Anahtar kelimeler: Açıktan Serviste Dek Şoför Ayına Ayından Birkaç Atama Acil Mayıs

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 20. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Kurumu (...) aracılığıyla açıktan atama ile 29.04.2020 tarihinde davalı Bakanlığa bağlı ... Devlet Hastanesinde sürekli işçi kadrosunda çalışmaya başladığını, birkaç gün acil serviste çalıştırıldıktan sonra İdare tarafından şoför olarak görevlendirildiğini, 2020 Mayıs ayından 2021 Aralık ayına dek şoför olarak çalışmaya devam ettiğini, bu tarihte ise temizlik personeli olarak çalıştırılmaya başlandığını, davacının 2021 yılı Aralık ayından itibaren temizlik görevlisi olarak çalışmaya devam ettiğini, Sağlık Bakanlığının üyesi bulunduğu ... ve ... ... Sendikası (...) ile davacı işçinin üyesi bulunduğu ... ... Sendikası (...) arasında 10.08.2020 tarihinde imzalanan ve 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük tarihli olan İşletme Toplu İş Sözleşmesinin "görev bölümü'' başlıklı 29. maddesinin (d) bendinde "Vasıfsız işçi kadrosunda bulunmakla beraber, bir yıl süreyle vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken bir işte çalışmış olanlar bu sürenin sonunda vasıfsız bir işte çalıştırılamazlar.'' hükmünün bulunduğunu, yine 01.01.2021 - 31.12.20 22... .01.2023 - 31.12.2024 yürürlük süreli toplu iş sözleşmelerinde de aynı düzenlemenin yer aldığını, buna göre davacının uzun zaman sürekli olarak icra ettiği vasıflı işlerden sonra hukuka aykırı ve mesnetsiz bir görevlendirme ile sürekli olarak vasıfsız işte görevlendirilmesinin kabul edilemeyeceğini, davacının vasıflı bir işte görevlendirilmesinin sözleşmeden kaynaklı bir yükümlülük olduğunu ve İdarenin buna hukuka ve kanuna uygun olarak riayet etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davacı işçinin işe temizlik görevlisi olarak alındığı düşünülse dahi uzun süredir vasıflı işlerde çalışması nedeniyle çalışma koşullarında lehine esaslı değişiklik yapılmış olduğunu, bundan sonra davacının çalışma koşullarında aleyhe değişiklik yapılarak vasıfsız bir işte çalıştırılmasının hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek davacının toplu iş sözleşmesi düzenlemesi gereğince vasıfsız işte çalıştırılamayacağının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacı işçinin 4857 sayılı İş Kanunu (4857 sayılı Kanun) ile bu Kanun'a dayanılarak çıkarılan Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik hükümleri kapsamında 08- 09... tarihlerinde noter huzurunda gerçekleştirilen sürekli işçi alımı kurası sonucu Bilecik ili emrine sürekli işçi (temizlik görevlisi) olarak açıktan atanarak ihtiyaca binaen ... Devlet Hastanesine nakledilerek 30.04.2020 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesi kapsamında görevine başladığını, davacının iddia ettiği gibi "vasıfsız işçi kadrosunda bulunmakla beraber, bir yıldan uzun süreyle vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken işte çalıştırılması" gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacının özlük dosyası incelendiğinde sürekli ve kesintisiz bir şekilde temizlik görevlisi olarak çalışmış olduğunu, şoför olarak herhangi bir görevlendirme yazısı veya tebliğinin bulunmadığını, davacının fiilen şoförlük işinde çalıştırıldığına ilişkin bir delilin de dosyaya sunulmadığını, davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacı tarafça sunulan belgelerin davacının Hastanede şoför olarak çalıştığını ispatlamaya yarayan belgeler olmadığını, çalışma koşullarında davalı İdare tarafından tek taraflı olarak esaslı bir değişikliğe gidildiği yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, davacı tarafın soyut iddialarını kabul etmediklerini, emsal olarak gösterilen kararların bu dava ile toplu iş sözleşmesine dayanması açısından konu olarak benzerliği bulunmakla birlikte örnek alınacak ve değerlendirilecek bir yanı bulunmadığını, davacının hâlen temizlik görevlisi olarak çalışmaya devam ettiğini, davacının asli görevi olan temizlik personeli olarak çalıştırılmasının uygun görüldüğünü, yasal mevzuat ve ilgili mercilerin yazıları doğrultusunda işlem tesis edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Kurumu kayıtlarına göre davacının 30.04.2020 tarihinden itibaren davalı Bakanlığa bağlı ... Devlet Hastanesinde sürekli işçi kadrosunda çalıştığı, işe giriş bildirgesinde görevinin "temizlik görevlisi (Hastane)" olduğunun beyan edildiği, dosyaya sunulan işyeri kayıtları incelendiğinde; ihtiyaca binaen