Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Fiilden Başkan Açılmadan Yazim Katip Ara Bursa Tedbir

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:...

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
.... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
:...
BAŞKAN
: ...
ÜYE
: ...
KATİP
:...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ...
KARAR NO
: --
KARAR TARİHİ
: █████/2023 Tarihli Ara Karar
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: █████/2023
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: 1 ...
VEKİLİ
: Av....
DAVALI
: 2 -...
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
B.A.M. KARAR TARİHİ
: █████/2024
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sırasında mahalli mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde, █████/2023 tarihinde müvekkiline ait araca davalının maliki ve sürücüsü olduğu araç ile çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkilin aracının ağır hasar aldığını, aracın servisi tarafından işçilik ücreti hariç 935.135,038 TL hasar tespiti yapıldığını, davalı aracın ... Sigorta A.Ş. Nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalandığını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, davalının kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğunu beyanla fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 200.000,00 TL'nin (sigorta şirketinin sorumluluğunun 120.000,00 TL olmak kaydı ile) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, davalıya ait ... plaka sayılı aracına ve tespit edilecek diğer taşınmaz tapu kayıtların teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde, yetkisizlik itirazları olduğunu, dava konusu olaylara ilişkin delillerin müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, davacı tarafça ödeme yapılması beklenmeden eldeki davanın ikame edildiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu iddialarını kabul etmediklerini, kusura ilişkin rapor alınmasını, kabul anlamına gelmemekle birlikte aracın onarımı makul olmayıp araca pert işleminin uygulanması gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkil şirketin sorumluluğunun bakiye poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, kusur ve zararın davacı tarafça ispatının gerektiğini, müvekkilinin dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini, teminatın tek, hasar görenlerin birden fazla olması durumunda Karayolları Trafik Kanunu 96. madde gereğince teminatın paylaştırılması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafından, müvekkili yönünden dava şartı arabuluculuk yerine getirilmediğini, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını, olayla ilgili ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2...Sor. Sayılı dosyası ile soruşturma devam etmekte olup dosyada alınan bilirkişi raporunda ... ... kusurlu olduğunun tespit edildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, █████/2023 tarihli ara karar ile; HMK'nın 389. madde koşulları oluşmadığından İhtiyati Tedbir Talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, dosyaya ibraz edilen kaza tespit tutanağına göre davalı sürücünün asli kusurlu müvekkilinin ise kusursuz olduğunu, müvekkilin aracında büyük maddi zararın meydana geldiğini, sigorta poliçesinin zararı karşılamaya yetmeyeceğini, davalının mal kaçırması durumunda müvekkilin hakkını almasının imkansız hale geleceğini beyanla mahkemece verilen ara kararın kaldırılması ile uygun bir teminat mukabilinde ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:
Dava, haksız fiil nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, talep davalı sürücü adına kayıtlı taşınır ve taşınmazlara ihtiyati tedbir konulması istemine ilişkindir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. maddesi, “(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
(2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
İhtiyati tedbir öğretide "...kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır." şeklinde tarif edilmiştir (Medeni Usul Hukuku 12.Baskı Sh.714-Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Prof. Dr. Oğuz Atalay, Prof. Dr. Muhammet Özekes). Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.
Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) onuncu kısmının birinci bölümünde düzenlenen ihtiyati tedbir müessesesi 389. madde başlığında “geçici hukuki korumalar” olarak vasıflandırılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, davanın haksız fiil nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini isteminden ibaret olduğu, 6100 sayılı HMK 389 ve devamı maddesi gereği, ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği, salt para alacağına ilişkin davalarda ihtiyati tedbir kararı verilmesi olanaklı olmadığından, mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf istemi yerinde değildir.
HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih ve ... esas sayılı ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli istinaf karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
3-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-İstinaf yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-f. hükmü uyarınca kesin olmak üzere █████/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
.
Başkan
...
...
Üye
...
...
Üye
...
...
Katip
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!