Anahtar kelimeler: Fransada Arsayı Mirastan Tapudaki Babalarına Eşiyle Çalışıp Eskişehir Muris Sayıda

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Eskişehir 4. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Dava; muris muvazaası hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Davacı; eşiyle birlikte Fransa'da çalışıp muris babalarına gönderdikleri paralarla alınan dava konusu taşınmazın muris tarafından mirastan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak davalıya satıldığını, çok varlıklı olan murisin taşınmaz satışına ihtiyacı olmadığını, davalının alım gücü bulunmadığını, bedel ödenmediğini, tapudaki satış bedeli ve taşınmaz değeri arasında fahiş fark olduğunu, işlemin gerçek satış olmadığını ileri sürerek tapu kaydının miras payı oranında iptali ile adına tescilini istemiştir.Davalı; murisin çok sayıda taşınmazı olduğunu, sağlığında dava konusu taşınmazın da bulunduğu 3 adet arsayı çocukları arasında hak dengesini gözeterek ve denkleştirme amacıyla 2004 yılında yarı yarıya paylaştırdığını, işlemin davacının da katıldığı aynı yevmiye sayılı işlemle yapıldığını, diğer temlik dışı tarlaların ise halen murisin aktifinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesince; taraflar ve murisin aynı evde yaşadıkları, ortak kazançlarıyla alınan taşınmazların muris adına tescil edildiği, murisin sağlığında üçüncü kişilere taşınmaz devretmediği, tarlalarının hepsinin ölümü sonrası mirasçı olan davacı ve davalıya intikâl ettiği, murisin dava konusu arsa ve temlik dışı diğer iki arsasını 11.08.2004 tarihli 7806 yevmiye sayılı satış işlemi ile miras payları karşılığı davacı ve davalıya paylaştırdığı, murisin amacının mal kaçırmak olmayıp mirasını sağlığında bölüştürmek olduğu, davacının tanık eşinin sunduğu -taşınmazın davacı ve eşinin çektiği kredilerle alındığına dair- kredi belgesinin delil listesinde bulunmadığı, davalının da yeni delil gösterilmesine muvafakat etmediği, tercümesi olmayan belge içeriğinin de denetlenemediği ve delil olarak değerlendirilmediği, davacı tanığı ...'nin duyuma dayalı olarak murisin tarafları ardışık günlerde vergi dairesine götürdüğü ve neye imza attıklarını bilmediklerine dair beyanlarına davacının yıllarca yurt dışında yaşayan yetişkin bir erkeğin davranışlarıyla uygun olmadığı, muris muvazaası şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davalının, murisin aynı akitle taşınmazlarını paylaştırdığı savunmasını ispatladığı, davacının kendi lehine de kazandırma yapılan aynı akdin tarafı olduğu, işlemin muvazaalı olmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1. hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.