Anahtar kelimeler: Mahrumiyet Hasara Fiilden Hasarlandığını Kaybının Plaka Kazada Aracının Disiplin Vermesinden

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.08.2025 tarihinde davalının sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı araç ile müvekkiline ait ----- plaka sayılı araç arasında trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkilinin aracının tamamen hasarlandığını, kazada davalı tarafın kusurlu olduğunu beyan ederek şimdilik hasara ilişkin olarak şimdilik 30.000,00 TL alacağın,100,00 TL araç değer kaybının, 100,00 TL araç mahrumiyet tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalının dava açılmasına sebebiyet vermesinden dolayı HMK gereğince disiplin para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin görevsiz olduğunu, zira müvekkilinin tacir olmadığını, meydana gelen kazada davalının kusurlu olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Türkiye Noterler Birliğine yazı yazılarak kazaya karışan araçların tescil bilgileri istenilmiş olup gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.------ Sigortaya yazı yazılarak kazaya ilişkin hasar dosyası ile poliçe istenilmiş olup gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazı yazılarak dava konusu aracın tramer kaydı istenilmiş olup gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.Davalının bağlı bulunduğu vergi müdürlüklerine yazılan müzekkere cevabına göre basit usule göre ticari kazanç mükellefi olduğu, 2024 yılındaki gayrisafi iratının 596.875,00 TL olduğu anlaşılmakla davalının tacir olmadığı tespit edilmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi mahkemelerin Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Somut olayda, davalı tarafın dosyadaki belgelere göre tacir olmadığı ve olayın haksız fiilden kaynaklandığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülerek çözümlenmesi gerektiğinden davacının davasının Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. ( ---- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi ---- Esas ---- Karar, ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi ----Esas ---- Karar)HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın, görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,2-Davaya bakmakla görevli mahkemenin ------ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA,3-Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olması halinde dosyanın görevli ----- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE,4-Yargılama ve harç giderlerinin HMK 323 ve 331. maddeleri uyarınca görevli mahkemece değerlendirilmesine,5-Dosyanın gönderilmesi için süresinde başvurulmazsa HMK 20/1 ve 331/2 maddeleri uyarınca dosya resen ele alınarak mahkememizce karar verilmesine,Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin davalı vekilinin yokluğunda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.