Anahtar kelimeler: İhmali Süreç Edenin Görüşü Kötüye Neticesinde Takdiren Davranışla Edilebilir Hükmünün

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: ████████ Esas, █████████ KararSUÇ
: İhmali davranışla görevi kötüye kullanmaHÜKÜM
: İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmünün kaldırılarak sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.Sanık müdafiinin dosya kapsamına göre uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk DereceSerik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine hükmolunmuştur.B. İstinafKatılan vekilinin istinaf talebi üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 28.12.2023 tarihli ve ████████ Esas, █████████ sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmü kaldırılarak sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62/1, 50... . maddeleri uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası uyarınca da hak yoksunluğuna hükmolunmuştur.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık Müdafiinin Temyiz İstemiMüvekkilinin suç kastı ile hareket etmediğine, evrakı tebliğ etmeden önce gerekli araştırmayı yaptığına, temyiz dışı sanık ... ve tanığın müvekkilini yanlış yönlendirdiğine, iade dönen tebligat nedeniyle dava dosyasının sürüncemede kalmasının söz konusu olmadığına, müvekkilinin Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre görevini yaptığına, suça iştirak iradesinin bulunmadığına, katılanın dava kapsamında bir zararının bulunmadığına, Bölge Adliye Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe7331 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesi ile 08.07.2021 tarihinde 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesinin 1. fıkrasına eklenen; "175 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulanmaz." cümlesi gereğince, İlk Derece Mahkemesince 06.10.2021 tarihinde duruşma günü belirlendiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirme yapılması gerektiğine dair düşünceye iştirak edilmemiştir.Olay tarihinde ... Merkez Müdürlüğünde posta memuru olarak görev yapan sanığın, Serik Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında görülen ortaklığın giderilmesi davası kapsamında temyiz dışı sanık ... adına çıkarılan tebligatı, muhatabın kimlik bilgilerine göre gerekli araştırmayı yapmayıp iade ederek yeniden tebligat çıkarılmasına neden olduğundan bahisle ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de sanığın savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmeyerek ... isimli şahsa tebliğ evrakı üzerinde ismi yazan kişinin kim olduğunu sorduğunu, şahsın da muhtar ...'ın ölen dedesi olduğunu söylediğini bunun üzerine muhtarın yanına giderek tebligatın dedesine ait olduğunu söylediğini, diğer iade dönen tebligatlar ile birlikte söz konusu tebligatın da muhtar tarafından imzalandığını, suç işleme kastının olmadığını beyan ettiği, İlk Derece Mahkemesince tanık olarak dinlenen ...'nın beyanlarının da sanık savunmasını doğrular nitelikte olduğu, sanığın tebliğ evrakını teslim etmeden önce muhatabını araştırdığı ve evrak üzerindeki ölüm şerhini imzalayan kişinin muhtar olduğu gözetildiğinde görevi kötüye kullanma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı nazara alınarak, sanığın beraatine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi yerine yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde beraat hükmü kaldırılarak mahkumiyetine karar verilmesi,Kabule göre de;Sanığın tebligatın muhatabı olan şahsın beyanı üzerine "muhatap ölü iade" şerhi yazarak tebligatı mahkemeye iade etmesi şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde tanımlanan icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52/3. madde ve fıkrasına muhalefet edilmesi,Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde, fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında, hak yoksunluğu süresinin hükümde belirtilen gün sayısının yarısı olan "38 gün" yerine "1 ay 8 gün" olarak fazla belirlenmesi,Hukuka aykırı görülmüştür.III. KARARDeğerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin Kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca gereği hükmü bozulan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,17.02.2026 tarihinde karar verildi.