Anahtar kelimeler: Demiri Betonun Kaba Bam Esaskarar Başlattıklarını Başkan Yazim Katip Bursa

T.C. BURSA BAM ... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ..

T.C
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: 2..
KARAR NO
:..
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
: ..
ÜYE
: ..
ÜYE
: ..
KATİP
:..
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: .. 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2021
NUMARASI
: ..
DAVACI
: ..
VEKİLİ
: Av. ..
DAVALILAR
: 1-G..
: 2 -G..
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2024
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024
Mahkemece verilen karara karşı yapılan istinaf başvurunun incelenmesi neticesinde;
İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ
:
Davacı vekili, davalı şirket aleyhine .. 5. İcra Müdürlüğü'nün .. sayılı takip dosyası ile icra takibi başlattıklarını, taraflar arasında █████/2014 tarihli kaba inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, inşaat demiri ve hazır betonun iş veren tarafından karşılanacağı, diğer masrafların müvekkili tarafından sağlanarak inşaatın yapılacağını, sözleşmenin kurulmasından sonra 2015 Mayıs ayında, inşaatın çatı, kolon, kiriş imalatlarının birim fiyatlarında verilen teklifi davalı işveren firmanın beklettiğini, mail ortamında davalı tarafın teknik sorumlusu .. ..’e birim fiyat teklifinde █████/2015 tarihinde bulunulduğunu, bu teklife davalı tarafın uzunca süre cevap vermediğini, sözleşme kapsamında işlerin gecikmemesi bakımından davacı tarafça işlere devam olunduğunu, daha sonra davalı tarafın fiyat tekliflerini kabul etmediklerini, kendilerinin belirledikleri rakamlar üzerinden işin kabul edilmemesi halinde işe devam edilmeyeceğini belirttiklerini, bu aşamadan sonra da davacı tarafça işlere devam edilemediğini, davalıya yapılan ihtara karşılık sözleşme ilişkisinin █████/2014'te kurulduğu savunmasının yerinde olmadığını, 799 irsaliyeli faturaya konu ürünlerin █████/2014 tarihinde teslim edildiğini işin bıraktırıldığı güne kadar 139.996 TL ödenmeyen alacağının olduğunu ileri sürerek, davalının takibe itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile geçerli sözleşmenin █████/2014 tarihli sözleşme olduğunu, bu tarihte yeni bir sözleşme yapıldığını, aynı konuya ilişkin ilk sözleşmenin geçerliliğini yitirdiğini, █████/2015 tarihli e-mail ortamında davacının yeni bir fiyat teklifinde bulunduğunu, bu itibarla ilk sözleşmenin geçersiz olduğunun davacının kabulünde olduğunu, neden yeni bir fiyat teklifinde bulunduğunun açıklanmadığını, davacı tarafın işi yarım bıraktığını alacağının olmadığını, fazladan ödeme yapıldığını, ticari defter kayıtlarıyla avans ödemelerinin olduğunu, davacının borçlu olduğunu ve 2015 yılı Ağustos ayında kaba inşaat işini eksik bıraktığını, bu hususun SGK müfredat kartı ile sabit olduğunu, işçilerin SGK primlerini tam ödemediğini savunarak, davanın reddi ile %20'den az olmamak üzere haksız takip tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:
