Anahtar kelimeler: Düşme Süreç Taksirle Görüşü Hukukî Yaralama Cezalandırılmasına Neticesinde Cmukun İlamı
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
SUÇ
: Taksirle yaralama
HÜKÜM
: Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62/1, 52,/2-4 maddeleri uyarınca 9.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62/1, 52,/2-4 maddeleri uyarınca 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararının, sanıklar müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 26.06.2019 tarihli kararıyla meydana gelen iş kazası nedeniyle vinç operatörü hakkında suç duyurusunda bulunulması, vinç operatörü hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma yürütülüp, dava açılması halinde, açılan davanın bu dosya ile birleştirilip, tüm sanıkların kusur durumları birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği nedenine dayalı olarak hükmün bozulması üzerine, Yerel Mahkemece sanıklar hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 64/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteğinin reddiyle hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; düşme kararının usûle ve kanuna aykırı olduğuna, Yerel Mahkemece makul sürede yargılama yapılmadığına, zamanaşımını durduran ve kesen sebeplerin dikkate alınmadığına, hükmün bozularak sanıkların cezalandırılması gerektiğine ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanıklar hakkında taksirle yaralama suçunu işledikleri iddiası ile 5237 sayılı TCK'nın 89/1,2-b, 53/1. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmiş ise de; suç tarihinin 23.06.2012 olduğu, karar tarihi itibariyle olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle 20.01.2025 tarihinde düşme kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
5237 sayılı TCK'nın "dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi" başlıklı 67. maddesinin birinci fıkrasında; soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hallerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımının durduğu şeklinde düzenlemenin yer aldığı,
Dairemizin 26.06.2019 tarihli ilâmı ile meydana gelen iş kazası nedeniyle vinç operatörü hakkında suç duyurusunda bulunulması, vinç operatörü hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma yürütülüp, dava açılması halinde, açılan davanın bu dosya ile birleştirilip, tüm sanıkların kusur durumları birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği nedenine dayalı olarak hükmün bozulmasına karar verildiği, Yerel Mahkemece 21.10.2019 tarihli oturumda, vinç operatörü hakkında Küçükçekmece 19. Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde kamu davası açılmış olması nedeniyle bu davanın bekletici mesele yapılmasına karar verildiği, bekletici mesele yapılan dava sonucu verilen kararın 02.11.2020 tarihinde kesinleştiği, 21.10.2019 tarihi ile 02.11.2020 tarihleri arasında geçen 1 yıl 11 günlük sürede zamanaşımının durduğu, buna göre 23.06.2021 olan suç tarihine 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresi ve durma süresi eklendiğinde mevcut davada zamanaşımı süresinin 04.07.2025 tarihinde dolduğu anlaşılmakla ise de belirtilen husus sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Hükmün birinci fıkrasında zamanaşımından düşmeye ilişkin uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 67/1 ve 67/4. maddeleri olarak gösterilmesi gerekirken 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışı olarak kabul edilmiştir.
Sanıklara isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı TCK'nın 89/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, aynı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de bu süre 5237 sayılı TCK'nın 67/4. fıkrası uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, olağanüstü zamanaşımı süresi 12 yıldır. Suç tarihi olan 23.06.2012 tarihinden itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. fıkrasında öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, durma süresi eklendikten sonra Yerel Mahkeme karar tarihinden önce gerçekleşmediği; ancak temyiz aşamasında gerçekleştiği anlaşılmakla, Küçükçekmece 29. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!