Anahtar kelimeler: Yerköy Cümle Süreç Görüşü Hukukî Direnme Cezalandırılmasına Sayisi Aykırılık Cezası

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E. ████████ K.SUÇ
: 2863 sayılı Kanuna aykırılıkHÜKÜM
: Direnme, beraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaDairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Dairemizin bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Kanun'un 307/4. Maddesi gereğince Dairemize gönderildiği anlaşılmakla;I. HUKUKÎ SÜREÇ1.Yerköy Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2013 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 74/1, 74/1-2.cümle, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. Maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.2.Yerköy Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2022 tarih, ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; hükmün açıklanması ile 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 74/1, 74/1-2.cümle, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. Maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.3.Hükmün tarafından istinaf edilmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 11.01.2023 tarih, ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.4.Dairemizin 05.12.2024 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma ilamında; " İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın mahkûmiyet hükmü kaldırılarak 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesinin delaletiyle aynı Kanun'un 303/1-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de, hukuki veya son derece teknik hususlarla ilgili değerlendirmeler dışında duruşma açılarak karar verilmesi gerektiği yönündeki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12.12.2023 tarihli ve ... numaralı ... / Türkiye kararı da dikkate alındığında, anılan Kanun hükmünün delil değerlendirilmesi yapılmaksızın derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde uygulanabileceği, sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmü bakımından ise 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi," gerekçesiyle hükmün sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.5.Bozma ilamı üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 05.03.2025 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, önceki kararda direnilmesine, sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.06.2025 tarih, ... nolu bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan vekilinin temyiz isteği; beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin (Yerköy Asliye Ceza Mahkemesinin) maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmesi, ayrıca ilk derece mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip farklı bir sonuca ulaşması, yine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin █████/20 24... /3070 Esas -█████████ Karar sayılı kararı birlikte değerlendirildiğinde; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin usul ve yasaya uygun olan Yargıtay bozma ilamına uyarak duruşma açıp sanığın hukuki durumunu yeniden tayin ve takdir etmesi gerekirken, delilleri eksik ve yanlış değerlendirerek duruşma açmaksızın dosya üzerinden yazılı şekilde direnme kararı vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARBölge Adliye Mahkemesince; Yerköy Cumhuriyet Başsavcılığının 16.05.2013 tarih ve ████████ Soruşturma - ████████ Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, Yerköy Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2022 tarih ve ████████ Esas - █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'un 74/1, 74/2 ve TCK'nun 62, 53. maddeleri uygulanmak suretiyle sanığın neticeten 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı sanık tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, istinaf aşamasında dosya üzerinde yapılan inceleme soncunda, 11.01.2023 tarih ve ███████ Esas - ███████ Karar sayılı karar ile, CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine, CMK'nun 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca, Yerköy Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2022 tarih ve ████████ Esas - █████████ Karar sayılı kararındaki hukuka aykırılığın bu şekilde düzeltilmesi suretiyle, sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, karara karşı katılan vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulduğu, temyiz üzerine, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 05.12.2024 tarih ve █████████ Esas - █████████ Karar sayılı ilamı ile, "İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın mahkûmiyet hükmü kaldırılarak 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesinin delaletiyle aynı Kanun'un 303/1-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de, hukuki veya son derece teknik hususlarla ilgili değerlendirmeler dışında duruşma açılarak karar verilmesi gerektiği yönündeki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12.12.2023 tarihli ve ... numaralı ... / Türkiye kararı da dikkate alındığında, anılan Kanun hükmünün delil değerlendirilmesi yapılmaksızın derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde uygulanabileceği, sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmü bakımından ise 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği, CMK'nun 307. maddesinde, "(1) Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak bölge adliye veya ilk derece mahkemesi, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar. (2) Sanık, müdafii, katılan ... vekilinin dosyada varolan adreslerine de davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları saptanmamış olsa da duruşmaya devam edilerek dava yokluklarında bitirilebilir. Ancak, sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise, her hâlde dinlenmesi gerekir. (3) (Ek:20/2/2019-7165/9 md.)