Anahtar kelimeler: Kasnak Halatlarda Halatların Halat Cisim Davadavacı Bakımı Kırılmalar Asansörün Asansörü

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında ... projesinde mevcut 1 adet asansörün servis ve bakımı hususunda 12.09.2023 yürürlük tarihli İnşaat Kullanım Asansörü Sözleşmesi ve Temel Arıza Hizmet Protokolü imzalandığı; müvekkil şirket bu sözleşme çerçevesinde ilgili bakım ve servis hizmetini yürüttüğü; müteakiben inşaat ortamında kullanılan asansörde halat ve kasnak aralarına cisim ve parça düşmesi nedeniyle halatlarda kırılmalar meydana geldiği ve halatların değişimi için, müvekkil şirket tarafından bu konuya ilişkin davalıya 07.07.2024 tarihli Fiyat Teklifi sunulduğu; davalı tarafça bu teklif 05.07.2024 tarihli e-posta ile kabul edildiği; müvekkil şirket, sözleşme ve protokolde belirtilen tüm yükümlülüklerini eksiksiz ve tam olarak yerine getirdiği; müvekkil şirket tarafından halat değişimi gerçekleştirildiği; davalı tarafça müvekkil şirketin anılan sözleşme uyarınca düzenlenen faturalardan kaynaklı bakiye alacağı tüm şifahi uyarılara rağmen ödenmediği; borcun üç gün içerisinde ödenmesi hususunda ... 14. Noterliği’nin ... tarihli, ... yevmiye nolu ihtarnamesi gönderildiği, ihtarname 08.10.2024 tarihinde davalı şirkete e-tebliğ edildiği ve davalı borçlu şirket borcunu ödemeyerek 17.10.2024 tarihinde temerrüde düştüğü; ... 23. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası ile 23.10.2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı ancak takibe haksız itiraz edildiği; davalı aleyhine başlattığımız icra takibi 16.489,61 Euro + 42.840,87-TL üzerinden açılmış ise de bilahare davalı şirket ile müvekkil şirket arasında münakit 01.03.2022 tarihli Teknopark ... Binası Yapım İşleri Asansör İşleri Sözleşmesi nedeniyle müvekkil şirket kayıtlarında borçlu şirketin 94.505,87-TL (2.880,01 Euro) alacağı görüldüğünden bir başka sözleşmeden doğan bu alacak, borçlu şirkete de bildirilmek suretiyle icra dosyasına konu alacak ile takas-mahsup edildiği; bu husus icra dosyasına da bildirildiği ve ilgili tutar mahsup edildiği; mahsup sonucu 13.605,34 Euro + 42.840,87 TL üzerinden açıldığı neticeten müvekkilimizin fazlaya ilişkin her türlü hakkı saklı kalmak kaydı ile davalının ... 23. İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın 13.605,34 Euro + 42.840,87 TL üzerinden iptaline, takibin, takip talebindeki şartlarla birlikte devamına, alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı şirket müvekkil şirketten ödenmemiş fatura alacağı olduğunu iddia etse de müvekkil şirketin davacı şirkete ödenmemiş fatura borcu bulunmadığı; davacı tarafın belirttiği alacak miktarı ile davalı müvekkilin hesapları örtüşmediği; davacı taraf, fahiş faiz oranlarıyla haddinden fazla bir borç miktarı ortaya çıkardığı bu da sözleşmenin kötüye kullanılması ve müvekkili mağdur etmekten başka bir anlam taşımadığı; Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde davacı tarafın alacak iddiasının doğru olmadığı görüleceği; taraflar arasındaki Sözleşme süresinin başlanması ile birlikte davacı tarafça yükümlülükler geç- eksik/ayıplı ifa edilmeye başlandığı; davacının edimlerini geç- eksik/ayıplı yerine getirmesi nedeniyle iş programında gecikmeler yaşandığı; tüm süreç boyunca davacı şirket iş gücü eksikliği, malzeme ve iş programı eksikliği gibi konularda da defalarca uyarıldığı; eksik ayıplı ifa nedeniyle müvekkil şirket zarara uğradığı; davacı taraf sözleşmede kararlaştırılan edimleri eksik ve ayıplı ifa etmiş olduğu halde müvekkil şirkete fatura kestiği; davacının sözleşmeye aykırı eylemleri taraflar arasındaki sözleşmenin cezai şart bedeline ilişkin hükümlerin uygulanması sonucunu doğurduğu; davacının garanti yükümlülüğünde olan asansörlerdeki eksik ve ayıpları tarafı olduğu sözleşme gereği ücretsiz şekilde gidermesi gerekirken; müvekkil şirkete fatura keserek takibe geçmesi kötü niyetinin göstergesi olduğu bu kapsamda davacı şirketin müvekkil şirketten talep edebileceği hiçbir alacak bulunmadığı; davacı şirketin asansör işlerini üstlendiği ... için müvekkil şirket ile ... arasında 01.03.2022 tarihli ...