Anahtar kelimeler: Çukurdaki Haznesinin Borudan Sulamak Suladığını Yukarısında Deresi Bahçelerini Sızan Sebze
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Muğla 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı mirasçı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 1 17... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, .... Deresi toprak altından sızan suyun bugüne kadar meyve ve sebze bahçelerini suladığını, davalıların, davacının tarım arazisini sulamak için kurduğu borudan oluşan su tesisatının üzerinde yer alarak su haznesinin yaklaşık 250-300 metre yukarısında oluşturdukları boru ve çukurdaki düzenek ile bahçelerine sulama yaptıklarını, davalıların yaptığı haksız müdahale ile davacının suyunun kesildiğini, bahçesini sulayamadığını, davacının, davalılardan evvel sulama düzeneği ile su kaynağından yararlandığının sabit olduğunu, davacıdan arta kalan sudan davalıların yararlanabileceğini, davacının su ihtiyacının karşılanmasına engel olan davalıların müdahalesinin haksız olduğunu ileri sürerek davalıların borusunun ucunu davacı müvekkilin borusunu batırdığı çolpak adı ile ifade edilen su haznesinin altına davacının haznesine sızacak suyun azalmasına veya kesilmesine etki etmeyecek bir noktaya çekilmesi suretiyle müdahalenin önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; suyun azalmasının coğrafi ve mevsimsel şartlardan kaynaklandığını, davacı ile tarafınca kullanılan çolpaklar arasındaki mesafenin davacının suyunun azalmasına sebep olacak şartlarda olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça tarafına gönderilen noter ihbarı üzerine kullandığı plastik hortumu dava konusu yerden eski yerine taşıdığını, davanın konusuz kaldığını söz konusu hortumu 07.08.2021 tarihinde kaldırdığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile anlaşmazlığın esasen 2021 yılının kurak geçmesinden dolayı derenin debisinin düşmesinden kaynaklandığı, suyun en az olduğu dönemde yapılan keşif ile bilirkişilerce derenin sulama için yeterli olduğu ayrıca davacının sulama sistemine doğrudan müdahale olmadığının tespit edildiği, suyun en az olduğu dönemde bile suyun yeterli düzeyde olduğunun da tespit edildiği, su rejimi kurulması gerekmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrarla, ayrıca kararda dava dilekçesindeki talep ve beyanlarda yer alan hususlara değinilmediğini, davacının daha önce açmış olduğu ve lehine karar verilen davaların değerelendirilmediğini, bilirkişinin yer altı suları uzmanlığı bulunmadığını, denetime elverişli olmayan eksik araştırma ile hazırlanan rapora göre hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunda yıllık yağış ortalamalarına ilişkin araştırma yapılmadığını, rapora karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, davacıya ait borulara yer altına sızan suyun çolpak ile müdahale ile edilip edilmediğinin araştırılmadığını, bilirkişi raporunda yer alan hususların hukuki yorum niteliğinde olduğunu, bilirkişilerin hukuki yorum ve değerlendirme yapamayacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, suya el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!