Anahtar kelimeler: Ciddianamede Biddianamede Asanıklardan İsteyerek Hiyerarşik Yapıya Fesat Şantaj Rüşvet Kurma
5. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, 2022/7 Karar
SUÇTAN ZARAR GÖREN
: Hazine
SUÇLAR
: İhaleye fesat karıştırma, rüşvet alma, rüşvet verme, şantaj, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç örgütü içerisindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek isteyerek yardım etme
HÜKÜMLER
: a-Sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç örgütü içerisindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçundan beraat,
b-İddianamede belirtilen (01) numaralı olaya ilişkin sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine,
c-İddianamede belirtilen (02) numaralı olaya ilişkin sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine,
d-İddianamede belirtilen (03) numaralı olaya ilişkin sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine,
e-İddianamede belirtilen (04) numaralı olaya ilişkin sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine,
f-İddianamede belirtilen (05) numaralı olaya ilişkin sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine,
g-İddianamede belirtilen (06) numaralı olaya ilişkin sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ile özel belgede sahtecilik, ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine,
ğ-İddianamede belirtilen (07) numaralı olaya ilişkin sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine,
h-İddianamede belirtilen (08) numaralı olaya ilişkin sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan kamu davalarının zamanaşımı, ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan kamu davasının ise ölüm nedeniyle düşmesine,
ı-İddianamede belirtilen (09) numaralı olaya ilişkin sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine,
i-İddianamede belirtilen (10) numaralı olaya ilişkin sanıklar ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine,
j-İddianamede belirtilen (11) numaralı olaya ilişkin sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine,
k-İddianamede belirtilen (12) numaralı olaya ilişkin sanıklardan ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan kamu davasının düşmesine, rüşvet verme (2 kez) suçundan beraat, ... hakkında rüşvet alma suçundan beraat, ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan kamu davasının düşmesine, rüşvet alma suçuna ilişkin eylemlerinin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine,
l-İddianamede belirtilen (14) numaralı olaya ilişkin sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine,
m-İddianamede belirtilen (15) numaralı olaya ilişkin sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında şantaj suçundan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine,
n-İddianamede belirtilen (16) numaralı olaya ilişkin sanıklardan ... hakkında rüşvet alma, ... hakkında rüşvet verme suçlarından beraat,
o-İddianamede belirtilen (17) numaralı olaya ilişkin sanıklardan ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçuna azmettirmeden mahkumiyet, ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz istemlerinin reddi, onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Mahkemece duruşma gün ve saatini bildiren davetiyenin suçtan zarar gören Hazine vekiline usülüne uygun olarak tebliğ edildiği, bu kapsamda davadan haberdar edilen ve katılma talebinde bulunmayan Hazinenin katılan sıfatını kazanmadığı ve gerekmediği halde gerekçeli kararın tebliğ edilmesinin temyiz hakkı vermeyeceği anlaşıldığından vekilinin keza 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/9. maddesinde, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 253/6. maddesine paralel bir şekilde "Derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyeceği" hüküm altına alınmış olup, anılan maddenin gerekçesinde de "fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen hallerde derhal beraat kararı verilebileceği"nin belirtilmesine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.06.2016 tarihli ve 126–207 sayılı Kararı başta olmak üzere yerleşmiş uygulamasında "zamanaşımının gerçekleşmesi durumunda derhal beraat kararı verilmesini gerektiren haller hariç öncelikle beraat değil, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi, aksi halde, yani derhal beraat kararı verilmesini gerektiren hallerde ise zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.12.2012 tarihli ve 864-1861; 26.06.2012 tarihli ve 978-2 50... .01.2007 tarihli ve 254-5 sayılı Kararları başta olmak ve Özel Dairelerce de benimsenmiş olan birçok kararında da açıkça vurgulandığı gibi yargılama yapılmasına engel olup, davayı düşüren hallerden biri olan dava zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi durumunda, yerel mahkeme ya da Yargıtay tarafından re'sen zamanaşımı kuralı uygulanarak kamu davasının düşmesine karar verilmesinin zorunlu olmasına göre; eylemin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir hal, başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesini gerektiren bir durum bulunmadığından zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle mahkemece re'sen ve diğer iddialardan önce davanın düşmesine karar verilmesi zorunluluğuna riayet edilerek, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesi kararlarına karşı temyiz isteminde bulunulmasında hukuki yarar bulunmadığından adı geçen sanıklar müdafiilerinin hakeza Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, ███████ sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hâli" olarak anlaşılması gerektiği, sanıklardan ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, özel belgede sahtecilik ve şantaj, ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet verme ve özel belgede sahtecilik, ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, şantaj ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve şantaj, ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve suç örgütü içerisindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek isteyerek yardım etme, ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç örgütü içerisindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek isteyerek yardım etme, ... hakkında rüşvet verme suçlarından açılan kamu davalarına 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen İçişleri Bakanlığının katılma hakkı olmadığından vekilinin anılan suçlardan verilen kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesi ve beraat hükümlerine yönelik temyiz istemleri ile yasal koşulları bulunmadığından sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 3 17... . maddeleri uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, tebliğnamede ismine yer verilen sanık ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin bulunmadığı, sanıklar ... ile ... müdafiinin 02.06.2022 havale tarihli dilekçesi ile temyizden feragat ettiği gözetilerek, başvurularının kapsamına göre incelemenin sanık ... müdafiinin müvekkili hakkında suç örgütü içerisindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik vekalet ücretine münhasır, O yer Cumhuriyet savcısının sanıklardan ... hakkında rüşvet alma, ... hakkında rüşvet verme suçlarından verilen beraat ile ... hakkında değişen suç vasfına göre görevi kötüye kullanma suçundan verilen kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesi, katılan ... vekilinin ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet alma suçlarından açılan kamu davalarının düşmesi ve beraat, sanık ... müdafiinin müvekkili hakkında ve sanık ...'ın kendisi hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Ankara (Kapatılan) 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.05.2013 tarihli ve ████████ Esas, ███████ sayılı Karar ile haklarında verilen hükümler, Dairemizin 27.02.2017 tarihli ilamıyla kesinleştiği anlaşılan sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında hüküm kurulmadığı halde gerekçeli karar başlığında isimlerine yer verilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
1-Sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma, ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ve değişen suç vasfına göre görevi kötüye kullanma suçlarından verilen kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle, ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen kamu davasının ölüm nedeniyle düşmesine dair hükümlere, ... hakkında ayrıca suç örgütü içerisindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine hükmolunduğu, böylece sanığın yüklenen tüm suçlardan beraat etmediği ve avukatlık hizmetinin bölünemeyeceği hususları göz önünde bulundurularak, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümlerinin 14/4. maddesi gereği sanık lehine vekalet ücreti takdirinin mümkün olmadığı kabul edilmiştir.
Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü ile kamu davalarının zamanaşımı ve ölüm nedenleriyle düşmesine dair hükümler usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen O yer Cumhuriyet savcısının, katılan ... vekilinin ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanıklardan ... ve ... hakkında rüşvet alma, ... hakkında rüşvet verme suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde "Rüşvet, bir kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır." denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarıldığı, eylemin, görevin gereklerine aykırı olarak bir işin yapılması veya yapılmaması için menfaat temin edilmesi durumunda rüşvet, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanması durumunda ise 6352 sayılı Kanun'dan önceki haliyle 5237 sayılı Kanun'un 257/3. maddesinde düzenlenen "görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama" suçunu oluşturacağı, kamu görevlisi olmayan diğer kişilerin ise özgü suç niteliğindeki bu suça aynı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca azmettiren veya yardım eden sıfatıyla iştirak edecekleri nazara alındığında, sanık ...'nin ... ve ... ile gerçekleştirdiği iddia olunan rüşvet anlaşmalarına konu edilen ihaleye fesat karıştırma suçuna ilişkin zamanaşımı süresinin gerçekleştiği keza sanık ... ile ... arasında gerçekleştiği iddia olunan rüşvet anlaşmasına konu ruhsat işleminde hukuka aykırılık bulunmadığının bilirkişi raporuyla tespit edildiği anlaşıldığından, sanıkların meşru zeminde bulunduklarının kabulü gerekeceği, buna bağlı olarak kamu görevlisi olan sanıklar ... ve ...'a yüklenen rüşvet alma isnadının suç tarihlerinde yürürlükte olan ve sanık lehine bulunan 5237 sayılı Kanun'un mülga 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama, kamu görevlisi olmayan sanık ...'ye isnat edilen rüşvet verme eyleminin ise aynı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca özgü suç niteliğindeki bu suça azmettirme veya yardım etmeyi oluşturacağı, söz konusu maddelerde öngörülen cezalarının üst sınırına nazaran bahse konu suçların 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi oldukları, 2007 yılı olan suç tarihi ile hüküm tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği nazara alınarak kamu davalarının düşmesine karar verilmesi yerine yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması,
