Anahtar kelimeler: İkazında Megafonla Kürtçe Arapça İkazlara Çapraz Hudut Dur Türkçe Durdurduğunu

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02.06.2015 tarihinde, ... plakalı aracın meydana getirdiği trafik kazasında araçta yolcu konumunda olan müvekkillerinin oğlu ... kaza neticesinde vefat ettiğini, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın durdurulamadığını, aracın durması için 1. Hudut Komutanlığı emrindeki kullanılan ... aracın yola çapraz bir şekilde durdurduğunu, aracın durması için megafonla defalarca Türkçe, Arapça, Kürtçe olarak dur ikazında bulunulduğunu, tüm bunlara rağmen aracın hız düşürmeyerek askeri aracın sol ön kısmına çarpması sonucu ... plakalı aracın, yapılan ikazlara riayet etmediğinden ve kusurlu hareketi neticesinde yolcu halde bulunanlar yaralandığını, müvekkillerinin oğlunun vefat ettiğini, işbu trafik kazası sebebiyle Askeri Yasak Bölgede tüm uyarı ve ihtarlara uymayarak taşımış olduğu yolcuların ve o esnada orada bulunan görevli askerlerin de canını hiçe sayarak tehlikeli ve kusurlu hareketi sebebiyle kazaya sebebiyet veren ... plakalı araç asli kusurlu olduğunu, bu hususlar yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile de ortaya çıkacağını, kaza sonrası olay yeri inceleme tutanağı tutulmuş olduğunu, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın olay yerinden kaçmaya çalıştığı ve kusurlu hareketi neticesinde kazaya sebebiyet verdiği bilgisi mevcut olduğunu, tutanak ve kazaya ilişkin evraklar ... CBS ...soruşturma no'lu soruşturma dosyasında mevcut olduğunu, kaza sebebiyle ağır yaralanan ... kaldırıldığı ... Hastanesi'nde yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen vefat ettiğini, müvekkilleri ... ve... iş bu trafik kazası sebebiyle oğulları olan ...'yu kaybettiğini ve bunun derin üzüntüsünü yaşadıklarını, ... Hastanesi tarafından düzenlenen ..., Genel Adli Muayene Raporlar ve tedavi evraklarının celbi gerektiğini, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın vermiş olduğu zarardan dolayı sorumluluğu mevcut olduğunu, tazminat hesaplamasının yapılırken asgari ücret tutarı üzerinden hesaplamanın yapılmasını, müvekkillerin uğramış olduğu cenaze defin ve destekten yoksun kalma zararlarının tazmini için davalıya başvurulduğunu fakat bu başvuruda davalı davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından 05.01.2021 tarihli yazısıyla verilen cevapta zararımızı karşılamadığı için iş bu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, davalı bugüne değin müvekkilleri tarafına maddi tazminat adı altında herhangi bir ödemede bulunmadığını, izah edilen nedenlerle, trafik kazası sonucu ... vefatı sebebiyle, ... için şimdilik 500.00 TL, ... için Şimdilik 500.00 TL destekten yoksun kalma bedeli, cenaze ve defin giderleri için şimdilik 500.00 TL olmak üzere toplam 1.500.00 TL maddi tazminat alacak bedelinin kaza tarihi itibariyle yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın açılmadan önce 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı kanun ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. Maddesi değiştirildiğini, trafik kazasından doğan tazminat talepleri için dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta şirketine yazılı olarak başvuru bir dava şartı haline getirildiğini, gerekli belgeler davacı tarafından müvekkili şirketi ibraz edilmediğini, bu sebeple de ödeme yapılmadığını, dolayısıyla müvekkili şirkete yapılan başvurunun KTK madde 97 kapsamında geçerli bir başvuru sayılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı araç müvekkili ... Sigorta A.Ş. nezdinde ... sayılı Trafik Sigorta Poliçesi ile ... tarihleri arasında sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olmakla beraber; masraf, vekâlet ücreti sorumluluğu da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limiti maktuen ödenecek rakam değil olduğunu, poliçe limiti üzerindeki zararlardan müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, zorunlu trafik sigortası sorumluluk olduğunu, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanması amaçlanacağını, sigortacı ise, KTK ve Genel Şartlar Mucibince poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralamasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işleten düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitine kadar temin edeceğini, böyle bir halde zorunlu trafik sigortasında, sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararlar, işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda üçüncü kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işleteninin sorumlu bulunması gerektiğini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 86. Maddesinde ''İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.'' denildiğini, anılan madde gereğince araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, kazanın meydana geldiği yer birinci derece askeri yasak bölge olduğundan meydana gelen zarar teminat dışında olduğunu, kaza karayolu dışında kalan alanda gerçekleştiğinden davacı talepleri teminat dışı olduğunu, davaya konu kaza birinci derece askeri yasak bölgede meydana geldiğini, anılan yasal düzenlemeler ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda, kazanın meydana geldiği yerin 2918 sayılı yasanın 2.maddesi kapsamında karayolu sayılamayacağı, dolayısıyla kazanın trafik kazası niteliğinde olmadığını, olay yeri inceleme raporunda da anlaşılacağı üzere olayın, trafiğe kapatılmış birinci derece askeri yasak bölgede meydana geldiği tespit edildiğini, olayın meydana geldiği alanın, Karayolları Trafik Kanunu'nun 2. Maddesi gereğince, kara yolu niteliğinde olmadığından bahsi geçen kaza ile ilgili Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığını, bu