Anahtar kelimeler: Tehditi İnançlı Binada Müteahhitlik Blok Yıllar Parseldeki Şartıyla Devrettiğini Boşandıklarını
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : █████████ E., ████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Antalya 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, tazminat ve kira bedellerinin tahsili isteğine ilişkindir.
    Davacı; eski eşi olan davalıyla uzun yıllar önce boşandıklarını, müteahhitlik yaptığını, dava dışı bir kooperatifle devam eden davası olduğundan taşınmazlarının üzerine haciz konulması tehditi altında iken sonrasında geri verilmesi şartıyla maliki olduğu dava konusu 121 21... parseldeki B blok 1 nolu, 88 46... parseldeki 4 ve 13 nolu bağımsız bölümleri satış suretiyle davalıya devrettiğini, inşaatını kendisinin yaptığı dava konusu 88 14... parseldeki binada kendisine isabet edecek 2, 4 ve 21 nolu bağımsız bölümleri de davalı adına tescil ettirdiğini, yine maliki olduğu dava konusu 88 46... parseldeki 12 nolu bağımsız bölümü de aynı sebeplerle dava dışı yeğeni ... ...'a, ...'in de davalıya satış suretiyle devrettiğini, diğer dava konusu 88 21... parseldeki 12 nolu bağımsız bölümü ise dava dışı ...'dan bedelini ödeyerek kendisinin satın aldığını ancak davalı adına tescil ettirdiğini, davalının tüm taşınmazları bedelsiz ve muvazaalı olarak edindiğini, taşınmazları emaneten üzerinde tuttuğunu, taşınmazların kira bedellerini kendisinin aldığını, vergilerini kendisinin ödediğini, 88 46... parseldeki 12 nolu bağımsız bölümde devir tarihinden bu yana ikamet etmeye devam ettiğini, tüm bu hususların inançlı işlemin delili olduğunu, davalının 88 21... parseldeki 12 nolu bağımsız bölümü daha sonra dava dışı 3. kişiye devrettiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini, olmazsa sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tazminata hükmedilmesini, 88 14... parseldeki 2, 4 ve 21 nolu bağımsız bölümlerde davalı tarafından tahsil edilen kira bedellerine karşılık şimdilik 10.000,00 TL'nin tahsilini istemiştir.
    Davalı; iddiaların doğru olmadığını, inançlı işlem iddiasında bulunan davacının bunu yazılı delille ispatlaması gerektiğini, davacı ile aralarında hiçbir inanç sözleşmesi bulunmadığını, dava konusu taşınmazların satışının gerçek olduğunu, muvazaanın söz konusu olmadığını, uzun yıllar önce boşandığı eski eşinin emaneten taşınmazlarını kendisine devretmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının kendisine vekaleten yaptığı kira sözleşmelerini inançlı işlemin delili olarak gösteremeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, inançlı işlem iddiasına dayalı davanın yazılı delil ya da delil başlangıcı niteliğinde belge ile ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafından taşınmazların inançlı işleme dayalı olarak temlik edildiği ileri sürülmüşse de 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca inanç sözleşmesinin ispatı için yazılı delil sunulmadığı, davacının sunduğu devirden sonra yapılan deprem sigortası dekontu, su aboneliğine ilişkin tahsilat makbuzu, kira sözleşmelerinin davalının elinden çıkmış yazılı delil başlangıcı sayılamayacağı, muvazaa iddiasının da ispatlanamadığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    -K A R A R-
    Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!