Anahtar kelimeler: Depoculuk Ardiye Bürosuna Davalıborçlu Davalıborçlunun Ferilerine Durduğu Faize Niyetli Muhafazası

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVACI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı-borçlu aleyhine --------- İcra Müdürlüğü’nün --------- E. sayılı dosyası üzerinden 20.01.2025 tarihinde takibe geçildiği, davalı-borçlunun 23.02.2025 tarihinde borca, faize ve ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, bu sebeple 09.05.2025 tarihinde ----------- Arabuluculuk Bürosuna başvurulduğu, ---------- sayılı arabuluculuk dosyasında 10.06.2025 tarihinde yapılan toplantı neticesinde anlaşma sağlanamadığı ve son tutanağın düzenlendiği, müvekkilinin davalı tarafa depoculuk hizmeti verdiği ve malların muhafazası için ardiye bedeli faturaları kestiği, davalı tarafın hizmet almasına rağmen faturaları ödemeyerek cari hesap alacağının doğmasına sebebiyet verdiği, davalı-borçlunun mallarını müvekkilin antreposuna bıraktığına dair beyannameler ve sayım tutanakları ile ticari ilişkinin sabit olduğu, davalı tarafın faturaları iade ederek müvekkili zarara uğratmaya çalıştığı, icra takibine yapılan itirazın haksız ve mesnetsiz olduğu, alacağın likit olması sebebiyle davalı-borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi gerektiği, ---------- İcra Müdürlüğü’nün ---------- E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi, 35.000,00-TL tutarındaki asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesi talep ve dava edilmiştir.
CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin █████/2025 tarihinde tebellüğ edildiği, müvekkili şirket aleyhine --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyasında haksız ve kötü niyetli bir takip başlatıldı, 15.000 TL miktarlı 06.12.2024 tarihli ---------- numaralı faturada hangi makineye ilişkin işlem yapıldığının ve depo giriş-çıkış tarihlerinin belirtilmediği, müvekkil şirketin sonradan makine sayıları ile faturaların uyuşmadığını fark ettiği, davacı tarafın gerçek dışı faturalar düzenleyerek haksız tahsilat yapmaya çalıştığı, söz konusu faturanın 14.01.2025 tarihli --------- numaralı iade faturası ile iade edildiği, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunmadığı, sadece makine bazlı hizmet ilişkisi mevcut olduğu, davacının cari hesap iddiasını yazılı sözleşme ile ispat etmesi gerektiği, faturaya dayalı alacak davalarında ispat yükünün faturayı düzenleyen tarafta olduğu, davacının hizmeti HMK 200. maddesi uyarınca yazılı delille kanıtlaması gerektiği, 20.000 TL miktarlı 07.01.2025 tarihli--------- numaralı faturaya ilişkin makinenin antrepoda bir ay kaldığını kabul etmekle birlikte faturadaki bedelin fahiş olduğu, tarafların 10.000 TL miktar üzerinden anlaştığı, davacının şişirme fatura düzenlediğini, bu hususta bilirkişi incelemesi yapılması ve tanıklarının dinlenmesini talep ettikleri, ilgili ödemenin --------- Şirketi aracılığıyla yapıldığı, davacının iddialarını ispat edemediğini belirterek haksız ve kötü niyetli davanın reddini, davacının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
: Dava hukuki niteliği itibariyle,-------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; tarafların tacir olduğu ve aralarında ticari ilişki bulunduğu hususu çekişmesiz olup, dosya kapsamı ve tarafların usul ve yasaya uygun tutulmuş birbirlerini teyit eder nitelikte ticari defter ve kayıtları ile dayanak belgeleri üzerinde yapılan incelemeler sonucunda; davacı şirketle davalı şirket arasındaki 2024 yılından itibaren 2025 Yılı Ocak ayına kadar sürdürüldüğü görülen ticari ilişki kapsamında, davacı şirketçe davalı şirkete adına muhtelif tarih ve tutarlarda yapılan antrepo hizmetleri kapsamında e- faturaların düzenleyerek elektronik ortamda davalı şirkete tebliğ edildikleri ve ticari defterlerinde davalı şirket adına dayanak belgeleriyle Uyumlu şekilde borç kaydettikleri, buna mukabil, davalı şirketin incelenen ticari defterlerinde, davacı şirketçe elektronik ortarnda kendilerine teslim edilen e- faturaları, yasal nitelikli bir itiraza konu etmeksizin ve benimseyerek davacı şirket alacağı olarak kaydedilmiş olduğu, keza, davalı şirketçe davacı şirkete yapılan kısmi ödemelerin, tarafların ticari defterlerinde herhangi bir çekişmeye sebebiyet verilmeyecek şekilde fatura borçlarından mahsup edilmek suretiyle kayıt altına alındıkları aynı zamanda, davalı şirketçe düzenlenen iade faturalarının da tarafların ticari defterlerinde tam bir karşılıklılık içerecek şekilde kayıt altına alınmış oldukları, dolayısıyla, hem davacı şirketçe davalı şirket adına düzenlenen içeriğinde takip dayanağı faturalarında yer aldığı faturalar, hem davalı şirketçe tanzim edilen iade faturaları hem de davalı şirketçe davacı şirkete yapılan kısmi ödemelerin herhangi bir ihtilaf ve çekişmeye sebebiyet vermeyecek ve tam bir, karşılıklılık içerecek şekilde taraf ticari defterlerinde kayıtlı bulundukları ve bu kayıtlar neticesinde tarafların 35.000.-TL borç/alacak bakiyesinde mutabakat içinde bulundukları görülmekle, davacı şirketin, davalı şirketten takip dayanağı yapılan 2 adet faturaya dayalı Açık C/H Bakiyesinden kaynaklanan 35.000.-TL ASIL alacağı bulunduğu mütala edilmiştir.
