Anahtar kelimeler: Gebze Borcundan Sakarya Aidat Başkan Yazim Katip Etkili Üye Sonuca

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: █████████ Esas - ████████ Karar
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVA
: İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2020
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KR. YAZIM TARİHİ
: █████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı taraf aleyhinde Gebze 4. İcra Müdürlüğü’nün ██████████ Esas sayılı dosyası ile aidat ödemelerini yapmaması nedeni ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini, dosyaya itiraz edildiğinin UYAP'tan yapılan kontrol neticesinde öğrenildiğini, ancak itiraz evrakı ve itiraz üzerine takibin durduğuna dair tensip tutanağı taraflarına tebliğ edilmediğini, yasa gereğince itirazın iptali davası açma süresinin işlemeye başlamadığını, davanın yasal süre içerisinde açıldığını, davalı tarafın kooperatif üyesi olduğunu, Kooperatif üyesi olmasından kaynaklanan ve genel kurullarda belirlenen aidat ödemelerini yapma yükümlülüğü bulunduğunu, bu hususun üye tarafından da açıkça bilindiği halde herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı tarafın icra dairesine yapmış olduğu itirazda tüm ödemelerini yaptığını, başkaca herhangi bir borcu bulunmadığını iddia ettiğini, ancak yasal düzenlemeler karşısında bu itirazların yerinde olmadığını, davalı tarafın yapmış olduğu tüm ödemelerin muhasebe kayıtlarına işlendiğini ve kendisine de gönderildiğini, her üye gibi davalının da Kooperatif'in devamı süresince aidat ödeme borcu devam etmekte olup, genel kurullarda güncellenen aidat ödemelerinin yapılması gerektiğini, ancak davalı tarafça hiçbir ödeme yapılmadığını, Kooperatifler Kanunu ve Kooperatif Ana Sözleşmesi uyarınca genel kurul tarafından kooperatif giderlerini karşılamak amacıyla üyelerin ek ödemeler yapması hususunda karar alınmasının mümkün olduğunu, bu yolla kooperatifin giderlerinin karşılanacağını, yasal düzenlemeler uyarınca her yıl genel kurulda kararlaştırılan aidat miktarları bakımından davalının ödeme yapmadığı aidat miktarlarının belirlendiğini ve icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibinin dayanağının genel kurullarda alınan kararlar olduğunu, kaldı ki davalının yapmış olduğu tüm ödemelerin de muhasebe kayıtlarına girdiğini, ancak Kooperatif tasfiye edilmediği gibi, henüz ferdileşmeye de geçilmediğini, bu nedenle aidat ödeme borcunun devam ettiğini, eşitlik ilkesi gereğince aidat ödemeleri her üyeden tahsil edildiğinden davalının borcunun bulunmadığı yönündeki itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu, nitekim bu hususun yapılacak bilirkişi incelemesi ile de net bir şekilde ortaya çıkacağını, davalının aidat ödemelerinin devam ettiğini bildiği halde haksız olarak başlatılan icra takibine itiraz ettiğini, bu nedenle yapılan haksız itiraz nedeniyle İcra İflas Kanunu 67. Maddesi uyarınca %20'den az olmayacak şekilde icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etiklerini, yapılan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşmaya varılamadığını, tüm bu sebeplerle; öncelikle Gebze 4. İcra Müdürlüğü’nün ██████████ Esas sayılı icra dosyasındaki haksız itirazın iptali ile takibin devamına, haksız yapılan itiraz nedeni ile %20'den az olmayacak şekilde icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından aradan iki yıl gibi bir süre ve hak düşürücü süre geçtikten sonra müvekkili aleyhine iş bu davanın açılmasının usule ve hukuka uygun olmadığını, her ne kadar itirazın iptali davasının İİK`nın 67. maddesi uyarınca itirazın tebliği, tebligat yoksa öğrenilmesi tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiği belirtilmiş ise de UYAP sisteminde davacı vekilinin müvekkilinin itirazı ve takibin durdurulduğu yönündeki kararı görmemesinin mümkün olmadığını, iş bu davanın süre yönünden reddi gerektiğini, müvekkilinin yaklaşık 23 yıldan bu yana davalı kooperatifin üyesi olup, bugüne değin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, dönem dönem dolar olarak, dönem dönem de Türk lirası olarak tüm ödemelerini alacaklı Soylukent Konutyapı Kooperatif adına TR... IBAN numarasına Halkbank Gebze Şubesi'nde düzenli yapan müvekkilinin 21.08.2009 tarihinde Kooperatif Yönetim kurulunca imzalanan belge ile hiçbir borcunun olmadığına ilişkin bir yazı aldığını, bu