Anahtar kelimeler: Kayırma Suçluyu İcrai Olursa Olsun Beş Görüşü Kötüye Suçlar Esastan

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: ████████ Esas, █████████ KararSUÇLAR
: İcrai davranışla görevi kötüye kullanma, suçluyu kayırmaHÜKÜM
: Suçluyu kayırma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddi, icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin reddi, onamaİlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde:5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin sanık hakkında suçluyu kayırma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair karara karşı temyiz başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, ███████ sayılı Kararında kesin nitelikteki hükümlerin, suç vasfına yönelik aleyhe temyiz yasa yoluna başvurulması halinde temyiz incelemesine konu olabileceklerinin kabul edildiği gözetildiğinde, katılan ... vekilinin sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükmü "suç vasfına" ilişkin, eylemin irtikap suçunu oluşturabileceğinden bahisle aleyhe temyiz ettiği anlaşılmakla, kararın bu yönden temyiz kanun yoluna tabi olduğu belirlenerek esasın incelenmesine karar verilmiştir.Sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk DereceAntalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.12.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı Kararı ile açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanmak suretiyle sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.B. İstinafAntalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 01.12.2023 tarihli ve ████████ Esas, █████████ sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına ilişkin 4. bendinde yer alan "memuriyet hak ve görevini kullanmaktan yasaklanmalarına" ibaresinin çıkarılarak yerine "TCK'nun 53/1-(a) maddesinde sayılan hakları kullanmaktan yasaklanmasına," ibaresinin eklenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriKatılan ... Vekilinin Temyiz İstemiSanığın iddiaya konu eylemlerinin şantaj ve irtikap suçunu oluşturduğuna, suçtan doğrudan zarar gören müvekkili katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya kapsamına nazaran "20.05.2011" olan suç tarihinin karar başlığında "10.06.2010" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.Hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkraları gereği hak yoksunluğu uygulanmasının infaz sırasında nazara alınması mümkün bulunmuştur.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine karar verilmemesi,Hukuka aykırı bulunmuş fakat tespit edilen bu aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.III. KARAR1)Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin sanık hakkında suçluyu kayırma suçundan verilen karara ilişkin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi gereğince, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,2)Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesine ait hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin "Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 10.250,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan ...'a verilmesine," şeklinde değiştirilmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle katılan vekilinin TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE sair yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,18.02.2026 tarihinde karar verildi.