Anahtar kelimeler: Gününün Malatya Gelenlerin Geldiler İstemli Bittiği Başlandı Davetiye Günde Dinlenerek

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Malatya 4. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalılar vekili Av. ... ile diğer taraftan davacılar vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı ... tarafından 1975 parsel (toplulaştırma ile 1 91... parsel) sayılı taşınmazın 1/2'şer hisse ile 202.000,00 TL'ye satın alındığını, taşınmaz bedelinin yarı yarıya davacı ve davalı tarafından ödendiğini, taşınmazda toplulaştırma işlemi yapıldığını ve davalı ile kirvelik ilişkisi içinde bulunduklarından taşınmazın tamamının davalı adına tapuda tescil edildiğini, toplulaştırma işlemi bittikten sonra taşınmazın 1/2 payının davacıya devredileceğinin kararlaştırıldığını, taraflar arasında 27.02.2014 tarihinde, anlaşma senedi başlığı adı altında, davaya konu taşınmazın 1/2'nin davacıya ait olduğuna dair bir sözleşmenin de yapıldığını, ancak toplulaştırma işlemleri bitmesine rağmen taşınmazın davacı adına tescil edilmediğini ileri sürerek taşınmazın davalı adına olan kaydının iptali ile 1/2'nin davacı adına tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Taşınmazın yargılama sırasında 01.09.2020 tarihinde ...'e devredilmesi nedeni ile davacı vekili; yeni malik ...'in davalı ...'in yeğeni olduğunu, gerçek bir satış olmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 125. maddesi uyarınca seçimlik hakkının ...'e yönelik tapu iptal ve tescil davasının devamı şeklinde kullanıldığını beyan etmiştir.Davacı yargılama sırasında ölmüş, mirasçıları tarafından davaya devam olunmuştur.II. CEVAP1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; sunulan sözleşmeyenin resmî şekilde yapılmadığından tescil kararı verilemeyeceğini, bedelin tamamen davacı tarafından ödendiğini, aralarında sözleşme yapılmış ise de taşınmaz bedelinin yarısının davacı tarafından ödenmediğini, taşınmazın tamamının davalı tarafından kendi adına ve hesabına kullanıldığını, ayrıca taşınmazın ...'e satıldığını, davanın konusuz kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.2. Davalı ... cevap dilekçesinde; davalı ...'in kendisine borcu olduğunu, borç ödenmeyince davaya konu tarlanın kendisine devredildiğini, üzerindeki ipoteklerin kaldırılması amacıyla da davalı ...'ye ödemeler yaptığını, buna dair dekontlar sunduğunu, satışın gerçek olduğunu, tapuya güvenerek işlem yaptığını belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında 27.04.2014 tarihinde imzalanan anlaşma senedi uyarınca taşınmazın yarısının ...'ye ait olduğu, taşınmazın dava açıldıktan sonra ...'den ...'e devredildiği, 6100 sayılı Kanun'un 125. maddesi gereğince davaya yeni malik ... yönünden tapu iptali tescili davası olarak devam edildiği, satıcı ......... tarafından da taşınmazın 1/2 pay oranında ...'ye devredildiğinin belirtildiği, inançlı işlemin kanıtlandığı, dava açıldıktan sonra taşınmazı devralan ... ile ... arasında amca-yeğen ilişkisi olduğundan ...'in 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 3. maddesindeki subjektif iyiniyetten faydalanamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki adi yazılı sözleşmelerin içeriği ve önceki kayıt maliki olan dava dışı ........ mahkemeye hitaben konsolosluk kanalıyla gönderdiği beyanlarından davacının iddiasının doğrulandığı, dava konusu taşınmazı dava tarihinden sonra satış yoluyla edinen dahili davalı ...’in ise davalı ile yakın akrabalık ilişkisi ve taşınmazı yüklü miktarda ipotek ve hacizlerle birlikte dava tarihinden sonra devraldığı gözetilerek dahili davalının ediniminin iyiniyetli kabul edilemeyeceği ve 4721 sayılı Kanun'un 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı, ne var ki, dava konusu taşınmazın ½ payına yönelik olup bu pay esas alınmak suretiyle harcın tamamlandığı da nazara alındığında Mahkemece dava konusu taşınmazın dâhili davalı ... adına olan tapu kaydının ½ payının iptali ile bu payın davacılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken, taşınmazın tamamının iptal tesciline karar verilmesinin isabetli olmadığı, bunun yanında 6100 sayılı Kanun’un 125/1-a hükmü gözetildiğinde hükümde davalıların yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden müteselsilen sorumluluğuna karar verilmemesinin hatalı olduğu gerekçeleriyle istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında kararla davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalılar vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde özetle; dosyada muvazaalı bir devir olduğuna dair delil bulunmadığını, istinaf nedenlerinin yeterince irdelenmediği, sözleşmenin resmî makamlar önünde düzenleme şeklinde yapılmasının emredici hüküm olduğunu, bu nedenle paranın ödendiği kabul edilmemekle birlikte tescil yerine en fazla ödenen bedelin iadesine varsa koşulları tazminata hükmedilmesi gerekirken tesçil kararı verilmesinin tüm mevzuata aykırı olduğunu, davacı tarafından bedelin ödendiğine dair tanık dışında bir delilin olmadığını, davalı ...'in sadece davacının akrabası olduğundan dolayı satışın muvazaalı kabul edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, inanç sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Yargıtay duruşma vekâlet ücreti olan 40.000,00 TL'nin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.