Anahtar kelimeler: Hisar Sanayii Mimarlik Döküm Çelik Gebze Sakarya Esaskarar Başkan Yazim

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ███████ - █████████
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ7. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ███████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
:... (...)ÜYE
:... (...)ÜYE
:... (...)KATİP
:... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: 2024/8 Esas - ████████ KararDAVACI
: ALFAPLANLAMA MÜHENDİSLİK MİMARLIK İNŞAAT TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ - ...VEKİLİ
: Av. ...DAVALI
: HİSAR ÇELİK DÖKÜM SANAYİİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...VEKİLİ
: Av. ...DAVA
: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026KR. YAZIM TARİHİ
: █████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Alfa Planlama LTD. ŞTİ. ile davalı Hisar Çelik A.Ş. arasında, Hisar Çelik A.Ş. tarafından yapılması planlanan Güneş Enerjisi Santrali(GES) kurulumu için; saha geliştirme, kiralama, satış vaadi sözleşmesi ve bağlantı anlaşmasına çağrı mektubu alma işlerinin yapılması için anlaşma sağlandığını, davalı tarafından, müvekkil şirketin yetkilisi ve iş ortaklarına(... ve ...), Beşiktaş 6. Noterliğinin 29.11.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletname gönderildiğini, müvekkili ile davalı arasındaki anlaşma gereğince, Yozgat İli Akdağmadeni İlçesi Arslanlıkarabuğra Köyü ... Ada ... Parsel sayılı taşınmaz üzerinde mutabık kalındığını, bu mutabakata binaen davalı tarafından müvekkile e-mail yoluyla bir sözleşme gönderildiğini, müvekkil de bu sözleşmeyi çıktı alıp imzalayarak davalı tarafa gönderdiğini, ancak davalı bu sözleşmeyi aynı şekilde imzalayıp geri göndermediğini, bu şekilde sözleşmede kararlaştırılan işlerin de devam etmesi nedeniyle müvekkil sözleşmenin bir nüshasını isteme gereği duyamadığını, bu süreçte sözleşme ile kararlaştırılan işler, davalının bilgisi, onayı ve talimatları dahilinde müvekkil tarafından yapılmaya devam edildiğini, sözleşme gereği tüm iş ve işlemlerde mail ortamı kullanıldığını, müvekkili davalı adına, Yozgat İli Akdağmadeni İlçesi Arslanlıkarabuğra Köyü ... Ada ... Parsel sayılı taşınmaz üzerinde saha geliştirme, taşınmazı kiralama, taşınmaz için satış vaadi sözleşmesi yapma ve Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş. (ÇEDAŞ) nezdinde bağlantı anlaşmasına çağrı mektubu alma iş ve işlemlerini tamamlandığını, davalı tarafından müvekkile e-mail yoluyla gönderilen sözleşme gereğince müvekkilin sorumluluğunda olan tüm iş ve işlemler tamamlanmış, işin son aşaması olan "taşınmaz satış vaadi gereğince tapunun davalı tarafa devri" işi yapılmadan önce davalının yine mail yoluyla göndermiş olduğu talimat üzerine vekaleten ÇEDAŞ'tan alınan çağrı mektubu iptal edildiğini, akabinde de davalının yine mail yoluyla göndermiş olduğu talimat üzerine, vekaleten taşınmaza ilişkin kira sözleşmesi de feshedildiğini, görüleceği üzere müvekkil anlaşma gereği üzerine düşen tüm iş ve işlemleri tamamladığını, sözleşme ile belirlenen işler müvekkil tarafından tamamlandıktan sonra davalı taraf tamamen kendi insiyatifi ile işi yapmaktan vazgeçtiğini, müvekkile izafe edilebilecek herhangi bir kusur olmaksızın tamamen davalının inisiyatifiyle çağrı mektubu iptal edildiğini, müvekkilinin bu aşamaya kadar emek ve mesai sarf etmiş, yükümlülüklerini yerine getirmiş, yapılan iş ve işlemlerin karşılığı olan ve sözleşme ile belirlenen ücrete hak kazandığını, sözleşmede tüm işlemler tamamlandığında, davalı tarafından müvekkile sözleşmede belirlenen işler tamamlandığında 10,00 TL/m2+KDV ücret ödemesi yapılacağı kabul edildiğini, müvekkili tarafından çağrı mektubu alınan arazi 105,868m2'dir. Sözleşmede