Anahtar kelimeler: Doldurduğu Formu Taklit Ağustos Kredilerin Muhasebe İmzasını Müdürü Evrakları Menfi

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ
: █████/2021
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı banka tarafından müvekkili şirket lehine düzenlenen ----- Nolu, 23.01.2019 tarihli 200.000,00 TL tutarlı ve ----- Nolu, 06.06.2019 tarihli 80.000,00 TL tutarlı ticari kredilerin müvekkili şirketin dava dışı muhasebe müdürü---, şirketin tek yetkilisi ------ imzasını taklit ederek doldurduğu talep formu ve başvuru evrakları ile talep edildiğini ve kullanıldığını, müvekkili şirketin dava dışı ----- hukuka aykırı gerçekleştirdiği diğer tüm eylemlerden 31 Ağustos 2020 tarihi itibariyle tam olarak bilgi sahibi olduğunu ----- ve işbirliği içinde olduğu diğer şahıslar hakkında --- Cumhuriyet Başsavcılığı ---- Soruşturma nolu dosyası ile soruşturma başlatıldığını beyan ederek banka tarafından davacı şirket adına düzenlenen ----- Nolu, 23.01.2019 tarihli 200.000,00 TL tutarlı ve ---- Nolu, 06.06.2019 tarihli 80.000,00 TL tutarlı ticari kredilerin hukuka aykırı olarak düzenlendiğinin tespitine ve iptaline, müvekkili şirketin işbu dava öncesi ve dava aşamasında ödemiş olduğu bahse konu kredi borcu taksitlerinin, sayın mahkeme tarafından belirlenecek kusur oranına göre iptaline ve dava tarihinden itibaren hesaplanacak en yüksek ticari faiz ile birlikte artırım talebimiz saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL'sinin davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 157 yıllık geçmişi ile müvekkili bankanın sorumluluğunu ve yükümlülüklerini iyi bildiğini, dosyaya sunulan mail silsilesinden anlaşılacağı üzere davacının taleplerinin karşılandığını, 07.12.2021'de davacı ---- ilgili evrakların gönderilmesini talep ettiğini ve müvekkili banka tarafından şubeden gelip alması gerektiğinin söylendiğini, teslim sonucu tekrardan başkaca belgeler talep edildiğini, 10.12.2021 tarihinde de istenilen imzalı evrakların davacı --- ek olarak gönderildiğini, şikayete konu olan her iki kredi kullandırımının da firmanın olağan iş yapış sürecine uygun olarak gerçekleştirildiğini, müvekkili bankanın işlemlerini kurumsal bankacılık teamüllerine uygun bir şekilde gerçekleştirdiğini, yine şirket yetkilisi ----kefaleti için eş rızası aranmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Dava konusu kredi sözleşmelerinin asılları dosyamız arasına alınmıştır.
Davacı vekiline asilin imza örneklerinin bulunduğu kurumları bildirmesi için süre verilmiş bildirmiş olduğu kurumlardan imza örnekleri istenilerek gelen yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Davacı asilin imza örnekleri dosya arasına alınmıştır.