Mahkemece, taraflar arasında imza edilen sözleşme, proje ve hakedişler birlikte incelendiğinde davacının proje haricinde 1 ve 2 nolu yevmiyeli hakediş ile imalatlar gerçekleştirdiği, diğer tüm hakedişlerin (1-10 Nolu Kaba İnşaat İşleri Hakedişi, 1-3 Nolu Kaba İnşaat Ek İşler, Taş Duvar İşleri Hakedişi, 1-5 Nolu Muhtelif İşler Hakedişi) proje kapsamında olduğu ve söz konusu hakediş metrajlarının projedeki metrajlar ile uyum gösterdiği, davacının sözleşmede belirtilen kaba inşaat iş kalemleri ile ilgili "Davacı Tarafından Sözleşme Kapsamında Olup da Yapılmayan İmalatlar" başlığında bahsedilen imalatlar dışındaki tüm imalatları yaptığının tespit edildiği, davacı tarafından sözleşme kapsamında yapılan imalatlara ait toplam hakediş bedelinin 379.617,61 TL +KDV=449,948,78-TL olacağı, bilirkişi heyeti tarafından tespit edilen fatura bedelinden yapılan ödemeler düşüldüğünde (449,948,78-TL - 260.251,45,00-TL = 189.697,33-TL) davacının davalıdan 189.697,33-TL alacaklı olduğunun belirlendiği, ancak davalı tarafından davacıya elden yapılan ödemelerin de bu bedelden mahsup edilmesi gerekeceği, █████/2021 tarihli duruşmasında davacı vekili elden aldıkları ödemelerin raporda belirtilen meblağdan mahsup edildiğinde davalıdan alacaklarının 139.966,00-TL olduğunu beyan ettiği ve davacının davalıdan alacağı 139.966,00-TL olarak tespit edildiği, dosyaya sunulan deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, bilirkişi tarafından hazırlanan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu ve dava yeterince ispat edildiği, dava konusu uyuşmazlığın içeriği gereği tarafların işin ne kadarlık kısmının tamamlandığı konusunu net olarak bilmeleri beklenemeyeceği ve piyasa rayiç bedelinin ihtilaflı bir konu olması da göz önünde bulundurularak icra inkar tazminatı için yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, icra takibine yapılan itirazın iptaline, icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı vekili, itirazın iptaline konu icra dosyasında davacı tarafın faturalara dayalı cari hesap alacağı bakiyesini talep ettiğini, bu alacak talebiyle davacı tarafın ticari defter kayıtlarına delil olarak dayandığını, 23.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda; davacı kayıtlarında davacının 2016 yılı sonu itibari ile 143.273,13-TL alacaklı göründüğü, buna karşılık davalı kayıtlarında ise davalının davacıdan 97.05,62-TL alacaklı göründüğünün tespit edildiğini, taraf defterleri arasındaki farkın davacı tarafından, sözleşme ile kararlaştırılmış olunan kaba inşaat işini yarım bırakarak işi terk ettikten sonra kesilen 240.330,75-TL tutarlı iki adet faturadan (921-922 seri numaralı faturalar) kaynaklandığını, bu faturaların ise davalı kayıtlarında yer almadığı ve itiraza uğradığının ise yine bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, davacı tarafın alacaklı olduğu iddiasına dayanak yaptığı bu faturaların, davacının işi yarım bırakmasından sonra ve taraflar arasındaki sözleşme şartlarına aykırı ve afaki olarak keşide edildiğini, dolayısıyla davacı tarafın, cari hesap ve faturalara dayalı alacak talebi ticari defter kayıtları ile ispatlanamadığını, hükme esas alınmış olan 11.12.2021 bilirkişi raporunun "4- Dğerlendirme ve Sonuç" başlıklı bölümünde (sayfa.11); "... Dosyada 1,2,3 nolu Kaba İnşaat Ek İşler Hakedişleri, 1,2 nolu Yevmiye ile Yapılan İşler Hakedişleri, 2,3,4 ve 5 Nolu Muhteilf İşler Hakedişleri bulunmadığını, söz konusu hak edişler tutarları ancak ilgili faturalarda tespit edildiğini, söz konusu hak ediş kalemlerine ilişkin her hangi bir belge bulunmamaktadır..." değerlendirmesi yer aldığını, bilirkişi heyeti tarafından dosyada olmayan ve üstelik varlığına ilişkin her hangi bir belge de bulunmayan bir takım hak ediş