Anahtar kelimeler: Kumaşı Etmeyi Akdedildiğini Kambiyo Senetlerinden Menfi İmza Şti Şirkete Neticesinde

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı .... Aş. ve davalı... ve .... Şti vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı .... A.Ş. arasında 20.06.2018 tarihinde sözleşme akdedildiğini, sözleşme gereğince davalı ..., davacı şirkete imza tarihinden itibaren 120 gün içerisinde sözleşmede belirtilmiş olan kumaşı teslim etmeyi kabul ettiğini, davacı şirketin sözleşme kapsamındaki hizmetin karşılığı olarak kararlaştırılan bedelin ... seri nolu, 500.000,00 TL bedelli, 30.05.2019 keşide tarihli ...çeki ile ödenmesini taahhüt ettiğini, davacı şirketin, sözleşme konusu hizmetin karşılığı olan 500.000,00 TL'yi 30.07.2019 tarihinde davalı ...'e ödediğini, sözleşmeye konu çek ve çeke istinaden ödenen 500.000,00-TL'de iade edilmediğini, davacı şirketin sözleşmeyi feshettiğini, davalı...'nun, lehtar ...'in cirosunun sahte olduğunu bilerek mezkur çeki dava konusu .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile takibe konu etmesi nedeniyle başlatılan icra takibini tedbiren durdurulmasını ve dava neticesinde davacı şirketin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiğini, çalınan dava konusu çek ile ilgili olarak davalı ... şirket vekilleri tarafından şikayette bulunulduğunu, Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülmekte olan ██████████ Soruşturma sayılı dosyasıyla soruşturmanın tamamlandığını, kovuşturmanın ise Çorlu 5. Asliye Ceza Mahkemesi ███████ E. sayılı dosyası nezdinde devam ettiğini, mezkur soruşturma dosyası kapsamında, 20.12.2018 tarihinde "Ekte gönderilen listede gerekli özellikleri yazılı bulunan çeklerin (...) çalındığı ve şikayet konusu edildiği anlaşıldığından, bu çeklerin bankanız şubelerinden herhangi birine ibraz edilmesi halinde en yakın kolluk kuvvetine veya Cumhuriyet Başsavcılığımıza bildirilmesi, çeki ibraz eden kişinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile çekin şüpheli kişiye iade edilmemesi, en yakın kolluk kuvvetine teslim edilmesi" şeklindeki müzekkere yazılarak, ilgili bankalara tebliğ edildiğini, ... vekillerince çalınan çeklere ilişkin olarak İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyasından "Çek Ziyat İptal" davası açıldığını, 22.01.2019 tarihinde, iş bu dava kapsamında, mezkur çekler hakkında "Ödemeden Men Yasağı" kararı verildiğini, kararın ilgili bankalara tebliğ edildiğini, mezkur çekin, ... şirketinin kasasından çalınması akabinde ...'e ait olmayan kaşe ve imza sırasıyla; .... Şti. , .... Şti., .... A.Ş., ... - ... , .... Şti. (Yetkilisi...) , ...' na ciro edildiğini, dava konusu çekin, icra takibine konu edildikten sonra 31.05.2019 tarihinde, huzurdaki davanın davalısı... tarafından, ... Şubesi'ne ibraz edildiğini, ... Şubesi tarafından çekin arkasına "T.C. 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ No'lu kararı ile ödeme yasağı konulduğundan işlem yapılamamıştır. 31.05.2019" ibaresi eklenerek, keyfiyet kolluk görevlilerine iletildiğini, çeklere ilişkin olarak asgari ödemede bulunulmadığı gibi, "karşılıksız" işlemi de yapılmadığını, ancak çekin, ibraz eden davalı...”na iade edildiğini, Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yukarıda gösterilen kararı, hem Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı kanalıyla ilgili bankalara tebliğ edildiği hem de ... vekillerince, 27.12.2018 tarihinde ilgili banka genel müdürlü, ancak banka tarafından sadece ödemeden men yasağı kararına istinaden işlem yapıldığını, savcılık kararı doğrultusunda kolluğa veya savcılığa herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, çekin, ibraz edildiği ... Şubesi tarafından çeki ibraz eden davalı...'na iade edildiğini, davalının, çekin zayi davasından ve çekin çalıntı ve bedelsiz olduğundan haberdar olmasına rağmen; TTK'nin ilgili hükümleri gereği iptal davasını gören hukuk mahkemesine başvurmadığını, davacı ve diğer birtakım mümziler yönünden mezkur çeke istinaden .... İcra Müdürli ... E. sayılı dosyası ile işbu menfi tespit davasına konu icra takibini başlattığını, çekin yetkili hamili ...'in fabrikasındaki kasasından çalınmakla kendisine ... eliyle yapılmış herhangi bir ciro işlemi de bulunmayan davalı..., çek ziya davasından ve çekin çalıntı olduğundan haberdar olduğunu, TTK'nin ilgili hükümleri gereği iptal davasını gören hukuk mahkemesine başvurarak çeki teslim etmediğini, davalı ...'in cirosunun sahte olduğu, ... Şirketinin kaşesi olarak basılan kaşenin şirkete ait olmadığını, ... şirketine atfen atılan imzanın, şirket yöneticilerinin elleri ürünü olmadığını, davalı ... ile diğer cirantalar arasında, diğer cirantaların kendi aralarında ve diğer cirantalar ile davalı... arasında herhangi bir ticari veya hukuki ilişkinin mevcut olmadığını, ciro silsilesinde arada görünen isim ve unvanların (ibraz edilen davalı ve lehtar şirket dışında) gerçek olmayan, fiktif firmalar olduğunu, davalıların, huzurdaki dava konusu çeklere uygun işlem yapabilecek (ciro) ticari kapasitede olmadığını, başlatılan icra takibinin öncelikle tedbiren durdurulmasına ve dava neticesinde davacı şirketin anılan icra dosyasından davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı ... ... Anonim Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket ile davacı .... Şti. arasında 20.08.2018 tarihinde imza altına alınan sözleşme ile 100 m² ... kumaşın satışı ve özelliklerinin belirtildiği kumaşın sözleşme tanzim tarihinden itibaren 120 gün içerisinde teslim edileceği hususu üzerinde anlaştıklarını, 16.12.2018 tarihinde, davalı Şirketin "..." adresinde bulunan fabrikasının kasasından, bir miktar para ile sayısı 300'ü aşan ve yaklaşık değeri 20 Milyon Türk Lirası'nı bulan, içinde dava konusu ... seri nolu, 500.000,00-TL bedelli, 30.05.2019 keşide tarihli ...