Anahtar kelimeler: Çerkezköy Mutabık İnançlı Kalındığını Yapmayı Tekirdağ Paydaş Payın Akdedildiğini Parseldeki

MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Çerkezköy 4. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Dava, inançlı işlem, olmadığı takdirde vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Davacı vekili; davacı ile davalı ...'un eşi ... arasında adi yazılı eser ve inançlı temlik sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye göre ...'un davacının paydaş olduğu taşınmaz üzerinde inşaat yapmayı taahhüt ettiğini, işin yapılma bedelinin 450.000,00 TL olarak kararlaştırıldığını, davacının bedeli ödeme durumu bulunmaması nedeniyle dava konusu 2 92... parseldeki davacı adına kayıtlı 1/5 payın teminat amaçlı olarak devredilmesi, davacı tarafından iş bedelinin ödenmesini müteakip taşınmazın iadesi konusunda mutabık kalındığını, bunun üzerine davacının ... . Noterliğinin 30.03.2023 tarihli vekaletnamesi ile ...'a vekalet verdiğini, aynı gün dava konusu taşınmazın ... tarafından satış gösterilmek suretiyle eşi olan davalı ...'a devredildiğini, herhangi bir bedel ödenmeyip teminat amaçlı devir yapıldığını, devir sonrasında ...'un davacının paydaş olduğu 2 15... parsel üzerinde inşaat işine ruhsat işlemlerini tamamlamadan başladığını, ancak inşaatın mühürlendiğini ve devam edebilmesinin de hukuken mümkün olmadığını, davacının, davalı tarafın masraflarını ve zararlarını ödemeye hazır olduğunu beyan etmesine rağmen taşınmazının devredilmediğini, davacının taşınmazını teminat amaçlı devrettiğini, inançlı temlik sözleşmesinin kabul edilmemesi halinde ise vekalet görevinin kötüye kullanıldığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile dava konusu payın davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.Davalı ...; davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, davacının iddialarının çelişkili olduğunu, hür iradesi ile yapılan sözleşme çerçevesinde ...'a vekaletname verdiğini, taşınmazın devrinden haberdar olduğunu, vekalet görevinin kötüye kullanılması veya muvazaanın söz konusu olmadığını, davalının iyi niyetli olduğunu, zararlandırma kastı ile hareket etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın vekaletin kötüye kullanılması sebebine dayalı olduğu, vekil ...'in vekalet görevini kötüye kullandığı, davalı ...'nin ise vekilin eşi olması nedeniyle vekaletin kötüye kullanıldığını bildiği, ya da en azından bilmesi gerektiği, davacının menfaatine aykırı olarak çıkar ve işbirliği içinde hareket edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı tarafça istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı davalarda vekil ile diğer davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı halde vekilin davaya dahil edilmesi doğru değil ise de temyiz edenin sıfatına göre bu husus eleştirilmekle yetinilmiş olmakla davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 36.398,07 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.