Tarafların incelenen Ticari defter kayıtlarından görüleceği üzere, tarafların kayıtlarının gerek alım/satım faturaları gerek iade faturaları gerekse tahsilat/tediye kayıtları yönünden birbirlerini teyit etmekte ve tarafların 35.000.-tl borç/alacak bakiyesinde tam bir |mutabakat sağlamakta oldukları tespit edilmiştir.
Dosya kapsamı ve tarafların usul ve yasaya uygun tutulmuş birbirlerini teyit eder nitelikte ticari defter ve kayıtları ile dayanak belgeleri üzerinde yapılan incelemeler sonucunda; davacı şirketle davalı şirket arasındaki 2024 yılından itibaren 2025 yılı ocak ayına kadar sürdürüldüğü görülen ticari ilişki kapsamında, davacı şirketçe davalı şirkete adına muhtelif tarih ve tutarlarda yapılan antrepo hizmetleri kapsamında e-faturaların düzenleyerek elektronik ortamda davalı şirkete tebliğ edildikleri ve ticari defterlerinde davalı şirket adına dayanak belgeleriyle uyumlu şekilde borç kaydettikleri, buna mukabil, davalı şirketin incelenen ticari defterlerinde, davacı şirketçe elektronik ortamda kendilerine teslim edilen e-faturaları, yasal nitelikli bir itiraza konu etmeksizin ve benimseyerek davacı şirket alacağı olarak kaydetmiş olduğu, keza davalı şirketçe davacı şirkete yapılan kısmi ödemelerin, tarafların ticari defterlerinde herhangi bir çekişmeye sebebiyet vermeyecek şekilde fatura borçlarından mahsup edilmek suretiyle kayıt altına alındıkları, aynı zamanda, davalı şirketçe düzenlenen iade faturalarının da tarafların ticari defterlerinde tam bir karşılıklılık içerecek şekilde kayıt altına alınmış oldukları, dolayısıyla, hem davacı şirketçe davalı şirket adına düzenlenen içeriğinde takip dayanağı faturaların da yer aldığı faturalar, hem davalı şirketçe tanzim edilen iade faturaları hem de davalı şirketçe davacı şirkete yapılan kısmi ödemelerin herhangi bir ihtilaf ve çekişmeye sebebiyet vermeyecek ve tam bir .karşılıklılık içerecek şekilde taraf ticari defterlerinde kayıtlı bulundukları ve bu kayıtlar neticesinde tarafların 35.000.-TL borç/alacak bakiyesinde mutabakat içinde bulundukları görülmekle, davacı şirketin, davalı şirketten takip dayanağı yapılan 2 adet faturaya dayalı 35.000.-tl asıl alacağı bulunduğu sabit olmakla bilirkişi raporu da hükme esas alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde alacağın likit olduğu anlaşılmakla kabulüne karar verilen alacak miktarının %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ İLE,
1-Davalının--------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına,
2-Kabulüne karar verilen alacağın %20 'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
4-Karar harcı 2.390,85 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 1.775,45 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç olmak üzere
toplam 1.230,8 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 272,50 TL tebligat, müzekkere gideri ve 8.000,00 TL bilirkişi ücreti
olmak üzere toplam 8.272,50 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 35.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ------------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!