Anahtar kelimeler: Alaşehir Süreyle Süreç Sürücü Görüşü Hukukî Ret Taksirle Öldürme İstemlerinin

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E. █████████ K.SUÇ
:Taksirle öldürmeHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Esastan retİlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii, katılanlar vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1.Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2018 tarih, ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'u 85/2, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4, 53/6 Maddeleri gereğince 24.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmiştir.2.Hükmün sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesince duruşma açılarak 23.06.2020 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesinin hükmü kaldırılarak sanığın 5237 sayılı Kanun'un 85/2, 62/1, 53/6. Maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.01.2022 tarih, ... nolu esastan ret ile onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.II. TEMYİZ SEBEPLERİBölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; müteveffanın kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olmaması sebebiyle kendi ölümünde tali derecede kusurlu olduğu; yasal hız sınırı üzerinde seyrettiğine dair kanıt elde edilmeyen sanığın ise yağışlı havada 80-90 km/s hızla seyrettiğini beyan eden katılan ...'in idaresindeki araca arkadan çarpmak suretiyle bir kişinin ölümüne bir kişinin nitelikli biçimde yaralanmasına sebebiyet verdiği, bu surette asli kusurlu olduğu sonucuna varılmakla, sanığın asli ve tam kusurlu kabul edilerek fazla cezaya hükmedildiğine, kararın sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.Sanık müdafinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayininin yerinde olmadığına, kusur durumuna ilişkin raporu kabul etmediklerine, TCK 50/4. Maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.Katılanlar vekilinin temyiz isteği; bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine, alt sınırdan yeterince uzaklaşılmadığına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, kararın katılanlar lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARBölge Adliye Mahkemesince, olay günü sanığın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... - ... Karayolu üzerinde seyir halindeyken katılan ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında katılanın aracında bulunan ...'ın kaldırıldığı hastanede vefat ettiği, katılan ...'in ise hayati tehlike geçirecek, vücudunda kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralandığı olayda; dosyada bulunan trafik kazası tespit tutanağı ve Adli Tıp Kurumu kusur raporuna göre; olay günü havanın yağmurlu olduğu, sanığın meskun mahal dışında, zemin ıslak yolda sağ şeridi takiben seyrederken, aracının hızını yol, hava, görüş ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı, önünde seyreden araç ile yeterli ve güvenli takip mesafesi bırakmadığı, önünde seyreden katılan ...'in kullandığı araca tehlikeli bir şekilde yaklaşarak aracının sol ön kısmıyla katılanın aracının sağ arka kısmına arkadan çarpması sonucu meydana gelen kazada sanığın asli kusurlu olduğu, katılan sürücü ...'in ise atfı kabil kusurunun olmadığı anlaşıldığından atılı suçun tüm yasal unsurları ile birlikte sübuta erdiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediği, istinaf aşamasında sanık müdafinin dosyaya ibraz ettiği "Uzman Görüşü" başlıklı sanığın tali kusurlu olduğunu bildirir rapora itibar edilmediği, ancak, sanığın yukarıda özetlenen fiilinin gerçekleşme biçimi ve Mahkemece alınan raporlarla belirlenen kusur durumu da dikkate alınarak, suçun işlenmesindeki özellikler, suçtan kaynaklanan katılan tarafın zararının giderilmemiş olması, meydana gelen zararın ağırlığı hususları gözetilmeksizin sanığa verilen sonuç hapis cezasının TCK'nın 50. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesinin kanuna ve dosya kapsamına aykırı bulunduğu gerekçesiyle sanığın sübuta erdiği kabul edilen atılı suçtan dolayı mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.IV. GEREKÇE VE KARARYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii, katılanlar vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.02.2026 tarihinde karar verildi.