İşleri Sözleşmesi imzalandığı ancak İşveren ... Firması tarafından işin tamamlanmadığı ve işbu sebeple 01.03.2022 tarihli ... Binası ve Yapım İşleri Asansör İşleri Sözleşmesinin feshedildiği müvekkil şirkete bildirildiği; müvekkil tarafından ... Binası yapımına başlanmış ve %98 seviyelerine geldiği ; müvekkilin, işveren ile arasındaki sözleşmesinin 25.10.2024 tarihinde hukuka aykırı olarak ... tarafından haksız şekilde feshedilmesi nedeniyle Müvekkil şirket faaliyetlerine devam edemediği; davanın asıl işveren ...'a ihbarı gerektiği; davacı tarafın talep etmiş olduğu fatura alacağı taraflar arasındaki ticari ilişkideki borç alacak durumuna aykırı olup alacağın mevcudiyeti yargılamayı gerektirdiği; davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği neticeten haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, davacının davalı hakkında başlattığı ... 23. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı alacaklı ise alacak miktarının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşma ara kararı ile 2023 ve 2024 yılına ait taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak davacı tarafından davaya konu faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığının tespit edilerek dava konusu uyuşmazlık hakkında mali müşavir bilirkişiden rapor hazırlanmasının istenilmesine karar verilmiştir.Bu kapsamda mali müşavir Banu Kiper'den alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinin tasdikleri ticari defterleri sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu tespit edilmiştir. 2024 yılı ticari defterlerinin tasdikleri ticari defterleri sahibi lehine delil olma vasfına haiz olup/olmadığı sayın mahkemenizin takdirindedir.
Davalı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinin tasdikleri ticari defterleri sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu tespit edilmiştir.
2024 yılı ticari defterlerinin tasdikleri ticari defterleri sahibi lehine delil olma vasfına haiz olup/olmadığı sayın mahkemenizin takdirindedir.
Davacı cari hesap ekstresindeki kayıtlara göre davalının 19.08.2024 tarihi itibariyle 15 adet fatura karşılığı 42.672,52 TL + (16.465,25 EURO karşılığı) 595.673,86 TL = 638.346,38 TL borçlu olduğu görülmüştür. İlgili tutar davacının ticari defterinde yapılan inceleme sonucu Borç/Alacak ilişkisinin oluştuğu teyit edilmiştir. Davalının başka bir sözleşmeden doğan alacağı 2.880,01 euro karşılığı 94.505,87 TL’nin mahsubu sonrasında 42.672,52 TL + (13.585,25 EURO karşılığı) 501.167,99 TL = 543.840,51 TL davacının alacak tutarıdır. Davalının cari hesap ekstresindeki kayıtlara göre davacının 22.07.2024 tarihi itibariyle 14 adet fatura toplamının 635.177,86 TL alacaklı olduğu görülmüş olup , davalının ticari defterinden teyit edilememiştir. Davalının başka bir sözleşmeden doğan alacağı 2.880,01 euro karşılığı 94.505,87 TL’nin mahsubu sonrasında 39.504 TL + (13.585,25 EURO karşılığı) 501.167,99 TL = 540.671,99 TL davalının borç tutarıdır. Davacı ve davalı şirket arasındaki 3.168,52 TL’lik bakiye farkının sebebleri ; davacının düzenlediği 19.08.2024 tarihli ... nolu 4.632,00 TL’lik hizmet satış faturası davalının kayıtlarına alınmadığından ve davalının kayıtlarında olmayan gider faturaları 217,56 TL; iade faturası 1.681,04 TL’dir.
