Anahtar kelimeler: Seslerin Kayda Gizliliğini Görüntü Cep Hayatın Süreç Görüşü Hukukî İşlenmesinde

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇ
: Görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlalHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaSanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇYerel Mahkemece sanık hakkında görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 134/1, 134/1-2, 137/1-b, 53/1 ve 54. maddeleri uyarınca 3 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve suçun işlenmesinde kullanılan cep telefonunun müsaderesine ilişkin 21.04.2016 tarihli hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 23.11.2022 tarihli bozma ilâmı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı TCK'nın 134/1, 134/1-2, 62/1, 51/1-3, 53/1-a,b,c,d,e ve 54/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine, hak yoksunluklarına, suçun işlenmesinde kullanılan cep telefonunun müsaderesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle bozma ilâmına uyularak kurulan hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren 27.11.2023 tarihli Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın olası kastla hareket ettiği ve eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuka aykırı olduğuna, re'sen gözetilecek diğer nedenlerle de hükmün sanık lehine bozulması istemine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARYerel Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; olay tarihinde katılanın eşiyle birlikte sanığın garson olarak çalıştığı kafeye gittiği, tuvalet ihtiyacı için lavaboya girdiğinde tavandaki avize içinde kayıt yapmakta olan cep telefonunu görerek eşine haber verdiği, telefonun incelenmesinde katılanın tuvalete girdiği anları gösterir şekilde kayıt yaptığının ve yapılan araştırmada iş yerinde garson olarak çalışan sanığın katılanın tuvalete girmesinden önce kayıt yapacak şekilde telefonu yerleştirdiğinin belirlendiği, sonuç olarak sanığa yüklenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun sabit olduğu, ancak sanığın, katılanın mesleğine duyduğu güveni kötüye kullanıp, mesleğinin icrası dolayısıyla sağladığı kolaylıktan ve avantajdan yararlanarak, atılı eylemi gerçekleştirmediği, söz konusu kafedeki tuvalete katılandan önce girip, kamera fonksiyonu aktif hale getirilen cep telefonuyla çekim yapmak için mutlaka o iş yerinde garson olarak çalışılması gerekmediği dikkate alındığında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 137. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşullarının oluşmadığı kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 134/1. maddesindeki görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARSanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 134/1. maddesinin birinci cümlesi gereğince belirlenen 1 yıl hapis cezasının, aynı Kanun maddesinin ikinci cümlesi uyarınca bir kat artırılması sonucunda sanığa 2 yıl hapis cezası yerine 1 yıl 12 ay hapis cezası hükmedilmesi hukuka aykırı ise de hükmolunan bu cezadan 5237 sayılı TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca (1/6) oranında indirim yapılması sonucunda netice cezanın 1 yıl 8 ay hapis cezası olarak belirlenmesinden dolayı sonuca etki edecek nitelikte olmadığı tespit edilen hukuka aykırılığa işaret edilmekle yetinilmiş, eleştiri konusu yapılan bu hususun mahallinde düzeltilmesinin olanaklı olduğu kabul edilmiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.02.2026 tarihinde karar verildi.