belirtilen işin tamamlandığını, bu durum davalının, sözleşme gereği müvekkilime 1.058.680,00 TL+KDV ödeme yapması gerektiğini, ancak taraf borcunu yerine getirmediğini, bu hususta müvekkil tarafından davalı tarafa Sivas 1. Noterliğinin 09.08.2023 tarih ve ... yevmiye numarasına kayıtlı ihtarname gönderilmiş ve davalı temerrüde düşürüldüğünü, bu ihtara davalı tarafından Gebze 2. Noterliğinin 21.08.2023 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile cevap verildiğini, davalı cevabi ihtarında sözleşmenin imzalanmadığı ifade edilmiş olsa da, "Yozgat İli Akdağmadeni İlçesi Arslanlıkarabuğra Köyü ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazda GES amaçlı saha geliştirme yapıldığı", müvekkil şirketin iş ve işlemleri yürütmesi için "vekaletname tanzim edildiğini", müvekkil tarafından; "kira sözleşmesi yapıldığı", "bağlantı anlaşmasına çağrı mektubunun alındığını" ve "projenin kendileri tarafından iptal edildiği" hususlarını yani özetle sözleşme içeriğindeki tüm iş ve işlemlerin yapıldığını kabul ettiğini, davalı cevabi ihtarında, müvekkilin "bağlantı noktası için garanti verdiğini" iddia etmiş ise de davalı dahil GES işiyle iştigal eden herkesin bileceği gibi "bağlantı noktası" hususunda bir garanti verilmesi mümkün değildir. Zira "bağlantı noktası", ÇEDAŞ tarafından "bağlantı anlaşmasına çağrı mektubu" alındığında ÇEDAŞ tarafından belirlenir. Bu aşamadan önce bağlantı noktasının bilinme durumu yoktur. Bu nedenle de müvekkilin bu konuda bir garanti vermesi mümkün değildir. Müvekkile "bağlantı noktasının 15 kmden fazla uzaklıkta olması" sebebiyle kusur atfı da mümkün değildir. Kaldı ki çağrı mektubu alınmazdan önce davalı şirketin devamlı iş ortaklığı bulunan "DİEN Enerji Danışmanlık AŞ" yetkililerince parsel özelinde hazırlanan elektrik projesi ile çağrı mektubuna başvuru yapıldığını, bu husus ÇEDAŞ'tan gelecek dosyadan açıkça anlaşılacağını, davalının, elektrik işlerinde iş ortağı olan danışmanlık şirketinin teknik bilgiye sahip personelinin de onayı akabinde tamamlanan iş ve işlemlerden sonra "bağlantı noktasının 15 kmden fazla uzaklıkta olmasının" müvekkile kusur olarak atfedilmesi, davalının müvekkilin hak ettiği ücreti ödemekten kaçınma amacı taşıdığının açık göstergesi olduğunu, yine davalının cevabi ihtarında, "kira sözleşmesinin feshedilmesine ihtirazi kayıt konulmadığı" beyan edildiğini, kira sözleşmesi taşınmaz sahipleri ile davalı şirket arasında kurulmuş ve müvekkil şirket yetkilisi tarafından davalıya vekaleten imzalandığını, sözleşmeye bizzat taraf olmayan müvekkilin, kira sözleşmesini fesih hususuna ihtirazi kayıt koymasının veya koymamasının alacağını etkilemesi mümkün olmadığını, müvekkili her koşul ve şartta üzerine düşen iş ve işlemleri tamamen yerine getirmiş ve sözleşme ile belirlenen işe hak kazandığını, müvekkile e-mail ile gönderilen sözleşmede müvekkil tarafından yapılacak masrafların davalı tarafından karşılanacağı kararlaştırıldığını, müvekkili firma yetkilisi, sözleşme kapsamında Sivas 2. Noterliğinin 07.12.2022 tarih ... Yevmiye Nolu düzenleme şeklindeki satış vaadi sözleşmesi ile, Yozgat İli Akdağmadeni İlçesi Arslanlıkarabuğra Köyü ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazın sahipleri taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yaptığını, niteliği gereği noterde yapılan sözleşme için 18.880,23 TL masraf ödemesi yapıldığını, bu masraf da davalı tarafından müvekkile ödenmediğini, davalının cevabi ihtarı üzerine tarafımızca Arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak arabuluculuk görüşmeleri olumsuz neticelendiğini, Müvekkil ile davalı arasındaki aracı danışmanlık işi bedeli olarak fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla kısmi dava