(4.632,00 - 1.536,00 + 72,52 = 3.168,52 TL)
Mahkememiz █████/2025 tarihli ara kararı ile Asansör yapımının davadışı firma tarafından tamamlanıp tamamlanmadığı; davacının davaya konu işe ilişkin hak ediş belgelerini sunması için davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, Davalı vekiline cevap dilekçesinde yer alan yazışmaları sunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, işbu duruşma zaptının tebliği ile verilen kesin süre içerisinde yazışmalar sunulmadığı takdirde işbu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına, tarafların bağlı bulunduğu vergi müdürlüğüne müzekkere yazılarak 2023-2024 yılı ba- bs formlarının celbine, ara kararlar yerine getirildikten sonra sözleşme kapsamında davacının edimlerini yerine getirme oranı, işin tamamlama durumu ile sözleşmenin feshinden kaynaklı davacının talep edebileceği miktarın tespiti yönünden mali müşavir bilirkişiye ek olarak dosyaya hak ediş uzmanı, borçlar hukuku alanında uzman bilirkişi ve makine mühendisi bilirkişiye tevdi ile davacının davalıdan talep edebileceği alacak miktarının tespitine ilişkin rapor alınmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda alınan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Taraflar arasında adi yazılı şekilde, 12.09.2023 yürürlük tarihli, “İnşaat Kullanımı Asansör Sözleşmesi” başlıklı, toplam 15.200TL*KDV bedelli sözleşme kurulmuş olup “Genel Koşullar” başlığında düzenlenmiş 1. maddede yer alan irade açıklamaları incelendiğinde sözleşmede, hem TBK m. 470 hükmünde düzenlenen eser sözleşmesine ilişkin edimlerin (örneğin periyodik bakım hizmeti verilmesi) hem de TBK m. 502 hükmünde düzenlenen vekalet sözleşmesine ilişkin edimlerin davalıyı/müşteriyi yürürlüğe giren yeni düzenlemeler hakkında bilgilendindirme kararlaştırıldığı, tarihi yazılmamış, adi yazılı şekilde imzalanmış “Temel Arıza Protokolü”nde yer alan irade açıklamaları incelendiğinde işbu sözleşmenin TBK m. 470 hükmü gereğince eser sözleşmesi olduğu, sözleşmede, kurtarma hizmetinin verileceğinin ve arızaya müdahale edilmesi gerektiğinde davacıya 700TL + KDV ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacı tarafından davalıya 04.07.2024 tarihli e-mail ile davalıya gönderilen, davacı şirket tarafından düzenlenen 07.07.2024 tarihli, “yedek parça teklifi” konulu belge incelendiğinde, 300 metrelik, 8mm.lik halat değişiminin toplamda 13.700Euro + KDV olduğuna yönelik fiyat teklifi davacıya sunulmuş olup davalı tarafından 05.07.2024 tarihli e-mail ile teklifin uygun görüldüğü beyan edildiği anlaşılmakla söz konusu teklifte yer alan hususlar hakkında taraflarca TBK m. 1 hükmüne göre karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile sözleşmenin (TBK m. 470 hükmünde eser sözleşmesinin) kurulduğu, Davacının gereği gibi borcunu ifa etmesine karşın davalı tarafça bakiye alacağın ödenmediğinin iddia edildiği; bunun üzerine davacı şirket tarafından davalı şirkete ... 14. Noterliği'nden...tarihinde ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiği ve Temel Bakım Sözleşmesi ile Temel Arıza Hizmet Protokolü kapsamında 42.840,87 TL ile 16.465,25 Euro'nun tebliğden itibaren üç gün içerisinde ödenmesinin talep edildiği; işbu ihtarnamenin e-tebligat safahatı incelendiğinde davalı şirkete 08.10.2024 tarihinde teslim edildiğinin görüldüğü; buna ilişkin olarak Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin m. 9(6) hükmü “Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.” şeklinde olduğu için davalının 23.10.2024 tarihinde temerrüde düştüğü kanaatine varıldığı; Davalının borcunu ödememesi nedeniyle davacı tarafından 23. aleyhine ... 