tarihten sonra davacı kooperatif tarafından yeni hiçbir şey yapılmadığını, hatta müvekkiline tüm ödemeleri tamamladığı ve "borcu olmadığına dair" yazı verilmiş olmasına rağmen 9.298,98-TL aidat borcu çıkarıldığını, müvekkilinin ise aidat borcu olmadığı için bu bedeli ödemediğini, davacı kooperatif yönetiminin de müvekkilini bedeli ödemediği gerekçesi ile üyelikten çıkardığını, bunun üzerine haksız ve yersiz verilen ihraç kararının iptali için süresinde Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve iş bu dava sonucunda söz konusu ihraç kararının iptal edildiğini, ayrıca bu güne kadar tapuları vermeyen gerek toprak sahipleri ve gerekse davacının kooperatife karşı Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile tapu tescil davası açıldığını, iş bu davanın halen devam ettiğini, davacı tarafın yapmış olduğu icra takibinde sanki müvekkili hiç aidat ödememiş gibi davranarak zaman aşımına uğrayan aidat borçlarının da dahil edildiğini, bu durumun davacı tarafın kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, tüm bu nedenlerle, haksız ve hukuka aykırı biçimde açılan iş bu davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
:
İlk derece mahkemesince; "... 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalı borçlunun Gebze 4. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 13.650,00.-TL asıl alacak ve 2.941,02.-TL işlemiş faiz üzerinden iptaline ve takibin bu miktarlar üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek sureti ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davalı borçlu itirazında haksız olduğundan takip konusu kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında olan 2.730,00.-TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan hesaplama ve dikkate alınan evrakın usul ve yasaya aykırı olarak düzenlendiği, mahkeme kararının da hatalı olduğunu, Mahkeme tarafından Kooperatifin temsil yetkisi incelenmeden ve dikkate alınmadan, tek imzalı evrakın Kooperatifi bağlayacağından bahisle 2009 Eylül ayından itibaren hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, bu nedenle de kararın kaldırılması gerektiğini, dosyada alınan bilirkişi raporlarının da tamamının hatalı olduğu, bilirkişi tarafından itirazlarının dikkate alınmadığını, Kooperatif tek imza ile temsil edilmediği halde tek imzalı evrakın davalıyı borçtan kurtarmaya yeterli görüldüğü, bu durumun Kooperatif açısından alacak hakkından feragat anlamına geldiğini Kooperatif adına tek başına başkanın hareket etmesi ve evrak imzalamasının mümkün olmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER
:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarih, █████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava kooperatif üyelik aidatının ödenmesi için başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.
İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davacı taraf Gebze 4. İcra Müdürlüğünün ██████████ esas sayılı dosyası ile davalının ödemediğini iddia ettiği 15.10.2007-15.08.2017 arası üyelik aidat borcunun ödenmesi için davalı hakkında takip başlattığı, davalı taraf ise ödeme iddiasında bulunarak takibe itiraz ettiği, davacı tarafından itirazın iptali için eldeki davanın açıldığı, mahkemece dosyada aldırılan bilirkişi asıl ve ek raporları değerlendirilerek, davalının anılan tarihlerde ödenmemiş üyelik aidatının 13.650,00 TL asıl alacak olduğu ve takip tarihine kadar bu alacağa 2.941,02 TL işlemiş faiz olduğundan bahisle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, Dairemizin █████████ esas █████████ karar sayılı ilamı ile “…Ancak; davalı tarafından cevap dilekçesinde yemin deliline dayandığından ödeme iddiası hususunda davalı vekiline davacıya yemin teklif edip etmeyecekleri konusunda yemin delili hatırlatılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir…” anılan kararın kaldırıldığı, mahkemece kaldırma kararı sonrası yapılan incelemede davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı tarafın istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.
İtirazın iptali davası müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır. Madde metninde de açıkça belirtildiği üzere takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı genel mahkemede açılır ve genel hükümlere göre görülür. Alacaklı bu davada genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava etmektedir.