çekinin de olduğu çeklerin çalındığını, davalı şirket yetkilileri tarafından, hırsızlık olayından haberdar olunur olunmaz, Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı'nda şikayette bulunduğunu, ██████████ Soruşturma sayılı dosyasıyla soruşturma yürütüldüğünü, halihazırda soruşturma aşaması tamamlanmış olan kovuşturma Çorlu 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ███████ E. sayılı dosyası nezdinde yürütüldüğünü, davalı şirketin ve davalı şirketle ticari ilişkileri olan dava dışı pek çok şirketin herhangi bir mağduriyet yaşamaması adına İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyasından "Çek Zayi İptal" davası açıldığını, 22.01.2019 tarihinde, çek zayi iptal davası kapsamında, içlerinde işbu dava konusu çekin de bulunduğu mezkûr çekler hakkında "Ödemeden Men Yasağı" kararı verildiğini kararın ilgili bankalara tebliğ edildiğini, bahse konu ödemeden men kararı üzerine, işbu tespit davasına konu çek bedelinin ödenmesini, Erşa Tekstil'den talep ederek siparişlerini yalnızca bu şekilde yetiştirebileceğini, ticari faaliyetine devam edebilmesinin tek olanağının bu ödemenin gerçekleştirilmesi olduğunu ifade ettiğini, bunun üzerine davacı Erşa Tekstil, 500.000,00-TL olan çek bedelini 11.10.2019 tarihinde 400.000,00-TL ve 17.10.2019 tarihinde 100.000,00-TL olarak davalı şirkete ödeyerek borcunu sona erdirdiğini, böylelikle çekin bedelsiz kaldığını, davalı şirkete ödenerek çek bedelsiz kalmışsa da çalıntı çeki ele geçiren davalı...'nun, mezkur çeki .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasıyla icra takibine konu ettiğini, İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyasıyla borca ve imzaya itiraz edilmiş olup, yargılama neticesinde imzaların davalı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı, davalı şirket ile davalı şirketten sonraki ciranta gözükenler arasında herhangi bir ticari veya hukuki ilişki bulunmadığı, Davalı...'nun, gerek ilan yoluyla gerekse ibraz aşamasında banka tarafından kendisine bildirilen ödemeden men kararını ıttılayla, huzurdaki davaya konu çekler hakkında açılmış olan iptal davası neticesinde ödemeden men kararı verilmiş olduğunu ve mezkur çeklerin iptal davasını görmekte olan mahkemeye ibraz edilmesi gerektiğini öğrendiği fakat buna rağmen çeki ibraz etmediğini, Davacı .... Şti.'nin, davalı şirkete yapmış olduğu ödemenin dikkate alınarak borcunun sona ermiş olduğunun tespitine, vekalet ücreti de dahil olmak üzere her türlü yargılama giderinin diğer davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalılar... ve MQ Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle, icra takibi çek incelendiği takdirde lehtarın çeki davalıya geçen tüm çeklerde ki ciro silsilesinde davacıdan sonra ilk ciranta olan .... Şti. emrine ciro etmiş olduğunu, hırsızlık iddiası ve çeklerin çalındığı iddiasının uydurma olduğunu, Lehtar ... şirketinin çaldırdığını beyan ettiği çekleri ciroladığını ve dava konusu keşidecisi .... Şti. olan ...... İstanbul Şubesi'ne ait ... seri nolu 30.05.2019 keşide tarihli 500.000,00 TL. bedelli çekin lehtardan sonra ki ilk ciro şirketi emrine ciro edilmesine rağmen çalındığı iddiasında bulunulması itibari ile olayın bir kurgu olduğunu, çeke ilişkin olarak çalıntı beyanı veya ödeme yasağı kararı bulunması davalıların icra takibi yapmasına ve alacağını talep etmesine engel olmadığını, davalının ticari faaliyette bulunduğu ...-... tarafından davalı şirkete ciro edilen çeklerin birden fazla olması ve birkaç çeke ilişkin olarak davalılar hakkında dava ikame edilmiş olmasının davalıyı kötüniyetli kılmayacağını, Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının dosyanın tamamlandığı vs. beyanların asılsız olduğunu, davanın reddini, hırsızlık iddiasının asılsız olduğunun tespitini, davacı yanın %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Mahkememizce yargılama sırasında toplanan deliller kapsamında, davacı ve davalı ... arasında düzenlenen █████/2018 tarihli sözleşme gereğince davalının sözleşmede özellikleri belirtilen kumaşı davacıya teslim işini üstlendiği, davacının da teslim edilecek kumaşlar karşılığında davalı ...'e ödenecek bedelin ... seri numaralı 500.000,00-TL bedelli, 30.05.2019 keşide tarihli Halk Bankasına ait çek ile ödenmesini taahhüt ettiği, davacı ve davalı ... şirketinin beyanlarıyla sabit olduğu, ancak davalı şirketin sözleşmede kararlaştırılan kumaş teslimatının yapılabilmesi için ödemenin önden yapılması gerektiğinin ve bunun üzerine çek bedelinin önden ödendiğinin ve çekin bu şekilde hükümsüz kaldığının yine tarafların beyanlarıyla sabit olduğu, bu haliyle dava konusu çeklerin sözleşme kapsamında verildiğinin sabit olduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarında çeklerin kayıtlı olduğu, yine davacının incelenen ticari defterlerinde sadece davalılardan ... ile cari ilişkisinin bulunduğu ve cari hesaplar üzerinde birbirlerini takip ettiklerinin, aralarında alacak borç ilişkisinin bulunduğunun bilirkişi incelemesiyle sabit olduğu, diğer davalılar ile davacı şirket arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı, yine incelenen ticari defterlerde davalı ... ile çekte adına ciro yaptığı şirket ile arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı, davalılardan ... ve ...'in dava konusu çekteki ciro silsilesi incelendiğinde kendisine ciro eden şirket ile yapılan defter bilirkişi incelemesinde herhangi bir ilişkinin bulunmadığının sabit olduğu, bu haliyle 3. İyi niyetli kişi olduğunu kanıtlayamadığı, yine yapılan bilirkişi incelemesi ve dosya kapsamında yapılan araştırmada davalı ... ve ... dışında diğer davalı şirketlere ulaşılamadığı, dosya kapsamında incelenen Çorlu 5.Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında davalı ... şirket kasasından hırsızlık olayının gerçekleştiğinin ve yaşanan hırsızlık olayı nedeniyle aralarında davaya konu çekin de bulunduğu birçok çek için davalı ... tarafından İstanbul 19.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yapılan başvuru üzerine ödemeden men yasağı tedbirinin alındığının sabit olduğu, davalı ... A.Ş'nin dava konusu çeke mukabil davacı şirkete çekin keşide tarihinden sonra 500.000,00-TL tutarında ödemede bulunduğu, ödemeye ilişkin dekontları sunduğu, ödeme tarihlerinin çekin keşide tarihinden sonra olması ve ödenen toplam bedelin çek miktarı ile aynı olması gözetildiğinde ödemelerin çeke ilişkin yapıldığının hayatın olağan akışına uygun olduğu anlaşılmakla, düzenlenen dosya kapsamına uygun denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu hükme esas alınmış olup davacı tarafça açılan davanın kabulü ile davacı Erşa Tekstil Kumaşçılık ve Lojistik Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin dava konusu; Halk Bankasına ait ... çek nolu, █████/2019 keşide tarihli 500.000,00TL bedelli keşidecisi .... Şti olan çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine, takibin davacı borçlu yönünden iptaline, ..." karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı .... AŞ. vekili istinaf dilekçesinde özetle ; kötüniyetli olarak gördükleri davalı...'nun ihtiyati haciz kararı verilmesi ihtimaline binaen haciz tehdidi için bir silah olarak kullanmak üzere elinde tuttuğunu, kötüniyetli olarak gördükleri davalı...'nun yetkilisi olduğu ... firmasının ticari kapasitesi bu kadar yüksek meblağlı çekleri piyasada döndürmeye müsait olmadığını, kötüniyetli davalı olarak gördükleri... vekilleri bugüne kadar icra takiplerine konu etmiş oldukları çeklere istinaden yürütülen icra takiplerinin hiçbirisinde çeklerin lehtarı konumundaki davalı şirket ile çeklerin keşidecisi haricinde kalan cirantalara yönelik olarak takibi ilerletmediğini, yalnızca birkaç icra dosyasında huzurdaki davanın davalısı konumundaki ...'e ilişkin olarak takibin kesinleştirmesi talebi gönderdiğini ancak hiçbir İcra Müdürlüğü dosyasında diğer cirantalar yönünden haciz işlemi gerçekleştirilmediğini, bu durum da kötüniyetli olarak gördükleri davalı...'nun bahsedilen bu cirantaların gerçekte var olmayan, kağıt üzerinde fiktif şirketlerden oluştuğunu bildiğinin, bu şirketlerin kendi arasında organize bir durum olduğunun en büyük göstergesi olduğunu, davalı şirkete ve çek keşidecisi şirket aleyhine fiili haciz dahi gerçekleştirilmişse de diğer cirantalar için -... için takibin kesinleştirilmesi işlemi haricinde- herhangi bir takip işlemi yapılmadığını, dava konusu çek üzerinde yer alan ve davalı şirkete atfen yapılan ciro işlemi için basılan kaşe imza üzerinde yer alan davalı şirket vergi kimlik numarasının da bambaşka olduğunu, iş hacmi milyon liraları aşan davalı şirketin kaşe imzasına kendi vergi kimlik numarasını yanlış yazması hiçbir şekilde düşünülemeyeceğinden bu durum dahi davalıların organize bir şekilde hareket ederek, çek hamili davalı şirket ile çek keşidecisini haciz tehdidini bir silah olarak kullanmak suretiyle çeki kötüniyetli olarak tahsile kalkıştıklarını gösterdiğini, kötüniyetli olarak gördükleri davalı..., mezkûr çeklerden bir kısmını, davalıyla karşı karşıya kaldığı durumla birebir ayniyet arz edecek şekilde ihtiyati haciz talebine konu ettiğini, işbu davaya konu çeklerin mahkeme dosyaları içerisinde yer alan suretleri üzerinde yapılan incelemeler neticesinde kimi çeklerin kötüniyetli olarak gördükleri davalı...'nun davalıya karşı sahte ciro ve sahte imzayla icra takibine konu ettiği çeklerle birebir aynı ciro silsilesine sahip olduğunu, diğer çeklerde de davalının çeklerine yapılan sahte ciro silsilesinde yer alan fiktif şirketlerden birkaçının aynı veya farklı sıralamayla yer aldığı ve son ciranta olarak davalı...'nun olduğu görülmüşse de çekteki ciro silsilesi davalı şirketin çeklerindeki sahte ciro silsilesiyle birebir ayniyet arz ettiğini, mezkûr çeklerin, ...'un elinden hırsızlık olayı neticesinde çıkan, hakkında ödemeden men yasağı kararı verilmiş ve daha sonra iptal edilmiş olan çeklerden olduğunu, davalı dışında çekleri kargodan çalınmakla, ellerinden yapılmış herhangi bir ciro işlemi bulunmayan fakat davalının karşı karşıya kaldığı durumun birebir aynısıyla karşı karşıya kalan .... AŞ.'nin çekleri de kötüniyetli olarak gördükleri davalı...'nun oluşturduğu sahte ciro silsilesiyle icra takibine konu edildiğini, çekleri kargodan çalınmakla, ellerinden yapılmış herhangi bir ciro işlemi bulunmayan, fakat davalının karşı karşıya kaldığı durumun birebir aynısıyla karşı karşıya kalan; .... Şti. ile .... Şti.'nin çeklerinden kimisi davalının çeklerine yapılan sahte ciro silsilesinin aynısına sahipken kimisinde sahte ciro silsilesindeki şirketlerin birkaçı yer