---- sayılı soruşturma dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
İlgili vergi dairesinden davacı yanın BA-BS formları istenilmiş olup gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Soruşturma dosyasında alınan raporlar dosyamız arasına alınmıştır. Grafotoji ve Sahtecilik Uzmanı ----- tarafından düzenlenen 25.03.2021 tarihli uzman görüş raporu incelendiğinde, ilgili raporda; “Mevcut inceleme koşulları, belirlenen görsellerle desteklenen bulgular doğrultusunda; Tetkik konusu banka belgelerinde basılı bulunan ----..” içerikli kaşe izleri üzerinde atılı bulunan imzaların, mevcut mukayese imzalarına atfen; ------ elinden çıkmadığı, şahsın hakiki imzaları model alınmak suretiyle adına takliden sahte olarak atıldıkları...” yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır
Dosya rapor tanzim etmek üzere bankacılık alanında uzman bilirkişi ile mali müşavir bilirkişiye heyet halinde tevdi edilmiş olup bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu raporda özetle; davacı yanın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, dava konusu yapılan ---- Nolu 200.000,00 TL bedelli ve ---- nolu 80.000,00 TL bedelli kredilerin davacı defterlerinde kayıtlı olmadığını, ticari kayıtların incelenmesi neticesinde davacı şirketin kredilerin imzalandığı tarihte yetkilisinin ---- olduğunu, ----- no.lu 200.000,00 TL bedelli kredinin geri ödemesinin 200.000,00 TL ana para, 65.852,70 TL faiz ve 3.292,64 TL BSMV olmak üzere toplam 269.145,34 TL olduğunu, 144.291.27 TL ödemenin yapıldığını, bakiye 124.854,07 TL borcun kaldığını, ------ nolu 80.000,00 TL bedelli kredinin geri ödemesinin 80.000,00 TL ana para, 25.786,15 TL faiz, 1.288,33 TL BSMV olmak üzere toplam 107.054,48 TL olduğunu, 57.112,86 TL ödemenin yapıldığını, bakiye 49.941,62 TL borcun kaldığını, taraf iddia ve savunmalarından kredi işlemlerinin şirketin eski çalışanı ---- kanalıyla koordine edildiğinin tespit edildiğini, yapılan hesaplama neticesinde;
¸olduğunu, bankanın usulsüz yapılan kredi işlemi kapsamında %40 kusurlu olduğunu 150.479,73 TL bedeli iade ile yükümlü olduğunu belirtmiştir. İtirazlar üzerine ek rapor aldırılmış olup bilirkişi heyeti düzenlemiş olduğu ek raporda, kök raporda değişikliği gitmemişlerdir.
Dava, davacının davalı banka nezdindeki hesabından bilgisi ve onayı dışında sahte imzalarla dava dışı kişilerce çekilen tutarların davalıdan tahsili istemine ilişkindir.Uyuşmazlık; davalı banka - davacı adına tahsis edilen ----- ve ---- numaralı ticari krediler için imzalanan sözleşmenin davacı şirketin yetkilisi tarafından imzalanıp imzalanmadığı noktalarında toplanmıştır.
Bankacılık hizmetleri sözleşmeleri, hukuki nitelikleri itibariyle vekalet benzeri isimsiz sözleşme ya da vekalet sözleşmesi niteliğinde olup, TBK'nın 506/2 maddesi gereği, vekil (banka) üstlendiği hizmetleri, vekalet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür. Bankalar gibi, devletten aldıkları imtiyazla hizmet veren kurumların, ortalama bir vekilin göstermesi gereken özenden daha yüksek derecede özen göstermesi gerekmekte olup, bankalar hafif kusurlarından dahi sorumludur. Banka ancak, özen borcunu ihlali sayılan kusurlu fiili bulunmadığını ispat ederek sorumluluktan kurtulabilecektir.
