Anahtar kelimeler: Caddesi Evraktan Kıymetli Limited Şubesine Seri Keşide Bedelli Çekin Şirkete

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete takip konusu ...Caddesi Şubesi'ne ait; ...seri numaralı, █████/2015 keşide tarihli ve 100.000,00 TL bedelli çekin, ...Limited Şirketi tarafından ciro edilerek verildiğini, söz konusu çekin zayi olduğunu ve zayi nedeniyle çek iptali davası açıldığını, açılan dava sonunda İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamı ile bahsi geçen çekin zayi nedeniyle iptaline karar verildiğini, dava süresinde de çekin ödenmemesi bakımından ödeme yasağı kararı verildiğini, bunun üzerine alacaklarının tahsili için söz konusu mahkeme kararı gereğince zayi nedeniyle çekin iptal olmuş olması nedeniyle çek bedelinin tahsili için borçlu hakkında .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası ile 100.000,00 TL çek bedeli ve takip tarihine kadar 23.523,00 TL yasal faiz olmak üzere takip yapıldığını, davalının borca ve faize itiraz ettiğini, itiraz akabinde takibin durduğunu, alacaklarının likit olduğunu, davalının itirazının haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu iddia ve beyan ederek davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhinde asıl alacak miktarının %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili ile herhangi bir ticari ve alacak ilişkisinin olmadığını, müvekkilinin, davacıya bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin, davacıya çek vermediğini, davacının da bunu doğruladığını, çek iptaline ilişkin davayı da davacının açtığını, iptal edilen çeke dayanarak davacının müvekkilinden bir talep hakkının olamayacağını, çek vasfı bulunmadığını, bu durumda davacının, bir alacağı varsa müvekkilinden değil ancak esas ilişkisine dayanarak çeki kimden aldı ise ona başvurma imkanının olabileceğini, müvekkilinin...Limited Şirketi'ne de bir borcunun bulunmadığını iddia ve beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, ".... Somut olayda davalı keşideci ... sebepsiz zenginleşmediğini yönünden herhangi bir delil sunmamış ve bu nedenle de usulüne uygun delillerle kanıtlayamamıştır. Bu kapsamda da çek bedelinden sorumlu tutulması gerekmekte olup elinde çek zayi kararı bulunan yetkili hamil komunda olan davacıya karşı keşideci olması nedeniyle çek bedeli olan 100.000,00 TL'yi ödemekle yükümlüdür. Zayi nedeniyle iptaline karar verilen çekte davacının lehdar olmaması nedeniyle davacı ile keşideci davalı arasında bir temel ilişkinin bulunması da gerekmemektedir. Bu nedenlerle davalı TTK'nun 732/4. Maddesi uyarınca ispat yükünü yerine getirememiştir. Davacı tarafça icra takibinde çek bedeli şeklindeki asıl alacak yanında işlemiş faiz talep edildiği anlaşılmaktadır. Davaya konu çek ibraz edilmemiş olmakla kambiyoya dayalı haklar yitirilmiş olduğundan keşide tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edilemez. Ayrıca davacı tarafça davalı tarafı temerrüte düşürücü herhangi bir ihtarname gönderildiği dair bir belge de sunulmamıştır. Bu nedenle davacının icra takibindeki faiz istemine ilişkin fazlaya dair talebinin reddi gerekmiştir. Bu nedenlerle davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasında davalının itirazının 100.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle ve takip talebindeki diğer koşullarla devamına, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair karar verilmiştir.Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. İİK'nın 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Davanın kabulüne karar verilen alacak miktarının likit yani belirlenebilir bir alacak miktarı olduğu kanaati ile, İİK'nın 67/2. maddesi gereğince itirazın iptaline karar verilen 100.000,00 TL alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, müvekkili ile hiçbir suretle ticari bir ilişkisi bulunmadığını ve mahkeme dosyasında bunun aksini ortaya koyacak tek bir somut belge, bilgi ve bulgunun mevcut olmadığını, müvekkilinin, davacı ile bir ticari ilişkisi bulunmadığı gibi taraflar arasında herhangi bir borç ilişkisinin de bulunmadığını, kaldı ki, müvekkilinin dava dışı .... Şti.'ye de herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin, davaya konu çeki .... Şti.'ye mobilya karşılığında verdiğini, ancak taraflar arasında gerçekleşmesi gereken mobilya alışverişi de gerçekleşmediğinden taraflar arasındaki anlaşmanın feshedildiğini, müvekkili, .... Şti.'den çekin kendisine iade edilmesi için defaten talepte bulunduğunu ancak taleplerine karşılık alamadığını, kaldı