yeterli sürücü belgesi bulunan ve ekli listede adı ve soyadı belirtilen personelin Hastaneye tahsisli hizmet araçlarını 2021 yılı içerisinde il içinde ve il dışında kullanmak üzere görevlendirilmesine ilişkin 30.12.2020 tarihli, 25860633-903.07.01 sayılı ve "... Devlet Hastanesi 2021 yılı şoför görevlendirme" konulu Valilik Olur'unun bulunduğu, listede davacının da yer aldığının anlaşıldığı, ancak 20 20... yılına ilişkin görevlendirme belgelerinin bulunmadığı, davacı tanıklarının 2020 yılında yaklaşık 200 kişinin temizlikçi olarak işe alınmasına karşın bu personelin çoğunun temizlik işinde çalıştırılmayıp ihtiyaca göre Hastanenin değişik birimlerinde görevlendirildiklerinin, davacının da ilk 1 hafta - 10 gün kadar temizlik işi yaptıktan sonra şoför olarak görevlendirildiği ve uzun süre yaklaşık 1,5 yıl boyunca şoförlük işine devam ettiği beyan etmiş oldukları, davacıya ait 2022 yılına ilişkin yıllık ücretli izin talep formlarında kadrosunun "ulaştırma hizmetleri" olarak belirtildiğinin görüldüğü, davacının 15.05.2020 tarihinde üyesi olduğu ... Sendikası ile ... arasında imzalanan 01.01.2019-31.12.2020, 01.01.2021-31.12.20 22... .01.2023-31.12.2024 yürürlük süreli toplu iş sözleşmelerinin 29. maddesinin (d) bendinde "Vasıfsız işçi kadrosunda bulunmakla beraber, bir yıl süreyle vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken bir işte çalışmış olanlar bu sürenin sonunda vasıfsız işte çalıştırılamazlar." hükmüne yer verilmiş olduğu, davacının kadroya geçirildikten sonra bir yıldan fazla süreyle vasıflı işlerde çalıştığı bu nedenle anılan toplu iş sözleşmesi uyarınca vasıfsız işlerde çalıştırılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının vasıfsız işte çalıştırılamayacağının tespitine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işyeri kayıtları ve tanık anlatımlarından davacının toplu iş sözleşmesinin 29/(d) hükmü kapsamında bir yıl süreyle vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken bir işte çalıştırıldıktan sonra çalışma koşullarında esaslı değişikliğe gidilerek temizlik görevlisi olarak çalıştırılmaya başlandığı varsayılsa dahi Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin emsal nitelikteki ████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma kararında ifade edildiği şekilde, bu görevlendirme üzerine davacı işçinin Aralık 2021 tarihinde temizlik işçisi olarak değişikliğe uymak suretiyle makul kabul edilemeyecek kadar uzun bir süre herhangi bir itirazı olmaksızın çalıştıktan sonra 29.11.2024 tarihinde dava açtığı, aradan geçen süre sonrası 4857 sayılı Kanun'un 22. maddesinde öngörülen şekil eksikliğini ileri sürmesi ve toplu iş sözleşmesinin anılan düzenlemesine dayalı talepte bulunmasının emsal Yargıtay kararları dikkate alındığında dürüstlük kuralına uygun düşmediğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ssas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde;1. 29.04.2020 tarihinde ... aracılığıyla davalıya bağlı ... Devlet Hastanesinde sürekli işçi olarak çalışmaya başlayan davacının B sınıfı ehliyeti olması hasebiyle davalı İdarenin görevlendirmesiyle 2020 Mayıs ayından 2021 Aralık ayına kadar şoför olarak çalışmaya devam ettiğini, 1 yıldan uzun süre boyunca şoför olarak görevlendirilmesine karşın 2021 Aralık ayında temizlik personelliği görevine çekildiğini, 2021 Aralık ayından beri yararlanmış olduğu toplu iş sözleşmesine aykırı olarak temizlik görevlisi olarak çalışmaya devam ettiğini,2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenen ve hukukun temel ilkelerinden biri olan objektif iyiniyet ilkesinin (dürüstlük kuralının) iş hukukundaki görünümünün işverenin yönetim hakkının sınırlarında, sözleşmenin tamamlayıcısı, hukuki güvenlik, iş koşullarında değişiklik başlıklarında tezahür ettiğini,3. İşçinin, işveren tarafından tek taraflı olarak çalışma koşullarında yapılan esaslı değişikliğe karşı sessiz kalmasının bu değişikliği zımnen kabul ettiği şeklinde yorumlanamayacağını, davacının işyerinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi hükmüne dayalı olarak talepte bulunduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacının anayasal güvence altında olan toplu iş sözleşmesinden yararlanma hakkının önünün kapatılmasına sebep olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davacının toplu iş sözleşmesinin 29/(d) hükmü uyarınca vasıfsız bir işte çalıştırılmasının hukuka aykırı olduğunun tespitine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.