Anahtar kelimeler: Şehrine Taşıtılması Taşıtılacak Rezervasyonlar Yüklerin Taşımalojistik Konteyner Konteynerin Konteynerler Yükünün

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin müşterilerine uluslararası taşıma/lojistik işlerinin organizasyonu ve gerçekleştirilmesi konusunda hizmetler verdiğini, davalının bu kapsamda müvekkili ile 14 adet konteyner yükünün Türkiye'den yurtdışına demir yolu ile taşıtılması konusunda anlaştığını, davalının talebi sonucunda müvekkili tarafından 14 adet konteynerin taşınması için gerekli organizasyonların yapılarak rezervasyonlar alınarak davalıya taşıma tarihleri bildirildiğini, yüklerin ------ şehrine taşıtılacak şekilde anlaşıldığını, müvekkili tarafından gerekli organizasyonlar yapılmasına ve tüm konteynerler yükleme için hazırda beklemesine rağmen, davalı tarafın sürecin sonunda anlaşmaya aykırı olarak sadece 7 adet konteynere malların yüklemesini gerçekleştirdiğini, 23.12.2022 tarihli e-posta ile, geriye kalan ve boş olarak bekleyen 9 adet konteyner hakkında davalıya yeni yılla birlikte ücretlerinin değişeceğinin bildirildiğini ancak davalı tarafından sadece 2 adet ---- konteynere yükleme yapıldığını, 7 adet konteynırın ise 2-3 ayı aşkın bir süre boyunca bekletildiğini, süre sonunda davalı tarafından yükleme yapılmadığını, rezervasyonu alınan ama taşıması yapılmayan 7 adet konteynerin yüklemesinin yapılmaması sonucu, konteynerlerin ------ arası boş çekme masrafı ve ardiye ücretlerinin tahakkuk ettiğini, demuraj ve ardiye ücretiyle de birlikte toplam 9.688,98 USD + KDV tutar ilgili firma tarafından müvekkiline fatura olarak yansıtıldığını, 9.688,98 USD tutara davalı taşıtan firma sebep olduğundan, tutarın müvekkiline ödenmesi adına asıl sorumlu davalı firmaya ----- numaralı 13.06.2023 tarihli fatura düzenlendiğini ancak davalının ödeme yapmadığını ve faturayı haksız olarak iade ettiğini, müvekkilinin davalı hakkında ----. İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalının haksız olarak itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında herhangi bir sözleşme yapılmadığını, davacının iddia ettiği ticari ilişkinin bulunmadığını, herhangi bir sözleşme ve mutabakat olmadan davacı tarafça 13.6.2023 tarihli fatura düzenlendiğini, müvekkilinin süresinde işbu faturaya itiraz ettiğini beyan ederek davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine 26.06.2023 tarihinde 9.688,98 USD bedelli ilamsız takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 08.07.2023 tarihinde tebliğ olduğu, borçlunun 14.07.2023 tarihinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmediği belirlendi.
İlgili vergi dairelerinden tarafların BA-BS formları getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Dosya rapor tanzim etmek üzere taşıma hukuku alanında uzman bilirkişi ile mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda özetle; dava dosyasına sunulan belgelerden, davacı taşıyıcı firma ile davalı gönderi arasında taşımacılığa bağlı bir ticari ilişkinin olduğunu, davacı taşıma firması ile davalı gönderici firma arasında imzalanmış bir taşıma sözleşmesinin dava dosyasına sunulmadığını, davacı taşıma şirketinin davalı gönderici firmaya boş olarak iade alındığı iddia edilen 7 adet konteynerin davalı gönderici firmaya teslim edildiğine dair yazılı veya e-posta yazışmasının dava dosyasında tespit edilemediğini, davacı taşıyıcı firma tarafından dava dosyasına sunulan e-posta yazışmalarında 100 gündür boş olarak davalı gönderici firmada bekleyen konteynerlerin ardiye ve detention maliyeti oluştuğunu ve bu maliyetlerin kendilerine yansıtılacağını bildiren bir e-posta yazışması sunduğunu, davacı taşıma firmasının davalı gönderici firmaya boş olarak bekleyen konteynerlerin teslim edildiğini yazılı olarak teslim edildiğini ispatlayamadığını, taraflar arasında yapılan e-posta yazışmalardan konteynerlerin davacı taşıma firması tarafından davalı gönderici firmaya teslim edildiği kanaatine ulaşıldığını, mahkemece davacı taşıma firmasının davalı gönderici firmaya teslim edilen 7 adet konteynerlerin boş olarak geri alındığını taktir edilmesi durumunda TTK – 4. Kitap 862/2 hükmüne göre davacı taşıma firmasının davalı gönderici firmaya düzenlediği 9.688,98 USD bedelli faturanın uygun olduğu ve bu tutarda alacağı bulunacağı kanaatine varıldığını belirtmişlerdir. İtirazlar üzerine dosya aynı bilirkişi heyetine tevdi edilerek ek rapor düzenlenmesi istenilmiş olup heyet hazırlamış olduğu ek raporda özetle; itirazları değerlendiren bilirkişiler kök raporda değişikliğe gitmemişlerdir.
Davacı yanın sunmuş olduğu yazışmalar delil başlangıcı sayılarak davacı vekiline tanıklarını bildirmesi içi süre verilmiştir.
