Anahtar kelimeler: İcrada Oturmaya Ablası Uymayarak İnançlı Emaneten Emanet Olmazsa Büyükçekmece Devretmesi
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : ███████ E., █████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
    Davacı; maliki olduğu 52 nolu bağımsız bölümün icrada satılma aşamasına gelmesi nedeniyle davalılardan Mustafa ile 22.05.2013 tarihinde sözleşme yaptığını, bu sözleşmede taşınmazı kendisi yerine emaneten davalı ...’nın satın alması ve satış bedeli ödendiğinde emanet aldığı daireyi geri devretmesi konusunda anlaştıklarını, ancak davalının anlaşmaya uymayarak dava konusu taşınmazı ablası olan diğer davalı ...’ye devrettiğini, işlemin muvazaalı olduğunu, taşınmazda halen kendisinin oturmaya devam ettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini, olmadığı takdirde taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin faizi ile tahsilini istemiştir.
    Davalılar; aslı sunulmayan fotokopi belgeyi kabul etmediklerini, 22.05.2013 tarihli fotokopi belgedeki imzanın davalı ...’ya ait olmadığını, bedeli karşılığında bağımsız bölümü satın aldıklarını, kaldı ki bağımsız bölümü ihaleden 127.000,00 TL’ye satın alan ve vergi gibi bir çok ödeme yapan davalı ...’nın ödediği bedelden daha azına satma vaadinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının ödeme yaptığına dair iddiasının da bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
    İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; 22.05.2013 tarihli fotokopi belge ve altındaki imzanın davalılar tarafından kabul edilmediği, tanık dinletme talebinin yerinde olmadığı ve inançlı işlem iddiasının yazılı delil ile ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.03.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; iddianın ileri sürülüş biçimine göre davanın harici olarak düzenlenen sözleşmeye dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel isteğine ilişkin olduğu, resmi şekilde düzenlenmeyen sözleşmenin geçersiz olduğu, davanın belirlenen niteliği itibariyle ... yazışmalarının delil olarak kabul edilip tanık dinlenemeyeceği ve terditli istem olan bedel isteği yönünden ise davacı yanca ödenen bir bedel olmadığı, davanın reddinin bu gerekçe ile doğru olduğu, ancak davalı ... lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1.b.2. maddesi gereğince davacının ve davalı ...’nin istinaf başvurusunun değinilen yönlerden kabulü ile hüküm ortadan kaldırılarak vekalet ücreti yönünden hükmün düzeltilmesi suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine, Dairenin 24.11.2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile; davanın "inançlı işlem" hukuksal nedenine dayanılarak açıldığı, İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki sebebinin inançlı işlem olarak nitelendirildiği ancak Bölge Adliye Mahkemesince harici satış vaadine dayalı tapu iptali-tescil, olmadığı takdirde tazminat olarak nitelendirdiği ve bu çerçevede inceleme ve değerlendirme yapılarak sonuca gidildiği anlaşılmakla, davacının inançlı işlemin varlığına dair delil olarak dayandığı 22.05.2013 tarihli sözleşmenin fotokopi niteliğinde olması ve davalılar tarafından kabul edilmemesi nedeniyle hükme esas alınması mümkün değil ise de davacının dayandığı ... yazışmalarının HMK'nın 202/2. maddesi uyarınca delil başlangıcı niteliğinde bulunduğu gözetilerek inceleme yapılması gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesinin 07.06.2023 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile; davacının dayandığı 22.05.2013 tarihli sözleşmenin fotokopi niteliğinde olması ve davalılar tarafından kabul edilmemesi nedeniyle hükme esas alınmadığı, ancak dayanılan ... yazışmalarının HMK’nın 202/2. maddesi uyarınca delil başlangıcı niteliğinde bulunduğu, bu nedenle taraf tanıklarının dinlendiği, dinlenen tanık beyanlarından davacı ile davalı ... arasında inançlı işleme konu sözleşmenin varlığının ispat edilemediği, her ne kadar davalı ...'nın dava konusu taşınmazı ihale yoluyla cebri icradan satın aldıktan sonra satış bedelinin/taşınmaz bedelinin kur farkıyla birlikte davalı ...'ya ödendiğinde taşınmazın davacıya geri verileceği iddia edilmiş ise de cebri ihale bedelinin bizzat davalı ... tarafından ödendiği, ihale bedelinin davacı tarafından ihale öncesi veya sonrasında davalı ...'ya ödendiğinin iddia ve ispat edilmediği, bu haliyle davacı ile davalı ... arasındaki sözleşmenin inanç sözleşmesinin varlığının ispatına yeterli olmadığı, kaldı ki taşınmazın davalı ... tarafından diğer davalı ...'ye bedeli karşılığında devredildiğinin tanık anlatımlarıyla sabit olduğu, davalılar arasındaki devrin muvazaalı olduğunun da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine Dairenin 07.10.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile; dosya kapsamından davacının borçları nedeniyle icrada satışa çıkarılan dava konusu taşınmazın davalı ... tarafından emaneten satın alınacağı, borç ödendiğinde ise taşınmazın davalı ... tarafından davacıya geri verileceğinin kararlaştırıldığı, davada ileri sürülen inançlı işlem iddiasının yazılı delil başlangıcı ve tanık anlatımları ile ispatlandığı, son kayıt maliki davalı ...'nin ise davalı ...'nın ablası olduğu, durumu bilen ya da bilmesi gereken kişi konumunda bulunduğu, TMK'nın 1023. maddesi anlamında iyi niyetli kabul edilemeyeceğinden, davacı ve davalı ... arasındaki borç miktarının usulünce tespit edilmesi, TBK'nın 97. maddesi gereği davacıya borç miktarını Mahkeme veznesine depo etmesi için süre tanınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ve davalı arasındaki inanç ilişkisinin ispatlandığı, davalılar arasındaki temlikin muvazaalı olduğu, bilirkişi raporu ile tespit edilen bedelin banka hesabına depo edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı ... tarafından duruşma istekli ve davalı ... vekili tarafından ayrı dilekçelerle temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 31.03.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
    Belli edilen günde, temyiz edilen davacı ... ve vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen asıl ve vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    - K A R A R -
    Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 17.931,40 TL
    bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...’den alınmasına, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacı vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davalı ...’den alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!