kalemlerine ilişkin hesaplama yapıldığını, bilirkişi heyetinin bu hak ediş kalemlerini ilgili faturalardan tespit edildiğini ileri sürdüğünü, bilirkişi raporunda atıf yapılan ve hesaplamaya esas alınmış olan bu faturaların müvekkili şirket kayıtlarında yer almayan ve itiraza uğramış olan 921-922 seri numaralı faturalar olduğunu, söz konusu bu faturaların hesaba dahil edilmesine imkan olmadığını, faturalar gerek mükerrer olması ve gerekse davacının işi terk etme tarihinden çok sonra keşide edilmiş olmasının ve müvekkili şirket kayıtlarında olmaması nedeniyle hukuken geçerli olmadığını, bilirkişi raporunun tebliği sonrası davacı tarafından bir takım imzasız ve müvekkili tarafından kabul görmeyen hak ediş adı altında belgeler sunulmuş ise de, bu hak ediş belgelerinin ticari defter kayıtlarını ortadan kaldırmasına imkan olmadığını, bilirkişi raporunda faturalardaki birim fiyat konusunda hatalı değerlendirme yapıldığını, bilirkişi raporunun değerlendirme ve sonuç kısmında; "..... Dosyada taraflar arasında 8 adet iş kalemi için 28.08.2014 ve 30.12.2014 tarihli 2 adet sözleşme olduğu, 30.12.2014 tarihli sözleşmedeki iş kalemleri bedellerinin 28.08.2014 tarihli sözleşmedeki bedellerin tam yarısı oranında olduğu, iki sözleşmede de yapılacak işlere ilişkin her hangi bir miktar, metraj ölçüm belirlenmediği...." değerlendirmesi yapılmış olmasına rağmen devamında; "...Dosyada bulunan ve davacı tarafından düzenlenen faturaların 28.08.2014 tarihli sözleşmede yer alan birim fiyatlar üzerinden düzenlenmiş olduğu tespit edilmiştir..." sonucuna varıldığını, raporda yer alan değerlendirme ile varılan sonuç çelişkili olduğunu, "iki sözleşmede de yapılacak işlere ilişkin her hangi bir miktar, metraj ölçüm belirlenmediği.." tespiti varken diğer taraftan hangi ölçü ve kritere göre 28.08.2014 tarihli sözleşmedeki birim fiyatların kullanılmış olduğu sonucuna ulaşıldığının açık olmadığını, rapor içeriğinde 28.08.2014 tarihli sözleşmede belirlenen birim fiyatların davacı tarafından düzenlendiği söylenen bir takım "hak ediş" lerin (-ki bunların bir kısmının dosyada var olduğu ve bir kısmının ise varlığı ile ilgili bilgi ve belge bulunmadığı tespiti raporda yer almaktadır) hazırlanmasında kullanıldığı diğer bir takım hak edişlerdeki inşaat kalemlerinin ise her iki sözleşmede de yer almadığının belirlendiğini, bilirkişi heyetinin tahmine dayalı bir takım değerlendirmeler ile sonuca vardığını, davalı müvekkili kayıtlarında yer alan 799, 829,830,838 ve 839 seri numaralı faturalarda her hangi bir hak ediş tutanağından bahsedilmediği sadece yapılan işin niteliği ve miktarı gösterildiğini, faturaların incelenmesinde 2 nolu kaba inşaat işleri hak edişi, 3 nolu kaba inşaat işler hak edişi v.s hak ediş raporlarına dayandırılması afaki olduğunu, böyle bir ibarenin olmadığını, eğer faturalardan hareket ile birim fiyat belirlemesi yapılacak ise sadece, her iki taraf kayıtlarında yer alan ve davacının işi terk ettiği tarih öncesinde keşide edilmiş olan 799, 829,830,838 ve 839 seri numaralı faturalar üzerinden ve faturalarda yer alan işin miktar ve fiyatına göre değerlendirme yapılması gerektiğini, zira davacı tarafından sonraki tarihte keşide edilen 921-922 seri numaralı faturaların gerçek duruma uygun olmayıp içeriği itibari ile mükerrer faturalar olduğunu, mahkemece hükme esas alınmış olan bilirkişi raporunun sonuç kısmında sadece