olarak şimdilik 20.000,00 TL 'nin ihtar tarihinden(09.08.2023) itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, müvekkilin sözleşme gereği masraf olarak ödemiş olduğu 18.880,23 TL'nin işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket, Yozgat ili Akmağdeni İlçesi Arslanlıbuğa Köyü ... Ada, ... Parsel sayılı taşınmaz üzerinde GES santrali kurmak amacıyla davacı firmadan danışmanlık hizmeti almak için görüşmelerde bulunmuş ve vekaletname tanzim edildiğini, taraflar arasında hizmetin kapsamı hakkında taslak bir sözleşme üzerinde yapılan görüşmeler neticesinde taraflar özellikle davacının talep ettiği ücret üzerinde mutabık kalamadığından sözleşme imzalanmamış olup, ortada hukuken geçerli bir sözleşme bulunmadığını, davacı firma yetkilileri müvekkilim firma yetkililerine bir video kaydı yaparak ilgili yerin bağlantı noktasına olan yakınlığını göstermek suretiyle ilgili gayrimenkulün uygun olduğu yönünde açıklamalarda bulunduğunu, bu görüntü kaydı dosyaya cd olarak sunulduğunu, ancak müvekkili firma çağrı mektubunda bildirilen bağlantı noktasının alfa planlama tarafından bildirilen ve video kaydıyla görüntülü olarak gösterdiği/beyan ettiği bağlantı noktasında olmaması ve 15 km daha uzak olması nedeniyle maliyeti çok yüksek olacağından fiili imkansızlık nedeniyle çağrı mektubunu iptal ederek kira sözleşmesini ve bu işle ilgili tüm süreci iptal etmek zorunda kaldığını, çağrı mektubunda belirtilen bağlantı noktasına kadar olan hattın üzerinde (15 kmlik mesafede) pek çok farklı parsel yer almakta olup, maliklerin/ortakların hepsinden muvaffakatname alınması gerektiğini, bazı parseller ise orman alanında yer aldığını, çağrı mektubunda projeye başlamak için 2 yıllık süre öngörüldüğünü, bu süre içerisinde tüm bu işlemlerin yapılması çok zor/veya imkansız olduğundan müvekkiller için projenin maliyeti ve alacağı zamanın yanı sıra sonuca ulaşıp ulaşmayacağı da belirsiz hale geldiğini, dolayısıyla müvekkilim şirket GES projesini gerçekleştiremediği gibi bu konuda zaman, emek ve mesai kaybına uğradığını, davacı danışman firma proje için uygun, bağlantı noktasına bildirdiği ve gösterdiği şekilde 500m veya 1 km mesafede çağrı mektubu alınabilmiş olsaydı proje akamete uğramayacağından davalı müvekkilimin projeyi sonuçlandıramamasında davacı firma kusurlu olduğunu, müvekkili tarafından davacı Alfa planlama ile mutabık kalınmak suretiyle, 10.04.2022 tarihinde GES santralinin kurulacağı arazi ile ilgili kira sözleşmesinin fesih bildirimi gönderildiğini, Müvekkilim bu bildirimde; kira sözleşmesini bahse konu arazinin bağlantı noktasına uzaklığının 15 km den fazla olması nedeniyle feshettiğini ve bu sözleşme ile ilgili herhangi bir yükümlülük kabul etmediğini bildirmiş bulunduğunu, bu beyana karşı davacının herhangi bir itirazı olmadığını, kira sözleşmesinin feshedilmesinden sonra GES santralinin kurulacağı arazi olan Yozgat ili Akmağdeni İlçesi Arslanlıbuğa Köyü ... Ada, ... Parsel sayılı taşınmaz ise 3. kişilere satılmış olup, bu konuyla ilgili davacının ve arsa sahiplerinin maddi bir zararının söz konusu olmadığını, gayrimenkulün “geldisiyle” birlikte tapu kayıtlarının celbini ve ilgili satış işleminin tespitini talep ettiklerini, satış işlemine davacı firma aracılık ettiğinden bu işlemden danışmanlık ve aracılık ücreti aldığını, davacıya bu hususlar yazılı olarak mail yoluyla bildirildiğini, kira kontratının feshi konusunda danışman firma hiçbir itirazda bulunmadığını, davacı danışman firmanın taahhüt ettiği şekilde bağlantı noktası bulunmadığından müvekkili mağdur olmuş ve proje tümden iptal olduğunu, proje danışman firmanın hatalı yönlendirmesi nedeniyle gerçekleşmediğinden iş tamamlanamamış olup, müvekkilim