Anahtar kelimeler: Geçişinin Kadrolu Sağlandığını Bünyesinde Kadroya İstihdam Kadrosunda Khk Üyesi İşçisi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 82. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... (Bakanlık) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı olarak sürekli işçi kadrosunda istihdam edildiğini, kadroya geçişinin 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile sağlandığını, hâlen davalı Bakanlığın kadrolu işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, ... Sendikası üyesi olduğunu, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini, ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı definde bulunduklarını, davacının ücretinin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (375 sayılı KHK) hükümlerine göre belirlendiğini, Bakanlığın genel uygulamasının hukuka uygun olduğunu, davacının bir yandan bireysel iş sözleşmesindeki günlük brüt ücretin esas alınmasını bir yandan da toplu iş sözleşmesi ile öngörülen ücret kriterlerinin uygulanmasını istemesinin mümkün olmadığını, bu durumda işçilere hem asgari ücrete yapılan zammın hem de toplu iş sözleşmesinden kaynaklı zammın yapılması gibi (çifte zam) bir durum oluşacağını ve ücretlerin fahiş bir hâl alacağını, iddia edilenin aksine davacının ücretinin 2019 yılı asgari ücret seviyesine çekilerek bu ücrete %4 oranında ücret zammı uygulanmadığını, ücret bordrolarından anlaşılacağı üzere davacının 2018 yılı ücreti korunarak bunun üzerine %4 oranında zam yapıldığını, ücretin düşürülmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair açık düzenleme olduğundan temel ücretinin asgari ücretin her artış döneminde yeniden belirleneceğini ve ilave olarak toplu iş sözleşmesinden kaynaklı zamların uygulanacağını, buna göre belirleme yapılan bilirkişi raporundaki ücret tespitlerinin ve fark alacak hesaplamalarının dosya kapsamına uygun olduğu, davacı tarafça davanın zamanaşımı def’i gözetilerek ıslah edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davacının fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarına ilişkin talebinin kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında davacının kadroya geçişi sırasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacı işçiye sözleşme süresince her ay brüt asgari ücretin %50 fazlası üzerinden günlük ücret ödeneceğinin düzenlendiği, davacının 375 sayılı KHK'nın geçici 23. maddesi uyarınca İdarelerce sürekli işçi kadrolarına geçirilen işçilerin ücret ve diğer mali sosyal haklarının belirlenmesinde ... tarafından karara bağlanan ve 31.10.2020 tarihine kadar uygulanacak olan toplu iş sözleşmesinden ayrıca 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandığı, bilirkişi raporunda usul ve yasaya uygun fark ücretlerin hesabı yapıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamalar arabuluculuk son tutanak tarihi dikkate alınarak yapılmış olduğundan hesaplama döneminde bir hata bulunmadığı, bilirkişi raporunda 01.01.2019-31.12.2020 tarihleri arasında bireysel iş sözleşmesi ile ... kararında belirtilen zam oranlarının uygulandığı, 01.01.2021-31.12.2022 tarihleri arasında ise 08.09.2021 imza tarihli 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi ile 03.02.2022 imza tarihli kamu çerçeve ek protokolü uygulanarak %2,5 zam eklenip hesaplama yapıldığı, 31.12.2022 tarihinden sonraki dönem için 05.06.2023 imza tarihli 01.01.2023-31.12.2024 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesindeki taban ücret uygulaması dikkate alınarak hükme esas alınan bilirkişi raporunda fark alacaklara ilişkin yapılan tespit ve hesaplamaların emsal Yargıtay kararlarına uygun olduğu, hesap yöntemi ile hesap döneminde bir hata bulunmadığı, Mahkemece dava şartı arabuluculuk tarihi itibarıyla alacakların hüküm altına alındığı, ücret ve ikramiye alacağına en yüksek banka mevduat faizi, ilave tediye alacağına yasal faiz işletilmesine karar verildiği, faiz başlangıcının arabuluculuk son tutanak tarihine göre belirlendiği, hükmedilen faiz türü ve başlangıçlarında isabetsizlik bulunmadığı, davacının hizmet cetvelinin dikkate alındığı, davanın kısmi dava olarak açıldığı, açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret İle Diğer Mali Ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri uyarınca %4 zam kadroya geçirilen tüm işçilere ve davacıya da uygulandığını,2. Davacıya ait ücret bordrolarının incelenmesinden davacının toplu iş sözleşmesinde belirlenen ücret zammından ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklı diğer ücret eklerinden yararlandığının anlaşılacağını, bir yandan toplu iş sözleşmesi ile ücretinde artış olan davacının diğer yandan bireysel iş sözleşmesindeki günlük brüt ücretinin esas alınmasını isteme hakkının mümkün olmadığını,3. Davacı ve aynı durumda olan sürekli işçilerin ücretine hem asgari ücrete yapılan zammın hem de toplu iş sözleşmesinden kaynaklı zammın uygulanmasının çifte zam durumu oluşturduğunu,4. Faiz türü ve başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacağının bulunup bulunmadığına ve hükmedilen faize ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.