Anahtar kelimeler: Duvar Süt Bam Akdedilen Firması Başkan Projesi Yazim Katip Bursa

T.C. BURSA BAM ...... HUKUK DAİRESİ
T.CBURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ...... HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:.....KARAR NO
:.....T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ..... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2021NUMARASI
: .....DAVACI
: A.....VEKİLİ
: Av. ... -.....DAVALI
: T.....VEKİLİ
: Av......Av. ...İHBAR OLUNAN
: A.....DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2024KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024Mahkemece verilen karara karşı yapılan istinaf başvurunun incelenmesi neticesinde;İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ
:Davacı vekili, müvekkili ile ihbar olunan ..... firması arasında akdedilen 19.10.2015 tarih ve ATT-ARK-20151019-001 numaralı sözleşme ile ..... Süt Ürünleri Projesi Kapsamındaki .....aş Duvar İşleri'nin yapımının müvekkili şirket tarafından yüklenildiğini, ek olarak müvekkili şirket ile ..... arasında 19.11.2015 tarihinde karşılıklı mutabakatla imzalanan "Ek Protokol" düzenlendiğini, yapılacak işin nevinin işveren ..... ile davalıya taahhüt ettiği Süt Ürünleri Tesisi projesi kapsamında inşa edilecek binadaki taş duvar işi olduğunu, müvekkilinin edimini yerine getirmesine rağmen davalı tarafın yapılan işin bedelini ödemediğini, ..... İcra Müdürlüğü'nün .....esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının yapmış olduğu itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekil, müvekkili ile ihbar olunan ..... firması arasında ..... Ürünleri Tesisi Projesinin kapsamında işlerin yapılmasına dair sözleşme ilişkisinin olduğunu, bütün işin bu firma tarafından yapılacağını, davacı ile asıl, alt işverenlik ilişkisinin bulunmadığını, düzenlenen bir sözleşme olmadığını, ihbar olunan yüklenici firmanın işin bir kısmını yazılı izin olmadan devredemeyeceğini, davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, işin yarım kalmasında müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını savunarak, davanın husumet nedeniyle reddine, davacı tarafın asıl alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:Mahkemece, davalı şirket ile dava dışı ..... Ltd. Şti.'nin yapmış olduğu sözleşme sonrasında söz konusu işin yapılması amacıyla davacı şirket ile anlaştığı, 19.11.2015 tarihinde ek protokol düzenlendiği, ..... Ltd. Şti. ile davacı şirket arasında sözleşmesel ilişki, taş duvar işlerinin yapılması konusunda alt işverenlik ilişkisinin olduğu, sözleşme hükümleri gereğince davalı şirket ise ihale makamı olarak değerlendirilecek ve asıl - alt işverenlik ilişkisinde yer almayacağı, Yargıtay içtihatları doğrultusunda davalı şirket ile ..... Yapı Ltd. Şti. arasında akdedilen sözleşmede asıl - alt işverenlik ilişkisi bulunmadığı, ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucunda davalı tarafın defterlerinde davacı tarafın alacağına veya borcuna rastlanılmadığından esas itibari ile davanın reddine karar verilmesi gerekeceği ancak öncelikle davalı tarafın husumet itirazı incelererek, davanın husumet yönünde reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili, müvekkili şirket ile davaya konu icra takibinin tarafı, ihbar olunan ..... Yapı Müh. San. Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen 19.10.2015 tarih ve ATT-ARK-20151019-001 numaralı sözleşme ile ".....yon Süt Ürünleri Projesi Kapsamındaki Taş Duvar İşleri" nin yapımını müvekkili şirket tarafından yüklenildiğini, sözleşmeye ek olarak müvekkili şirket ile ..... arasında 19.11.2015 tarihinde karşılıklı mutabakatla imzalanan "EK PROTOKOL" düzenlendiğini, ek protokol ile sözleşmenin 2. maddesinde belirtilen hizmet kapsamına "..... Köyü Gölet Projesinde bulunan ..... oluşturulması işi" eklendiğini, müvekkili şirketin ek protokol ile ilgili yüklendiği taş savak işini kısa sürede bitirmek üzere iken neden gösterilmeden işin yapımının durdurulduğunu ve müvekkili şirket çalışanlarının çalışmalarına izin verilmediğini ve hak edilen ücret ödenmediğini, delil tespit üzerine düzenlenen rapordan anlaşılacağı üzere, davalı şirketin lehine olacak şekilde iş yapıldığını, raporda belirtilen alacak hak edildiğini, alacağın varlığı ve miktarı hususunda çekişme olmadığını, davalı lehine bir zenginleşme meydana getirdiğini, müvekkili şirketin, ek protokol ile sözleşmenin 2. maddesinde belirtilen hizmet kapsamında Tazlar Köyü Gölet Projesinde bulunan Taş Savak oluşturulması işini, protokole uygun olarak sürdürdüğünü, tüm masraflarını karşıladığını, mal varlığında azalma meydana geldiğini, kazanım elde eden davalı ..... Tarım ve Gıda Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. olduğunu, aralarındaki nedensellik bağının da Ek Protokol'den kaynaklandığını, müvekkili şirket ile Arkkon arasında yapılan ek protokole dayalı olarak işi yüklenen müvekkiline karşı Arkkon sorumlu ise de Arkkon şirketinin işin bedelini Tazlar tarımdan almadığından bahisle müvekkiline ödeme yapmadığını,..... Tarım aleyhine başlatılan ve yetkisizlikle ..... