Anahtar kelimeler: Trend Bam Cismani Esaskarar Müteveffa Başkan Yazim Katip Bursa Ölüm

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ...
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A.... HUKUK DAİRESİ K A R A RDOSYA NO
: ...KARAR NO
:...BAŞKAN
:...ÜYE
:...ÜYE
: ...KATİP
:...İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:...KARAR NO
:...KARAR TARİHİ
: █████/2023İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: █████/2023 Davalı Rapoli Trend.. A.Ş.DAVACILAR
: 1-...VEKİLİ
: Av. A...DAVALILAR
: 1 -...VEKİLİ
: Av. ...VEKİLİ
: Av. ...VEKİLİ
: Av. ...MÜTEVEFFA
: M...DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )B.A.M. KARAR TARİHİ
: █████/2024KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024Davacılar tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın görev dava şartı yokluğundan reddine dair verilen karara süresi içinde davalı ... ..... A.Ş vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ... Anonim Şirketi'nin sigortalı işçisi iken; 13.01.2023 tarihinde Kocaeli İli Dilovası İlçesi Köseler Mahallesinde ... ... Sitemleri İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı, sürücü...sevk ve idaresindeki, ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi tanzim edilmiş olan, ...plakalı aracın kendisine çarpması sonrasında kazadan 18 gün sonra 30.01.2023 tarihinde hayatını kaybettiğini, yaşanan elim kaza ve ölüm neticesinde müvekkillerinin murisin desteğinden yoksun kaldıklarını, söz konusu trafik - iş kazasına ilişkin cezai takibat ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapıldığını, yapılan soruşturma sonucunda ... 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...E sayılı dosyası ile şüpheli ... aleyhine taksirle ölüme neden olmak suçundan kamu davası açıldığını, konu ile ilgili tutulan kaza tespit tutanağı ve Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan kusur raporuna göre sürücü ...asli kusurlu olduğunu, ...İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. işleten olarak kusursuz sorumlu, ... ... A.Ş. ise sigorta şirketi olarak sorumlu olduğunu, ... ... Atölyesi Tekstil Sanayi Ve Dış Ticaret Anonim Şirketinin ise müvekkillerinin murisinin işvereni olarak; kazanın mesai saatleri içerisinde gerçekleşmesi nedeniyle kusursuz sorumlu olduklarını, yerleşik Yargıtay kararları gereğince mesai saatleri içerisinde gerçekleşen kazaların iş kazası olduğunun tartışmasız olduğunu, söz konusu kazanın işverenin temin etmiş olduğu araç ile işçileri cuma vakti cuma namazına götürülmesi ve sonrasında iş yerine dönüleceği esnada gerçekleştiğini, İşveren işçilerine ibadetlerini yapmaları için yer temin etmediğini, işçilerin ibadetlerini yapabilmeleri için araç temini sağlayarak oluşabilecek tüm iş kazalarının sonuçlarını basiretli bir tacir olarak göze aldığını, bunun yanında murise gerekli eğitimleri vermemesi, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini almaması nedeniyle de ayrıca kusurlu olduğunu, meydana gelen kaza neticesinde müvekkillerinin dayanılmaz acılar çektiğini, müvekkillerden ... ... 6 çocuğu ile 32 yaşında genç yaşta dul kaldığını, diğer müvekkillerinin ise daha çocuk yaşlarda yetim kaldıklarını, çekilen elem ve kederleri nedeniyle ... ... A.Ş. Ve ... ... Atölyesi Tekstil Sanayi Ve Dış Ticaret A.Ş. dışındaki davalılardan manevi tazminat talepleri bulunduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı eş için 50.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminat ile diğer davacı çocukları için ayrı ayrı 1.000,00 er TL maddi tazminat ile 40.000,00 er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket aleyhine açılan işbu davayı yasa ve usule aykırı olması nedeni ile kabul etmediklerini ve haksız olan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin hak kaybına uğramaması adına zamanaşımı, hak düşürücü süre, husumet ve derdestlik itirazlarını sunduklarını, ayrıca dava konusu kazanın Gebze ilinde meydana geldiğini, müvekkili şirketin merkezinin de Esentepe/Şişli/İstanbul adresi olduğunu, huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, dosyanın öncelikle yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini, müvekkili sigorta şirketinin işbu davada davalı sıfatını taşımadığını, bu nedenle müvekkili şirketin taraf kaydının ihbar olunan olarak düzeltilmesini ve müvekkili sigorta şirketi hakkında hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafça işbu davanın ikame edilmeden önce, müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, davacının taleplerini somutlaştırmasını talep ettiklerini, dava dilekçesinde maddi tazminata (destekten yoksun kalma tazminatı, maddi destek, manevi tazminet) ilişkin olarak her ne kadar HMK madde 107 gereğince 390.000,00 TL bedel belirlenmişse de; dilekçenin içeriğinden davacıların maddi ve manevi tazminat talebi içeriğinin farklı kalemler içerdiğinin anlaşıldığını, bu nedenle, kalıcı, geçici vs. talebinin hangi tazminat türlerine ilişkin olduğunun açıklamasını, davacının belirsiz alacak davası açmada hukuki yararı bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olup; müvekkili şirket tarafından daha öncesinde davacıya herhangi bir ödeme yapılmış ise, yapılan her türlü ödemenin faiziyle birlikte güncellenmiş halinin hesaplanacak tazminattan mahsup edilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...Atölyesi Tek. San. Ve Dış Tic . A. Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın görevsiz mahkemede ikame edildiğini, davacının iş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat talepli olarak ikame ettiği işbu davaya bakmakla görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğundan öncelikle görevsizlik kararı verilerek davanın görev nedeniyle reddini talep ettiklerini, müvekkili şirkete işbu dava kapsamında husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, her ne kadar davacının müteveffanın geçirdiği kazanın bir iş kazası olduğunu iddia ettiğini ve bu nedenle müvekkiline husumet yönelttiğini, söz konusu kazanın bir iş kazası değil trafik kazası olduğunu, yasal düzenlemeler ve yerleşik içtihatlarla sabit olduğu üzere bir iş kazasının, işçinin, iş yerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla işçinin, işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda yahut işçilerim işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında meydana gelen ve işçiyi hemen veya sonradan bedence veya ruhça arızaya uğratan olay olduğunu, dava konusu somut olayda ise bu şartların hiçbirinin mevcut olmadığını, nitekim dava dilekçesinde de açıkça belirtildiği ve kabul edildiği üzere müteveffanın olayın gerçekleştiği gün müvekkili şirket tarafından sağlanan imkan doğrultusunda araç ile cuma namazına götürüldüğünü, namaz çıkışında yaya halinde karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı esnada diğer davalı ... ... Sistemleri İnş. San. Tic. Ltd. Şti. Şirketi adına kayıtlı 4... plakalı aracın sürücüsü tarafından kendisine çarpması neticesinde kazanın gerçekleştiğini, oluş biçiminden açıkça görüldüğü üzere kazanın, mesai saatlerinin ve iş yerinin dışında gerçekleştiğini, kaza anında işçinin, müvekkili şirket tarafından kendisine yüklenen bir görevi yerine getirmediğini, işveren tarafından iş nedeniyle bir başka yere gönderilmediğini, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde gerçekleşen kazanın bir iş kazası niteliğinde olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, davaya konu kazanın bir trafik kazası niteliğinde olduğundan ve müvekkilinin işveren sıfatıyla herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, işbu nedenle davanın müvekkili yönünden öncelikle husumet yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, davaya konu kazanın, iş kazasının taşıması gereken hukuki nitelikleri taşımamakta olduğunu, bu nedenle iş kazası olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, bir an için aksi düşünülecek olsa dahi eğer kazanın üçüncü kişinin tam veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise işveren yönünden uygun illiyet bağı kesilecek ve meydana gelen kazadan sorumlu tutulamayacağını, dava konusu somut olaya ilişkin olarak izah etmiş oldukları üzere kazanın, diğer davalı şirkete ait ...plakalı araç sürücüsü ... ... trafik kurallarına uymayarak tam kusurlu hareket etmesi neticesinde meydana geldiğini, bu hususun kaza tutanakları ile de sabit olduğunu, dolayısıyla diğer davalı şirket sürücünün kusurlu eyleminin müvekkili yönünden illiyet bağını kestiğini ve kaza nedeniyle müvekkiline kusur ve sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin her türlü iş güvenliği önlemini aldığını ve bu kapsamda sorumluluklarını eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, davaya konu kazanın müvekkili şirkete ait aracın içinde veya araçla seyir halindeyken gerçekleşmediğini, tüm bu izah edilen hususlar, somut deliller ve yerleşik içtihatlar dikkate alındığında öncelikle davanın görev ve müvekkiline yönelik husumet yönünden usulden, davaya konu kazanın iş kazası niteliğinde olmaması, müvekkili yönünden illiyet bağının üçüncü kişinin kusuruyla kesilmesi nedeniyle esastan reddi gerektiğine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... ... Ltd. vekili cevap dilekçesinde; HMK'da yetkili mahkemelerin açıkça belirtildiğini, huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, gerek kanunun amir hükmü ve gerekse Yargı kararlarında da görüleceği üzere, seçimlik yetkinin taraflarına geçtiğini, yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, dava dilekçesinde olayın oluş şekli anlatılmadan, sadece sürücünün asli kusurlu olduğunun beyan edildiğini, gerek dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan Kaza tespit tutanağından ve gerekse ... 