şirketin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, taraflar arasında imzalanmış bir yazılı sözleşme bulunmadığını, bu nedenle danışman firmanın müvekkilinden masraf talebinde bulunması haksız ve yersiz olduğunu, müvekkilinin projenin gerçekleşmemesinden kaynaklı kayıpları nedeniyle maddi ve manevi tazminat ve tüm yasal hakları saklı olduğunu, davacının keşide ettiği Sivas 1. Noterliği’nin 09.08.2023 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesine karşı Gebze 2. Noterliği’nin 21.08.2023 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile cevaplarımızı sunarak herhangi bir borcumuz bulunmadığını davacıya bildirdiklerini, dava dilekçesinde belirtildiği şekilde cevabi ihtarnamede herhangi bir kabul beyanı olmadığını, aksine işin danışman firma tarafından tamamlanmadığı, kiralama sözleşmesinin iptal edildiği, bu süreçte yazılı sözleşme yapılmadığı açıklıkla ifade edildiğini, davacı şirketin uzmanlık alanı internet sitesinde “Enerji yatırımlarında arazi/çatı ve mülkiyet sürecinin tamamının yürütülmesi. Fizibilite, Başvuru ve izinlerin alınması, kurulum ve işletme bakımının yapılması” olarak tanımlandığını, davacının izinlerin ÇEDAŞ’tan alındığı bu durumu müvekkilinin bilemeyeceği iddiası gerçek dışı olduğunu, enerji işinde bağlantı noktasına olan mesafenin yakın olması masrafı ve maliyeti etkileyen en önemli unsur olup, davacı bağlantı noktasının arazinin sınırı olduğu şeklinde müvekkile bilgi verdiğini, Dien Enerji'nin yaptığı iş elektrik projesi başka bir konu olup, bağlantı noktası yönünden arazinin uygun olduğunu söyleyerek müvekkili yönlendiren davacı şirket yetkilileri olduğunu, çağrı mektubunda ise davacının belirttiği ve söylediği şekilde sonuç alınamadığını, davacı işini eksik ve hatalı yapmış olup, müvekkilimin hiçbir borcu bulunmadığını, kaldı ki bahse konu arazi bile satılıp el değiştirdiğini, davacının iddiası ve talebi haksız ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davasında haklı çıkacağını düşünseydi kısmi dava açmaz, alacağının tamamını dava konusu ederceğini, davacı taraf iddia ettiği alacak için müvekkil şirkete herhangi bir fatura düzenlememiş, masraf makbuzu da iletmediğini, bütün bunlar davacının herhangi bir alacağının olmadığını gösterdiğini, davacının faiz talebine ve faiz başlangıç tarihine de itiraz ettiklerini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için dava kabul görse dahi ihtarnamenin (Sivas 1. Noterliği’nin 09.08.2023 tarihli ihtarnamesi) müvekkiline tebliğ tarihi olan 14.08.2023’ten 5 gün sonrası (ihtarnamede verilen süre) olan 19.08.2023 tarihinden öncesinde temerrüt oluşmayacağından faiz başlangıç tarihi de usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
:İlk derece mahkemesince; "... Davanın REDDİNE, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin, usulüne uygun ve süresi içerisinde bildirmiş oldukları delilleri toplamadığını; Mahkemece, ticari defterlerin incelenmesine dair bilirkişi raporu alma usulünün hukuka ve usule aykırı olduğunu, mahkemece deliller toplanmadan ve bu hususta karar verilmeden yemin deliline dayanmak üzere taraflarına süre verilmesinin de hukuken mümkün olmadığını, kabule göre arabuluculuk ücretinin davalıya yükletilmesinin hatalı olduğunu, ancak bu hususun HMK'nın 304. maddede belirtilen yazı hesap hatası hükmünde olmadığını, mahkemece hükmün tashihi yoluyla düzeltilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında hizmetin kapsamı hakkında taslak bir sözleşme üzerinde yapılan görüşmeler neticesinde taraflar özellikle davacının talep ettiği ücret üzerinde mutabık kalamadığından sözleşmenin imzalanmadığını, ortada hukuken geçerli bir sözleşmenin bulunmadığını, Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacının herhangi bir