Anahtar kelimeler: Süreç Görüşü Hukukî Taksirle İstemlerinin Neticesinde Yaralama Hükmünün Geçildi Taleplerinin

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E. ████████ K.SUÇ
: Taksirle yaralamaHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanmasıİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle yaralama suçundan açılan kamu davasında, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan ...'ın istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanığın TCK'nın 89/4, 62, 50/4, 52. maddeleri uyarınca 6000. TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz nedenleri; verilan kararın haksız ve hukuka aykırı olduğuna, kazanın müştekinin kusuru ile kaynaklandığına, rapordaki eşdeğer kusuru destekleyen delilin bulunmadığına, sanığın kazaya karıştığına dair emare bulunmadığına, sanığın cezalandırılmasına dair şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğine ve sair nedenlere ilişkindir.III. OLAY VE OLGULAR1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında ... plaka sayılı araçta bulunan katılanların yaralandığı iddiası ile sanığın cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış, olay anına ilişikin dosya içerisinde kaza anını gösterir kamera kaydı, taraflarla akrabalığı ya da herhangi bir yakınlığı bulunmayan tanık beyanı bulunmamaktadır. Kusura ilişkin aldırılan 11.07.2019 tarihli Adli Tıp Kurumu Raporunda olayın nasıl gerçekleştiği tam belli olmadığından olay 2 yönlü değerlendirilmiş, katılanların bulunduğu araç sürücüsü ...'ın anlattığı şekilde kabul edildiğinde sanık ile katılanların bulunduğu aracı kullanan şoför eşdeğer kusurlu bulunmuş, ancak olayın ...'ın anlattığı şekilde gerçekleştiği dosya kapsamında katılanların beyanları dışında ispatsız kalmış, olayın oluş şekli netlik kazanmadığı, şüpheli kaldığından sanık lehine olacak şekilde Adli Tıp Kurumu Raporunun "Sürücü ... idaresindeki otomobil ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, seyrini kontrollü bir şekilde istikamet şeridi üzerinde devam ettirmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmeden seyrini yol içinde kalacak şekilde sürdürmeye yeterli özeni göstermeyip sevk ve idare hatası neticesinde yolun solundan yol dışı kalması sonucu gerçekleşen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketle asli kusurlu olduğu, sanık sürücü ... otomobil sürücüsünün sevk ve idare hatasıyla meydana gelen olayda atfı kabil kusuru bulunmadığı" şeklinde kabul edilmiş ve sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.2.Bölge Adliye Mahkemesinde duruşma açılarak yapılan yargılamada; İlk derece mahkemesince olayın oluş şeklinin netlik kazanmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ise de; gerek ...'ın gerekse katılanların aşamalarda benzer beyanları ile sanığın, otobüsün sol arka lambasının yerinden çıkarak camının da kırılmış olduğunu belirtmesine, PTS kayıtlarından, sürücü ...'ın aracından 6 saniye önce ... plaka sayılı otobüsün geçtiğinin tespit edilmesine ve kolluk personelinin görüştüğü sanığın, "kazayı farketmediğini ve görmediğini, kazayı farketmesi durumunda kesinlikle kaza yerini terk etmeyeceğini, kendisinin aracının sol tarafında çiziklerin olduğunu kendisinin de bu çiziklerin neden oluştuğuna anlam veremediğini" beyan ettiğine ilişkin 26.06.2017 tarihli tutanak kapsamına göre, sanığın, yönetimindeki otobüs ile virajlı yolda, aynı istikamette sol şeritte seyir halinde bulunan aracı dikkate almadan kontrolsüzce istikamet şeridini değiştirmesi ve sol şeritteki aracı sıkıştırması sonucu sebebiyet verdiği kazada birden fazla kişinin yaralanmasına neden olduğu, diğer sürücü ile eşdeğer kusurlu olacağı yönündeki adli tıp raporundaki ilk ihtimalin oluşa ve dosya içeriğine uygun olduğu kanaatına varılmakla, kanıtların değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek sanığın beraatına karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırı olduğu anlaşılan ilk derece mahkemesi hükmünün CMK'nın 280/2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve sanığın sabit olan taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.IV. GEREKÇE ve KARAR26.06.2017 günü saat 07
:00 sıralarında sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile ... istikametinden ... istikametine seyri sırasında ... Kavşağına geldiği esnada yolun solundan yol dışı kalıp orta refüje çıkması sonucu otomobilinde bulunan iki kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı olayda; katılanların plakasını göremedikleri otobüsün kendilerinin sıkıştırması sonucu kazanın meydana geldiğini beyan ettikleri, sanığın ise kaza yaptığını farketmediği için olay yerinde durmadığını, kazadan haberinin olmadığını beyan ettiği, her ne kadar sanığın sevk ve idaresinde bulunan otobüsün sol arka kısmında bulunan kedi gözü camının kırılmış olduğu tespit edilmiş ise de; dosya içerisinde bulunan kaza krokisi incelendiğinde kaza mahallinin düz yol olduğu, otobüs sürücüsünün otobüsün sol arka kısmı ile başka bir araca çarpmasının mümkün görülmediği, mahkemece alınan Adli Tıp Raporunda da belirtildiği üzere kazanın nasıl meydana geldiği hususunun tam olarak tespit edilemediği, kazanın meydana gelmesinde sanığın kusurunun bulunup bulunmadığı hususunun şüpheli olduğu bu nedenle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesi,Hukuka aykırı olup, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.02.2026 tarihinde karar verildi.