23. İcra Müdürlüğünün...E, başlatılan icra takibinde 42.840,87TL. ile 16. 'borcun sebebi” olarak da “12.09.2023 Yürürlük Tarihli İnşaat Kullanım Asansörü Sözleşmesi'nin, Temel Arıza Hizmet Protokolü'nün, 07.07.2024 Tarihli Teklif Anlaşma, ... 14. Noterliğinin ... Tarihli, ... Yevmiye Numaralı ihtarname ve tebliğ şerhinin, davacıya Ait ticari defter ve kayıtların” gösterildiği, Davacı şirket tarafından davalı şirkete ... 14. Noterliği'nden ... tarihinde ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiği ve 94.505,87TL lik alacağın icra dosyası ile icra dosyasına konu alacakla ve asansör montaj sözleşmesinden kaynaklı alacakla takas-mahsup edildiğinin bildirildiği, işbu ihtarnamenin e-tebligat safahatı incelendiğinde davalı şirkete 10.2024 tarihinde teslim edildiği, Dava dilekçesinde belirtildiği üzere, her ne kadar icra takibinde 42.840,87TL. + 16.489,61 Euro'nun ödenmesi talep edilmiş ise de taraflar arasında kurulan 01.03.2022 tarihli ...Binası Yapım İşleri Asansör İşleri Sözleşmesi” nedeniyle davacı şirketin kayıtlarında borçlu şirketin 94.505,87-TL (2.880,01Euro) alacağı görüldüğünden “başka bir sözleşmeden doğan” bu alacağın, icra dosyasına konu alacak ile takas-mahsup edilmesi nedeniyle (... 14. Noterliğinin ...Tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi) bu hususun icra dosyasına da bildirilerek ilgili tutarın mahsup edilmesi sonucunda huzurdaki davanın, 13.605.34Euro + 42.840,87TL üzerinden açıldığının anlaşıldığı; yukarıda değerlendirildiği üzere, taraflar arasında kurulan ve de icra takibinde “borcun sebebi” olarak gösterilen “İnşaat Kullanımı Asansör Sözleşmesi”, “Temel Arıza Protokolü” ile “yedek parça teklifi” konulu belge gereğince davacının alacağının hesaplanmasının uzmanlık alanımın dışında kaldığı; Eğer davacının işbu sözleşmelerde üstlendiği edimleri gereği gibi, zamanında ifa ettiği ve ayrıca davalı tarafından tüm ödemelerin yapılmadığı tespit edilir ise bu durumda davacının malvarlığının aktif kısmında alacak hakkının doğacağı kanaatine varılmış olup takdir, TMK m. 4 ve HMK hükümleri gereğince münhasıran sayın mahkeme'ye ait olduğu, “Asansör yapımının dava dışı firma tarafından tamamlanıp tamamlanmadığı, sözleşme kapsamında davacının edimlerini yerine getirme oranı, işin tamamlama durumu ile sözleşmenin feshinden kaynaklı olarak davacının talep edebileceği miktarın tespiti” hususunda teknik inceleme yapıldığında; Dosya kapsamındaki mevcut belge ve beyanlar birlikte değerlendirildiğinde, ... numaralı asansöre ilişkin 12.09.2023 tarihli sözleşmenin, şantiye kullanımına açılan asansörün bakım ve arıza giderimlerine yönelik ayrı bir sözleşme niteliğinde olduğu; dava konusu alacağın da davacı tarafın beyanlarına göre montaj hakedişinden değil, esasen bu bakım ilişkisi ile halat/parça değişiminden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Davacının ... asansörü bakım sözleşmesi kapsamında belirli dönem boyunca bakım hizmeti verdiğine, halat değişimi ihtiyacının da şantiye kullanım koşulları bakımından teknik olarak mümkün ve hayatın olağan akışına uygun olduğu görülmüştür. Buna karşılık, ana asansör yapım işinin dava dışı firma tarafından tamamlanıp tamamlanmadığı, ana işin genel tamamlanma oranı ve bu oran üzerinden feshe bağlı sayısal