fatura tanzim etmediği ve bir alacağının bulunmadığının tespit edildiğini; davacının, hükmün tashihi yoluyla düzeltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu yönündeki beyanlarının yersiz olduğunu belirterek; davalının haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarih, 2024/8 Esas - ████████ Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava danışmanlık sözleşmesi kapsamında alacak talebine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosyanın incelenmesinde; davacı ile davalı arasında “Arazi Geliştirme Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi” imzalandığı, anılan sözleşmenin davacıya davalı tarafından e-posta olarak gönderildiği, davacı tarafından anılan sözleşmenin imzalanarak davalıya gönderildiği, davalı tarafından sözleşmenin imzalanıp davacıya gönderilmediği, ancak sözleşme konusu işlemlere devam edildiği, davacının sözleşme konusu işlemleri e-posta yazışmaları kapsamında davalının talimatları kapsamında yerine getirdiği, bu kapsamda Yozgat ili Akdağmadeni İlçesi Arslanlıbuğa Köyü ... Ada, ... Parsel sayılı taşınmaz üzerinde GES santrali kurmak amacıyla davalının davacının yetkilisine vekaletname verdiği, anılan vekaletname kapsamında davacının taşınmaz için maliklerle kira sözleşmesi imzaladığı, yine aynı taşınmaz için düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi imzalandığı, davacının davalı adına ÇEDAŞ’a GES için başvuru yapıldığı, anılan başvuru kapsamında davalının çağrı mektubu aldığı, ancak davalının kendi iradesi ile anılan çağrı mektubunu ve kira sözleşmesini iptal ettirdiği, davacının sözleşme gereği üzerine düşen edimleri yerine getirdiğinden ücrete hak kazandığından bahisle ve ayrıca satış vaadi sözleşmesi için noter masrafı yaptığından sözleşme konusu danışmanlık ücretinin ve noterlik masrafının tahsili için eldeki davanın açıldığı; davalı tarafça sözleşme görüşmelerinin yapıldığının kabul edildiği ancak sözleşme bedeli dahil bazı hususlarda anlaşılamaması nedeniyle sözleşme imzalanmadığı, görüşmelere sırasında vekaletname tanzim edildiği, davacının GES için bağlantı noktasına ilişkin gönderdiği videoda bağlantı noktasının taşınmaza yakın olduğunu beyan etmesine rağmen çağrı mektubundaki bağlantı noktasının 15 km daha uzak olduğundan yatırım yapılamadığı, bu şekilde GES işinin iptal edildiği, davacı ile aralarında sözleşme bulunmadığı, davacının vadettiği işi eksik ve hatalı yapması nedeniyle davalının davacıya bir borcu bulunmadığından davanın reddinin talep edildiği, mahkemece davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacının istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.Uyuşmazlık danışmanlık hizmet alımı sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Öncelikle sözleşme ilişkisi kurulup kurulmadığı üzerinde durmak gerekir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) 1 ve devamı maddelerinde sözleşmenin kurulması ve hükümleri düzenlenmiş olup; sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla (rızalarını beyan etmeleriyle) kurulur (TBK 1/1). Taraflar sözleşmenin esaslı noktalarında uyuşmuşlarsa, ikinci derecedeki noktalar üzerinde durulmamış olsa bile, sözleşme kurulmuş sayılır (TBK 2/1). İkinci derecedeki noktalarda uyuşulamazsa hâkim, uyuşmazlığı işin özelliğine bakarak karara bağlar (TBK 2/2). Bu hükümlerin sonucu olarak, icap ve kabul ile yani önerinin diğer tarafça kabul edilmesi ile birbirine uygun karşılıklı irade açıklaması gerçekleştiğinden sözleşme ilişkisi kurulmuş olur. Öneri ve kabul iradelerinin birleşmesi ve sözleşmenin kurulması için tarafların bir arada bulunması gerekmez. Kanunun (TBK) 4/2. maddesinde, telefon, bilgisayar gibi iletişim sağlayabilen araçlarla doğrudan iletişim sırasında