İtirazın iptali davası, itirazın hükümden düşürülmesi ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olarak karşımıza çıkmaktadır ve takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Öyle ki, genel hükümlere göre harca tabi olan itirazın iptali davasında alacaklı taraf isterse takip talebinde bulunurken yatırmış olduğu binde beş harcı geri alabilir ve itirazın iptali davası harcına mahsubunu isteyebilir (492 sayılı Harçlar Kanunu m. 28/a, 29/I, III).
Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır.
Diğer taraftan, İİK’nın 67. maddesinin son fıkrasında alacaklının itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açmamışsa umumi hükümler dairesinde alacağını dava etme hakkının saklı olduğu ifade edilmiştir. Bu da bir yıllık süre içinde açılan itirazın iptali davası ile süre geçirildikten sonra açılan alacak davaları arasında her ikisi de genel hükümlere tabi olmakla birlikte ispat yöntemleri ve hukuki sonuçları bakımından bir fark olduğunu ortaya koymaktadır. Zira süresi içinde açılan dava itirazın iptali davasıdır ve itirazın iptali davasının kazanılması hâlinde borçlunun itirazı iptal edilmiş olur. Bunun üzerine alacaklı itiraz üzerine durmuş olan icra takibine devam edilmesini isteyebilir. Süresinden sonra açılan davada ise itirazın iptali değil alacağa hükmedilmesi istenecektir ve verilen kararın takibe etkisi bulunmamaktadır. Şu durumda itirazın iptali davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu alacak olduğunda ve itirazın iptali davası için bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır.
Genel hükümlere göre her türlü ispat olanağının varlığı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. (HGK 2017/(19)11-1309 e. ████████ k. Sayılı ilamı)
Somut olayda; yukarıda detaylandırıldığı üzere ve Dairemizin █████████ esas █████████ karar sayılı kaldırma ilamında da belirtildiği üzere; itirazın iptali davalarının takibe sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğu, ancak takibe konu edilen borçla sınırlı inceleme yapılabileceği, dosyaya sunulan bilirkişi asıl ve ek raporlarında, ihtilaflı döneme ait kooperatif genel kurulunun aidatlara ilişkin kararları doğrultusunda, davacının maliki olduğu B blok ... .kat ... numaralı daire için 15.10.2007-15.08.2017 arası ödenmesi gereken üyelik aidat borcunun 20.198,98 TL olduğu, ödenmeyen aidatlar için işlemiş faizin 8.343,92 TL olduğu, davacının kayıtlarının sağlıklı olmaması karşısında 21.08.2009 tarihli, davacı kooperatifin kaşe ve imzasını ihtiva eden "SS Soylukent Yapı Kooperatifi üyesi olan sayın Emin Karakol şu ana kadar üyelik gereklerini yerine getirmiş olup kooperatifimize hiç bir borcu yoktur." yazılı belgeye göre davalının 2009 yılı 8.ayı dahil tüm ödemelerini yaptığının kabulünün yerinde olduğu, buna göre 2009 yılı 9.ayından ███████. ay arasında ödenmesi gereken aidat miktarı ise 13.650,00.-TL olduğu, ███████. aydan, davalının ilk ödeme yaptığı ███████. aya kadar işlemiş faiz tutarı, 3.284,89.-TL olduğu, davacının 2009 yılı 9. Ayından sonra yaptığı 3.150,00 TL ödemenin öncelikle faizden düşülerek karar verilmesinin yerinde olduğu, davalının sunduğu ödeme dekontlarının ihtilaflı dönemden önceye ait olması nedeniyle borçtan mahsup edilmemesinin yerinde olduğu, davanın itirazın iptali davası olup takibe sıkı sıkıya bağlı davalardan olması nazara alındığında davacı tarafın 2007 yılı 10. Aydan önceki döneme yönelik istinaf taleplerinin yerinde olmadığı, davacının 21.08.2009 tarihli belgeye yönelik itirazlarını ilk derece mahkemesinde ileri sürmemesi nedeniyle 6100 sayılı yasanın 357/1.maddesi uyarınca istinaf aşamasında da ileri sürülemeyeceği anlaşıldığından davanın kısmen kabulü yönündeki ilk derece mahkemesi kararı yerinde olup, kaldırma gerekleri de yerine getirildiğinden davacının istinaf istemleri yerinde görülmemiştir.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile kalan 116,60-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
*Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!