Anahtar kelimeler: Taksimat Görele Rızai Tapularını Alamadıklarını Murislerinden Payını Harici Devrettiğini Trabzon

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Görele 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında murislerinden intikal eden taşınmazlar hakkında 04.09.2021 tarihinde harici ve rızai yazılı taksimat sözleşmesi yapıldığını, müvekkillerinin tapuda davalıların payını devrettiğini ancak kendilerine düşen yerlerin tapularını alamadıklarını, davalıların kötü niyetli olduğunu belirterek davalılara devredilen taşınmazlardan 1 96... ve 14 parsellerin davalı ... adına kayıtlı tapunun ve 1 94... parseldeki davalı ... adına kayıtlı 1/3 hissesinin iptali ile miras hisseleri oranında müvekkilleri adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; aralarında yaptıkları sözleşme gereğince tapuda işlemlerin başlatıldığını, dava konusu 1 93... parsel sayılı taşınmazla ilgili işlem başladığında, taşınmazın tarım arazisi olması nedeniyle paylı tapu verilemeyeceğinin tapu müdürlüğü yetkililerince bildirilmesi üzerine işlem yapılamadığını, ifa imkansızlığının bulunduğunu, kendisinin imza atmama gibi bir durumunun olmadığını, her zaman imza vermeye hazır olduğunu, işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden tarafına mahkeme masrafı yüklenmemesini istemiştir.2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların sözleşmeye göre fiili kullanımında olan taşınmazların tapuda devri için müvekkilinin imza atmaya hazır olduğunu, tapuda devir işleminin yapılmamasının tek sebebinin, davacı ...'nın davalı ...’e ait olan bölüme tecavüz ederek sebze ekimi yapması ve dikili ağaçlara zarar vermesi olduğunu, müvekkilinin ilgili taşınmazdaki tecavüz önlendikten sonra sözleşmeye göre yapılması gereken devir için imza atacağını, taraflar arasında rızaya dayalı ve yazılı olarak kurulmuş hukuken geçerliliğini koruyan bir taksim sözleşmesi olduğunu, davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini belirterek yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasını istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar vekilinin dava dilekçesi ve cevaba cevap dilekçesinde açıkça tanık deliline dayanmadığı, içeriğinden de iddialarının tanıkla ispatlanacağına yönelik beyan bulunmadığından davacılara tanık bildirmek için süre verilmediği, her ne kadar dava dilekçesi içeriğinde davacılar vekilince bir kısım isimlerden (............. bahsedilmiş ise de dava dilekçesi içeriğinden de anlaşılacağı üzere bahsedilen isimlerin taraflar arasında imzalanan 04.09.2021 tarihli taksimat sözleşmesinin yapılmasına aracılık eden şahıslar olduğu, taraflar arasında imzalanan 04.09.2021 tarihli taksim sözleşmesine davalılarca itiraz edilmediğinden ilgili sözleşmenin sıhhatinin uyuşmazlık konusu olmadığı, tutanak mümzi olarak dâhi Mahkememizce dinlenmesine gerek görülmediği, davacılar vekilinin kısmi ıslah dilekçesi ile ileri sürdüğü vaka ve bu vakaya yönelik dinlettiği .......... 20.02.2024 tarihli celsede alınan beyanında; "....tarafların amcasının çocuğu olduğunu, taraflar arasındaki taksim sözleşmesinde imzasının bulunduğunu, sözleşmedeki paylaşıma göre herkesin kendi yerini kullandığını, sözleşme içeriğini kendisinin, davalı ...'nin ve köydeki bir kısım kişiler ile birlikte tanzim ettiklerini ve herkesin de bu şekilde imza attığını..." ifade etmiş olup taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre herkes kendisine düşen yeri fiilen kullandığı, hatta davacılardan ...'ya 1 96... parselden 1.177 m² yer verileceği sözleşmede kararlaştırılmış olmasına rağmen 150 m² daha fazla yer verilerek sözleşmede belirtilenden daha fazla yer verildiği, davacılar vekilinin dava konusu ettiği ve iptalini talep ettiği 1 96... ve 14 parsel ile 1 94... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtları ve sözleşme içeriği incelendiğinde sözleşmenin aynen yerine getirildiği, dolayısıyla davacının hukuki yararı bulunmadığı, miras nedeniyle taşınmazların paylaşımının adi yazılı belge ile yapılabileceği, sözleşmenin neredeyse % 85'lik kısmının taraflarca ifa edildiği, ifa edilmeyen kısmın ferağ icbar davası ile ileri sürülebileceği, sözleşmenin bozulmasının düşünülmesinin dâhi dürüstlük kuralına, ahde vefa ilkesine aykırı olduğu gibi taraflar arasındaki fiili kullanıma aykırılık oluşturacağı, davacıların irade fesadını da ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın doğru olmadığını, vekâlet ücretinin de nispi olarak hesaplandığını, mirasçılar arasında yazılı taksimatın geçerli olabilmesi için öncelikle tarafların iradesinin fesada uğratılmaması esas olmakla birlikte, murislerinden intikal eden bütün taşınmazlarının tamamının ihtilafsız olarak taksim edilmesi ve bu taksime göre kullanılması her bir hissedarın sorumluluğunda ve garantisinde olduğunu, Mahkemenin tanıkları dinlememe gerekçesinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.B.Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.