yapılan önerinin, hazır olanlar arasında yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir.Kabul için süre belirlenmeksizin hazır olmayan bir kişiye yapılan önerinin, zamanında ve usulüne uygun olarak gönderilmiş bir yanıtın ulaşmasının beklenebileceği ana kadar, önereni bağlayacağı (TBK 5/1), öneren, kanun veya işin özelliği ya da durumun gereği açık bir kabulü beklemek zorunda değilse, öneri uygun bir sürede reddedilmediği takdirde, sözleşmenin kurulmuş sayılacağı (TBK 6/1) düzenlemeleri, hazır olmayanlar arasında da öneri ve kabule ilişkin irade beyanları ile sözleşmenin kurulacağını ortaya koymaktadır. İrade açıklaması açık veya örtülü (zımni) olabilecektir (TBK 1/2).Beyanın anlam ve konusu hiçbir yoruma ve karışıklığa meydan vermeyecek şekilde beyan vasıtalarından, yani kullanılan söz, yazı veya işaretlerden anlaşılıyorsa, bu, açık bir irade beyanıdır. Zımnî irade beyanı ise, iradenin varlığını gösteren davranışı ifade eder. Bu anlamda, açık olmayan her türlü irade beyanı, zımnî irade beyanıdır. İrade beyanının anlamının, yani sonuç iradesinin doğrudan doğruya söz veya işaretlerden çıkmaması, anlaşılmaması hâlinde, zımnî irade beyanı söz konusu olur. Başka bir deyişle, zımnî irade beyanlarında beyan sahibinin davranışı, işlem iradesini dolaylı bir şekilde ifade eder; onun davranışından, dolaylı olarak işlem iradesine sahip olduğu sonucu çıkar (Eren, Fikret: Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, 11. Baskı, İstanbul 2009, s. 124). (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin █████████ esas ████████ karar sayılı ilamı)Taraflar, birbirine uygun irade beyanlarıyla sözleşmeyi kurarken, sözleşmenin içeriğini de tespit ederler. Bu nedenle, tarafların irade beyanları arasındaki uygunluğun kapsamına, sözleşmenin içeriğini oluşturan hangi noktaların girmesi gerektiği önem taşımaktadır. Uygunluğun hangi noktaları kapsaması gerektiği, yeteri kadar açık ve kesin olmamakla birlikte, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 2/I maddesinde hükme bağlanmıştır. Bu hükme göre, “Taraflar sözleşmenin esaslı noktalarında uyuşmuşlarsa, ikinci derecedeki noktalar üzerinde durulmamış olsa bile, sözleşme kurulmuş sayılır. İkinci derecedeki noktalarda uyuşulamazsa hâkim, uyuşmazlığı işin özelliğine bakarak karara bağlar. Sözleşmelerin şekline ilişkin hükümler saklıdır”. Maddeden de anlaşılacağı üzere, kanun, bir sözleşmenin esaslı noktaları ile ikinci derecedeki (yan) noktaları arasında ayırım yapmakta ve yan noktalardan birinin, bir kaçının veya hepsinin saklı tutulmasına, yani bunlar hakkındaki anlaşmanın ileriye bırakılmasına rağmen, esaslı noktalarda anlaşmaya varılmışsa, sözleşmenin kurulmuş olduğunu kabul etmektedir. Buna karşılık, saklı tutulan, yani kararlaştırılması ileriye bırakılan nokta, ikinci derecedeki (yan) nokta değil de, sözleşmenin esaslı noktalarından ise, bu durumda sözleşmenin kurulması da ileriye bırakılmış sayılır ve hâlihazırda kurulmuş bir sözleşmenin varlığından söz edilemez. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin █████████ esas █████████ karar sayılı ilamı)Somut olayda; davacı taraf Yozgat ili Akdağmadeni ilçesi Arslanlıbuğa Köyü 121 Ada, 99 Parsel sayılı taşınmaza GES kurulumu için mutabakata varıldığını, davalı tarafından davacıya e-posta yoluyla sözleşme gönderildiğini, davacının anılan sözleşmeyi imzalayıp davalıya gönderdiğini, davalının imzalayıp davacıya göndermediğini, ancak işlemlere devam edilmesi nedeniyle sözleşme kurulduğunu iddia etmiş; davalı taraf ise ücret hususunda anlaşılamaması üzerine geçerli bir sözleşme kurulamadığını savunmuştur.6098 sayılı yasanın 1.maddesine gereği sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla (rızalarını beyan