almakta ve son ciranta olarak kötüniyetli olarak gördükleri davalı... yer aldığını, kötüniyetli davalı...'nun UYAP entegrasyon kayıtları, ...'nun ... kayıtlarında sorumlusu yahut yetkilisi olduğu şirketler de dahil edilerek incelenecek olduğunda, yalnızca İstanbul'da değil Türkiye'nin pek çok yerinde aynı mahiyetteki pek çok davanın tarafı olduğu rahatlıkla görüleceğinden ticaret hayatının olağan akışına aykırı, organize bir durumun olduğunu ve diğer davalıların da kötüniyetli olduklarını ortaya koyduğunu, huzurdaki dava konusu aynı çeke istinaden tarafımızca Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyası ile ikame edilen istirdat davası neticesinde davalı...'nun çeki ticari hayatın olağan akışına aykırı bir biçimde iktisap etmiş olduğunu ve diğer cirantalar ile arasında organize bir durumun olduğu dolayısıyla davalı...'nun kötüniyetli olduğunu ortaya serilmiş olmakla huzurdaki davanın açılmasına sebebiyet veren tarafın, davalı şirket olmadığının apaçık ortada olduğunu, tüm tespitler çerçevesinde davalı şirketin kayıtlarında diğer davalılara ilişkin hiçbir kayıt tespit edilemediğini, davalı ...'in Zion Tekstil'e gerçekleştirdiğini iddia ettiği 14.600 kg kumaş satışına ilişkin 4 adet fatura düzenlendiğini, satışı yapılan kumaş miktarının ortalama 3.600 kg olduğu ancak sevk irsaliyelerinde teslim alan/nakliye araç plakası gibi Vergi Usul Kanunu hükümlerince zorunlu olan bilgileri içermemesi dolayısıyla faturalara konu malların tesliminin ispat edilemediğini, davalı ...'in davalı ... şirketine düzenlediği 2019 Mart-Nisan-Mayıs ayı faturalarını BS Form beyanında süresinde beyan etmediğini, 01.07.2019 döneminde satış yaptığı 11 adet faturayı süresinden sonra Mayıs 2019 BS Form beyanında toplu olarak Vergi Dairesi'ne beyan ettiğini, ...'in ise alım-satım yaptığı hiçbir faturayı BA-BS formları ile Vergi Dairesi'ne beyan etmediği yani Vergi Dairesi'ne ticari kayıtları ile ilgili hiçbir beyanını sunmadığını, davalı ...'in 2019 yılı Mart-Nisan-Mayıs tarihlerinde satış faturası düzenlediği ve davaya konu çeki aldığı ...'in hem fatura tarihlerinde ve hem de davaya konu çeki MQ Tekstil'e teslim ettiği Nisan 2019 döneminde faaliyetini terk etmiş sayıldığı yani faal olmadığını ve düzenlediği faturaları beyan etmediğini, davalı ...'in muavin kayıtları incelendiğinde davalı ...'e fatura düzenlenen tutarların çok üzerinde çek tahsilatı yapıldığını, yapılan ticaretin davalı ...'in incelenen belgeleri ve beyanları çerçevesinde hacminin çok üstünde olduğu tespit edilerek davalı ...'in davaya konu çekleri usulüne uygun almadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığını, davalı ile benzer durumda olan dava dışı 3. kişi konumundaki ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 2 adet çeki, huzurdaki davanın davalısı... eliyle icra takibine konu edildiğini, İşbu davalara konu çeklerin son cirantası ve hamil görüneni ile huzurdaki davaya konu etmiş olunan çeklerin son cirantası ve hamil görüneninin birebir aynı olduğunu, bu çekler hakkında görülen davada alınan bilirkişi raporları doğrudan işbu davayı da ilgilendirdiğini, ... - ... isimli şirketin vergi dairesi kayıtlarına göre ticari faaliyeti olmayan bir şirket olduğunu, kendisine düzenlenen faturalardan kaynaklı vergi dairesine BA/BS bildiriminde de bulunmadığı, vergi dairesinde kaydı olmamasına rağmen davalının kendisine düzenlediği tüm fatura hacminin çok üstünde tutarlarda davalı şirketine çekler verdiğini, ...'in muavin kayıtları incelendiğinde davalı ...'e fatura düzenlenen tutarların çok üzerinde çek tahsilatı yapıldığı netice itibariyle davalı ...'in davaya konu çekleri usulüne uygun almadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığını, davaya konu olan çek ve çek’in ciro silsilesinde olan firmaların gayri faal ya da birbirleri ile ticari ilişki içinde olmadıklarını, davalı...'nun farklı şirketler elinden benzer şekillerde çalınan çok sayıda çeki elinde bulundurması, bu çeklerin hemen hepsinin ciro silsilesinin birebir aynı olması, kimi çeklerin ise ciro silsilesinde aynı şirketlerin farklı sıralamayla yer alması hususları dahi tek başına ticari hayatın olağan akışına aykırı bir durum olduğunu, haciz tutanaklarında açıkça görüleceği üzere kötüniyetli davalı..., yalnızca davalı şirketi mağdur etmediğini, davalı gibi pek çok şahıs ve şirketi de elinde bulundurduğu zayi çeklere, elinde bulundurduğu sahte/gerçek kaşeler vasıtasıyla sahte cirolar yapmak suretiyle mağdur ettiğini, kötüniyetli olarak gördükleri davalı...'nun ve diğer davalıların kötüniyetli olduğu ve organize bir biçimde çekleri aralarında gerçekte var olmayan bir ticari ilişkiyi varmış gibi göstermek suretiyle ciro zinciri kurarak çek keşidecisi davacıyı ve çek lehtarı davalı şirketi zarara uğratmak kastıyla icra takibine koymuş olduklarının ortada olduğunu, cevap dilekçesinde, aşamalardaki beyanlarda ve yargılama kapsamında görülen ilk duruşmada davanın kabulünü talep ettikleri ve davanın açılmasına sebebiyet vermemiş oldukları da gerek yargılama aşamasında sunmuş olunan beyan dilekçelerinde gerekse bilirkişi raporu ve yargılama esnasında toplanan deliller ile sübuta ermişse de mahkemenin, "yargılama giderleri, vekâlet ücreti ve harç bakımından davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" şeklinde hüküm kurmuş olmasının hukuka aykırılık teşkil edeceğini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı... ve .... Şti vekili istinaf dilekçesinde özetle ; davacı .... Şti ile davalı ... Boya Apre San. ve Tic. A.