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayısını alan icra takibinde Arkkon'a borçlu bulunan ..... Tarım'ın borç itirazı üzerine takibin durduğunu ve takibin devamı için itirazın iptali davası açıldığını, her iki borçlu şirket arasında danışıklı bir durum söz konusu olduğunu, biri alacağını istememekte, diğeri ise ödeme yapmadığını, müvekkilinin verdiği hizmetten dolayı zenginleşen taraf olduğundan husumetin yöneltilmesinin doğru olduğunu belirterek, istinaf isteminde bulunmuştur.Davalı vekili, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, istinaf başvurusunun reddini istemiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan yüklenicinin iş bedeli alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisinin ispat edilmediğinden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı tarafından, ihbar olunan ..... Yapı Müh. San. Tic. Ltd. Şti. ile akdedilen 19.10.2015 tarih ve ATT-ARK-20151019-001 numaralı sözleşme ile "..... Süt Ürünleri Projesi Kapsamındaki Taş Duvar İşleri" nin yapımını üstlendiği, sözleşmeye ek olarak ..... arasında 19.11.2015 tarihinde karşılıklı mutabakatla imzalanan "Ek Protokol" düzenlendiği, ek protokol ile sözleşmenin 2. maddesinde belirtilen hizmet kapsamına "..... Köyü Gölet Projesinde bulunan ..... oluşturulması işi" eklendiği, davacının protokol ile ilgili yüklendiği taş savak işini edimi yerine getirirken projenin durdurulduğunu, hak edilen iş bedelinin ödenmediğini ileri sürüldüğü, davalının ise davacı ile sözleşme ilişkisinin kurulmadığını, ihbar olunana işin verildiğini savunduğu anlaşılmakla uyuşmazlığın taraflar arasında davalıya ait ..... Süt Ürünleri Projesi Kapsamındaki ..... Duvar İşlerinin yapılmasına dair eser sözleşmesi ilişkisinin kurulup kurulmadığı ve eser sözleşmesi ilişkisinin kurulması halinde davacı yüklenicinin yapmış olduğu iş bedeli noktasında toplanmaktadır.Uyuşmazlık noktası bağlamında, taraflar arasında akti ilişkinin kurulmasıyla ilgili ispat yükünün ve hangi delillerle ispat edileceğinin irdelenmesi zorunludur.4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla yükümlüdür.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesi; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklindedir.Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereği (████████ Esas ve █████████ Karar, █████████ Esas ve 2018/6 Karar) benzer davalarda da açıkça vurgulandığı üzere "Kural olarak, eser sözleşmesi, zorunlu şekil koşuluna bağlı değildir. Sözleşmenin kurulması için yazılı şekil şartı yok ise de davalı tarafından sözleşme ilişkisi inkâr edildiği takdirde yazılı delille ispata ilişkin kuralların gözetilmesi gerekir. Dava sözleşme ilişkisine dayalı olarak açılmış olup yazılı olarak sözleşme yapıldığı kanıtlanmamıştır. Sözlü eser sözleşmesi kurulduğu da miktar itibarıyla tanıkla kanıtlanamaz. Sözleşme ilişkisini ispatlayan yazılı belge bulunmadığı gibi, tanık dinlenmesini mümkün kılacak delil başlangıcı niteliğinde belge de bulunmadığından davalının dinlenmesine açıkça muvafakat etmediği tanık beyanı esas alınarak sözleşme ilişkisinin ispatlandığı kabul edilemez. Davalı ticari defterleri ile uyumlu olmayan kendi ticari defterleri ile de davacı davasını ispatlayamamıştır. Bu durumda, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığından, davacı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile kabulü doğru olmamış" kural olarak alacağın miktar itibariyle tanıkla ispat sınırının üstünde olduğundan davacı tarafın davalı ile inşaat işlerinin yapılmasına dair eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğunun yazılı ve kesin deliller ile ispatla yükümlüdür.Öte yandan taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise, def'i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınmasıdır.Bu durumda mahkemece taraflar arasında, eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğunun usulüne uygun delillerle ispat edilemediğinden husumet yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının dayandığı sözleşme ve ek protokolün ihbar olunan ..... firmasıyla yapıldığı ve bu firmayla eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu, iş bedelini ancak eser sözleşmesinin kurulduğu Arkkon firmasından isteyebileceğinden davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Gerekçe ile;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1 maddesine göre ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL’den, peşin alınan 118,60-TL’nin mahsubu ile bakiye 309,00-TL’nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3- İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından karşılanan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının yatırana iadesine,4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Karar tebliğ, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, KESİN olmak üzere █████/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi....Başkan...¸e-imzalıdır...Üye...¸e-imzalıdır...Üye...¸e-imzalıdır...Katip...¸e-imzalıdır