[129] Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir. (4) Yargıtaydan verilen bozma kararına bölge adliye veya ilk derece mahkemesinin direnme hakkı vardır. (Değişik ikinci cümle: █████/2016-███████ md.) Direnme kararları, kararına direnilen daireye gönderilir. (Ek iki cümle: █████/2016-███████ md.) Daire, mümkün olan en kısa sürede direnme kararını inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir. Direnme üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen kararlara karşı direnilemez. (5) Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." şeklinde düzenleme yer aldığı, bozma ilamı sonrası, bozmaya karşı beyanlarını bildirmeleri amacıyla taraflara "5271 sayılı CMK'nun 307/1. maddesi uyarınca bozma ilamına karşı iki haftalık süre içerisinde Dairemize dilekçe verilmesi ya da zabıt katibine beyanda bulunulup tutanak tutturulup hakime onaylatılmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle beyanda bulunulabileceği" ihtaratını içerir Yargıtay bozma ilamı örneği ekli tebligat gönderildiği, Cumhuriyet savcısından da yazılı mütalaa beyanı alındığı, yapılan tebligat sonrası, sanığın 12.02.2025 tarihli dilekçeyle, bozma ilamını kabul etmediğini, beraatine karar verilmesini talep ettiğini bildirdiği, katılan vekiline CMK'nun 307/1. maddesinde yazılı meşruhatı içeren tebligatın 05.02.2025 tarihinde yapılmasına rağmen herhangi bir beyanda bulunulmadığı, Cumhuriyet savcısının 04.02.2025 tarihli mütalaasında, bozma ilamına uyulmasına karar verilmesinin talep edildiği, Yargıtay bozma ilamının konusu duruşma açılarak karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu için, taraflara bozma ilamına karşı diyeceklerinin sorulması açısından duruşma açılması halinde, eylemli olarak bozma ilamına uyulmuş olacağı ve bu halde CMK'nun 307/4. maddesi ile bölge adliye mahkemelerine tanınan Yargıtay bozma ilamına karşı direnme hakkının ortadan kalkacağı düşünülerek, duruşma açılmaksızın taraflara bozma ilamı konusunda diyeceklerinin sorulması yoluna gidildiği, CMK'nun 307/1. maddesinde ilgililere bozmaya karşı diyeceklerinin sorulacağı hüküm altına alınmış ise de, bu hususun duruşma açılmak suretiyle gerçekleştirilmesinde zorunluluk bulunmadığı, dilekçeyle beyanda bulunma veya sözlü beyanın tutanağa geçirilmesi yoluyla da bu hakkın kullanılabileceğinin değerlendirildiği, CMK'nun 307/1. maddesinde aranan usuli işlemlerin tamamlandığu ve Yargıtay bozma ilamına direnilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, şöyle ki; 5271 sayılı CMK'nun 280. maddesinde, "(1) Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; a) İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,... Karar verir." şeklinde; 303. maddesinde de, "(1) Hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise, aşağıdaki hâllerde Yargıtay davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebilir: a) Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse." şeklinde düzenlemeler yer aldığı, bu düzenlemelerden, bölge adliye mahkemelerince, delil değerlendirilmesi de yapılmak suretiyle ve ancak yeni delil, bilgi ve belge toplanmaksızın, dosyanın mevcut hali üzerinden, ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmü beraate dönüştürülerek, hükmün düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebileceğinin anlaşıldığı, nitekim, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2021/9-359 Esas - ████████ Karar; Yargıtay 7. Ceza Dairesinin ██████████ Esas - █████████ Karar; Yargıtay 8. Ceza Dairesinin ██████████ Esas - █████████ Karar sayılı kararları ile çok sayıdaki Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğu, yine, bu dosyaya ilişkin bozma ilamının tarihi olan 05.12.2024'ten sonra verilen Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 23.01.2025 tarih ve █████████ Esas - ████████ Karar sayılı ilamı ile, benzer bir başka dosyada dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda verilen beraate ve bu şekilde ilk derece mahkemesi hükmünün düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara karşı yapılan temyiz başvurusunun esastan reddiyle hükmün onanmasına karar verildiği, anlatılan tüm nedenlerle, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 11.01.2023 tarih ve ███████ Esas - ███████ Karar sayılı kararının usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilerek, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 05.12.2024 tarih ve █████████ Esas - █████████ Karar sayılı bozma ilamına direnilmesine ve sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.IV. GEREKÇE VE KARARYargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.11.2025 tarih, ███████-411 Esas, ████████ Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanun'un CMK'nın 307. maddesi gereğince Yargıtay bozma kararı sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılması ve davetiye çıkarılan tarafların kural olarak dinlenilmelerinin zorunlu olduğu anlaşılmakla, mahkûmiyet hükmü kaldırılarak sanığın beraatine ilişkin hükmün Dairemizce bozulması sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan direnme kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesi,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.02.2026 tarihinde karar verildi.