Ş. arasında oluşturulan kötüniyetli teşekkül içerisinde dava konusu çeke ilişkin olarak yapılan açık gayri yasal eylemler ile huzurda ki dava ikame edilmiş ve Yerel Mahkeme olabilecek her türlü yasaya aykırılığı göstermek sureti ile yasal dayanaktan yoksun davanın kabulü şeklinde hüküm tesis ettiğini, dava dilekçesinde çek bedelinin 30.07.2019 tarihinde 500.000,00 TL olarak ödendiğini, davalı ... Şirketi'nin cirosunun ise sahte olduğu iddiası ile dava ikame edildiğini, tüm dosya kapsamı itibari ile belirtilen tarihte 500.000,00 TL şeklinde bir ödeme bulunmadığı gibi davalı ... cirosunun sahte olmadığını, imzanın ... şirketine ait olduğunu, mahkeme dosyasından alınmış olan bilirkişi raporunda hiçbir şekilde 30.07.2019 tarihli 500.000,00 TL’lik bir ödemenin bulunmadığının tespit edildiğini, bilirkişi raporunda 1.10.2019 tarihinde 65.000,00 TL, 95.000,00 TL ve 265.000 TL ile 17.10.2019 tarihinde 100.000,00 TL olmak üzere toplamda 500.000,00 TL ödemenin bulunduğu ve iş bu ödemelerin hiçbirinde dava konusu çeke ilişkin ödeme yapıldığına dair bir açıklamanın bulunmadığını, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı itibari ile sabit olduğu üzere davalı lehtar ... Boya – Apre şirketinin ciro imzasının bu şirketin yetkilisi olan İbrahim Nalbant’ın eli ürünü olduğunu ve kendisinden sonra ki ilk ciro olan .... Şti emrine ciro etmiş olduğunun sabit olduğunu, cironun sahte olduğu iddiası da asılsız olduğu gibi kendinden sonraki ciro olan şirketin emrine ciro yapan davalı ... şirketinin bu çeki çaldırmış olduğu şeklinde ki beyanlar asla kabul edilemeyecek olmasına rağmen mahkemenin bu hususlarda hiçbir inceleme ve değerlendirme yapmaksızın vermiş olduğu iş bu kararda hukuka uygun tek bir yön bulunmadığını, yalan beyanlara rağmen mahkeme tüm yorumlarını davalı şirket aleyhine kullandığını ve adeta zorlama bir gerekçe oluşturmak sureti ile işbu yasal dayanağı bulunmayan, davalı şirket aleyhine kararı tesis ettiğini, davacı şirketin tüm beyanlarının asılsız olduğunu, davacı şirket ile davalı ... şirketinin aralarında oluşturmuş oldukları teşekkül içerisinde çeke ilişkin borcu ödememek adına birlikte hareket ettikleri hususu tüm delilleri ile sabit olmasına rağmen davalı şirket aleyhine karar tesis edilmiş olması itibari ile büyük bir hukuk ihlalinden ibaret olan mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusuna ilişkin yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, davacı şirket ile diğer davalı ... Boya – Apre ünvanlı şirketin kendi aralarında oluşturmuş oldukları kötüniyetli teşekkül açık bir şekilde ortada olmasına rağmen dosya içeriği ile hiçbir ilgisi bulunmayan gerekçe ihdas edilmek sureti ile karar verilmiş olduğunu, bilirkişi raporunda herhangi bir inceleme yapılmamış olan ve herhangi bir beyan bulunmayan hususlara ilişkin olarak yerel mahkeme gerekçesinde bu hususlar varmış gibi beyanların bulunduğunu, yerel mahkemenin davanın konusunu dahi doğru değerlendirememiş olduğunu, davalıların iyiniyetli hamil ve alacaklısı oldukları çeke ilişkin olarak, davalı ... Boya – Apre şirketi tarafından çekin çalındığı asılsız iddiası ile ödeme yasağı kararı alındığını ve sonrasında yine tamamı uydurmadan ibaret beyanlar ile davaların ikame edilmeye başlandığını, davalı ...şirketinin çeki kendisine ciro eden şirket ile yapılan defter bilirkişi incelemesi neticesinde herhangi bir ilişkisinin bulunmadığının sabit olduğu şeklinde ki Yerel Mahkeme gerekçesine ilişkin dosyada mübrez bilirkişi raporunda tek bir tespit bulunmadığını, davalı şirketin kendisinden önceki ciro olan ... – ... şirketi olan ticari alışverişi, fatura ilişkisi ve kayıtlarına ilişkin olarak bilirkişi raporunda tek bir inceleme ve beyan bulunmamasına rağmen Yerel Mahkeme’nin bilirkişi tarafından incelenmediğini ve rapora aktarılmamış bir hususu varmış gibi beyan ederek karar vermiş olmasının kabul edilemeyeceğini, davalı şirket dava konusu çeki kendisinden önceki ciro olan ... – ... unvanlı şirketten fatura karşılığı satmış olduğu malların karşılığında almış olduğunu, öncelikle bilirkişi raporunda bu yönde bir inceleme ve tespit bulunmamasına rağmen Yerel Mahkeme’nin bilirkişi raporunda var olmayan bir hususu varmış gibi beyan ederek karar tesis etmiş olmasının hatalı olduğunu, davacı yan dilekçesinde 30.07.2019 tarihinde 500.000,00 TL olarak çek bedelinin ödendiğini iddia etmiş ancak bu iddiasının asılsız olduğu kesin olarak ispatlanmış olmasına rağmen yine de davanın kabulüne karar verilmiş olmasının Yerel Mahkeme’nin dosyadaki delillere ve yasaya göre hareket etmediğinin sonucunu ortaya serdiğini, ortada değişik tarihlerde davacı şirket ile davalı ... şirketi arasındaki cari hesaba ilişkin yapılan ödemelerin söz konusu olduğunu, hiçbir şekilde çeke ilişkin bir açıklama olmaksızın parça parça yapılan başka ödemelerin dava konusu çeke ilişkin olarak yapıldığı şeklinde ki basit bir yalan beyanla dava ikame edilmiş olduğunu, Yerel Mahkeme’nin de adeta vermiş olduğu karara gerekçe uyarlamış gibi olduğunu, davacı şirket ile davalı şirketin birlikte hareket ettiğini, aralarında devam eden bir cari hesap ilişkisi bulunduğunu, çeke ilişkin olarak bir ödemenin söz konusu olmadığını, cari hesap kapsamında yapılan bir kısım ödemelere ilişkin olarak bunun çeke ilişkin olduğu yalan beyanı ile dava ikame edilmiş olduğu hususu tüm delilleri ile sabit olduğunu, Yerel Mahkeme kararı davalıların tüm yasal haklarını adeta elinden aldığını, açık bir şekilde davacı şirket ile davalı ... arasında oluşturulmuş olan kötüniyetli teşekkül içerisinde davalıların yasal alacağının ellerinden alındığını, Yerel Mahkeme kararında hukuka uygun tek bir yön dahi bulunmadığını, icra takibi ve dava konusu çekteki lehtar ve ilk ciranta olan .... A.