Anahtar kelimeler: Taksir Bilinçli Süreç Çevrilen Görüşü Hukukî Taksirle Öldürme Tayini İlamı
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E. ████████ K.
    SUÇ
    : Taksirle öldürme
    HÜKÜM
    : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Onama
    Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Yerel Mahkemece, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1-a, 52/2-4 maddeleri uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 24.300,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.03.2025 tarihli, ████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamı ile olayda bilinçli taksir hükümlerinin oluştuğu gözetilmeyerek, sanık hakkında eksik ceza tayini yapıldığından bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonucunda, Alanya 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin bozma ilamına uyulması yönündeki kararı ile yeniden yapılan yargılama sonucunda, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 5271 sayılı CMK'nın 326, 5237 sayılı TCk'nın 50/4-1-a, 52/2-4 maddeleri uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 24.300,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Sanık müdafinin temyiz sebepleri; Sanık hakkında koşulları bulunduğu halde lehe hükümlerin uygulanmaması nedeni ile kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
    III. OLAY VE OLGULAR
    Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Sanık ...'in sahibi olduğu ve sanık ...'ın ise şantiye şefliğini yürüttüğü ... sokak .../... 599 ada/1 parsel mevkiinde bulunan 5 katlı inşaatta çalışan işçi ...'in üzerinde koruyucu teçhizat bulunmaksızın 4. katın dış cephe sıvasını yaptığı esnada iskeleden aşağıya yaklaşık 16 metre yükseklikten düştüğü, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen temyiz dışı sanık ustabaşı olarak görev yapan ...'in beyanları ile sabit olduğu üzere, düştükten sonra kıyafetleri değiştirilmek üzere önşaatın üçüncü katına çıkartıldığı ve olay yerinde öldüğü, Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun █████/2016 tarihli raporu ile "kişinin inşaatın 4.katından yere düştüğü, yaralı şahsın yerden alınarak 3. kata çıkartıldığı, kıyafetlerinin değiştirildiği, bu taşıma ve üst değiştirme işlemlerinin otopsi yapılmamış olduğundan yaralı şahıstaki travmatik bulgular üzerinde olumsuz yönde etkisinin olup olmadığının bilinemeiği" ve "kşinin ölümünün yüksekten düşmeye bağlı kot kırıklarıyla mütefarik genel beden travması ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana gelmiş olduğunun kabulü gerektiği"nin bildirildiği olayda;
    Dosya kapsamında mevcut, mahkemece hükme esas alınan █████/2015 tarihli, A sınıfı iş güvenliği uzmanlarından oluşan üç kişilik heyet raporunda, çalışmaları kontrol ve gözetim altında bulundurmamaları, iş güvenliğini çalışanların insiyatifine bırakmaları, dış cephe çalışmaları için kurulan iskelenin ara ve köşe kısımlarda korkuluklarının bulunmaması sebebiyle toplu koruma önlemlerini almamaları, iskelenin üzerinde düşmeye müsait boşluklar olması ve çalışmaya başlanmadan evvel kontrol edilerek eksikliklerin giderilmemesi, yüksekte çalışan ölen işçiye emniyet kemeri ya da bağlama halatı gibi koruyucu teçhizatların verilerek kullandırılmaması, ölen işçiye çalışacağı iş koluna ilişkin eğitim verilmemesi nedenleri ile inşaat sahibi sanık ... asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesinde düzenlenen taksirle öldürme suçundan, mahkûmiyet kararı verilmiştir.
    IV. GEREKÇE ve KARAR
    Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
    Mahkemece 28.06.2016 tarihli karar ile sanığın neticeten 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın yalnızca sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.03.2025 tarihli, ████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamıyla bozulduğu, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince, sonuç ceza miktarının sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilip, 1412 saylı CMUK'un 326/son madde ve fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezanın 3 yıl 4 ay hapis cezası olarak hükümde belirtilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
    Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Alanya 5.Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükmün (4) numaralı paragrafı hükümden çıkartılarak yerine, “Bozma kararı öncesi taksirle öldürme suçundan dolayı hükmedilen 3 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin ilk hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle sonuç ceza miktarının sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilip, 1412 saylı CMUK'un 326/son madde ve fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezanın 3 yıl 4 ay hapis cezası olarak belirlenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmü, tebliğnameye aykırı olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    26.02.2026 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!