sebeple oluşan zararlardan müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, 01.06.2015 tarihli Trafik Sigorta Poliçesi Genel Şartları ve ilgili mevzuat gereği, destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin hesaplama, güncel TRH-2010 (KADIN-ERKEK HAYAT) TABLOLARI esas alınarak yapılmasını, mahkememizce bilirkişi incelemesine başvurulması halinde, hazırlanacak raporda TRH2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknikle faiz oranı esas alınmasını, davacı yanın acısı maddiyat ile ölçülemeyecek derece büyüktür fakat dava konusu kazadan dolayı müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davacı yanın destekten yoksun kalma tazminatı istemi TBK’nun 52. maddesi hükmü hiç kimse kendi kusurundan yararlanamaz ilkesi gereği reddedilmediğini, talep edilen cenaze ve defin giderleri bakımından da müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, cenaze ve defin gideri poliçe teminatı kapsamında yer almadığını, müvekkili şirketin hiçbir mesuliyeti olmamakla birlikte, mahkememiz takdiri ile destekten yoksun kalma tazminatı hesabı yapılması halinde 24.11.2009 tarihinde ...Şirketler Birliği’nce yayınlanan tebliğ ile destekten yoksun kalma tazminatlarının Aktüerler Siciline kayıtlı aktüerler tarafında yapılması gerektiği bildirilmiş olduğunu, bu hususunda dikkate alınmasını, müteveffanın herhangi bir sosyal sigorta kurumuna bağlı olup olmadığı araştırılmasını, davacı yanın, müteveffanın gelir durumunu somut belgelerle ispat etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, gelir durumuna ilişkin olarak somut belge ve delil sunulamaması halinde yasal asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, aleyhe açılan davanın reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davanın, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu anlaşıldı.
Dava konusu uyuşmazlığın, █████/2015 tarihinde meydana gelen kazada vefat eden ...'nun desteği olan davacıların davalı sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin yerinde olup olmadığı, talep edilebilecek destekten yoksun kalma tazminat miktarının ne kadar olduğu hususlarından kaynaklandığı anlaşıldı.
Mahkememizin 09.12.2022 tarihli duruşmasının 5 nolu ara kararında; ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak, davaya dayanak olayın meydana geldiği yerde bir trafik bilirkişisi eşliğinde keşif yapılarak, dosyada mevcut savcılık soruşturma dosyası içindeki olay yeri tespit tutanağı da nazara alınarak davaya dayanak olayın meydana geldiği yerin şüpheye yer olmaksızın tespit edilerek, bilirkişi marifetiyle krokisinin çizilerek,olay yerinin 4 taraftan fotoğrafının çekilmek suretiyle, olayın meydana geldiği yerin bir karayolu ile doğrudan bağlantısının bulunup bulunmadığı, 2918 sayılı Kara Yolları Trafik Kanunu çerçevesinde olayın meydana geldiği yerin karayolu kapsamında olup olmadığı hususunda rapor aldırılmasının istenmesine, karar verildiği ancak mahkememizin 18.05.2023 tarihli ara kararının 1 nolu ara kararında; Geçen celsenin 5 ve 6 nolu ara kararlarından dönülmesine, 2 nolu ara kararında; Davaya dayanak trafik kazasına ilişkin kusur durumunu gösterir rapor aldırılmak üzere dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesine, masrafın davacı tarafça karşılanmasına, karar verildiği anlaşılmakla, 10.07.2023 tarihli ATK raporunda özetle; ... plakalı araç sürücüsünün %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü Koray Kaygısız'ın kusursuz olduğu yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 17.11.2023 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında; Dosyanın bir aktüer bilirkişisine tevdi edilerek davacıların talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının ne kadar olabileceği hususunda rapor aldırılmasına karar verildiği, dosyanın bilirkişiye teslim edildiği, bilirkişinin 21.01.2024 havale tarihli raporunda özetle; iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğu inceleme sonunda raporda ayrıntılı olarak izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda, raporda ifade ettiği eksik bilgiler sebebiyle Destekten Yoksun Kalma hesabı yapmanın Aktüeryal açıdan teknik olarak mümkün olmadığı, özellikle müteveffa ... 'nun doğum tarihinin (Gün.Ay.Yıl olarak) tespit edilmesi halinde müteveffanın olay tarihi itibariyle bekar ve destekten yoksun kalan paydaşların sadece annesi ... ve babası ... olduğu varsayılarak (eksik ve hatalı olsa da) hesaplama yapılabileceği yönünde görüş bildirdiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK 150. Maddesi "usulüne uygun şekilde davet edilmiş taraflar gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.
İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak 3 ay içinde yenilenmeyen davalar süresinin dolduğu gün itibariyle açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır." hükümlerini ihtiva etmektedir. Dosya kapsamında davacı vekiline 13.02.2026 tarihli celsenin usule uygun şekilde tebliğ edildiği, davacı vekilinin duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu; davacının dosyanın işlemden kaldırıldığı 13.02.2026 tarihli duruşmadan itibaren 3 aylık yasal süre içerisinde talebini yenilemediği anlaşılmakla HMK 150 maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-HMK'nın 150. maddesi gereği yenilenmeyen davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 732,00-TL olduğundan peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 651,30-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesalplanan 1.500,00-TL'nin maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından posta ve tebligat masrafı olarak yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!