Tanık --- 20.02.2026 tarihli talimat duruşmasında; “ben davacı şirketin ----- Şube operasyon müdürü olarak çalışırım. Davalı şirket yetkilisi bizimle irtibata geçti, toplam 14 konteyner ürünün yurtdışına gönderileceğini ve bu gönderimin üç haftalık gibi kısa bir süre içerisinde yapılması gerektiğini söyledi. Karşılıklı olarak görüşmeler sonucunda bu hususta anlaşma yapıldı, hatta sürekli olarak konternerları temin etmemiz ve sevkıyatı programlamamız için bize baskı yaptılar. Biz söz konusu konteynerları ve hazırlıkları yaptıktan sonra 7 konteyner ürün davalı tarafından hazırlandı, tüm işlemleri tamamlanarak bizim tarafımızdan da sevkıyatı sağlandı. Ancak daha sonra kalan ürünlerin sevkıyatının yapılamayacağını ve müşterilerin siparişleri iptal ettiklerini söylediler. Bizde kendilerine talepleri doğrultusunda 14 konteyner hazırlayıp bunları beklettiğimizi bu nedenle sevkıyat yapılmayan 7 konteyner ile ilgili, ilgili kurumlarca bize bekleme vs masraflar çıkartılacağını ve bunları da kendilerinden talep edeceğimizi söyledik. Ancak şirketin talebine rağmen bu ödemeler davalı tarafından yapılmadı. Talep esnasında biz gerekli belgeleri ve bize kesilen faturaları kendilerine ilettik. Benim bilgim görgüm bundan ibarettir.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ---- 02.04.2026 tarihli talimat duruşmasında; “ben davacı şirketin ----- şube müdürüyüm, küçük bir şube olduğumuz için bütün olup bitenden haberim olmaktadır, davalı şirketin 14 konteynırlık bir yük sevkiyat işini aldık, sevkiyat demiryolu ile --- gerçekleştirilecekti, davalı firma yetkilisi ---- bu konuda teyit alındı. Taşıma sözleşmesi karşılıklı olarak imzalandı ve imzalı sözleşme tarafımıza iletilmiştir, bu 14 konteynırlık yükün 3 haftalık süre içerisinde sevkiyatının yapılacağı noktasında yazılı teyit mevcuttur, ancak 7 konteynerlık yükün sevkiyatını yaptıktan sonra geriye kalan 7 konteynerı yüklemeye ilişkin olarak sürekli yüklemenin gerçekleştirileceği belirtilmesine karşın yükleme gerçekleştirilmemiştir, yüklenmeyen 7 konteynera ilişkin olarak firmamız sürekli sözlü ve yazılı olarak konteynerin beklemesi durumunda bekleme ücreti ödeneceği bildirilmesine karşın sevkiyat gerçekleştirilememiştir. Firma bu gecikmenin nedeni olarak malın alıcısının malı almaktan vazgeçtiğini göstermiş ve ödeme yapmaktan imtina etmiştir. Tarafımıza kesilen faturaları da sürekli iptal ettiği için olay yargı boyutuna taşınmıştır. Taşınan taşınmayan bütün emtiaların faturaları dava dosyasına sunulmuştur ve taşınmayan konteynırların numaraları da davalıya ve dosyaya bildirilmiştir.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dava taşımacılık sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: taraflar arasında bir sözleşme bulunup bulunmadığı, davacının sözleşmeden doğan edimlerini ifa edip etmediği, davacının işbu sözleşme nedeniyle zararının oluşup oluşmadığı, oluştu ise işbu zarardan davalının sorumlu olup olmadığı, davacının davalıdan bir alacağının bulunup bulunmadığı, davacı tarafça yapılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali gerekip gerekmediği hususunda toplanmaktadır.
6100 sayılı HMK'nın 199. maddesinde ''Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu kanuna göre belgedir.'' düzenlemesi mevcuttur. Bu düzenleme ile mail ve ----- mesajları belge olarak kabul edilmiştir. HMK'nın 202. maddesinde de, ''(1) Senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. (2) Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir.” şeklinde düzenleme getirilerek bu tür belgeler delil başlangıcı olarak kabul edilmiştir (Emsal: Yargıtay ---. Hukuk Dairesinin, █████/2022 gün,----. sayılı sayılı ilamı).
Tüm dosya kapsamı ve yasal deliller birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar davacı yan ticari defter ve kayıtlar ya da yazılı delil ile alacağını ispatlayamamış ise de davalı yanın cevap dilekçesinde de kabulünde olan e-mail yazışmaları delil başlangıcı kabul edilerek davacı yanın tanıkları dinlenilmiştir. Tanık beyanları ve yazışmalar ile taraflar arasında bir ticari ilişki olduğu, davacının davalı yana göndermiş olduğu 7 konteynırın boş olarak iade edildiği, bu durumda TTK – 4. Kitap 862/2 hükmüne göre davacı taşıma firmasının davalı gönderici firmaya düzenlediği 9.688,98 USD bedelli faturanın uygun olduğu ve bu tutarda alacağı bulunacağı kanaatine varılmıştır.İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmemesi nedeniyle tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle
1-Davanın kabulü ile; davalının ----İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
2-Koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gerekli 21.101,10 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 4.141,75 TL harcın mahsubu ile eksik bakiye 16.959,35 TL nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 49.424,34 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 4.569,35 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından sarfedilen 16.787,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-davadan önce gidilen arabulucukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!