Anahtar kelimeler: İsteklerinin Görüşü Edenlerin Bendi Neticesinde Edilebilir Yetkilerinin Mahkûmiyet Sayisi Onama
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: Hırsızlık
HÜKÜM
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düzeltilerek onama
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk ... için 5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca zorunlu olarak görevlendirilen müdafiinin görevinin hüküm kesinleşinceye kadar devam ettiği gözetildiğinde, suça sürüklenen çocuk için 5271 sayılı Kanun'un 150/2. maddesi uyarınca zorunlu olarak görevlendirilen müdafiinin kısa kararın açıklandığı 18.07.2025 tarihli celsede hazır edilmeden yazılı şekilde hüküm kurularak, aynı Kanun'un 188/1. maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet savcısının ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y
Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık; 10.01.2025 tarihinde .... Çocuk ...’ın yaşı büyük ... ile birlikte işlediği hırsızlık suçu nedeniyle birleştirme kararı verilerek ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanıp yaşı büyük ... hakkındaki kararın Yargıtay Özel Dairesince ölüm nedeniyle düşme kararı verilmesi sonrası hakkında bozma kararı verilen ... hakkındaki yargılamanın Asliye Ceza Mahkemesinde mi yoksa Çocuk Mahkemesinde mi yapılacağı noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlık konusuyla ilişkili olan 5395 sayılı Çocuk Korumu Kanununun "iştirak hâlinde işlenen suçlar" başlıklı 17. maddesinde;
" (1) Çocukların yetişkinlerle birlikte suç işlemesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturma ayrı yürütülür.
(2) Bu hâlde de çocuklar hakkında gerekli tedbirler uygulanmakla beraber, mahkeme lüzum gördüğü takdirde çocuk hakkındaki yargılamayı genel mahkemedeki davanın sonucuna kadar bekletebilir.
(3) Davaların birlikte yürütülmesinin zorunlu görülmesi hâlinde, genel mahkemelerde, yargılamanın her aşamasında, mahkemelerin uygun bulması şartıyla birleştirme kararı verilebilir. Bu takdirde birleştirilen davalar genel mahkemelerde görülür." şeklinde düzenlemeler yer almaktadır.
Sanık ve ....Çocuk hakkındaki yargılamanın birleştirme kararı uyarınca Asliye Ceza Mahkemesinde yapıldığı, savunmaların bu mahkeme tarafından alındığı, kararın temyizi üzerine ... hakkındaki kararın Yargıtay Özel Dairesi tarafından 21.02.2024 tarihinde bozulması sonrasında Asliye Ceza Mahkemesince bozma doğrultusunda işlem yapılarak yeniden 18.07.2025 tarihinde hüküm kurulması gerekirken bozma sonrası .... çocuk ... hakkındaki yargılamanın Çocuk Mahkemesi sıfatıyla yapılarak hüküm kurulması usul hükümlerine uymamaktadır. Zira bozmaya konu ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2024 tarih ve ████████ esas, ████████ karar sayılı ilamının Asliye Ceza Mahkemesi sıfatıyla Cumhuriyet Savcısının katılımı ile verildiği ve 25.02.2025 tarih ve █████████ E, █████████ K. sayılı bozma kararında mahkemenin görev hususunun bozmaya dahil edilmediği anlaşılmıştır.
Ceza Genel Kurulunun ███████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamında “Sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve bu örgüte üye olma suçlarından açılan kamu davasında, yüklenen suçun sabit olmaması nedeniyle sanıkların bu suçlardan beraatlarına, araç suç niteliğinde olan ve bağlantı nedeniyle CYY’nın 250. maddesi uyarınca kurulan Ağır Ceza Mahkemesine hitaben düzenlenen iddianamede yer alan yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılmalarına karar verilen olayda, Özel Görevli Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına giren suçlardan beraat kararı verdiği hükümde, görev alanına girmeyen yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından da yargılamayı sonuçlandırıp mahkûmiyet kararı vermesinde dava ekonomisi, adalet dağıtımında istikrar ve çabukluk sağlanması, davaların en hızlı ve doğru şekilde bitirilmesi ilkeleri göz önüne alındığında, usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır” şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
Çocuk ile yetişkin sanığın birlikte suç işlemesi durumunda; soruşturmanın ve kovuşturmanın kural olarak ayrı yürütülmesi gerekmekte olup davaların birlikte yürütülmesinin zorunlu olduğu hallerde ise genel mahkemelerde, yargılamanın her aşamasında birleştirme kararı verilebilir. Birleşen davaların genel mahkemelerde görülmesi gerekmekte olup bu durumda genel mahkemelerde duruşma açık yapılmakta ve genel mahkemeler için geçerli olan usul hükümleri uygulanmaktadır, Bu kapsamda CMK’nın genel usulleri çerçevesinde Asliye Ceza Mahkemesinde Cumhuriyet Savcısının katılımı ile ....Çocuk ... hakkında karar verilmesi gerekirken, son celse zorunlu müdafii hazır edilmeden karar verilmesi nedeniyle gerçekleşen 17.02.2026 tarihli bozma kararına yargılamanın Çocuk Mahkemesi sıfatıyla yapılarak hüküm kurulması nedeniyle de bozma kararı verilmesi gerekirdi. Bu sebeple bozma kararına katılmıyorum. 17.02.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!