Anahtar kelimeler: Bucak Kolay Murislerinden Paydaş Hissedarlara Devrettiğini Haline Rızası Paydaşların Payların

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bucak 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.Davacı; dava konusu 1 09... , 1 13... ve 1 10... parsel sayılı taşınmazların kendisine ve dava dışı hissedarlara murislerinden kaldığını, taşınmazlarda bir çok paydaş bulunduğunu, taşınmazlarla ilgili yapılacak işlemlerin kolay yürütülmesi için taşınmazlardaki tüm payların kendi üzerinde toplanması için kendisi ve diğer paydaşların davalı ...’i vekil tayin ettiklerini, vekilin önce, vekalete uygun hareket ederek diğer paydaşların paylarını kendisine devrettiğini ve sadece kendisinin taşınmazların maliki haline geldiğini, ancak daha sonra vekilin, bilgi ve rızası dışında taşınmazları oğlu olan diğer davalı ... ...’a satış suretiyle devrettiğini, ... ...’ın ise taşınmazları el ve işbirliği içinde hareket ettiği diğer davalı ...’a satış suretiyle devrettiğini, bu durumu öğrenir öğrenmez vekili azlettiğini, davalılar tarafından kendisine ve diğer paydaşlara herhangi bir bedel ödenmediğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 22.500,00 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalılar ... ve ...; dava konusu taşınmazların davacı tarafa murisleri ...’den kaldığını ancak yıllar önce kendi murisleri ... ... ile davacının murisi ...’nin aralarında yaptıkları anlaşma ile kendilerine ait tapulu taşınmazlarını değiştirdiklerini, bunun nedeninin davacının annesi...’ın, ... ...’in öz kardeşi ile evli olması olduğunu, yapılan anlaşma gereği...’ın taşınmazları üzerine aldığını ancak ...’ye devretmesi gereken taşınmazların devrini sağlamadığını, ...’ın ölümü üzerine tüm mirasçıların taşınmazların gerçekte hak sahibi olan kendilerine devredilmesi için vekaletnameler verdiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.Davalı ...; dava konusu 1 09... parsel ve 1 13... parsel sayılı taşınmazları diğer davalı ...’den 1 10... parsel sayılı taşınmazı ise bu davada taraf olmayan ... ...’den satın aldığını, davacı ile diğer davalılar arasındaki husumeti eldeki dava sebebiyle öğrendiğini, taşınmazları, “ ...” isimli internet sitesi üzerinden bulduğunu ve yapılan pazarlık sonucu satın aldığını, diğer davalı ... ile üç taşınmaz için toplam 290.000,00 TL ödenmesi hususunda anlaştıklarını, bu anlaşma gereğince 1 13... parsel ve 1 09... parsel sayılı taşınmazlar için 14.10.2021 tarihinde ... Bankası A.Ş. hesabından diğer davalı ...'e ait ... 'a bağlı "..." isimli sistemdeki hesabına 95.000,00 TL, 1 10... parsel sayılı taşınmaz için ise 13.10.2021 tarihinde ... ...'e ait ... Bankası T.A.O. hesabına 70.000,00 TL olmak üzere toplam 165.000,00 TL ödendiğini, kalan 125.000,00 TL için senet düzenlendiğini ve senetlerin 25.10.2021 tarihinde yine banka kanalıyla ödendiğini, taşınmazları tapu kaydına güvenerek iyi niyetli olarak satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesince; davacının taşınmazlardaki tüm payların kendi üzerinde toplanması için davalı ...’ı vekil tayin ettiği, dava konusu taşınmazların dava dışı üçüncü kişilerin kullanımında olduğu, vekil ...’ın tüm paylar davacı üzerinde toplandıktan sonra taşınmazları kullanan kişilere devrini yapacağı, ancak vekilin vekalet görevini kötüye kullanarak taşınmazları oğlu olan diğer davalı ... ...’a devrettiği, davalı ... ...’ın vekil ...’ın oğlu olup babası ...'in vekalet görevini kötüye kullandığını bildiği veya bilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, yine dinlenen tanık beyanlarından davalı ...'nun taşınmazları devir almadan önce görmeye gelmediği gibi taşınmazları devraldıktan sonra da taşınmazları kullanan kişileri bu taşınmazlardan tahliye etmek yönünde bir adım atmadığı ve hatta taşınmazlara hiç uğramadığı, tüm bu hususların hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu nedenlerle vekilin vekalet görevini kötüye kullandığı, diğer davalılar ile vekilin el ve işbirliği içinde hareket ettiği, son kayıt maliki davalı ...'ın da iyi niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:-K A R A R-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere özellikle son kayıt maliki davalı ...’nun iyi niyetli olmadığı ispatlandığına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 38.875,27 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılar ... ve ... ...’tan, 38.875,28 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...’dan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.