Anahtar kelimeler: Gizliliğin Düşme Süreç İhlali Görüşü Hukukî Neticesinde Cmukun İlamı Geçildi
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., ███████ K.
    SUÇ
    : Gizliliğin ihlali
    HÜKÜM
    : Zamanaşımı nedeniyle düşme
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Onama
    Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Yerel Mahkemece sanık hakkında gizliliğin ihlali suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca verilen 03.02.2015 tarihli beraat kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda, Dairemizce verilen 10.10.2018 tarihli temyiz isteminin reddi kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 13.12.2018 tarihinde itiraz yoluna başvurulması üzerine 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi uyarınca yapılan inceleme neticesinde Dairemizin 23.01.2019 tarihli kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddi ile itirazı incelemek üzere dava dosyasının Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.04.2021 tarihli, ███████-150 Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulü ile Dairemizin temyiz isteminin reddi kararının kaldırılmasına karar verilip, hükmün temyizen incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesinin ardından, Dairemizce verilen 09.02.2022 tarihli bozma ilâmı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında gizliliğin ihlali suçundan açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren 24.03.2023 tarihli Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Katılan vekilinin temyiz sebepleri; zamanaşımı süresinin 5237 sayılı TCK'nın 67/1. maddesi gereği durduğu dikkate alınarak sanığın cezalandırılması yerine sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesinin usûl ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
    III. OLAY VE OLGULAR
    Yerel Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; sanık ...’nın ... gazetesinin ve bu gazeteye ait ... adlı web sitesinin sorumlu müdürü olduğu, adı geçen gazetenin 26.12.2013 tarihli nüshasında ve internet sitesinde "Başbakan'ın oğlu da dosyada" başlığıyla yayımlanan yazıda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ███████████, █████████ 53... /24880 sayılı soruşturma dosyaları üzerinden yürütülen soruşturmalar çerçevesinde haber verme sınırlarının aşılarak soruşturma evresindeki gizliliğin ihlal edildiği iddiasıyla sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 285/1. maddesindeki gizliliğin ihlali suçundan kamu davası açılmış ise de 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi gereği atılı suçun sekiz yıllık dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, dosya kapsamında dava zamanaşımı süresini kesen en son işlemin 13.11.2014 tarihli sanık sorgusu olduğu, bu tarihten sonra dava zamanaşımı süresini kesen veya durduran bir usûl işlemi olmadığı gerekçelerine dayalı olarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 285/1. maddesindeki gizliliğin ihlali suçundan açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
    IV. GEREKÇE VE KARAR
    5271 sayılı CMK'da olağanüstü bir kanun yolu olarak düzenlenmiş olan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazı üzerine yapılan incelemede, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca itirazın kabulü hâlinde, Yargıtay ilgili Ceza Dairesinin onama kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun karar tarihi arasında geçen sürenin, dava zamanaşımının hesaplanmasında göz önünde bulundurulmayacağı, ancak itirazın kabulü üzerine dosyanın derdest hâle gelmesi nedeniyle yargılamaya devam edildiğinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca itirazın kabulü tarihinden itibaren geçerli olmak üzere sürenin işlemeye devam edeceği ve dava zamanaşımının buna göre hesaplanması gerektiği yönündeki Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.10.2019 tarihli ve ███████-432 Esas, ████████ Karar sayılı, 21.06.2011 tarihli ve 2011/6-94 Esas, ████████ Karar sayılı kararları dikkate alınarak yapılan incelemede:
    Sanığa yüklenen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan yargılama konusu eylem, 5237 sayılı TCK'nın 285. maddesinin 1. fıkrasında gizliliğin ihlali başlığı altında bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile yaptırıma bağlanmış olup, cezanın türü ve üst sınırına göre anılan suçun asli dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıl, kesintili dava zamanaşımı süresinin ise aynı Kanun'un 67/4. maddesi dikkate alındığında 12 yıl olduğu, 26.12.2013 tarihinde gerçekleştirildiği iddia olunan suçla ilgili olarak, dava zamanaşımını kesen son işlem sanığın savunması alınarak sorguya çekildiği 13.11.2014 tarihi olup, Dairemizce katılan vekilinin temyiz isteminin reddine karar verildiği 10.10.2018 tarihi ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabul edildiği 20.04.2021 tarihi arasında geçen süre dava zamanaşımının hesaplanmasında göz önünde bulundurulmayacağından, sanığın savunması alınarak sorguya çekildiği 13.11.2014 tarihinden itibaren 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin hüküm tarihi olan 26.01.2023 tarihinde dolmadığı gözetilmeden, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın savunması alınarak sorguya çekildiği 13.11.2014 tarihinden itibaren dava zamanaşımını durduran nedenler bulunmadığına dair yanılgılı kabule dayalı olarak 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
    Ancak sanığın savunması alınarak sorguya çekildiği 13.11.2014 tarihinden itibaren 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin Dairemizce katılan vekilinin temyiz isteminin reddine karar verildiği 10.10.2018 tarihi ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabul edildiği 20.04.2021 tarihi arasında geçen 2 yıl 6 ay 10 günlük duran süre de eklenmek suretiyle hesaplandığında temyiz inceleme tarihinden önce 23.05.2025 tarihinde dolduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesi kapsamında derhâl beraat kararı verilmesini gerektirir hâllerin de bulunmadığı belirlenmiştir.
    Açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    26.02.2026 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!