Anahtar kelimeler: Süreyle Süreç Tutularak Görüşü Hukukî İstemlerinin Taksirle Ertelenmesine Neticesinde Yaralama

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇ
: Taksirle yaralamaHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasıİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62/1, 51/1-3. maddeleri gereğince hükmedilen 10 ay hapis cezasının, 1 yıl süreyle denetime tabi tutularak ertelenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 22/3, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl 6 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılanlar vekilinin temyiz sebepleri; hükmolunan cezanın eksik olduğuna, bilinçli taksir hükümlerinin üst hadden uygulanması gerektiğine, takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine, 5237 sayılı TCK 53/6. madde uygulanmasının daha uzun süre olması gerektiğine, mağdurun uzuv zaafının bulunduğuna, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/2-b, 89/3-b maddesinin uygulanarak cezanın artırılması gerektiğine, sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kararın kanuna ve hukuka aykırı olduğuna, sanığın bilinçli taksirle yaralamaya yönelik iradi davranışı bulunmadığına, yasal hız sınırlarına uygun davrandığına, hükmolunan cezanın fazla olduğuna, sanığın şoför olduğuna, sürücü belgesinin alınmasının çok büyük mağduriyetlere yol açacağına, ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARİlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 29.08.2019 tarihinde sanığın, sevk ve idaresindeki minibüs ile gündüz vakti, meskun mahalde, havanın açık, yolun kuru, düz ve eğimsiz olduğu, iki şeritli, bölünmüş asfalt kaplama cadde olan...Bulvarı üzerinde seyir halinde iken...Bankası karşısı ... Market önüne geldiğinde, yaya geçidi üzerinden karşıya geçmeye çalışan katılanlara yaya geçidi üzerinde aracının ön kısmıyla çarpması sonucu, katılan ...'un vücudunda 6. derece, katılan ...'un vücudunda 4. derece ağır kemik kırığına yol açacak biçimde yaralanmaları ile sonuçlanan olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketi ile asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/4. maddesindeki taksirle yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesince isabetli görülmüşse de, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı TCK'nın 61/1. ve 22/4. maddelerinde yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken alt sınıra yakın şekilde temel cezanın belirlenmesi, katılanların yaya geçidinden geçmekte iken çarpmaya maruz kaldıkları, bu şekilde gerçekleşen kazada bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması, asli ve tam kusurlu sanık hakkında TCK'nın 53/6 maddesinin tatbik edilmemesi, hukuka aykırı görüldüğünden, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.IV. GEREKÇE VE KARARYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,31.03.2026 tarihinde karar verildi.