ş.’nin çeki kendi imzası ile cirolamış olduğunu, emre ciro yapmış olduğunu, çekin çalıntı olduğunun asla iddia edilemeyeceği hususunun da sabit olmakla bilirkişi incelemesine dahi gerek bulunmadığını, yalan beyanla çekin çalıntı olduğunun iddia edildiğini, davacı şirket ile davalı ... şirketinin birlikte kötüniyetle hareket ettiklerini, dava konusu çeki çaldırdığını iddia eden .... A.Ş.’nin yalan beyanda bulunduğunu, çeki ciro etmiş olduğunu, imzanın bu şirkete ait olduğunun tespit edilmiş olması itibari ile davalı şirket aleyhine karar tesis edilemeyeceğini, çek incelendiği takdirde açıkça görüleceği üzere davalı .... A.Ş.’nin mezkur çeki davalıdan sonra ilk ciranta olan .... Şti emrine ciro etmiş olduğunu, bu hali ile hırsızlık iddiası ve çeklerin çalındığı iddiasının temelinde bir uydurma olduğunu, davacı ve davalı .... A.ş.’nin çaldırdığını beyan ettiği çekleri cirolamış olması ve dosyada mübrez olan keşidecisi .... Şti olan ...... İstanbul Şubesi’ne ait ... seri no’lu 30.05.2019 keşide tarihli 500.000,00 TL bedelli çekin şikayetçiden sonraki ilk ciro şirketi emrine ciro edilmesine rağmen çalındığı iddiasında bulunulmasının asla iddia edilemeyeceğini, mezkur çek dava konusu çek olup, çekin çalıntı olduğu ve davalı şirketin kötüniyetli olduğu yönündeki tüm itirazların asılsız olduğunu, davacı ve davalı ... şirketinin haksız menfaat temin etmek adına dava konusu çek ve başkaca çeklerin çalındığını iddia ettiğini, tüm iddiaların asılsız olduğunu, birlikte hareket ettiği sabit olan davacı şirket ile davalı ... şirketinin oynamış olduğu bir oyundan ibaret iddiaların asılsız olduğunu, davalı .... A.Ş. tarafından çalındığı iddia edilen tüm çeklerde davalı .... A.Ş. şirketinden sonraki ilk cironun .... Şti. olduğunu ve davalı şirketin bu şirketin emrine ciro yapmış olması itibari ile çeklerin çalıntı olduğunu ve davalının dava konusu çek ve diğer tüm çeklere ilişkin olarak alacaklı olmadığı iddiasının yalan beyandan ibaret bir iddia olduğunu, Yerel Mahkeme hiçbir şekilde çekteki ciro imzasının davalı .... A.Ş.’ne ait olduğunu ve söz konusu cironun davalı şirketten sonraki ilk ciranta olan şirketin emrine yapılmış bir ciro olduğu hususuna hiçbir şekilde dikkat edilmeksizin karar tesis edildiğini, davacı, davalıca ikame edilen icra takibine ilişkin olarak imza itirazında bulunmak sureti ile çek bedelini ödemediği durum karşısında diğer taraftan davalı ... Şirketi'ne çek bedelini ödediği iddiası ile huzurdaki davayı ikame etmesi ve iyiniyetli olduğunu iddia etmesinin asla kabul edilemeyeceğini, ticari defter incelemesi gerek dahi bulunmadığını, çekin davalı şirket uhdesinde bulunduğunu ve icra takibine konu edilmiş olduğu hususu sabit olmasına, davacı şirkete tebligat yapılmış olmasına ve davacı şirket tarafından imza itirazında bulunulmuş olmasına rağmen çeke ilişkin ödeme yapıldığı ve davacı şirketin iyiniyetli olduğu şeklinde beyanların kabul görmeyeceğini, davacı yanın yapılan icra takibine ilişkin olarak imza itirazında bulunmasına rağmen ve icra takibinden haberdar olduğu hususu sabit olmasına rağmen bu aşamada diğer davalı şirkete ödeme yaptığını ve bu ödeme hususunda iyiniyetli olduğu iddiasının asla kabul edilemeyeceğini, İstanbul 26. İcra Hukuk Mahkemesi’nin ████████ E. sayılı dosyasında davacı şirketin imzanın kendilerine ait olmadığını iddia ettiğini ve sonrasında alınan bilirkişi raporu itibari ile icra takibi konusu çek üzerindeki imzanın davacı şirkete ait olduğunun tespit edilmesi akabinde bu defa tamamı ile farklı senaryolar ile huzurdaki davanın ikame edilmiş olduğunu, davacı yanın davalıca ikame edilen icra takibine ilişkin olarak imza itirazında bulunmasına ve çek bedelini icra dosyasına ödememesine rağmen, bu süreçte diğer davalı şirkete ödeme yaptığı iddiası ile huzurda ki davayı ikame etmesi asla kabul edilemeyeceğini, davacı şirket ile davalı ... şirketi arasında oluşturulmuş yasal dayanaktan yoksun kötüniyetli teşekkül açıkça ortada olup, huzurdaki dava konusunun dahi yerel mahkeme tarafından doğru bir şekilde değerlendirilememiş olduğunu, huzurdaki davanın kabulüne karar verilebilmesi için davacı şirketin, diğer davalı şirkete yapmış olduğu ödemeye ilişkin olarak iyiniyetli olması gerekeceğini, davalı şirket tarafından icra takibi ikame edilmiş olmasına, icra takibine ilişkin ödeme emri davacı şirkete tebliğ edilmiş olmasına ve icra takibine imza itirazında bulunulmuş olmasına rağmen bu aşamada çeke ilişkin olarak ödeme yaptığı iddiası ile davacı yanın iyiniyetli olarak kabul edilemeyeceğini ve yapılan ödemenin davacı yanı hiçbir şekilde davalılara olan borcundan kurtarmayacağını, Yerel Mahkeme kararının tamamı ile hatalı olduğu hususu sabit olduğunu, yasal dayanaktan yoksun Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddi ile davacı yanın mutlak suretle %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE
: Dava, davaya konu çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti(menfi tespit) davasıdır.İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı..., .... Şti ve davalı .... A.Ş. vekilleri tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, dava konusu çekin bedelsiz kalıp kalmadığı, davacının dava konusu çek nedeniyle davalılara borçlu olup olmadığı noktalarındadır.Davacı tarafından davalı .... A.Ş. lehine ... Şubesi'ne ait, 30.05.2019 keşide tarihli ... çek numaralı, 500.000,00 TL bedelli çek keşide edilmiş ve sırasıyla lehtar, .... Şti., .... Şti., .... A.Ş., ...-..., .... Şti. tarafından ciro edilmiştir Çekin 31.05.2019 tarihinde davalı... tarafından ibraz edilmesi üzerine çek iptaline ilişkin İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasında verilen ödemeden men kararı gereğince çek bedeli ödenmemiştir.Davalı takip alacaklısı... tarafından, davacı takip borçlusu keşideci, lehtar .... A.Ş. ve davalı cirantalar, .... Şti., .... Şti., .... A.Ş., ...-..., .... Şti. hakkında, .... İcra Müdürlüğü'nün ██████████Esas sayılı takip dosyasında, kambiyo senedine dayalı olarak toplam 556.308,22 TL alacağın tahsili istemiyle 17.06.2019 tarihli takip talebi ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatılmıştır.Davacı tarafça, söz konusu çekin davalı lehtar .... A.Ş.'den alınan mallar için verildiğini, çekin davalı .... A.Ş.'nin kasasından çalındığı, davalı lehtar tarafından cirolanmadığı, imzanın sahte olduğu, çek bedelinin davalı lehtara ödendiğini, çekin bedelsiz kaldığını, dava konusu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, davalı .... A.Ş. Dava konusu çekin iş yerindeki kasadan 300'ü aşan yaklaşık 20 milyon TL tutarlı çekin çalındığını, çek için ödemeden men kararı aldıklarını, çek bedeli ödendiği takdirde siparişlerin teslim edileceği bildirdiklerinden davacının 11.10.2019 tarihinde 400.000,00 TL, 17.10.2019 tarihinde 100.000,00 TL olarak ödendiğinden çek bedelinin bedelsiz kaldığı savunmasında bulunmuştur.6102 sayılı TTK'nın 763. maddesine göre, elden çıkan kıymetli evrakın ortaya çıkması halinde senedi elinde bulundurana karşı iade davası açılabilir. Zayi nedeniyle iptali istenen çekin davalı .... A.Ş. tarafından İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. sayılı çek iptali dosyasından sonra davalı... tarafından .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasında takibe konulmuştur.TTK'nın 792. Maddesine göre, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. TTK'nın 788/1. maddesinde, açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği, TTK'nın 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191).6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hamil korunur. Bu tür davalarda, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hamil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir.Davalı .... A.Ş. tarafından davalılar..., .... Şti., ..., .... Şti., .... Şti., .... A.Ş. 'ye karşı Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E., ████████ K. Sayılı dosyasında açılan davada, Mahkemece, .... İcra Müdürülüğünün ... E. Sayılı takip dosyasına konu ... ait ... çek nolu, 30.05.2019 keşide tarihli 500.000,00 TL bedelli keşidecisi .... Şti. olan çekten dolayı .... A.Ş.'nin borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.Mahkemece alınan raporda, davacı ve davalı .... Şti.'nin ibraz olunan ticari defterlerinin sahipleri lehinde delil vasfına haiz olduğu, davalı ...'e ait ticari defterlerin incelenmesin de ise vergi dairesi tarafından resen terk verildiği anlaşıldığından defter incelemesinin yapılamadığı, yine diğer davalılara ulaşılamadığından bu şirketler açısından defter incelemesi yapılamadığı, davacı şirketin kayıtlarında davalı .... A.Ş.'ye 2019 yılı sonunda 3.470.094,91 TL borçlu olduğu, davacı kayıtlarının 2018 yılı muavin dökümleri incelendiğinde, taraflar aralarındaki ticari ilişki sebebiyle 11.12.2018 tarihinde dava konusu çekin çıkış işlemi yapılmak kaydı ile davalı .... A.Ş. hesaplarına borç kaydedilerek işlendiği, az yukarıdaki 2019 yılındaki muavin dökümünde ise 25.05.2019 tarihinde ters kayıt işlemi ile davalı .... A.Ş. hesaplarından alacak kaydedilerek işlendiği, davalı .... A.Ş. kayıtlarında 2019 yılı başında açılış rakamının 1.149.259,02 TL olup davacı kayıtlarında da mutabık kalındığı, sene sonundaki cari hesap hareketleri sonucunda davacının davalıya 3.562.805,99 TL borç bakiyesinin olduğu, davalı tarafından dosyaya delil olarak sunulan banka dekontlarının açıklama kısmında herhangi bir açıklamanın olmadığı, yapılan ödemenin çeke istinaden mi yoksa cari hesaba ilişkin mi olduğunun tespit edilemediği, davacı ve davalı .... A.Ş.'nin yapılan ödemeleri dava konusu çeke istinaden yapıldığını beyan ettiği, tespit edilmiştir.Davacı her ne kadar dava konusu çek üzerindeki davalı .... A.Ş. 'nin kaşe ve ciro imzasının sahte olduğunu ileri sürmüş ise de, İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasında yaptırılan imza incelemesinde, ciro imzasının davacı şirket yetkilisine ait olduğu tespit edilmiştir. Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı ██████████ soruşturma dosyası ve Çorlu 5. Asliye Ceza Mahkemesi ███████ E. Sayılı dosyasından dava konusu çekin hırsızlık sonucunda davalı .... A.Ş. rızası dışında elinden çıktığı sabittir.Somut olayda, dava konusu çekin son ciranta ve hamil davalı... kendisinden bir önceki ciranta ... firmasının tek ortağı ve yetkilisidir. Dosya kapsamı incelendiğinde, aynı hırsızlık olayında davacının iş yerinden çalınan farklı çeklerin de aynı ciro silsileleriyle en son ...