alacak hesabı hususlarında, mevcut dosyada kesin teknik değerlendirmeye yetecek düzeyde üçüncü firma tamamlama belgeleri, kabul/teslim kayıtları, eksik iş çizelgeleri ve keşif verileri bulunmadığından, bu başlıklarda kesin oran ve miktar bildirilmesi mümkün görülmemiştir. Mali inceleme neticesinde; Dava konusu takip/alacak, 01.03.2022 tarihinde akdedilen ... No.lu Asansör İşleri Sözleşmesi (Ana Sözleşme)' ve Ana sözleşmenin 24. Maddesine istinaden imzalanan İnşaat Kullanım Asansörü sözleşmesi kapsamında, ALT Yüklenici Davacının, bu sözleşme hükümlerine göre ilgili bakım ve servis hizmetini yürütmesi sırasında, inşaat ortamında kullanılan asansörde halat ve kasnak aralarına cisim ve parça düşmesi nedeniyle halatlarda kırılmalar sonrası halatların değişim bedelinden kaynaklandığı, 01.03.2022 tarihinde akdedilen Ana sözleşmenin 25. Maddesi ve İnşaat Kullanım Asansi Sözleşmesi” nin 1. Madde hükmüne göre, Geçici kabulden sonra Garanti süresi yürürlüğe gireceği için, Davalı Müteahhit in iddia ettiği gibi, değişen malzeme bedeli garanti süresinin başlangıcından önceki Davalı Mütcahhidin bilgisi ve onayı kapsamında değiştirilen halat bedeli olduğu, her ne kadar davacı tarafından icra takibinde 42.840,87TL. + 16.489,61 Euro'nun ödenmesi talep edilmiş ise de huzurdaki davanın, 13.605,34 Euro + 42.840,87TL üzerinden açıldığı; buna göre icra takibinde “borcun sebebi” olarak gösterilen “İnşaat Kullanımı Asansör Sözleşmesi”, “Temel Arıza Protokolü” ile “yedek parça teklifi” konulu belge gereğince davacının 13.605.34 Euro + 42.840.87 TL alacaklı olduğunun hesaplandığı, Davacı/alacaklı ile davalı/borçlu ... yılında Ba/BS formunda beyan ettikleri “Mal Alış/satış tutarlarında” karşılıklı olarak mutabakat sağladığı, ancak 2024 yılında Ba/BS formunda beyan ettikleri “Mal Alış/satış tutarlarında” karşılıklı olarak mutabakat sağlanamadığı tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede,
taraflar arasında davalının müşteri olarak yer aldığı; 12.09.2023 yürürlük tarihli 6 ay süreli ... projesinde yer alan 1 adet asansörün servis ve bakımı hususunda İnşaat Kullanım Asansörü Sözleşmesi imzalandığı; Temel Bakım Sözleşmesi kapsamında sözleşmeye dahil olan iş ve hizmetlerin Periyodik Bakım Hizmeti; Periyodik Denetimler; Müşteriyi Bilgilendirme ve ..., genel yükümlülük sigorta poliçesi bulunduracağı kararlaştırılmıştır. Sözleşme bedelinin 15.300,00 TL+ kdv olduğu anlaşılmıştır. Sözleşmenin 4. Maddesi kapsamında Yükümlülüklerin kararlaştırıldığı; ..., asansörlerle ilgili düzenlemelere uygun olarak ve tüm yasal gereklilikleri yerine getirerek bakım hizmetlerini sunar, 4.3. Müşteri'nin asansörlerle ilgili herhangi bir arızanın farkına vardığında derhal asansörlerin kullanılmasını engelleyecektir. Buna ek olarak Müşteri, .... personeli dışındaki kişilerin asansör şaftının herhangi bir bölümüne müdahale etmesine izin vermeyecektir. Müşteri, ... personeli dışındaki kişilerin asansörün herhangi bir bölümüne müdahele etmesi durumunda ... sorumluluktan ari olacaktır. Sözleşmenin 5. Maddesinde ödeme koşullarının düzenlendiği; Bakım bedel faturalar, aylık dönemleriçin her ayın başında müşteriye iletilecektir. Ödemeler ilgili faturanın müşteriye tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 onbeş gün içinde yapılacağı; 5.3 maddesinde 5.3. bu sözleşmedeki herhangi bir hizmet ya da malzeme temini iş bedeli müşteri tarafindan süresinde ödenmemesi halinde, müşteri temerrüde düşmüş sayılır. Bu durumda, ... bakım hizmeti ve kurulum işlemini derhal askıya alma hakkına sahiptir. Bu durumda, ...'nın tüm sorumlulukları müşteriye bildirilmeksizin ortadan kalkar. 