Anahtar kelimeler: Paylarla Kardeş Aksaray Murislerin Şer Ölümünden Murisi Köyünde Annesi Ölümü
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : █████████ E., █████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
    Kadastro çalışmaları sonucu, ... ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan dava konusu 1194 parsel sayılı taşınmaz ... , 1364 parsel sayılı taşınmaz ise ... ve ... adına 1/2'şer paylarla tespit ve kadastro tespit tutanaklarının 19.01.1969 tarihinde kesinleşmesi ile tescil edilmiş, eldeki dava ise 13.04.2021 tarihinde açılmıştır.
    Davacılar vekili; davacılar murisi ... ile davalıların murisi ... 'ın kardeş olduklarını, murislerin annesi olan kök muris ... ölümü ile ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1194, 1193, 13 64... parsel sayılı taşınmazların miras olarak kaldığını, muris ... ölümünden sonra davacılar murisi ... ve davalılar murisi ...'in kendi aralarında haricen mirasa konu taşınmazları trampa ettiğini, anlaşma gereği ...'nin 692 parsel sayılı taşınmazdaki miras hakkını ...'e, ...'in de 1193, 11 94... parsellerdeki miras hakkını ...'ye sattığını, paylaşımdan sonra 692 parselin ..., 1193, 11 94... parsellerin kadastro tespitinin çok öncesinden bu tarafa ... tarafından kullanıldığını, ancak kadastro çalışmalarında 1364 parselin 1/2'şer paylarla ... ve ... adına, 1194 parselin ise ... adına tespit ve tescil edildiğini, işlemin yolsuz olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında davacılar adına tesciline, olmadığı takdirde satış bedelinin denkleştirici adalet kuralı göze alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile dava konusu taşınmazların davacılar murisi ... tarafından davalılar murisi ...'den satın aldığını, ancak kardeşine güvendiğinden tapuyu almadığını, ...'in taşınmazları devretmediğini bildirilmiştir.
    Davalı ...; iddiaların doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kadastro öncesi trampa sözleşmesine dayalı olarak açılan tapu iptali-tescil, aksi halde taşınmaz satış bedelinin ödenmesi talebine ilişkin olduğu, davalı ...'ın elbirliği halinde olan payları temlik aldığı, Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi gereği kadastro öncesi sebebe dayalı olarak açılan davada 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle tapu kayıt maliki ... yönünden hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine, diğer davalılar yönünden tapu kayıt maliki olmamaları nedeniyle pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın kadastro tespitlerinin 19.01.1969 tarihinde kesinleştiği, kayıt maliki ... dışındaki tespit maliki ...'in diğer mirasçılarına husumet yöneltilmesi doğru olup bu kişiler yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi hukuka aykırı olsa da istinaf edenin sıfatına göre inceleme konusu yapılmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    - K A R A R -
    Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle davacılar vekili tarafından ibraz edilen ıslah dilekçesi ile dava konusu taşınmazların davacılar murisi ... tarafından davalılar murisi ...'den satın alındığı, ...'in tapuları devretmediği bildirilmiş ise de tapu kaydı oluştuktan sonraki harici satışa değer verilemeyeceği gözetilmek suretiyle davanın reddine dair verilen kararın doğru olduğu anlaşılmakla, davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!