Buna karşın, müşteriler de kendilerinden beklenen her türlü tedbiri almak ve her türlü dikkat ve özeni göstermek zorundadırlar. Bu yükümlülüklerin ihlal edilmesi halinde müşterinin kendi kusurundan kaynaklanan bu durumun sorumluluğuna kusuru oranında katlanması gerekmektedir. Bu itibarla, müşterinin kusuru var ise TBK’nın 52.maddesi gereğince bu kusur, müterafik kusur olarak değerlendirilebilecektir. Bu durumda banka, sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirememesinde kusurlu olmadığını TBK’nın 112. maddesi gereğince ispat etmek durumunda olup ayrıca müşterisinin müterafik kusurunu da ispat etmekle yükümlüdür. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Diğer yandan yapılan bankacılık işleminin, mevzuatta belirlenen şekil şartına uyulmadan yapıldığı anlaşılsa dahi yapılan işlemin, hesap sahibinin açık veya örtülü rızasıyla yapıldığının belirlenmesi halinde bankanın doğan zarardan sorumlu tutulması mümkün değildir.Davaya konu havale işlemlerin davacı şirket yetkilisi tarafından davacının vermediği faks talimatlarına dayalı olarak yapıldığından davacının zarara uğradığı anlaşılmış ise de, zararın davacı şirketin çalışanı davacının vermediği faks talimatlarına dayalı olarak yapıldığından davacının zarara uğradığı anlaşılmış ise de, zararın şirket çalışanı----suç oluşturan eylemleri sonucu meydana gelmiş olması nedeniyle adam çalıştıran sıfatında olan davacının da çalıştırdığı kişiyi seçmede ve denetlemede üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmemek suretiyle özen yükümlülüğüne aykırı davrandığının kabulü gerekir. Bu durumda, özen yükümlülüğüne aykırı davranan davacının olaydaki müterafik kusurunun belirlenerek, buna göre davalı bankanın sorumluluğu hususunda karar verilmesi gerekmektedir (Yargıtay -----
Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir olup tüm işlemlerinde basiretli davranmakla yükümlüdürler. Davacı tarafın adam çalıştıran olarak, personelinin seçiminde ve denetiminde kusurlu olduğu, davalı bankanın ise davacıyla arasındaki bankacılık işlemleri sözleşmesinde faks ile işlem yapılmasına dair bir düzenleme bulunmamasına rağmen, ıslak imzalı talimat olmadan fotokopi faks talimatlara istinaden, hesap sahibi davacıdan yapılan işlemler için teyit alması gerekirken bu hususu ihmal etmesi, bankacılık teamülü haline gelmiş faks talimatı aslını davacıdan istememesi ve talimat aslının gönderilmemesi halinde de benzer işlemleri yapmaması gerektiği gözetilerek, tekrar eden işlemler nedeniyle olayda kusurlu olduğu sabittir.
Olayın oluş şekli ve tarafların ihmal ettikleri davranışların zararın oluşuma etkisi birlikte değerlendirildiğinde; davalı banka davacının zararının doğmasında kusurlu ise de; davacı çalışanın suç teşkil eden eylemleri, davacının uzun zaman banka hesaplarını kontrol etmemesi nedeniyle zararın miktarının çoğaldığı dikkate alındığında davalının alınan bilirkişi raporu da dikkate alındığında %40 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı bankanın kusuru oranında yapılan ödemeyi davacıya iade etmekle yükümlü olduğu anlaşılmakla, davalı bankadan gelen yazı cevabı doğrultusunda davacının toplam 271.322,37 TL ödeme yaptığı anlaşılmış olup bankanın %40 kusur oranında 108.528,94 TL bedeli ödemekle yükümlü olduğu kabul edilmiş, yine davacının talimatı olmaksızın düzenlenen krediler nedeniyle bakiye kalan borçtan davalı şirketin ve yine işbu kredilerde kefil gösterilen şirket yetkilisi ---- sorumlu olmadığı kanaatine varılmıştır.
Tüm açıklamalar ışığında davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle
1-Davanın kabulü ile;
2-Davacıların ----- Nolu, 23.01.2019 tarihli 200.000,00 TL tutarlı ve ----- Nolu, 06.06.2019 tarihli 80.000,00 TL tutarlı ticari krediler nedeniyle davalı bankaya borçlu olmadıklarının TESPİTİNE,
3-108.528,94 TL bedelin dava tarihi olan 07.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Alınması gerekli 14.577,78 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL ve yargılama sırasında yatırılan 20.732,40 TL tamamlama harcın mahsubu ile 6.213,92 TL nin karar kesinleşince ve talep halinde iadesine,
5-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 118,60 TL'nin ve yargılama sırasında yatırılan 20.732,40 TL ıslah harç ile toplamda 20.851,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından sarfedilen 43.345,00 TL gider avansının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davadan önce gidilen arabulucukta devletçe karşılanan 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
10-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!