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyası kapsamında alınan rapordan da müteveffanın asli kusurlu olduğunun, sürücünün olayda kusurunun bulunmadığının ortada olduğunu, sürücünün olayda kusurunun bulunmaması sebebi ile müvekkili şirkete yöneltilen davayı kabul etmediklerini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir an için sürücünün olayda kusurlu olduğu düşünüldüğünde, davalılarca talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını, manevi tazminatın, kişinin uğramış olduğu haksız fiil nedeniyle üzüntü, elem duyması, kişilik haklarının zedelenmesi sonucu belli bir meblağ ödenmesinin talebi olduğunu, KTK 90. Md uyarınca haksız fiilden kaynaklı oluşacak maddi ve manevi tazminat bedellerine, dava tarihinden itibaren ancak yasal faiz uygulanabileceğinin sabit olduğunu, iş bu bu sebeplerle; davacıların talep ettiği faiz oranına itiraz ettiklerini, öncelikle davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde; HMK'da yetkili mahkemelerin açıkça belirtildiğini, huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, gerek kanunun amir hükmü ve gerekse Yargı kararlarında da görüleceği üzere, seçimlik yetkinin taraflarına geçtiğini, yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, dava dilekçesinde olayın oluş şekli anlatılmadan, sadece müvekkili sürücünün asli kusurlu olduğunun beyan edildiğini, gerek dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan kaza tespit tutanağından ve gerekse ... 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...E sayılı dosyası kapsamında alınan rapordan da müteveffanın asli kusurlu olduğunu, müvekkili sürücünün olayda kusurunun bulunmadığının ortada olduğunu, Müvekkili sürücünün olayda kusurunun bulunmaması sebebi ile müvekkiline yöneltilen davayı kabul etmediklerini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir an için müvekkili sürücünün olayda kusurlu olduğu düşünüldüğünde, davacılarca talep edilen tazminat miktarın fahiş olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını, KTK 90. Md uyarınca haksız fiilden kaynaklı oluşacak maddi ve manevi tazminat bedellerine, dava tarihinden itibaren ancak yasal faiz uygulanabileceğinin sabit olduğunu, iş bu sebeplerle; davacıların talep ettiği faiz oranına itiraz ettiklerini, anlatılan nedenlerle; öncelikle davanın yetkisiz mahkemede açılmış olduğunu, yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; dosya arasındaki bilgi ve belgelerden davacının murisleri müteveffa ... davalı ... ... Atölyesi Tek. San. Ve Dış Tic . A. Ş. 'nin sigortalı işçisi iken meydana gelen kaza sonucu vefat etmiş olup, dolayısıyla davaya konu olayın iş kazasından kaynaklandığı anlaşılmakla mahkememize nazaran daha özel görevli olan İş Mahkemesinin iş bu uyuşmazlıkta görevli olduğu anlaşılmakla davanın görev dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.Davalı ...... ...... vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, kazanın iş kazası olmadığını, mahkemenin bu husustaki tespitinin hatalı olduğunu, 7036 sayılı kanun gereği işçi ile iş veren arasındaki uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin iş mahkemesi olacağının kabul edildiğini bu nedenle cevap dilekçesinde iş mahkemesi görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini ancak mahkeme tarafından görevsizlik kararının iş kazasına dayandırılmasının hatalı olduğunu, mahkeme tarafından kazanın trafik kazası mı yoksa iş kazası mı olduğu yönünde araştırma yapmadan iş kazası olduğu kabul edilerek görevsizlik kararı verilmesinin hatalı olduğunu ve kazanın iş kazası olmadığını beyanla kararın kaldırılmasını talep etmitir.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:Dava trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık kazanın iş kazası olup olmadığı ile görevli mahkemenin iş mahkemesi olup olmadığı husudur.Göreve dair kurallar kamu düzenine ilişkin olup 6100 HMK'nın m. 1 hükmü uyarınca mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir; m. 114(1)-c hükmüne göre de mahkemenin görevli olması bir dava şartıdır. Aynı Kanun'un m. 115 hükmüne göre ise, dava şartlarının mevcut olup olmadığı, taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir. Bu nedenle, dava açılırken dayanılan hukuki ve maddi olguların göreve etkili olduğu durumda öncelikle hukuki nitelemenin yapılması ve sonucuna göre mahkemenin görevsiz olduğu kanısına varılırsa dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmelidir.7036 sayılı Kanunun 5.maddesinde İş Mahkemelerinin görevinin düzenlendiği, bu düzenleme uyarınca iş kazası veya meslek hastalığı sonucu bedensel zarar gören işçinin işverene veya işveren vekiline karşı maddi ve manevi zararlarının