Kanuna aykırı, katılan ... vekilinin ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
3-Sanıklar ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Suç tarihlerinde ... başkan yardımcısı olan sanık ...'un talimatı doğrultusunda aynı belediyede zabıta müdürü olarak görev yapan sanık ...'ın, ... isimli şahsa ait olan iş yerinin Hazine ile ilgili sorunun çözülememesi sebebiyle belediyece mühürlenmesi gerekmesine rağmen bu işlem yapılmadığı halde 25.02.2008 tarihli mühürleme tutanağını sahte olarak temyiz dışı sanık ... ile birlikte düzenleyerek imzaladığı iddia ve kabul edildiği anlaşılmakla;
5271 sayılı Kanun'un "Tesadüfen elde edilen deliller" başlıklı 138. maddesinin ikinci fıkrasında "Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ve ancak, 135'inci maddenin altıncı fıkrasında sayılan suçlardan birinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse; bu delil muhafaza altına alınır ve durum Cumhuriyet savcılığına derhâl bildirilir." hükmüne yer verilmiş olup, 01.06.2005 tarihinden sonra başvurulacak olan iletişimin denetlenmesi tedbiri sırasında, soruşturma veya kovuşturma ile ilgili olmayan ancak 135. maddenin altıncı fıkrasında sayılan suç ya da suçlardan birisinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek delilin elde edilmesi durumunda "tesadüfen elde edilen delil" olarak adlandırılan bu delilin belirtilen suçun soruşturma ve kovuşturulmasında kullanılmasının olanaklı hale getirildiği, bu düzenlemeyle telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, soruşturma veya kovuşturmayla ilgili olmayan fakat 135. maddenin altıncı fıkrasında sayılan katalog suç ya da suçlardan birisinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delilin elde edilmesi durumunda, söz konusu delilin ceza yargılamasında kullanılabileceğinin kabul edilmiş olması, tedbirin uygulanması sonucunda elde edilen delillerin 135. maddenin altıncı fıkrasında sayılan suçlarla sınırlı olmak kaydıyla, aynı soruşturma ya da kovuşturmayla ilgili suçlar yönüyle öncelikle kullanılabileceğinin kabulünü gerektirdiği,
Diğer yandan 5271 sayılı Kanun'un “Teknik araçlarla izleme” başlıklı 140. maddesinde ise; “Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebepleri bulunması ve başka suretle delil elde edilememesi hâlinde, şüpheli veya sanığın kamuya açık yerlerdeki faaliyetleri ve iş yeri teknik araçlarla izlenebilir, ses veya görüntü kaydı alınabilir.” hükmünün bulunduğu, bu maddeye göre şüpheliler hakkında teknik araçlarla izleme kararı verilebilmesi için;
Soruşturma konusu suçun kanunda sayılan suçlardan olması, suçun işlendiği konusunda kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması, başka yolla delil elde edilme olanağının bulunmaması, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararı gerektiği, 5271 sayılı Kanun'un 140. maddesi gereğince, alınan teknik araçlarla izleme kararı sonucunda elde edilen delillerin yalnızca bu maddede sayılan katalog suçlar kapsamında yer alan suç bakımından delil olarak kullanılabileceği, maddenin 4. fıkrasının açık hükmü karşısında, katalog suçlar dışında kalan bir suç bakımından ise elde edilen delillerin yargılamada kullanılmasının mümkün olmadığı,
Buna karşılık 5271 sayılı Kanun'un 138. maddesi, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Birinci Kitap Dördüncü Kısım Koruma Tedbirleri Beşinci Bölüm Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi başlığı altında, aynı Kanun'un 140. maddesi ise Kanunun Birinci Kitap Dördüncü Kısım Koruma Tedbirleri Altıncı Bölüm Gizli Soruşturmacı ve Teknik Araçlarla İzleme başlığı altında düzenlendiğinden, “Tesadüfen elde edilen deliller” başlıklı 5271 sayılı Kanun'un 138. maddesi “teknik araçlarla izleme”yi kapsamadığı gibi Kanunda teknik araçlarla izlemeye ilişkin olarak 138. maddedeki düzenlemeye benzer bir hükme yer verilmediğinden, teknik araçlarla izleme sırasında tesadüfen elde edilen delillerin soruşturma veya kovuşturma sırasında 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi kapsamında delil olarak kullanılmasının olanaklı olmadığı gözetildiğinde;
Sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 1 35... . maddeleri gereğince verilmiş iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması ile teknik araçlarla izleme kararları bulunmakla birlikte bu kararların suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından alınmış olması karşısında anılan suçlarla ilgili elde edilen delillerin katalog suç olmayan kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçu bakımından yasal delil olarak kabul edilemeyeceği nazara alınarak, hukuka aykırı nitelikteki bu deliller dışlanarak mevcut diğer delillerin değerlendirilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sahtecilik suçlarında suça konu belgelerin aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının belirlenmesinin hakime ait olduğu gözetilerek, suça konu belge aslı veya onaylı örneğinin denetime olanak verecek şekilde dosya arasına getirtilmesi, duruşmada incelenip özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ile iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, gerekirse bu hususta bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği halde belge aslı denetime olanak verecek şekilde dosya arasına getirtilip iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı incelenmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin ve ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 3 21... /son maddeleri uyarınca BOZULMASINA
18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!