Anahtar kelimeler: Bam Muris Devrinin Başkan Vefat Katip Murisin Hisse Bursa Üyesi

T.C. BURSA BAM ..... HUKUK DAİRESİ

T.C.
BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
.... HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
G E R E K Ç E L İ İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO
: ....
KARAR NO
:....
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ....
DAVACI
: ... - ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: ... - ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVANIN KONUSU
: Şirket hisse devrinin iptali
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 22/2 maddesi gereğince yargı yerinin belirlenmesi için dairemize gönderilen dosya içindeki tüm belgeler ile dairemiz üyesi tarafından hazırlanan ön inceleme raporu incelendi. Gereği görüşüldü:
DAVA DİLEKÇESİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; muris .... .... █████/1997 tarihinde vefat ettiğini, müvekkili ile davalının murisin yasal mirasçıları olduğunu, █████/2022 tarihinde .... Ticaret Sicil Müdürlüğünde yapılan inceleme sonucunda 1995 yılına ait Ticaret Sicil Gazetesinden görüleceği üzere muris .... .... hissedarı olduğu .... Turizm İnşaat Ticaret Sanayi A.Ş. isimli bir şirketin olduğunun tespit edildiğini, söz konusu şirketin .... ili .... ilçesi Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olup yine aynı ilçe sınırları içerisinde Otel işletmenciliği amacı ile kurulmuş bir şirket olduğunu, 2022 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde söz konusu murisin hissedarı olduğu şirketin ortaklarının murisin mirasçılarından ... ve eşi .... .... adına olduğunun da tespit edildiğini, █████/1997 yılında düzenlenmiş şirkete ait genel kurul hazirun cetvelinde muris .... .... 8.000 hisse adedi ve %80 oranında şirketin en büyük ortağı olduğu ancak bu kayıtların murisin ölümünden sonraki bir tarih olduğu da dikkat çektiğini, yine kayıtlarda şirketin █████/2000 tarihli genel kurul hazirun cetvelinde murisin tüm hisselerinin mirasçılardan ... adına olduğunu gördüklerini, murisin hissedarı olduğu şirketteki hisselerinin mirasçılardan ...'ya devredildiğine ilişkin olarak murisin herhangi bir vasiyeti ya da hayatta iken yapmış olduğu bir iradesi bulunmadığını, murisin şirket hisselerinin ... adına devredilmesine yönelik yapılan işlemin hileli bir işlem olduğu ve bu nedenle de yok hükmünde batıl olduğu anlamına geldiğini, bu hususta davalı hakkında evrakta sahtecilik suçlaması ile Cumuriyet Başsavcılığına şikayette de bulunduklarını, muris .... .... .... Turizm İnşaat Ticaret Sanayi A.Ş. isimli bir şirketteki hisselerinin davalı adına devrine ilişkin olarak bir iradesinin mevcut olmadığını, murise ait şirket hisselerinin hileli bir şekilde davalı üzerine geçirilmiş olduğundan söz konusu hisse devir işleminin iptali gerektiğini belirterek, davalıya devir işleminin yok hükmünde sayılarak iptaline, .... Turizm İnşaat Ticaret Sanayi A.Ş'nin %80 oranındaki hisse payının muris .... .... ait olduğunun tespiti ile yasal mirasçısı olan müvekkili ... adına miras hisse pay oranı kadar Ticaret Sicile tesciline, karar verilmesini talep etmiştir.
DAVANIN AÇILDIĞI MAHKEME TARAFINDAN
:
Dava .... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas sayısında açılmıştır. Mahkemece yapılan yargılamada davacının ticari işletmedeki hisse devrinin iptali ve kendi adına tescili talebinin ticari dava niteliğinde olduğu, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
Bu görevsizlik kararı taraflarca istinaf yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiş ve dava dosyası 6100 sayılı HMK. 20/1 maddesi uyarınca ilgili mahkemeye gönderilmiştir.
DAVANIN GÖNDERİLDİĞİ MAHKEME TARAFINDAN YAPILAN İŞLEMLER:
Görevsizlik kararı üzerine dosya kendisine gönderilen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce dava ....Esas sırasına kaydedilmiş, mahkemece yapılan yargılamada tarafların mirasçılık sıfatları ve uyuşmazlığın tereke hukukundan kaynaklı iptal ve tescil istemini havi olması nedeniyle, mutlak yahut nispi ticari dava niteliği bulunmayan işbu uyuşmazlığın çözümünde genel yetkili Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğu gerekçesi ile karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
Bu görevsizlik kararı da taraflarca istinaf yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir.
UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ
:
Her iki mahkemenin karşılıklı görevsizlik kararı vermiş olmaları ve bu kararların istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi nedeniyle mahkemeler arasında görev uyuşmazlığı çıktığı, 6100 sayılı HMK. 21/1-c maddesinde yargı yerinin belirlenmesini gerektiren sebep olarak gösterilmiş bulunan "İki mahkeme de görevsizlik kararı verir ve bu kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse" sebebinin gerçekleştiği görülmektedir.
Karşı görevsizlik kararını veren mahkeme 6100 sayılı HMK. 22/1 maddesi uyarınca görev uyuşmazlığının çözümü ve görevli mahkemenin belirlenmesi için dava dosyasını re'sen dairemize göndermiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:
6100 sayılı HMK 23/1 maddesinde yargı yerinin belirlenmesine ilişkin incelemenin dosya üzerinden yapılabileceği düzenlenmektedir. Bu nedenle dairemizce dosya üzerinden yapılan incelemede;
Dava, muris muvazaasına dayalı hisse devrinin iptali ve miras payı nedeni ile davacı adına tesciline ilişkindir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
6100 sayılı HMK nun Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevi" başlıklı 2.maddesine göre; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir.
Genel açıklamalar karşısında somut dava bakımından; davacı mirasçı tarafından murise şirket hisselerinin miras payına dahil olduğu ve muvazaalı olarak devredildiği öne sürülerek eldeki ilgili şirkete değil diğer mirasçıya karşı dava ikame edilmiş olup; ticari şirket hisseleri 6102 sayılı TTK'da tanımlanmış olmasının, davayı ticari dava kılmayacağı, davanın temelinin muris muvazaası olduğu, genel bir ilke olarak görevli mahkemenin belirlenmesinde temel ölçüt, muris muvazaasına konu malvarlığı haklarını oluşturan unsurların niteliği olmayıp, murisin mirasçılarının hukukunu zedeleyen malvarlığı haklarına yönelik muvazaalı bir işlemi olup olmadığı, bunu değerlendirme görevinin ise 6100 sayılı HMK. 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin █████████ Es. - ████████ K. sayılı ilamı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████████ Es. - ████████ K. sayılı ilamları da bu yöndedir.)
Bu durumda davanın Ayvalık 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmakla, bu mahkemece verilen görevsizlik kararının yerinde olmadığı kabul edilmiş ve yargı yeri olarak belirlenmesi gerekmiştir.
K A R A R
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
6100 sayılı HMK.’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince .... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
Dava dosyasının, dosyayı dairemize gönderen mahkemeye iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, █████/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
KANUN YOLU
: 6100 sayılı HMK. 23/2 maddesi uyarınca kesin olmak üzere
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ
: █████/2024
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!