giderilmesi için açtıkları tazminat davalarının iş mahkemelerinde görüleceği kabul edilmiştir. Davacı ile davalılar arasında işçi işveren veya işveren vekili ilişkisi yoksa TBK.'nın 49. maddesinden kaynaklanan haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın giderilmesine ilişkin davaya bakma görevinin Genel Mahkemenin görevine girmektedir. İş kazası nedeniyle hak sahiplerine işverenle birlikte üçüncü kişilere karşı açılan tazminat davalarının bu davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığının söz konusu olduğundan ve ihtiyari dava arkadaşlığının söz konusu olduğu durumlarda davalılardan biri hakkında genel mahkemenin diğeri hakkındaki dava özel bir mahkemenin görevine giriyorsa davanın özel nitelikteki mahkemede görülmesi gerektiğinden İş Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.5510 sayılı Yasa’nın 13. maddesinde İş kazasının 4 ncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 nci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile bildirilmesinin zorunlu olduğu, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde iş kazasının öğrenildiği tarihten başlayacağı, Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık İş Müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabileceği bildirilmiştir.Kurumun iş kazası tahkikatının ve giderek zararlandırıcı olayın işkazası olarak tespitinin açılan tazminat davalarına doğrudan etkisi bulunmaktadır. Şöyle ki iş kazasından kaynaklanan tazminat davaları nitelikçe Kurumca karşılanmayan zararların tahsiline ilişkin davalar olduğundan mükerrer tahsile neden olunmasının önüne geçebilmek için işkazası sigorta kolundan Kurumun haksahiplerine bağladığı gelirlerin tespiti ile bunun hesaplanan tazminattan tenzili gerektiği gibi, tek başına manevi tazminat davası açılması durumunda dahi mahkemenin görevine ilişkin neticeleri bulunmasından dolayı(olay işkazası değilse yargılama iş mahkemelerinde yapılamayacağından) Kurumun işkazası tahkikatı ve giderek olayın işkazası olarak tespit olunması önem arzetmektedir.Somut olayda; müteveffa ile davalı ... ... Atölyesi Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret Anonim arasında işçi iş veren ilişkisi bulunup kaza, müteveffanın iş saatinde davalı iş verenin bilgisi dahilinde ve iş veren tarafından sağlanan araçla cuma namazı kılmak için camiye gidilmesi ile camiden dönüş sırasında meydana gelmiş olup davacı tarafça kazanın iş kazası olduğu iddia edilmektedir.İş kazası; bir işçinin işini yaparken, işine giderken veya işiyle ilgili herhangi bir faaliyeti esnasında kaza geçirmiş olması halinde söz konusu olmaktadır. İş kazasının meydana gelmesinde işverenin kusurunun bulunması zorunlu değildir. Kimsenin kusuru olmaksızın kaçınılmaz olarak kazanın gerçekleştiği hallerde dahi sosyal devlet ilkesi gereğince işverenin sorumluluğuna gidilmektedir.Mahkeme tarafından SGK'ya yazılan müzekkereye verilen cevapta olayla ilgili iş kazası tespiti bulunmadığı, hak sahipleri tarafından müracaat edilmesi halinde gerekli incelemenin yapılacağının bildirildiği görülmekle dosyada olayın iş kazası olarak tespitine ilişkin bir evrak bulunmadığı da görülmüştür. Bu durumda mahkeme tarafından davacılara kuruma başvuru yapması için süre verilmesi ile Sosyal güvenlik Kurumunun davaya konu kazaya ilişkin iş kazası tahkikatının sonuçlanmasını beklemek, olayın Kurumca iş kazası olarak kabul edilmemesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumuna ve hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine “iş kazasının tespiti” davası açmak için davacılara süre vermek ve tespit davasını bu dava için bekletici sorun yaparak çıkacak sonuca göre, olayın iş kazası olduğunun kabul edilmesi halinde yukarıda yer alan açıklamalar ışığında görev hususunu değerlendirmek ve sonucuna göre karar vermek gerekirken bu hususta herhangi bir tespit bulunmamasına rağmen doğrudan kazanın iş kazası olduğu kabul edilerek davanın görev dava şartı şokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı Rapoli Trend Atölyesi Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret.. Vekilinin bu husustaki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.6100 sayılı HMK 355 maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece görev kurallarına aykırı olacak şekilde karar verilmesi nedeniyle karar usul ve yasaya aykırı olup davalı ... ...... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı Rapoli Trend...vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih ve ...sayılı kararının KALDIRILMASINA,Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,3-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,4-İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere █████/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi...Başkan......Üye......Üye......Katip...