davacı tarafından ibraz edilen bir takım hak ediş raporları ve yine davacı tarafından tek taraflı olarak keşide edilen ve müvekkili kayıtlarında yer almayan faturalara dayandırılan ve varlığı belirli olmayan hak ediş raporlarına göre hesaplama yapıldığını, davacı tarafından davanın başında sunulan ve dosya içerisinde yer alan hak ediş raporlarının tek taraflı olarak düzenlendiğini, bu hak ediş raporlarına dayanılarak yapılan hesaplamaların kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, diğer taraftan davacı tarafından ibraz edilen 7 adet faturanın tamamının dikkate alınarak yapılan hesaplamada davacının dahi talep etmediği bir miktarın belirlendiğini, bu hesaplamanın davacı tarafından sonradan keşide edilen ve müvekkili kayıtlarında yer almayan 921-922 seri numaralı faturaların mükerrer olduğunun göstergesi olduğunu, bilirkişi raporunda yapılan bu hesaplamada, davacının dahi bilmediği ve talep etmediği alacak kalemi hesaplandığını ve davacı tarafın bu hususu elden ödeme ile açıklamak zorunda kaldığını belirterek, istinaf isteminde bulunmuştur,
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı tarafından davalı ile davalıya ait arsa üzerinde bulunan inşaatların inşaat demiri ve hazır betonun davalı tarafından temin edileceği, diğer malzemelerin davacı yüklenici tarafından sağlanacağı kaba inşaat işlerinin yapılmasına dair █████/2014 tarihli eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu, çatı-kolon-kiriş imalat birim fiyatlarında anlaşmazlık nedeniyle 2015 yılı Ağustos ayında işten el çektirildiği, yapılan işe ilişkin faturalar düzenlendiği ancak bakiye bedelin ödenmediği ileri sürüldüğü, davalı ise davacı ile █████/2014 tarihinde kaba inşaat sözleşmesi düzenlendiği, işin yarım bırakıldığı, fazla ödeme yapıldığı savunmakla uyuşmazlık noktasının, davacı tarafından düzenlenen davalı ile düzenlenen eser sözleşmesinde hangi sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiği (█████/2014 tarihli mi █████/2014 tarihli mi), davacının işi bıraktığı tarih itibariyle hak edilen iş bedelinin ne kadar olduğu noktasında toplanmaktadır.
Taraflar arasında düzenlenen █████/2014 tarihli kaba inşaat yapım sözleşmesi ve █████/2014 tarihli kaba inşaat sözleşmesi hükümleri incelendiğinde, sözleşmelerin 2. maddesinde belirlenen imalat bedellerinin yarı fiyatına düşürüldüğü, diğer hükümlerinin aynı olduğu, tarafların açıkça imza inkarı bulunmadığından sözleşmelerin geçerli ve birbirinin devamı niteliğinde olup █████/2014 tarihine kadar yüklenicinin yapılan iş bedelinin █████/2014 tarihli sözleşme hükümlerine göre █████/2014 tarihinden sonra yapılan iş bedelinin ise bu sözleşme hükümlerine göre belirlenmesi gerekir.
Diğer yandan davacı tarafından yapılan iş bedeline, karşılık davalı tarafa █████/2014 tarihli 4653,93 TL bedelli, █████/2015 tarihli 47.100,88 TL bedelli █████/2015 tarihli 47.200 TL bedelli, █████/2015 tarihli 47.200 TL bedelli, █████/2015 tarihli 17.057,02 TL bedelli faturalar düzenlendiği bu faturaların davalı tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturalara karşılık bir itirazın bulunmadığı, uyuşmazlık konusu faturaların █████/2016 tarihli 255.922,84 TL bedelli 921 numaralı fatura ile █████/2016 tarihli 34.410,28 TL bedelli 922 numaralı faturalar olduğu, faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı ve fatura içeriğine itiraz edildiği anlaşılmıştır.
Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenici işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini ispat etmek zorundadır (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, █████████ Esas, █████████ Karar). Eserin teslim olgusu hukuki fiil ve maddi vakıa olup tanık dahil her türlü delil ile ispatlanabilir (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, ████████ Esas, ████████ Karar)
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddeleri uyarınca taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Yine, gerek doktrinde gerekse Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere; ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kişiye düşer. Bu kabul, adi karine niteliğindedir. Nitekim; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin istikrar bulmuş içtihatlarında kabul edildiği üzere, bir sözleşme fesih ya da başka bir nedenle ortadan kaldırılmadıkça, o sözleşme kapsamında kalan işlerin, o sözleşmenin yüklenicisi tarafından yapıldığı kabul edilir. Ancak, sözleşme feshedilmiş ve işin üçüncü kişiye yaptırıldığı ileri sürülmüşse, bu kez karine, üçüncü kişi yararına oluşmaktadır. Elbette, her iki durumda da, bu karinelerin aksini ileri süren tarafın, bu savunmasını kanıtlanması mümkündür. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ████████ Esas, █████████ Karar).
Bu açıklamalardan, davacı tarafından davalı tarafın arsa üzerine yapılan inşaatlarda kaba inşaat işlerinin 2015 yılı Ağustos ayına kadar yapıldığının sabit olduğu, mahkemece yapılan yargılama ve keşif sırasında davacı tarafından faturalara konu hak ediş raporlarında belirtilen inşaat işlerinin yapıldığının belirlendiği, aksinin üçüncü kişi tarafından yapıldığının, davalı iş sahibi tarafından yapıldığının ispat edilmediğinden davacı yüklenicinin yaptığının kabul edilmesi doğru ise de iş bedelinin belirlenmesinde █████/2014 tarihli sözleşmeye göre belirlenen fiyatlar üzerinden düzenlenen faturaların ve hak ediş raporlarının esas alınmasının hatalı olduğu anlaşılmıştır.
Bu arada davacı tarafından davalıya yapılan Bursa 10. Noterliğinin 31405 yevmiye numaralı, █████/2016 tarihli ihtarnamede davalıdan hak ediş bedeli alacağının 95.000 TL ve KDV olduğunun açıkça ikrar edildiğinden bu ihtarnamedeki iş bedelinin üzerinde durulmaması da doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş önceki bilirkişilerden, taraflar arasındaki █████/2014 tarihli kaba inşaat yapım sözleşmesi ve █████/2014 tarihli kaba inşaat sözleşmesi hükümlerinin geçerli ve birbirinin devamı niteliğinde olup █████/2014 tarihine kadar yüklenicinin yapılan iş bedelinin █████/2014 tarihli sözleşme hükümlerine göre █████/2014 tarihinden sonra yapılan iş bedelinin ise bu sözleşme hükümlerine göre davacı tarafından düzenlenen █████/2016 tarihli 255.922,84 TL bedelli 921 numaralı fatura ile █████/2016 tarihli 34.410,28 TL bedelli 922 numaralı faturalara konu hak ediş bedellerinin belirlenmesi, sözleşmede yer almayan, davalı tarafından teklifi kabul edilmeyen işlerin, işin yapıldığı tarihteki mahalli rayiçlere göre hesaplama yapılarak bu iş bedellerinin belirlenmesi ayrıca bu bedellere ilaveten ihtilaf konusu olmayan davalı tarafın defterlerinde kayıtlı █████/2014 tarihli 4653,93 TL bedelli, █████/2015 tarihli 47.100,88 TL bedelli █████/2015 tarihli 47.200 TL bedelli, █████/2015 tarihli 47.200 TL bedelli █████/2015 tarihli 17.057,02 TL bedelli faturalar toplamından icra takibine dayanak belgede hesaba gelen 260.251,35 TL ile elden alınan 53.279,93 TL bedellerinden mahsubu sonucuna göre ve Bursa 10. Noterliğinin 31405 yevmiye numaralı, █████/2016 tarihli ihtarnamede davacının talep ettiği iş bedeli de değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmasından ibarettir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Gerekçe ile;
1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile .. 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2021 tarih, 2..esas, .. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Dairemiz kararında belirtilen hususlar dikkate alınarak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince idesine,
3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinafa başvuran yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-g hükmü uyarınca KESİN olmak üzere █████/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!