5.4. Maddesinde ..., ödemelerde yaşanacak gecikmeler için, TL sözleşmelerde aylık faiz oranını %2 ve Euro sözleşmelerde %0,75 olarak uygulanacağının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, iş bu davaya konu ... 23.İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasında, davacının yukarıda izah olunan sözleşme kapsamında tarafından halat değişimi gerçekleştirdiği; sözleşme uyarınca tüm edimleri yerine getirdiği halde davalı tarafça sözleşme uyarınca düzenlenen faturalardan kaynaklı bakiye alacağı ödememesi nedeniyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından takibe konu edilen alacak ödenmemesi nedeniyle ... 14. Noterliği'nin ... tarihli, ... yevmiye nolu ihtarnamesinde özetle, davaya konu faturalardan kaynaklı 42.672,52 TL+ 16.465,25 euro alacağın ihtarnamenin tebliğden itibaren 3 gün içerisinde ödenmesinin talep edildiği; ihtarname 08.10.2024 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiği ve davalının temerüde düştüğü anlaşılmıştır. Ayrıca davacı tarafından keşide edilen ... 14. Noterliği’nin ... Tarihli, ... yevmiye nolu ihtarnamesinde özetle, davaya konu takip borcunun ödenmemesi nedeniyle takip başlatıldığı; taraflar arasında ayrıca 01.03.022 tarihli ... Binası Yapım İşleri Asansör İşleri Sözleşmesi uyarınca hali hazırda açık hesapta muhatabın 94.505,87 TL alacağının gerek icra dosyasına konu alacağa gerekse asansör montaj sözleşmesinden kaynaklı alacaklarıyla takas mahsup edildiği hususunun ihtar edildiği; ihtarname 30.10.2024 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
... 23.İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasında yapılan incelemede takip kapsamında TL ve Euro bazında alacak kalemlerinin talep edildiği anlaşılmakla takip talebi ve ödeme emrinde bakiye alacak tutarı 42.840,87 TL +168,35 TL işlemiş faiz ve 16.465,25 Euro +24,36 Euro işlemiş faiz talep edildiği anlaşılmıştır. Yabancı para cinsinden takip kapsamında takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının kur tarihi, kur tarihindeki TL karşılığının belirtilmediği görülmüştür. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 4949 sayılı Kanunun 12. Maddesi ile değiştirilen 58/3. Maddesinde, alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizinin takip talebinde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Aynı durum, İİK.nun 60/1. maddesi gereğince ödeme emri için de söz konusudur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin .... Esas ve ... Karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere anılan değişikliğin gerekçesinde, yapılan yeni düzenlemede alacaklının yabancı para alacağının Türk Parası karşılığını takip talebinde göstermesi yanında bu alacağının hangi tarihteki kur üzerinden tahsilini istiyorsa bunu da açıkça göstermesi ve yine yabancı para alacağına ilişkin faiz alacağına dair talebini belirtmesi esası getirildiği ifade edilmiştir.
Somut olayda ise takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmemiştir. Ancak, yabancı para alacağın karşılığı Türk Lirası’nın gerek takip talepnamesinde gerekse ödeme emrinde gösterilmesi yasanın emredici hükmüdür. Kamu düzeni ile ilgili bulunan bu hususun mahkemece re’sen gözönüne alınması gerekir (HGK’nun 12.05.1999 tarih ve ... E, ... K. sayılı kararı).