şirketine, ondan da bu şirketin yetkilisi olan davalı...'na geçtiği ve davalı tarafından bankalara ibraz edildiği, bu çeklere ilişkin olarak da Bakırköy 6. ATM'nin ████████, ████████ ve ████████ E. sayılı dosyalarında davalar açıldığı, başka bir olayda 26.05.2019 tarihinde kargodan çalınan çeklerin son hamili ...şirketi olup şirketin çeki ...'den ciro yoluyla devraldığı, bu çeklere ilişkin olarak ... firması tarafından ...şirketine yönelik olarak İstanbul 15. ATM'nin ████████ ve İstanbul 19. ATM'nin ████████ E. sayılı dosyalarında istirdat davası açıldığı, 22.02.2019 tarihinde konuttan hırsızlık yoluyla çalınan çeklerin son hamili... olup davalının çekleri ... şirketinden ciro yoluyla devraldığı, bu çeklere ilişkin olarak ... tarafından... aleyhine İstanbul 15. ATM'nin ████████ ve .... ATM'nin ████████ E. sayılı dosyalarında istirdat davası açıldığı, cüzdan hırsızlığı sonucu çalınan başka bir çekin son hamili yine... olup bu çeke ilişkin olarak da Tam Faktoring tarafından... aleyhine İstanbul 15. ATM'nin ████████ E. sayılı dosyalarında istirdat davası açıldığı, bunun üzerine UYAP sisteminde yapılan sorgulamada, davalı hakkında farklı hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan hukuk davaları ve ceza soruşturmalarının bulunduğu, ceza soruşturma ve davalarının henüz sonuçlanmadığı görülmüştür. Davalının farklı çok sayıda olayda hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp, bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği sabittir. Bu durumda davalı...'nun keşidecileri ve lehtar - cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 26.01.2026 tarihli █████████ E., ████████ K. Sayılı ilamı) Davacı ve davalı .... A.Ş. tarafından dava konusu çek bedelinin 11.10.2019 tarihinde 400.000,00 TL, 17.10.2019 tarihinde 100.000,00 TL olarak ödendiği davacı ve davalı .... A.Ş.'nin kabulünde olup tarafların ticari defter ve kayıtlarında da ödendiği görülerek, davalı... tarafından ağır kusurlu olarak iktisap edilen çekin davalıdan istirdatı koşulları oluştuğundan, davalı... aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir. Dava, dava konusu icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti davası olup takip dosyasında alacaklının... olduğu, diğer davalıların icra takibinde borçlu olarak yer aldıkları, davacının takip sebebiyle davalı alacaklı...'na borçlu olmadığının tespit edilmiş olması, diğer davalıların takip alacaklısı olmaması, davalı .... A.Ş.'nin de davacıdan alacaklı olmadığını beyan ettiği gözetildiğinde, yalnızca kararın istinaf eden davalı ... .... A.Ş. aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine bu davalılar yönünden ret sebebi aynı olması nedeniyle lehlerine tek vekalet ücretine karar verilmesi gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; davalı... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar .... Şti. ve .... A.Ş. aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalılar .... Şti. ve .... A.Ş. vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.KARAR
: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davalı... vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,Davalılar .... Şti. ve .... A.Ş. istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davalılar .... Şti. ve .... A.Ş. aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle REDDİNE,2-Davalılar..., .... Şti, .... Şti, .... AŞ. ve ... aleyhine açılan davanın KABULÜNE,3-Dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasına konu ... ait, ... çek nolu, █████/2019 keşide tarihli 500.000,00TL bedelli keşidecisi .... Şti olan çekten dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin davacı borçlu yönünden İPTALİNE,4-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 34.155,00 TL'den dava açılırken yatırılan 8.538,75-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 25.616,25-TL karar ve ilam harcının davalılar..., .... Şti, .... Şti, .... AŞ. ve ... 'den müştereken müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 8.538,75-TL harcın davalılar..., .... Şti, .... Şti, .... AŞ. ve ... 'den müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan; 54,40-TL Başvuru Harcı, 1.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 345,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 1.899,90 TL'nin davalılar..., .... Şti, .... Şti, .... AŞ. ve ... 'den müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen kısım için, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 80.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar..., .... Şti, .... Şti, .... AŞ. ve ... 'den müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,8-Davalılar .... Şti. ve .... A.Ş. kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden,red edilen kısım için, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 'nin 3. Maddesi uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalılara verilmesine,9-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine,10-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davalılar .... Şti. ve .... A.Ş. vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendilerine iadesine,b-Davalı .... A.Ş. tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,c-Davalı... tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 8.538,75 TL harcın, alınması gerekli olan 34.155,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 25.616,25 TL istinaf karar harcının bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,d-Davalı... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,e-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2026