Anahtar kelimeler: İfşa Seslerin Taciz Gizliliğini Görüntü Süreç Hayatın Görüşü Hukukî Cinsel
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇLAR
    : Cinsel taciz, tehdit, hakaret, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal
    HÜKÜMLER
    : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Onama, bozma
    Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükümlerin; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Yerel Mahkemenin sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı TCK'nın 105/1, 105/2-d, 43/1, 53/1. maddeleri uyarınca 11... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tehdit suçundan 5237 sayılı TCK'nın 106/1-1, 43/1, 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hakaret suçundan 5237 sayılı TCK'nın 125/2, 43/1, 53/1. maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı TCK'nın 134/2, 43/1, 53/1. maddeleri uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ilişkin 12.10.2015 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 16.01.2019 tarihli bozma ilâmı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı TCK'nın 105/1, 105/2-d, 43/1, 53. maddeleri uyarınca 11... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tehdit suçundan 5237 sayılı TCK'nın 106/1-1, 43/1, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hakaret suçundan 5237 sayılı TCK'nın 125/2-1, 43/1, 53. maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı TCK'nın 134/2, 43/1, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma ilâmına uyularak cinsel taciz, tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin onanmasına, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; dosya kapsamında sanığın aleyhine şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığına, soyut iddialara dayalı olarak eksik araştırma ve inceleme neticesinde mahkûmiyet kararı verildiğine, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını talep etmesine rağmen takdiri indirim uygulanması, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi ya da adlî para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi hususları tartışılmayarak ve ayrı ayrı karara bağlanmayarak, sanığın hapis cezaları ile mahkûm edilmesinin açıkça usûl ve yasaya aykırı olduğuna, re'sen nazara alınacak diğer nedenlerle de mahkûmiyet hükümlerinin bozulması gerektiğine ilişkindir.
    III. OLAY VE OLGULAR
    Yerel Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; sanık ...'ın, eski eşinin kız kardeşi olan katılan ...'ye, ... üzerinden; "sen benim için Üniversite okuyorsun, seni o okuldan alacağım, bundan sonra sen benimle yaşayacaksın, seninle yatakta görüşeceğiz.... Sonum senle bitecek bebeğim.... Benim için kızlığını kimseye verme, küçük sürtüğüm, bebeğim" biçiminde mesajlar gönderdiği, ayrıca katılanın kendi hesabından hukuka aykırı olarak temin ettiği fotoğrafını farklı isimlerle ve sahte olarak açtığı ... hesaplarında yayımladığı, yine bu hesaplar üzerinden de hakaret, tehdit ve cinsel taciz içeren mesajlar gönderdiği, katılanın yakınlarına aynı şekilde ulaşarak eylemlerini defalarca yinelediği ve şikâyetten sonra da eylemlerine devam ettiği kabul edilerek, sanık hakkında zincirleme şekilde cinsel taciz, zincirleme şekilde tehdit, zincirleme şekilde hakaret, zincirleme şekilde görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmiş, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 15.01.2020 tarihli kararı ile sanığın cezai sorumluluğunun tam olduğu belirlenmekle Dairemizce verilen bozma ilâmının gereğinin yerine getirildiği tespit edilmiştir.
    IV. GEREKÇE VE KARAR
    A. Sanık Hakkında Cinsel Taciz ve Tehdit Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden;
    02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 106. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde tanımı yapılan tehdit suçu uzlaşma kapsamına alınmış ise de 24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez. Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz..." şeklindeki hüküm dikkate alındığında, sanığın, uzlaştırma kapsamına giren tehdit suçunu, bu kapsama girmeyen cinsel taciz suçuyla birlikte aynı mağdura karşı işlemesi nedeniyle cinsel taciz ve tehdit suçları ile ilgili olarak uzlaştırma yoluna gidilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
    Sanığın, cinsel taciz eylemlerini suç tarihinde 17 yaşında olan mağdur çocuğa karşı işlediği, 28.06.2014 tarihli, 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 105/1. maddesinde cinsel taciz fiilinin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunacağının düzenlendiği gözetilmeden, temel cezanın "takdiren ve teşdiden" 6 ay hapis cezası olarak belirlendiğinin belirtilmesi hukuka aykırı ise de aleyhe temyiz bulunmamasından dolayı tespit edilen hukuka aykırılığa işaret edilmekle yetinilmiş ve eleştiri konusu yapılan bu husus temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni olarak kabul edilmemiştir.
    Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Afyonkarahisar 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
    B. Sanık Hakkında Hakaret ve Görüntü veya Seslerin İfşa Edilmesi Suretiyle Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden;
    Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
    1. Katılanın daha önce sosyal medyada yayımladığı fotoğrafın, katılanın başkalarının görmesini ve bilmesini istemeyeceği özel hayatına ilişkin görüntü olarak kabul edilemeyeceği; ancak, katılanın özel yaşam alanına ilişkin olmayan kişisel veri niteliğindeki fotoğrafını, hukuka uygunluk nedenlerinin bulunmaması nedeniyle hukuka aykırı olduğunda tereddüt bulunmayan bir yöntemle ele geçirip, başkalarının görgüsüne sunan sanık hakkında, iddianamede tarif edilen eylemlerinden dolayı 5237 sayılı TCK'nın 136/1, 43/1. maddelerinin uygulanması ihtimaline binaen 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilerek, sanığın hukuki durumunun zincirleme şekilde verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek, sanık hakkında "katılanın kendi sitesinden yasa dışı olarak temin ettiği fotoğrafını farklı isimlerle ve sahte olarak açtığı ... sitelerinde yayınladığı" biçimindeki gerekçeye dayalı olarak, 5237 sayılı TCK'nın 134/2. madde ve fıkrasında düzenlenen görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,
    2. 07.11.2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle değişik 5237 sayılı TCK'nın 75/6. maddesinin (a) bendinin (1) numaralı alt bendinden sonra gelmek üzere aynı Kanun'un 125. maddesinde düzenlenen hakaret suçunun ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (c) bentleri ile dördüncü fıkrasının önödeme kapsamına alınması ve bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak 5271 sayılı CMK'ya 7531 sayılı Kanun'la eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan “soruşturma veya kovuşturma evresinde bulunan dosyalar bakımından” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 27.03.2025 tarihli, ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5237 sayılı TCK'nın 75. maddesi kapsamına giren hakaret suçu yönünden Anayasa'nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 7. maddesi gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
    Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle Afyonkarahisar 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    26.02.2026 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!