığını, belgeden haberdar da olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine dava konusu taşınmazın Tekirdağ 1. Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğunun ███████ sayılı satış dosyasında yapılan ihale neticesinde 28.06.2011 tarihinde satış suretiyle davalı ... adına tescil edildiği, 08.08.2020 tarihli "muvafakat" başlıklı belgede davalı tarafın imzası bulunmadığından inançlı işlemi ispata elverişli yazılı delil niteliği olmadığı, ...’ın soruşturma dosyasındaki “Ben senin kızına ve ...’e güvenmiyorum. Benim bütün mahkeme ve diğer işlerim bittikten sonra sözümü tutup tarlayı sana vereceğim” şeklindeki beyanı ise inançlı işlemin varlığını gösteren açık ifadeler içermediği için yazılı delil başlangıcı niteliğinde belge olarak kabul edilemeyeceği, dosya kapsamında, davacıların, gerek satış dosyasına gerekse davalının hesabına taşınmazın ihale bedeline ilişkin ödeme yaptıklarına dair dekont/ödeme belgesi vb. bir yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belgede de bulunmadığı, bu durumda dahi tanık dinlenme olanağının da olmadığı, inanç sözleşmesinin varlığının yemin (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 225. maddesi vd.) gibi kesin delille ispat edilmesi mümkün olsa da 21.06.2022 tarihli duruşmada davalı tarafa yemin eda ettirildiği sonucunda Mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davalı vekilinin istinaf başvurusu ise vekâlet ücreti yönünden kabul edilmiş olup İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine dair yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacı ...’ın, davalı ...'a babası olması sebebiyle güvenerek taşınmazı adına tescil ettirdiğini, davalının anılan taşınmazı satın alacak maddi durumunun olmadığını, tanık beyanları ile ihale bedelinin ... tarafından ödendiğinin kanıtlandığını, Mahkemenin 2 tane avukatın beyanını, davacı ...'un kardeşleri (davalının çocukları) ve annenin imzalı yazısını hiçe saydığını, tarafların akrabalık ilişkisi sebebiyle aralarındaki inanç ilişkisinin her türlü delil ile ispatlanabilir nitelikte olduğunu, Mahkemece sunulan uzman görüşündeki tespitlerin dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmazın tapu senedinin aslı sürecin başından beri ve halen daha davacı nezdinde bulunduğunu, salt davalının beyanları kapsamında karar verildiğini, davacılar delillerinin görmezden gelindiğini, dava dışı ... tarafından, gerek müvekkil ... gerekse ...'ın eski eşi ... aleyhine Özel Hayatın İhlali ve Tehdit suçlamasıyla Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ Soruşturma numarasıyla suç duyurusunda bulunduğunu, bu suç duyurusu hakkında da 12.03.2021 tarihinde ...'ın karakolda tanık olarak verdiği ifadede "Ben senin kızına ve ...'e güvenmiyorum. Benim bütün mahkeme ve diğer işlerim bittikten sonra sözümü tutup tarlayı sana vereceğim" demek suretiyle esasında gayrimenkulün sahibinin ... ve dolayısıyla ...'e ait olduğunu ikrar ettiğini, bu ifade tutanağı dosyada mübrez olup diğer tüm deliller gibi gerekçeli kararda inceleme ve değerlendirmeye alınmadığını, davalı yanın dilekçelerinde sürekli olarak davacı ...'a yönelik suç isnatlarında bulunduğunu, dava konusu olayla alakası olmayan hususlar ile yaptığı haksızlığı örtbas etmeye çalıştığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!