İtirazın iptali talepli bu davada usulüne uygun bir icra takibinin bulunması özel dava şartıdır. Somut olayda, takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmemiştir. Bu sebeple, davalı hakkında açılan iş bu dava yönünden "usulüne uygun bir icra takibinin bulunması" şeklindeki dava şartı euro bazında alacak yönünden gerçekleşmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 114/2. maddesinde diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklı olduğu ve HMK'nın 115/2. Maddesinde de, mahkemece giderilmesi mümkün olmayan bir dava şartı noksanlığı tespit edilirse davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Usulüne uygun bir icra takibinin bulunması kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olup, HMK'nın 115/1. Maddesine göre ise, mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın kendiliğinden araştırır. Takip talebi ve ödeme emrinde bulunması zorunlu olan yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının bulunmaması nedeniyle usulen geçerli bir icra takibi bulunmadığından ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında 13.605,34 Euro yönünden talebin usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
TL cinsinden takip ve dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, dava dilekçesi ekinde yer alan servis fişlerinin temel bakım sözleşmesi ile üstlenilen yükümlülükleri yerine getirdiği; bakım hizmeti verildiğine dair teknik belge mevcut olduğu; halat değişimi için 07.07.2024 tarihli fiyat teklifi sunulduğunu ve bu teklifin davalı tarafından 05.07.2024 tarihli e-posta ile kabul edildiği; 07.07.2024 tarihli fiyat teklif formunun değişmesi gereken malzemelere ilişkin teklif olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde taraflar arasındaki sözleşme süresinin başlanması ile birlikte davacı tarafça yükümlülükler geç- eksik/ayıplı ifa edildiği; sözleşme gereği ücretsiz şekilde gidermesi gerekirken; müvekkil şirkete fatura keserek takibe geçtiği davacı tarafın hiçbir alacak bulunmadığından bahisle savunması dikkate alındığında davacı taraf, ... asansörünün geçici kabulden önce şantiye kullanımına açıldığını, bu kullanım için ayrıca ücretli bakım sözleşmesi imzalandığını ve garantinin ileride geçici kabulle başlayacağının kararlaştırıldığı; L01 asansörüne ilişkin geçici kabulün yapıldığını, sistemin nihai işletme rejimine geçtiğini veya halat değişiminin kesin biçimde ücretsiz garanti kapsamına girdiğini gösteren teknik kabul/tutanak/bakım belgesi bulunmadığından davalının iş bu savunmasına itibar edilmemiştir.
Taraf ticari defterlerinde yapılan incelemede tarafların 2023 ticari defterlerinin lehe delil vasfına sahip olduğu ve ba- bs formlarının mutabakat sağladığı anlaşılmıştır. Tarafların 2024 yılı ticari defterlerinin kapanış tasdiklerinin bulunmadığı anlaşılmakla HMK m.222 uyarınca sahipleri aleyhine delil vasfına haiz olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından düzenlenen ve takibe konu edilen faturaların e fatura olduğu, davalı tarafından iş bu alacak yönünden iade edilmediği anlaşılmıştır. Davacı taraf ticari kayıtlarında davalının 42.652,52 TL + 16.465,25 euro borçlu olduğu tespit edilmiştir.
Davalının hesap kayıtlarında davalının davacıya ( davacının ihtarnamesinde de yer alan 94.505,87 TL'nin mahsubu sonrası) davalının 39.504,00 TL+ 13.585,25 euro karşılığı 540.671,99 TL borçlu olduğu anlaşılmıştır. Davalının ba- bs formları 2024 yılı incelendiği davacı tarafa ait kdv hariç 499.517,78 TL bildirimde bulunduğu anlaşılmıştır. Davalının defterlerinin kapanış tasdiklerinin bulunmadığı anlaşılmakla HMK m.222 uyarınca sahibi aleyhine delil vasfına haiz olduğu davacı tarafından düzenlenen faturaların ticari defterlerinde yer almaması lehine delil teşkil etmeyip davacı tarafından hizmet alındığına dair vergi müdürlüğüne bildirimde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay (kapatılan) 19. HD... Esas ... Karar sayılı ilamında"...Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6762 sayılı TTK'nın 69. vd. (6102 sayılı TTK'nın 64.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85)
Öte yandan, YİBBGK'nın 27.06.2003 tarih ve...E., ... K. sayılı ilamında açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK md. 23/2). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 23. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. TTK'nın 23. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge, belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 23/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan yasanın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın münderecatından söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK.m.230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı taktirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.) Faturanın karşı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiğini kanıtlama yükümlülüğü faturayı gönderen tarafta olup, faturayı gönderenin bu hususu kanıtlaması halinde, bu kez, TTK'nın 23/2. maddesinde yazılı 8 günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz ve iade ettiğini kanıtlama yükümlülüğü ise, karşı tarafa aittir. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi (TTK'nın 84. ve 85. maddeleri) uyarınca ispatlamış olur.