ki, .... Şti.'nin müvekkile mobilya verdiğine dair herhangi bir faturası da bulunmadığını, müvekkili ile .... Şti.'nin arasında herhangi bir ticari alım satım gerçekleşmemiş olduğundan müvekkilinin sebepsiz zenginleştiği değerlendirmesinin hatalı olduğunu, müvekkili davaya konu çek karşılığında .... Şti.'den herhangi bir mal alamamış olduğundan sebepsiz zenginleşmesi gibi bir durum söz konusu olmadığını, müvekkili sebepsiz zenginleşmiş ise müvekkilinin çek bedeli karşılığında mal aldığına dair herhangi bir faturanın mahkeme dosyasına sunulması gerektiğini, mahkeme tarafından üzerinde durulması gereken asıl hususların bu olduğunu, müvekkilinin sebepsiz zenginleşmiş olabilmesi için çek karşılığında müvekkiline mal verildiğine dair fatura olması gerektiğini, müvekkili çek karşılığında mal almış ise bunun mutlaka faturalandırılmış olması gerektiğini, ancak defaten belirttikleri üzere müvekkili .... Şti.'den bir mal almamış olduğundan bu hususta herhangi bir faturanın da mevcut olmadığını, bu sebeplerle müvekkilinin sebepsiz zenginleştiğini ortaya koyan herhangi bir delil, belge ve bulgunun söz konusu olmadığını, müvekkili karşılığını alamamış olduğu çek bedelinden sorumlu tutularak maddi anlamda mağduriyet yaşadığını, mahkeme tarafından bu husus hiçbir şekilde araştırılmaksızın, müvekkilinin sebepsiz zenginleştiği yönünde değerlendirme yapılması ve müvekkilinin davaya konu edilen çek bedelinden sorumlu tutulmasına dair verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğinin aşikar olduğunu, çekin arka yüz fotokopisinin olmaması sebebiyle cirantalarının belirlenemediğinin görüldüğünü, bu halde müvekkili tarafından .... Şti. lehine düzenlenmiş olan çekin davacı yana ciro edildiği hususu da kesin bir şekilde ispat edilemediğini, Mahkeme dosyasına sunulan bilirkişi raporunun sonuç kısmında belirtildiği üzere müvekkili ...'in davacı .... A.Ş. Şirketi ile herhangi bir ticari ya da fiili bir ilişkisi bulunmadığını, Mahkeme dosyasına gerek ...'tan gelen müzekkere cevapları gerekse de Ticaret Sicil Odasından gelen müzekkere cevapları da müvekkilinin haklılığını açık ve net bir şekilde ortaya koyduğunu, Ticaret Sicil Odasından gelen cevaplarda müvekkilinin tacir olduğu belirtmiş olmakla birlikte müvekkilinin tacir olması davacı şirketle bir ticari ilişkisi olduğunu ortaya koyan bir husus olmadığını, müvekkili ile davacı arasında ticari bir ilişki olduğunu ortaya koyan herhangi bir belgenin davacı tarafça Mahkemeye de sunulmadığını, açıklanan nedenlerle istinaf başvurularının kabulüne, hükmün talepleri doğrultusunda bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine, hükmün bozulması yerine davanın Bölge Adliye Mahkemesinde yeniden görülmesine karar verilirse; ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasını ve duruşmalı yapılacak istinaf incelemesi neticesinde yeniden hüküm kurularak müvekkili lehine davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; davalı yan her ne kadar davacı müvekkili ile herhangi bir ticari ilişkisi olmadığı iddiasıyla borcu olmadığını ileri sürmüş olsa da bu beyanlarının ve istinaf sebeplerinin dinlenemeyeceğinin ortada olduğunu, TTK madde 732 bu konunun açık olduğunu, kanuna göre kambiyo senedini düzenleyen senedin hamiline ilgili ödemeyi yapmak zorunda olduğunu, yahut sebepsiz zenginleşmediğini ispatlamak zorunda olduğunu, bu açık hükme rağmen davalının, senedi ciro yoluyla almış olan davacı müvekkili ile ticari ilişkilerinin olmadığını iddia ettiğini, müvekkilinin yetkili hamil olduğunun bilirkişice tespit edildiğini ve davalının sebepsiz zenginleşmediğini herhangi bir delille ispatlayamadığının da ortada olduğunu, tüm bu durum göstermektedir ki asıl alacak yönünden verilen kabul kararının hukuka uygun olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talebini içeren huzurdaki davada faizin başlangıcı sebepsiz zenginleşmenin başladığı tarih olduğunu, çek ibrazı söz konusu değilse ibrazı gereken son gün sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği tarih olarak kabul edileceğini ve o tarihten itibaren faiz işletileceğini, bu sebeple takip öncesine ait faiz taleplerinin kabulü gerektiğini beyanla davalının haksız istinaf başvurusunun reddine, katılma yoluyla istinaf başvurularının kabulüne ve İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E., ████████ K. Sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
:Dava,zayi nedeniyle iptal edilen çek bedelinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir .
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı taraf vekillerince yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı alacaklı tarafından davalı ve dava dışı ...hakkında .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasında "█████/2015 İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mah. 31.05.2017 tarih ve ████████ esas ████████ karar sayılı hükmü ile zayi nedeniyle iptal edilen çek bedeli" sebebine dayalı olarak 100.000,00 TL asıl alacak, 23.523,29 TL işlemiş faiz, 18,00 TL ihtar masrafı olmak üzere 123.541,29 TL alacağın tahsili istemiyle 10.04.2018 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca 123.523 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Dava ve takibe konu çekin incelenmesinde, ...Caddesi Şubesi'ne ait ...seri numaralı, 29.08.2015 keşide tarihli ve 100.000 TL bedelli çek olduğu, keşidecisinin davalı, lehtarının dava dışı ...Limited Şirketi olduğu, dosya kapsamında dava dışı ....Şti'nin çekin davacıya teslimine ilişkin 20.03.2015 Tarih ... nolu tahsilat makbuzu bulunduğu, davacı tarafından 06.07.2015 tarihinde ikame edilen zayi nedeniyle çek iptal istemli davada, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararıyla eldeki davaya ve takibe konu çekin zayi nedeniyle iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta takibe konu çek hakkında zayi nedenine dayalı iptal davasında ödeme yasağı kararı verilmiş olup, bankadan gelen yazı cevabında çekte yasaklı kodu olduğu, 28.03.2019 tarihi itibariyle çekin ibraz edilmediği belirtilmiştir. Keza davaya esas takibin , kambiyo senedine dayalı değil, ilamsız takibe dayalı olarak başlatıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre süresinde ibraz edilmeyen çek yönünden taraflar arasında temel ilişki bulunmadığından 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 732. maddesi çerçevesinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerekir.
TTK.'nun 732. maddesinde "(1) Zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar.(2) Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem, muhataba, yerleşim yerli bir poliçeyi ödeyecek olan kimseye ve düzenleyen, poliçeyi başka bir kişi veya ticari işletme hesabına düzenlemiş olduğu takdirde o kişiye veya ticari işletmeye karşı da ileri sürülebilir.(3) Poliçeden doğan borcu düşmüş olan cirantaya karşı böyle bir istem ileri sürülemez. (4) Zamanaşımı süresi, poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıldır; ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene aittir." hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda davalı keşideci, çekteki imzasını inkar etmemiştir. Davacı tarafça kaybolan çekle ilgili gerekli bilgiler verilerek ve çeki teslim aldığına ilişkin belge sunularak çekin zayi olması nedeniyle iptal davası açılmış ve çekin zayi nedeniyle iptaline karar verilmiş olup, bu kararın iptaline ilişkin bir dava açılmadığı da gözetildiğinde davacı yetkili hamil sıfatını haizdir.
Davacı, çeke dayalı alacağın sebebini yahut dava dışı ciranta ile arasında borç ilişkisi olup olmadığını ispat külfeti altında olmayıp, TTK 732.maddesinde yer alan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ispat külfeti, keşidecidedir. Davalı tarafça çekin dava dışı .... Şti.'ye mobilya alımına karşılık verildiği ancak mobilyanın tesliminin gerçekleşmediği, bu nedenle çekin kendisine iade edilmediği savunulmuş ise de davalının bu savunması, bedelsizlik savunması olup, bedelsizlik definin, şahsi defilerden olması nedeniyle ancak dava dışı .... Şti.'ye karşı ileri sürülebileceği gözetildiğinde eldeki davada davalının bu savunmasına itibar edilmesi ve bu yönde inceleme yapılması mümkün değildir. Dosya kapsamına göre davalı keşidecinin, sebepsiz zenginleşmediğini usulüne uygun deliller ile ispatlayamadığı anlaşılmakla mahkemece çek bedeline ilişkin asıl alacak yönünden icra takibinin devamına karar verilmesi isabetli olmuştur.
Diğer yandan davacı takip talebinde işlemiş faiz talep etmiş ise de çek süresi içerisinde muhataba ibraz edilmediği için kambiyo vasfını kaybetmiştir. Bu durumda davacının bu belge ile keşide tarihinden veya çekin ibrazı gereken son günden itibaren faiz istemesi, temerrüt oluşmadığı için mümkün değildir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin █████████ E-. █████████ K, sayılı ilamı) Bu nedenle mahkemece davacının işlemiş faize yönelik talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR
: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.708,00 TL harcın, alınması gerekli olan 6.831,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.123,00 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!