etmeleriyle) kurulur. Taraflar sözleşmenin esaslı noktalarında uyuşmuşlarsa, ikinci derecedeki noktalar üzerinde durulmamış olsa bile, sözleşme kurulmuş sayılır (6098 sayılı TBK 2/1). Bu hükümlerin sonucu olarak, icap ve kabul ile yani önerinin diğer tarafça kabul edilmesi ile birbirine uygun karşılıklı irade açıklaması gerçekleştiğinden sözleşme ilişkisi kurulmuş olur. Öneri ve kabul iradelerinin birleşmesi ve sözleşmenin kurulması için tarafların bir arada bulunması gerekmez. Kanunun (TBK) 4/2. maddesinde, telefon, bilgisayar gibi iletişim sağlayabilen araçlarla doğrudan iletişim sırasında yapılan önerinin, hazır olanlar arasında yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir.Eldeki olayda; davacı taraf davalı tarafından e-posta yoluyla kendisine sözleşme metni gönderildiğini, kendisinin de imzalayarak davalıya gönderdiğini beyan etmiştir. Dosyaya davacı tarafından sunulan bir kısım e-posta içeriklerinde dava konusu sözleşme görüşmelerine ilişkin bir içeriğin olmadığı, davaya konu edilen Yozgat ili Akdağmadeni İlçesi Arslanlıbuğa Köyü ... Ada, ... Parsel sayılı taşınmaza ilişkin de bir içeriğin olmadığı, sadece kira sözleşmesi iptali ve çağrı mektubunun iptaline ilişkin yazışmalar olduğu, dava konusu olmayan Eskişehir ilindeki işlere ilişkin yazışmalar olduğu, davacının taraflar arasında sözleşmeye konu olduğu iddia edilen yazışmaların dosyaya sunulmadığı görülmektedir. Mahkemece taraflar arasında iddia edilen sözleşmenin kurulup kurulmadığı, yani davacının iddiasına göre davalının öneri olarak gönderdiği sözleşmenin davacı tarafından kabul edilip imzalanarak davalıya gönderildiği iddiası üzerinde durularak, davacının dava dilekçesinde bildirdiği sözleşmeye ilişkin e-postaların dosyaya sunulması için kesin süre verilip sonucuna göre sözleşmenin kurulup kurulmadığı üzerinde durulmadığı, dolayısıyla anılan hükmün eksik araştırmaya dayalı olduğu görülmektedir.O halde mahkemece yapılacak iş; davacı tarafa uygun bir kesin süre verilerek, dava dilekçesinde beyan ettiği dava konusu sözleşmeye ilişkin tüm e-postaların dosyaya sunulmasının sağlanması; yazışmalar dosyaya sunulursa taraflar arasında 6098 sayılı yasanın 1.ve 2.maddesi kapsamında sözleşme kurulup kurulmadığının tespiti, bu tespit yapılırken davalının sözleşmedeki ücret hususunda anlaşılamadığı yönündeki savunmasının esaslı unsur olduğu dikkate alınarak bu savunmanın da irdelenmesi, sözleşme kurulmuş ise davalının dosyaya sunduğu CD çözümü de yaptırılarak, davacının taahhüt ettiği bağlantı noktasına ilişkin bir içeriğin CD’de olup olmadığının tespiti ile davacının ÇEDAŞ’a yaptığı başvuru sonucundaki çağrı mektubundaki bağlantı noktasının yakın olup olmadığının içinde elektrik mühendisi de olan bir bilirkişi heyetinden alınacak rapor ile tespiti, davacıya davalı tarafından verilen vekaletnamenin, davacının davalı adına yaptığı kira sözleşmesi, satış vaadi sözleşmesi ve ÇEDAŞ’a yapılan başvuruların sözleşmenin kurulmasından sonra sözleşme kapsamında yapılıp yapılmadığı ile davacının sözleşmedeki ücrete ve sözleşme gereği yaptığını beyan ettiği masraflara hak kazanıp kazanmadığının, davacının eksik veya ayıplı ifasının olup olmadığının değerlendirilmesi; sözleşme kurulmamış ise davacının sözleşme öncesi sorumluluk nedeniyle zararının tazminini de talep etmediği dikkate alınarak(Benzer yönde Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin █████████ esas █████████ karar sayılı ilamı) davanın reddine karar verilmesinden ibarettir.Gerekçeli karar başlığında; tarafların ve davacı vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarih, 2024/8 Esas ve ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.█████/2026Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*