Faturaların tebliğ edildiğinin ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraza uğramadığının tespiti halinde, fatura içeriklerini taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğunun kabulü gerekli olup; bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının kanıt yükünün bu kez davalıya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin davacı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da iade edildiğinin davalı tarafça kanıtlanması halinde davalı tarafça davacının hizmet vermediği savunulduğuna göre, faturaya konu hizmetin verildiğinin davacı tarafça kanıtlanması; davalının faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın davalı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı davalının (faturayı defterine kaydetmemek ve sözleşme ilişkisini inkâr etmek suretiyle), kabul etmemesi halinde hizmetin verildiğini davacının kanıtlaması gerekeceği gözetilmelidir." dikkate alındığında davacının takip kapsamında talep edilen faturalar yönünden faturaların tebliğ edildiğinin ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraza uğramadığı, davalının hesap ektresinde yer alan ve vergi dairesine bildirilen fatura içeriklerini taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğu; aksinin yani faturalar kapsamında davacının hizmet vermediği savunmasını davalının ispatlayamadığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından 12.09.2023 tarihli sözleşme kapsamında edimlerinin eksik ya da ayıplı meydana getirdiğine dair davalının ayıp ihbarı veya ihtarnamelere karşı itirazı bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından hizmetin verildiği hususu e mail ve servis fişleri ile de sabit olup davalının defterlerine kaydetmediği ancak hesap kayıtlarında ve ba- bs formlarında yer alan hususlar dikkate alındığında davacının hesap özetinde yer alan 13 adet hizmet faturasının 44.136,00 TL olduğu; davalının hesap özetinde 12 adet hizmet faturasının 39.504,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Davalının 4.632,00 TL faturayı kaydetmemesi nedeniyle farklılık oluştuğu anlaşılmıştır. İlgili faturanın iade edilmediği, davacı tarafından verilen hizmetin bulunmadığı- ayıplı olduğu hususunda iade edilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda iş bu fatura kapsamında da davacının alacaklı olduğu; davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan 1.536,00 TL iade faturası düşüldüğü takdirde 72,72 TL gider faturası da eklendiği takdirde davacının davalıdan 42.672,52 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Davacının takip öncesi davalıyı temerrüde düşürdüğü anlaşılmakla 23.10.2024 takip tarihi ile davalının ... 14. Noterliği'nin ... tarihli, ... yevmiye nolu ihtarnamesi kapsamında 16.10.2024 temerrüd tarihi ile 23.10.2024 takip tarihi arasında %24 faiz ile 196,41 TL işlemiş akdi faiz talep edilebileceği davacının 168,35 TL talep ettiği anlaşılmakla davalının ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında itirazının 42.840,87 TL üzerinden iptaline, takibin iş bu miktar üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla aynen devamına karar vermek gerekmiştir. Davalının hesap özetinde ve 2024 yıl ba bs formlarında bildirilen alacak likit olduğundan 42.840,87 TL %20'si olan 8.568,17 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının kısmen kabulüne,
1-... 23. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında 13.605,34 Euro yönünden talesin usulden reddine,
2-Davalının ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında itirazının 42.840,87 TL üzerinden iptaline, takibin iş bu miktar üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla aynen devamına,
3-Alacak likit olduğundan 42.840,87 TL %20'si olan 8.568,17 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 2.926,45 TL karar harcının, peşin yatırılan 5.925,45 TL harçtan mahsubu ile karar kesinleştiğinde 2.999,00 TL'nin davacıya iadesine,
5-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 42.840,87 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan toplam 29.245,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 2.325,50 TL yargılama giderinin ve 5.925,45 TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı toplamı 8.678,55 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre hesaplanması sonrası 286,26 TL'nin davalıdan, 3.313,74 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
9-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!