Anahtar kelimeler: Dayıları Ölçümlü Murisleri Kök Mirasının Yüz Muhtelif Taksim Muris Tespitler
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    SAYISI
    : ███████ E., ████████ K.
    Dava; kadastro öncesi nedene dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
    Kadastro sonucu, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 1 17... , 59, 1 24... , 33, 1 38... , 2, 1 30... ve 1 03... parsel sayılı muhtelif yüz ölçümlü taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ... adına; 1 17... parsel, 1 24... parsel ve 1 30... parsel sayılı taşınmazlar ise aynı sebeple ... adına tespit edilmiş, tespitler itiraz edilmeksizin 11.05.2006 tarihinde kesinleşmiştir.
    Davacı; dayıları olan davalıların murisleri ... ve ... adına tespit ve tescil edilen dava konusu taşınmazların kök muris ...'e ait olduğunu, kök murisin mirasının taksim edilmediğini ileri sürerek tapu kayıtlarının miras payı oranında iptali ile adına tescilini istemiştir.
    Davalılar; dava konusu taşınmazların kök muris ...'e ait olmadığını, murisleri ... ve ...'e ait olduğunu, kök muris ...'in Medeni Kanun yürürlüğe girmeden önce 1919'da ölmesi nedeniyle de mirasçıları arasında el birliği değil paylı mülkiyet kurallarının geçerli olduğunu, taşınmazların miras malı olmadığını, taşınmazların uzun yıllardır kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanıldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
    Mahkemenin 07.01.2013 tarihli kararıyla; TMK'nın yürürlüğe girmesinden önce ölen kök muris ...'in mirası paylı mülkiyete tabi olsa dahi bir kısım mirasçının taşınmazlar üzerinde sürdürdüğü zilyetliğin terekeye izafeten bütün mirasçılar adına sürdürülmüş sayılacağı, malik sıfatı ile kullanım ve kazandırıcı zamanaşımı ile iktisabın söz konusu olmadığı, dava kadastro öncesi nedenler ve miras payına ilişkin olduğundan davacının zilyetlik süresinin aranmadığı, kök muris ... mirasçıları arasında geçerli taksim yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile payı oranında davacı adına tesciline, kalan payın tespit malikleri üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, kararın süresi içinde davalılar ..., ... ..., ..., ... ve ... ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.03.2020 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; kök muris ...'nın ölüm tarihi itibariyle terekesi paylı mülkiyete tabi olup paydaşlar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, tarafların birbirlerine karşı 3. kişi oldukları, ancak davacının annesi ...'ın terekesi, ölüm tarihi itibariyle el birliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi olduğundan, davacının ancak yakın murisi olan annesi ...'ın terekesi adına tescil talebinde bulunabileceği, ne var ki davacının "... Terekesi" adına dava açmayıp kendi miras payına yönelik olarak dava açtığı, terekesi iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olan yakın muris ...'ın, davacı ... dışında mirasçılarının da bulunduğu anlaşıldığına göre, muris ... mirasçılarından olan davacının, terekeye göre üçüncü kişi konumunda bulunan kök muris ... mirasçılarından ... ... mirasçıları aleyhine kendi payına yönelik açtığı tapu iptali ve tescili davasının dinlenmesinin hukuken mümkün olmadığı, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma gerekçeleri benimsenerek davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
    Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    - K A R A R -
    Temyizen incelenen kararın bozma ilâmına uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın Şarkışla 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 31.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!