Anahtar kelimeler: Gözaltı Yasağı Çıkış Süreç Yurt Görüşü Hukukî Kontrol Koruma İstemlerinin

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E. █████████ K.DAVA
: Koruma Tedbirleri Nedeniyle TazminatHÜKÜM
: İstinaf başvurularının esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasıİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı nedeniyle 50.000,00TL maddi ve 50.000,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ve haksız yurt dışı çıkış yasağı şeklinde uygulanan adli kontrol tedbiri nedeniyle 50.000,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin yasal şartları oluşmadığından maddi tazminat talebinin reddine, haksız koruma tedbiri nedeniyle manevi tazminat talebinin reddine, davacının 11.05.2018-17.05.2018 tarihleri arasında haksız gözaltı nedeniyle manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 700,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİDavacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkil hakkında verilen manevi tazminatın eksik olduğuna ve davacı hakkında maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ soruşturma sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 11.05.2018-17.05.2018 tarihleri arasında 7 gün gözaltında kaldığı, █████/2018 tarihinde mevcutlu olarak sevk edildiği İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliğinin █████/2018 tarih ve ████████ sorgu sayılı kararı ile tutuklama talebinin reddine, adli kontrol altına alınmasına ve yurt dışı çıkış yasağı konmasına karar verildiği, yapılan soruşturma sonunda davacı hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığını Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu'nun █████/2019 tarih, ██████████ karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın davacıya 21.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği, █████/2019 tarihinde adli kontrol hükümlerinin kaldırıldığı, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.IV. GEREKÇE VE KARARYapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;Davacının temyize konu manevi tazminat davasına konu ettiği gözaltı kararı ile ilgili dosya kapsamında yapılan incelemede; davacının tazminat talebine ilişkin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kesinleştirme tarihinin bildirilmediği gözetilerek; davanın süresinde açılıp açılmadığının anlaşılması bakımından, tazminat istemine dayanak olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın hangi tarihte kesinleştiği ve kesinleşme şerhli örneğinin davacıya tebliğ edilip edilmediği mahal Cumhuriyet Başsavcılığından da sorulmak suretiyle, şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenerek, davanın süresinde açılıp açılmadığının tespit edilmesi ve davanın süresinde açıldığının kabulü halinde;1- Dava süresine ilişkin 5271 sayılı Kanun'un 142/1. maddesindeki "Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." şeklindeki düzenlemeye göre, davanın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay içerisinde ve her halde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içerisinde tazminat isteminde bulunabileceği, bu durumda davanın 3 aylık süre içerisinde açılıp açılmadığının tespiti amacıyla davacının tazminat talebine ilişkin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ soruşturma ██████████ karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın kesinleştirmesinin davacıya tebliğ edilip edilmediği araştırılmaması,2- Tazminat talebinin dayanağı olan soruşturma dosyasında davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği dikkate alınarak, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde ceza soruşturması evresinde takip edilen işler için belirlenen vekalet ücreti olan 825,00 TL'nin kovuşturmaya yer olmadığına dair karar tarihinden işleyecek faizi ile birlikte maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde maddi tazminat talebinin reddine hükmonulması,3- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,31.03.2026 tarihinde karar verildi.